bugün
- robert pattinson3
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması5
- bir şeyler söyle3
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- gecenin şarkısı10
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- boyumun 2 cm kısalması28
- flört uygulamasında açılış mesajı yazmak2
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler4
- kızlar bakar mısınız13
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak10
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- islamda namaz yoktur13
- tutunamayanlar8
- chatgpt ile dertleşmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- gece açlığı6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- ölmek istemek ama ölememek5
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- bol tereyağlı iskender5
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- insanlar değişmez4
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- flörtöz erkek iticiliği5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- reis2
- anasonlu nargile4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- gocu29
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- kiraz cicegi kolonyasi42
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı48
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yaşar dinleyen erkek10
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
Kötülük insandan mı gelir yoksa insan sonradan mı kötü olur bilmecesinin cevabını arayan bir romandır. Balkanlar'daki hayata dair hayatın içinden sahneler sunar. bir solukta okunabilir.
Varlık yayınları tarafından yayınlanmış kitabın arka kapağı şöyle der :
Panait Istrati, yaşamla dopdolu bu kitabında, kötü bir ortamın kurbanı olarak caniler arasına karışan iyi kalpli, mert bir adamın ilginç ve trajik serüvenini anlatıyor. dev yapısı ve zehir gibi gücüyle, çevresindekileri yıldırmış bir adamın, saf ve bir çocuğun temiz yüreğiyle karşılaşınca, içindeki bütün iyilik ve insanlık özlemini açığa vuruşunu duygulanarak okuyacaksınızı. Istrati, bu romanında da, doğduğu şehir ibrail'in değişik yaşam tarzından ölümsüz sahneler yaşatıyor.
Varlık yayınlarının elimdeki basımında, kitap ismi olarak sadece kodin geçse de, bataklıkta bir gece ve kir nikolai adında iki farklı eseri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan sonuncusu olan Kir Nikolai'da şöyle hoş bir diyalog geçer :
--spoiler--
Kir Nikola atılırdı :
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmuştur.
adrian soruyordu :
-demek vatana inanmıyorsun ha, kir nikola?
- inanırım pedakimu(çocukcağızım, çocuğum) inanırım, geceleri, tek başıma, çalıştığım sıralar, benim burada ''pis arnavut'' olduğumu hatırlarım. onun için üzerinde doğduğum, tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüm. o zaman ya şarkı söylerim, ya ağlarım ; ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan.
--spoiler--
Varlık yayınları tarafından yayınlanmış kitabın arka kapağı şöyle der :
Panait Istrati, yaşamla dopdolu bu kitabında, kötü bir ortamın kurbanı olarak caniler arasına karışan iyi kalpli, mert bir adamın ilginç ve trajik serüvenini anlatıyor. dev yapısı ve zehir gibi gücüyle, çevresindekileri yıldırmış bir adamın, saf ve bir çocuğun temiz yüreğiyle karşılaşınca, içindeki bütün iyilik ve insanlık özlemini açığa vuruşunu duygulanarak okuyacaksınızı. Istrati, bu romanında da, doğduğu şehir ibrail'in değişik yaşam tarzından ölümsüz sahneler yaşatıyor.
Varlık yayınlarının elimdeki basımında, kitap ismi olarak sadece kodin geçse de, bataklıkta bir gece ve kir nikolai adında iki farklı eseri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan sonuncusu olan Kir Nikolai'da şöyle hoş bir diyalog geçer :
--spoiler--
Kir Nikola atılırdı :
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmuştur.
adrian soruyordu :
-demek vatana inanmıyorsun ha, kir nikola?
- inanırım pedakimu(çocukcağızım, çocuğum) inanırım, geceleri, tek başıma, çalıştığım sıralar, benim burada ''pis arnavut'' olduğumu hatırlarım. onun için üzerinde doğduğum, tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüm. o zaman ya şarkı söylerim, ya ağlarım ; ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan.
--spoiler--
panait istrati ile ilk tanışıklığımdır bu roman. ahlak,mizaç,ulus kavramalrına eğilir istrati:
ahlak konusunda :
"suç işleyenin bir günahı vardır; işlediği suç, ama başkasını kötüleyenin, günahı binbirdir; herkese attığı karalar." der mesela.
ve insanın mizacı ile çevrenin değiştirmesi konusunda:
bataklıkta bir gece bölümünde:
"yoksul yuvada sevda barınmaz. kulağına küpe olsun, çocukların büyüdüğünde bunu hatırla" der nine gelinine. yoksullukla gelen hayata karşı kini karısından çıkaran adam, sevdalısı olduğu kıza, eskiden dili bir karış bakan adamdır. hayat bu noktada insanın davranışını değiştirir.
ama öte yandan kir nikola da "mizacın değişmemesi durumu için" şunu vurgular:
"insanın kaderi, mizacından başka bir şey değildir ve bu mizaç daha beşikten çıktığı anda kendini belli eder.insanı yaratanın çevresi olduğunu istedikleri kadar iddia etsinler, çevre hiçbir değişiklik yapmaz.bakkal olmak için yaratılmış adam bir hükümdar soyundan gelse...çevresi onu memleketin başına geçirse de, o gene bakkal gibi düşünür ve duyar"
ve ulus konusunda:
kodin bölümünde der ki:
"her ulus, allah'a türlü türlü dua eder, ama hepsi o'nu aynı şekilde çiğnerler" der anne çocuğuna. ulus kavramının kaypaklığını hisseder insan ilk kez, "insan" hep aynı insandır.
daha sonra aynı konuda, kir nikola bölümünde milletin ve vatanın aslında ne olduğunu anlatır:
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmu
"...pedakimu, geceleri tek başıma çalıştığım sıralar, benim burada "pis arnavut" olduğumu hatırlarım.onun için üzerinde doğduğum tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüüm. o zaman ya şarkı söylerim ya ağlarım ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan"
özellikle kiir nikola bölümüyle nefis bir kitaptır kodin.
ahlak konusunda :
"suç işleyenin bir günahı vardır; işlediği suç, ama başkasını kötüleyenin, günahı binbirdir; herkese attığı karalar." der mesela.
ve insanın mizacı ile çevrenin değiştirmesi konusunda:
bataklıkta bir gece bölümünde:
"yoksul yuvada sevda barınmaz. kulağına küpe olsun, çocukların büyüdüğünde bunu hatırla" der nine gelinine. yoksullukla gelen hayata karşı kini karısından çıkaran adam, sevdalısı olduğu kıza, eskiden dili bir karış bakan adamdır. hayat bu noktada insanın davranışını değiştirir.
ama öte yandan kir nikola da "mizacın değişmemesi durumu için" şunu vurgular:
"insanın kaderi, mizacından başka bir şey değildir ve bu mizaç daha beşikten çıktığı anda kendini belli eder.insanı yaratanın çevresi olduğunu istedikleri kadar iddia etsinler, çevre hiçbir değişiklik yapmaz.bakkal olmak için yaratılmış adam bir hükümdar soyundan gelse...çevresi onu memleketin başına geçirse de, o gene bakkal gibi düşünür ve duyar"
ve ulus konusunda:
kodin bölümünde der ki:
"her ulus, allah'a türlü türlü dua eder, ama hepsi o'nu aynı şekilde çiğnerler" der anne çocuğuna. ulus kavramının kaypaklığını hisseder insan ilk kez, "insan" hep aynı insandır.
daha sonra aynı konuda, kir nikola bölümünde milletin ve vatanın aslında ne olduğunu anlatır:
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmu
"...pedakimu, geceleri tek başıma çalıştığım sıralar, benim burada "pis arnavut" olduğumu hatırlarım.onun için üzerinde doğduğum tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüüm. o zaman ya şarkı söylerim ya ağlarım ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan"
özellikle kiir nikola bölümüyle nefis bir kitaptır kodin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar