bugün
- hikayeyi devam ettir54
- sokakta kavga teknikleri16
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- çekirge7
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- mezoterapi11
- 31 yaş sendromu5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük yazarlarının saatleri10
- arkadaşlar bakar mısınız28
- nickten isim tahmini yapmak72
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- enteresan neden kavga yok6
- arkadaşlar iyi geceler4
- 32 yaş sendromu3
- kavganın kazananı yoktur6
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- üç harflilerden korkmak5
- geceye bir şarkı bırak14
- tai lung26
- pişi olsa da yesek3
- zetina dikiş makinası2
- kürk giyen erkek6
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- sedef adası4
- yeni parti48
- adalarda bisiklet sürmek4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- uysaljakoben17
- evreşe yollarını dar olmaması4
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- tekne turu11
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- ilk buluşma3
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- uyumayın konuşalım6
- vakıf üniversiteleri3
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- türk kızlarına bir öğüt bırak5
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- köy evinde sex yapmak4
Kötülük insandan mı gelir yoksa insan sonradan mı kötü olur bilmecesinin cevabını arayan bir romandır. Balkanlar'daki hayata dair hayatın içinden sahneler sunar. bir solukta okunabilir.
Varlık yayınları tarafından yayınlanmış kitabın arka kapağı şöyle der :
Panait Istrati, yaşamla dopdolu bu kitabında, kötü bir ortamın kurbanı olarak caniler arasına karışan iyi kalpli, mert bir adamın ilginç ve trajik serüvenini anlatıyor. dev yapısı ve zehir gibi gücüyle, çevresindekileri yıldırmış bir adamın, saf ve bir çocuğun temiz yüreğiyle karşılaşınca, içindeki bütün iyilik ve insanlık özlemini açığa vuruşunu duygulanarak okuyacaksınızı. Istrati, bu romanında da, doğduğu şehir ibrail'in değişik yaşam tarzından ölümsüz sahneler yaşatıyor.
Varlık yayınlarının elimdeki basımında, kitap ismi olarak sadece kodin geçse de, bataklıkta bir gece ve kir nikolai adında iki farklı eseri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan sonuncusu olan Kir Nikolai'da şöyle hoş bir diyalog geçer :
--spoiler--
Kir Nikola atılırdı :
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmuştur.
adrian soruyordu :
-demek vatana inanmıyorsun ha, kir nikola?
- inanırım pedakimu(çocukcağızım, çocuğum) inanırım, geceleri, tek başıma, çalıştığım sıralar, benim burada ''pis arnavut'' olduğumu hatırlarım. onun için üzerinde doğduğum, tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüm. o zaman ya şarkı söylerim, ya ağlarım ; ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan.
--spoiler--
Varlık yayınları tarafından yayınlanmış kitabın arka kapağı şöyle der :
Panait Istrati, yaşamla dopdolu bu kitabında, kötü bir ortamın kurbanı olarak caniler arasına karışan iyi kalpli, mert bir adamın ilginç ve trajik serüvenini anlatıyor. dev yapısı ve zehir gibi gücüyle, çevresindekileri yıldırmış bir adamın, saf ve bir çocuğun temiz yüreğiyle karşılaşınca, içindeki bütün iyilik ve insanlık özlemini açığa vuruşunu duygulanarak okuyacaksınızı. Istrati, bu romanında da, doğduğu şehir ibrail'in değişik yaşam tarzından ölümsüz sahneler yaşatıyor.
Varlık yayınlarının elimdeki basımında, kitap ismi olarak sadece kodin geçse de, bataklıkta bir gece ve kir nikolai adında iki farklı eseri de bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan sonuncusu olan Kir Nikolai'da şöyle hoş bir diyalog geçer :
--spoiler--
Kir Nikola atılırdı :
- ee ! more ! adrian ! rum, türk, tatar ne olursak olalım, biçare insanlarız. "millet'' iki türlü insanların ağzından düşmeyen bir sözcüktür; çok kurnazlarla ahmakların. ne yazık ki, bir miktar da samimi ve saf insanlar vardır ki, iyi niyet sahibidirler; sınırların korunması onlar sayesindedir. yoksa ''millet'' sözü çoktan ortadan kaybolmuştur.
adrian soruyordu :
-demek vatana inanmıyorsun ha, kir nikola?
- inanırım pedakimu(çocukcağızım, çocuğum) inanırım, geceleri, tek başıma, çalıştığım sıralar, benim burada ''pis arnavut'' olduğumu hatırlarım. onun için üzerinde doğduğum, tatlı ve zahmetli çocukluğumu geçirdiğim güzel dağları düşünürüm. o zaman ya şarkı söylerim, ya ağlarım ; ama vatanımı düşünürken bir adamı boğazlamak hiç geçmez aklımdan.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar