bugün
- nervio11
- üçler yediler kırklar11
- teomancalmasur5
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- ak partiyi savunan dayılar3
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- balık yanına en yakışan çorba11
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği2
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa3
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir2
- mızıkçı3
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi5
- sözgür başkan teoman çalmaşur3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- aleksey batrakov7
- türk solu8
- sibel can'ın nutellalı memeleri2
- türkiyeliyim ve mutluyum10
- kim cha eon2
- sözgür3
- ekşi sözlük toplu yazar alımı11
- ismet'i aklınoksan efendi2
- cedidacer tarzı entry girmek6
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak11
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma4
- pazartesi görünümlü cuma5
- insan doğuştan iyi midir16
- kedi2
- ölüm haberi almak3
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar8
- nöbetçi teknik direktör2
- ismet vel frenk ibni kasım el italyani2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritmaları2
- kafede kış çayı içen erkek5
- arabistan'ın sınava çarşafla girmeyi yasaklaması3
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı2
- edebi tetkik yapmak için kumarhaneye gitmek2
- sinem dedetaş11
- oğlak burcu4
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- mahmud abbas5
- aykut kocaman3
- fransa da 100 euroya satışa çıkarılan denizaltı2
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- amedspor12
- baba olmak3
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
iyi çalandan dinledikçe süper duygulandıran bir ses bu.Facebookta arkadaşım paylaşmış dinlemek isteyenler içhttp://inhttp://www.faceb...v=167824249800&ref=mf
en sağlam rakı mezelerinden bir tanesidir.
allerjik rinit mağduru bir toz tüketicisi olarak ikinci el kitap satan yerleri arşınlamakta üstüme yok.
bu akım size göre "ıssız adamın ada'sı" nın ikinci el kitapçılardaki başı yana eğik kitap seçmesi ile başlamış olabilir ama uyarıyorum ben 5 yıldır bu aktiviteyi gerçekleştiriyorum.
maksat aralarında post it'lere yazılı notlar bulmak değil.
benden önce bir elin işaret parmağının , dudakta ıslatılıp sayfayı çevirmesi de değil. alerjik rinit'i şaha kaldıran toz kokusunu almak ise kesinlikle değil. ummadığım şeyleri bulduğumda pek söylenemez. sanırım tek gayem entelliği ucuza kapatmak. elif şafak hanımefendi'nin "aşk" adlı kitabını ilk çıktığı hafta satın almak ve içindeki vanilya kokulu ayracı burun deliklerime sokmak ve ona 10 tl ödemek işime gelmiyor. 3 yıl sonra 2 tl 'ye değil elif şafağın aşkını, elif şafağı bile kapatacağım günler yakınken ne gerek var har vurup harman savurmaya. it kırkarak kazanılan paranın kıymetini "kab"dan aldığım 200tl lik çizmelerde öğrenemeyebilirim ama kitaptan kısıyoruz işte.
bu da kadınsal bir zanaat.
bugün gene öyle bir yerdeyim, elimi attığım yeri kurutmaya geldim edasıyla girdim kapıdan içeri. dükkan oldukça eski, sahibi desen dükkandan eski, çırağına diyecek yok. allah'ı var kirli sakalı ile kapattığı sivilceler onu çekici kılıyor. tanıdık bir yüzüm ben, dükkan tanıyor, sahibi tanıyor, çırağı tanıyor.
Öyleki; bana plonidal sinüsünden ve kuyruk sokumundan bahsedecek kadar. aramızdaki ilişkinin boyutu ,dünya ahiret kardeşiz!........ama bugün şaşıracağım kadar süprizlerle doluydu. küçük meblağlarla büyük tatlar aldığım bir yerdeyim, keyfime diyecek yok. . alif art müzayedesinde fikret mualla'nın tablosunu alacak kadar para vardı da biz mi yedik. tabi ki hayır! ...ben kitap arıyorum, o cadıya benzediğimin rivayet edildiği bir kitap "portobello cadisi"mekan rahat , dilediğiniz gibi at koşturuyorsunuz ama sizde şu kitap var mı? sorusuna yanıt veremeyecek kadar kalabalık bir yer. ben raflarda ve kenarda köşede istiflenmiş kitaplar arasında geziniyorum ve elimi attığım yeri kurutuyorum. sorgunuzla eşleşen veri bulunamadı ..diğer rafa.
bu arada kulağa hoş gelen bir ses .. klarnet!
hüsnü şenlendirici'nin aklımda belirmesi ile onu boğazlamam bir oldu. o deniz seki'ye ettiklerinden dolayı da buradan kendisine sesleniyorum. allahından bul emi!...biri harbi aleti öttürüyor. sesin geldiği tarafa eğildim. bizim mahmut!(adı bu değil) şu kuyruk sokumu hayal mayel gözümde beliren, çenesine konuşlanmış sivilcelerini kılla kamufle eden , çok şık gömlekleri giyebilen bizim mahmut …helaalll!! diyesim geldi. Çığırtkanlık etmeden çektim hasır örgülü tabureyi hayran hayran izliyorum. peçete isteklerini değerlendirse, "benzemez kimse sana" yazıp uzatıcam. ama yok, söze hacet yok. kabartılacak tek şey var ya bu çocuğun egosu ya da kulak.
Çalıyor;
ah istanbul
sarı gelin
ve daha bi sürü; en önemlisi de Özcan deniz'in neredesin firuzefilminden beni affet.
sen böyle bir şey çalacaksın ve ben seni affedeceğim! ve bir kez daha öğreniyoruz ki hiç bir şey tesadüf değildirne portobello cadısı ne toz kokusu, ne de gerisi teferruat sayılabilecek ince detaylar. Çantımı aldığım gibi çıktım. karşı tarafa geçtim, bir bank'a oturdum ve winston blue'yu ateşledim. klarnet sesi hala geliyor . kaçtığımı anlamış olacak ki, hala beni affeti çalıyor.
bense mırıldanıyorum.
ben seni sevdiğim zaman bu şehirde yağmurlar yağardı.
minnet borcu; bu yazıyı yazmamda emeği geçen tüm üflemeli çalgılara, kirli sakal müdavimlerine, neredesin firuze yapımcılarına, kader'e, toz kokusuna, küçük iskendere, klarnet mi?, klarinet mi? tartışmacılarına , yağmura, çay bahçesi çaylarına, ve tüm çıraklara, aklımda 12'den vurulanlara ve hizmet sunumunda aksaklık yaşanan sağlık kuruluşlarına teşekkürle.
bu akım size göre "ıssız adamın ada'sı" nın ikinci el kitapçılardaki başı yana eğik kitap seçmesi ile başlamış olabilir ama uyarıyorum ben 5 yıldır bu aktiviteyi gerçekleştiriyorum.
maksat aralarında post it'lere yazılı notlar bulmak değil.
benden önce bir elin işaret parmağının , dudakta ıslatılıp sayfayı çevirmesi de değil. alerjik rinit'i şaha kaldıran toz kokusunu almak ise kesinlikle değil. ummadığım şeyleri bulduğumda pek söylenemez. sanırım tek gayem entelliği ucuza kapatmak. elif şafak hanımefendi'nin "aşk" adlı kitabını ilk çıktığı hafta satın almak ve içindeki vanilya kokulu ayracı burun deliklerime sokmak ve ona 10 tl ödemek işime gelmiyor. 3 yıl sonra 2 tl 'ye değil elif şafağın aşkını, elif şafağı bile kapatacağım günler yakınken ne gerek var har vurup harman savurmaya. it kırkarak kazanılan paranın kıymetini "kab"dan aldığım 200tl lik çizmelerde öğrenemeyebilirim ama kitaptan kısıyoruz işte.
bu da kadınsal bir zanaat.
bugün gene öyle bir yerdeyim, elimi attığım yeri kurutmaya geldim edasıyla girdim kapıdan içeri. dükkan oldukça eski, sahibi desen dükkandan eski, çırağına diyecek yok. allah'ı var kirli sakalı ile kapattığı sivilceler onu çekici kılıyor. tanıdık bir yüzüm ben, dükkan tanıyor, sahibi tanıyor, çırağı tanıyor.
Öyleki; bana plonidal sinüsünden ve kuyruk sokumundan bahsedecek kadar. aramızdaki ilişkinin boyutu ,dünya ahiret kardeşiz!........ama bugün şaşıracağım kadar süprizlerle doluydu. küçük meblağlarla büyük tatlar aldığım bir yerdeyim, keyfime diyecek yok. . alif art müzayedesinde fikret mualla'nın tablosunu alacak kadar para vardı da biz mi yedik. tabi ki hayır! ...ben kitap arıyorum, o cadıya benzediğimin rivayet edildiği bir kitap "portobello cadisi"mekan rahat , dilediğiniz gibi at koşturuyorsunuz ama sizde şu kitap var mı? sorusuna yanıt veremeyecek kadar kalabalık bir yer. ben raflarda ve kenarda köşede istiflenmiş kitaplar arasında geziniyorum ve elimi attığım yeri kurutuyorum. sorgunuzla eşleşen veri bulunamadı ..diğer rafa.
bu arada kulağa hoş gelen bir ses .. klarnet!
hüsnü şenlendirici'nin aklımda belirmesi ile onu boğazlamam bir oldu. o deniz seki'ye ettiklerinden dolayı da buradan kendisine sesleniyorum. allahından bul emi!...biri harbi aleti öttürüyor. sesin geldiği tarafa eğildim. bizim mahmut!(adı bu değil) şu kuyruk sokumu hayal mayel gözümde beliren, çenesine konuşlanmış sivilcelerini kılla kamufle eden , çok şık gömlekleri giyebilen bizim mahmut …helaalll!! diyesim geldi. Çığırtkanlık etmeden çektim hasır örgülü tabureyi hayran hayran izliyorum. peçete isteklerini değerlendirse, "benzemez kimse sana" yazıp uzatıcam. ama yok, söze hacet yok. kabartılacak tek şey var ya bu çocuğun egosu ya da kulak.
Çalıyor;
ah istanbul
sarı gelin
ve daha bi sürü; en önemlisi de Özcan deniz'in neredesin firuzefilminden beni affet.
sen böyle bir şey çalacaksın ve ben seni affedeceğim! ve bir kez daha öğreniyoruz ki hiç bir şey tesadüf değildirne portobello cadısı ne toz kokusu, ne de gerisi teferruat sayılabilecek ince detaylar. Çantımı aldığım gibi çıktım. karşı tarafa geçtim, bir bank'a oturdum ve winston blue'yu ateşledim. klarnet sesi hala geliyor . kaçtığımı anlamış olacak ki, hala beni affeti çalıyor.
bense mırıldanıyorum.
ben seni sevdiğim zaman bu şehirde yağmurlar yağardı.
minnet borcu; bu yazıyı yazmamda emeği geçen tüm üflemeli çalgılara, kirli sakal müdavimlerine, neredesin firuze yapımcılarına, kader'e, toz kokusuna, küçük iskendere, klarnet mi?, klarinet mi? tartışmacılarına , yağmura, çay bahçesi çaylarına, ve tüm çıraklara, aklımda 12'den vurulanlara ve hizmet sunumunda aksaklık yaşanan sağlık kuruluşlarına teşekkürle.
herhangi bir şarkıda geçtiğinde kulağınızın duyduğu en güzel seslerden bir tanesidir. tek başına duyulduğunda eğer rakı da varsa yanında, ağlatabilir... üzebilir sebepsiz.
(bkz: mustafa kandıralı)
her ortamda her şekilde dinlenen enstrüman sesidir. bu da klarnet sesi!
https://www.youtube.com/watch?v=XacgYcXh4XE
https://www.youtube.com/watch?v=XacgYcXh4XE
ister iyi çal, ister kötü. bu martı sesinden farklı olmadığı gerçeğini değiştirmez.
neşelerin en neşelisi, hüzünlerin en hüzünlüsüdür.
kah ağlatır, kah kaldırır oynatır.
En hüzünlü, en eğlenceli sesleri çıkartabilir. Klarneti nasıl çalarsanız, ona mukabildir.
Ağlatır da, oynatır da.
Ağlatır da, oynatır da.
zamanında hüsnü şenlendirici bey den yeterince dinlediğimiz ses .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar