bugün
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler12
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat35
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- dincilere laf anlatmakta çalışmak14
- şabat şalom5
- uludağ sözlük whatsapp grubu kurmak3
- taksiciyimbebegim5
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- kız kulesi4
- öğretmen olmak2
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- muslettin amca tarzı entry girmek4
- gocu nerede gocu7
- tırcı sevgili yapmak2
- kaçak çay18
- çilekli süt içen sözlük erkeği4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- denize girmek2
- fon vurgunu54
- galatasaray vs akp9
- çilekli pasta yiyen erkek7
- borsa istanbul19
- caiz ve mekruh ayrımları3
- yazarların kulaklık markaları5
- japonlardan gelmeyiz2
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır9
- papatya çayı içen erkekler2
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler5
- en iyi çakmak markası10
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz6
- from gold from dust34
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- nervio bayan6
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti5
- antalya7
- hayatın son gününde yapılabilecekler7
- biz x hocanın neferiyiz2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur2
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu4
- iltica22
- tavuk dolma5
- tavuklu pilav13
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması3
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- berat albayrak'a iftira atılması11
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak3
(Sözüm ona, -cia elemanı- "SULTANIN"?) Elimizde -600. sayfalık- bir romanı mevcut, annesi Selma hatunun hayatını yazmış? Biraz okudum da "osmanlıcılık" mel'anetinin, direkt "amerikancılıkla" örtüştüğünü (müteratif olduğunu), bir kez daha müşahade ettim!.
görsel
görsel
"5'ci Mourad gavurunun "CiA AJANI" Torunu;"
https://halktv.com.tr/dun...u-cia-ajani-cikti-920939h
https://halktv.com.tr/dun...u-cia-ajani-cikti-920939h
" Begüm" isimli kitabi yazmistir.
5.muratın torunu annesi hindistana gelin gitmişdir. begüm toprağımızın kokusu gibi süper derecesinde kitapları olan yazar gazeteci süper bi insandır.
osmanlı'nın türklükle alakası olmadığının ispatı daha türkçe dahi bilmiyor.
an itibariyle cnntürk ün bant yayınında izlediğim, cüneyt özdemirin sorularına içten ve sıcak cevaplar veren sultan 5.murad'ın torunu. vay be nereden nereye.
osmanlı soyundan gelen yazar hanımefendi.
gecen akşamların birinde murat bardakçının konuklarındna birisiydi. murat bardakçı ve tercümanı sayesinde türkçeye ceviri yapıldı.
açıkçası şu an bu durumu nasıl anlatmalıyım bilmiyorum. işinözünde osmanlı soyundan geliyoruz diye özel muamele görmek isteyen yahut şimdiye kadar bilmediğimiz ama yıllar sonra ögrendiğimiz osmanlı soyundan gelenlerin türkçe konuşamamasını ayıplamakla yetinebiliyorum.
çırağan sarayı yeni resterosyaon ve otel olarak açılma arefesinde bu hanımefendi de katılmıştı. kitapları yok sattı. belki de işin özü budur. kendi dilini unut. kendi kültürünü unut. bizim gibi davran. bildiklerini yaz. biz sana sahip çıkarız klişesi devam ediyor.
gecen akşamların birinde murat bardakçının konuklarındna birisiydi. murat bardakçı ve tercümanı sayesinde türkçeye ceviri yapıldı.
açıkçası şu an bu durumu nasıl anlatmalıyım bilmiyorum. işinözünde osmanlı soyundan geliyoruz diye özel muamele görmek isteyen yahut şimdiye kadar bilmediğimiz ama yıllar sonra ögrendiğimiz osmanlı soyundan gelenlerin türkçe konuşamamasını ayıplamakla yetinebiliyorum.
çırağan sarayı yeni resterosyaon ve otel olarak açılma arefesinde bu hanımefendi de katılmıştı. kitapları yok sattı. belki de işin özü budur. kendi dilini unut. kendi kültürünü unut. bizim gibi davran. bildiklerini yaz. biz sana sahip çıkarız klişesi devam ediyor.
kurtlar vadisi pusu'da piyasaya tanıtılmış olan toprağımızın kokusu adlı kitabın yazarıdır.
o bir fransa 'da kardelen çiceğidir.tarih ne kadar acılarla doludur.
ayrıca toprağımızın kokusu, Filistin ve israil'in sesleri adlı kitabın da yazarıdır.
saraydan sürgüne adlı kitabın yazarıdır.
beşinci muradın torununun kızı hem fransız hem de türk vatandaşı kaliteli bir yazardır.
fransanın türklere karşı uyguladığı baskıya (sözde ermeni soykırımı noktasında) isyan etmiş ve fransa parlamentosuna karşı manifesto gibi şu yazıyı yazmıştır; "Fransa Parlamentosunun bu girişimi, entelektüel terörizmdir. Stalin ve Hitlerin başvurduğu yöntemlerdir" BU kadarı da fazla! Avrupanın küstahlık ve kötü niyeti, sınırlarının sonuna varmış durumda.
Ama Türkiye, kesin olmayan Avrupa Birliği üyeliğinin muhtemel yararları uğruna bile olsa Avrupanın dayatmaları karşısında boyun eğemez.
Dün, Avrupa Parlamentosu temsilcisi, Türiye’nin Avrupa Birliği üyesi olabilmesi için "Ermeni soykırımı"nı kabul etmesini bir koşul olarak öne sürdü.
Bu yetmiyormuş gibi, Rum Pontus ve Süryani soykırımlarının kabul edilmesini de bol keseden istedi. (Kimileri de olası bir "Kürt soykırımı" iddiasının eli kulağında olduğunu anımsatıyorlar.)
HOLLANDADAKi TÜRKÜN ONUR DERSi
Bugün, Hollandanın iki büyük siyasal partisi, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmedikleri gerekçesiyle Türk kökenli Hollandalı adaylarını seçim listelerinden çıkardılar.
ilkin, aydın onuru uğruna siyasal geleceklerinden vazgeçme cesareti gösterdikleri için bu insanları kutlamamız gerek.
Kimi "aydınlar"a esin kaynağı olması gereken bir aydın onurundan söz ediyorum!
Aslına bakarsanız, her iki yanda ciddi tarihçiler (tabii ki militan olmayanlar), soykırım olmuş olsun ya da olmasın, "soykırım"ı kabul etmek yerine hepimizin okumamız, araştırma yapmamız, bilgi edinmemiz, hoşgörü içinde tartışmamız gerektiği konusunda birleşmektedirler.
ELEŞTiRiYORSUNUZ AYNISINI YAPIYORSUNUZ
Bilgi sahibi olmadan onaylayan, dahası yasa çıkartıp cezalandıran bazı Avrupa hükümetleri, kendi ilan ettikleri düşünce ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle tam anlamıyla çelişki içinde bulunmaktadırlar.
Türkiye, Ermeni soykırımı olduğunu söyleyen ya da yazan kişileri yargıladığı için kınanıyor.
Ama Fransa da soykırım olmadığını söyleyenleri yargıç önüne çıkartarak aynı şeyi yapmaktadır.
YILLARCA ÖLÜM TEHDiTLERi ALDILAR
En ünlü Osmanlı tarihi uzmanı Amerikalı Bernard Lewis, soykırım değil, iç savaş sırasında katliam olduğunu söylediği için Fransız mahkemesi tarafından mahkûm edildi.
Bir başkası, seçkin Osmanlı tarihi uzmanı Fransız Gilles Veinstein, araştırmalarının sonucuna dayanarak soykırım olmadığını yazdığı için meslek hayatının tehlikeye düştüğünü gördü.
Kendisi ve ailesi yıllarca ölüm tehdidi aldı.
Bundan sonra da bu konuda ağzını açamadı.
iNSANI SUSTURMAK ENTELEKTÜEL TERÖRiZM
insanları korkutarak bir konuda konuşmasını ya da yazmasını engellemeye "entelektüel terörizm" adı verilir.
Üstelik bu, insan hakları ve ifade özgürlüğü şampiyonu olan bir ülkede olmaktadır.
Daha da beteri, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri beş yıla kadar hapisle ve on binlerce Euro para cezasıyla cezalandırmayı öngören bir yasa çıkartması için Fransız parlamentosuna büyük bir baskı yapılmaktadır.
Bu türden bir mahkûmiyetin Fransa’da mesleki ve toplumsal bir ölüm anlamına geldiğini ve ayrıca hiçbir gazete ya da yayınevinin sizi yayınlamaya cesaret edemeyeceğini söylemek gerekmez bile.
YOLUNUZ HiTLER VE STALiNiN YOLU
Siyasal çıkarlar doğrultusunda tarihin yeniden yazdırılması, Hitler ve Stalin türünden diktatörlerin her zaman yaptıkları bir şeydir ve bunun büyük felaketlere yol açtığı çok iyi bilinmektedir.
Bundan dolayı, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmeyenleri mahkûm etmeyi amaçlayan yasa tasarısına tepki olarak, birkaç ay önce, Fransa nın en büyük tarihçi ve yazarları da aralarında olmak üzere 600 kişi, "Tarih için Özgürlük" adını verdikleri bir topluluk kurdular ve gazetelerde bir açık mektup yayınladılar.
FRANSIZ TARiHÇiLERiN MEKTUBUNA KULAK VERiN
Mektubun bir bölümü şöyle:
"Özgür bir devlette, bir tarihsel gerçeği tanımlamak ne parlamentonun, ne de yargı erkinin işidir. Devletin siyaseti, gerisinde çok iyi niyetler de olmuş olsa, tarihin politikası değildir.
Özellikle 13 Temmuz 1990, 29 Ocak 2001 ve 23 Şubat 2005 tarihli yasa maddeleri, bu ilkeleri ihlal ederek tarihçinin özgürlüğünü kısmakta ve cezayla tehdit ederek, araması ve bulması gereken şeyi ona söylemekte, ona yöntemler buyurmakta ve sınırlarını saptamaktadır.
Demokratik bir rejime layık olmayan bu yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz."
* * *
Önümüzdeki 12 Ekim 2006 tarihinde karar verecek olan Fransız parlamentosu, onları dinleyecek mi acaba?
KENiZE MURAD
Yargıladınız
Kenize Muradın "Yargıladınız" dediği, islam tarihi ve Müslümanlar ile Batı arasındaki ilişkiler konusunda uzman olan Bernard Lewis, Princeton Üniversitesinin Yakın Doğu Araştırmalar Kürsüsünde görevli. 1916 Londra doğumlu olan Lewis, özellikle Osmanlı tarihi konusunda otorite kabul ediliyor ve kendisi "savaş sonrasında islam ve Ortadoğu konusunda en etkin tarihçi" olarak sayılıyor. Lewis, 1993 yılında Le Monde Gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir soykırım olmadığını, savaşın bir yan ürünü olduğunu söylemişti. Pariste bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.
Susturdunuz
Kenize Muradın "Susturdunuz" dediği, 1998 den beri College de France da tarih profesörü olarak görev alan Gilles Veinsteinın da uzmanlık alanı Osmanlı tarihi. Türk tarihi bölümünün başkanı olan Veinstein, 1915 olaylarının soykırım olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmişti. Ardından da sessizliğe bürünmüştü.
fransanın türklere karşı uyguladığı baskıya (sözde ermeni soykırımı noktasında) isyan etmiş ve fransa parlamentosuna karşı manifesto gibi şu yazıyı yazmıştır; "Fransa Parlamentosunun bu girişimi, entelektüel terörizmdir. Stalin ve Hitlerin başvurduğu yöntemlerdir" BU kadarı da fazla! Avrupanın küstahlık ve kötü niyeti, sınırlarının sonuna varmış durumda.
Ama Türkiye, kesin olmayan Avrupa Birliği üyeliğinin muhtemel yararları uğruna bile olsa Avrupanın dayatmaları karşısında boyun eğemez.
Dün, Avrupa Parlamentosu temsilcisi, Türiye’nin Avrupa Birliği üyesi olabilmesi için "Ermeni soykırımı"nı kabul etmesini bir koşul olarak öne sürdü.
Bu yetmiyormuş gibi, Rum Pontus ve Süryani soykırımlarının kabul edilmesini de bol keseden istedi. (Kimileri de olası bir "Kürt soykırımı" iddiasının eli kulağında olduğunu anımsatıyorlar.)
HOLLANDADAKi TÜRKÜN ONUR DERSi
Bugün, Hollandanın iki büyük siyasal partisi, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmedikleri gerekçesiyle Türk kökenli Hollandalı adaylarını seçim listelerinden çıkardılar.
ilkin, aydın onuru uğruna siyasal geleceklerinden vazgeçme cesareti gösterdikleri için bu insanları kutlamamız gerek.
Kimi "aydınlar"a esin kaynağı olması gereken bir aydın onurundan söz ediyorum!
Aslına bakarsanız, her iki yanda ciddi tarihçiler (tabii ki militan olmayanlar), soykırım olmuş olsun ya da olmasın, "soykırım"ı kabul etmek yerine hepimizin okumamız, araştırma yapmamız, bilgi edinmemiz, hoşgörü içinde tartışmamız gerektiği konusunda birleşmektedirler.
ELEŞTiRiYORSUNUZ AYNISINI YAPIYORSUNUZ
Bilgi sahibi olmadan onaylayan, dahası yasa çıkartıp cezalandıran bazı Avrupa hükümetleri, kendi ilan ettikleri düşünce ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle tam anlamıyla çelişki içinde bulunmaktadırlar.
Türkiye, Ermeni soykırımı olduğunu söyleyen ya da yazan kişileri yargıladığı için kınanıyor.
Ama Fransa da soykırım olmadığını söyleyenleri yargıç önüne çıkartarak aynı şeyi yapmaktadır.
YILLARCA ÖLÜM TEHDiTLERi ALDILAR
En ünlü Osmanlı tarihi uzmanı Amerikalı Bernard Lewis, soykırım değil, iç savaş sırasında katliam olduğunu söylediği için Fransız mahkemesi tarafından mahkûm edildi.
Bir başkası, seçkin Osmanlı tarihi uzmanı Fransız Gilles Veinstein, araştırmalarının sonucuna dayanarak soykırım olmadığını yazdığı için meslek hayatının tehlikeye düştüğünü gördü.
Kendisi ve ailesi yıllarca ölüm tehdidi aldı.
Bundan sonra da bu konuda ağzını açamadı.
iNSANI SUSTURMAK ENTELEKTÜEL TERÖRiZM
insanları korkutarak bir konuda konuşmasını ya da yazmasını engellemeye "entelektüel terörizm" adı verilir.
Üstelik bu, insan hakları ve ifade özgürlüğü şampiyonu olan bir ülkede olmaktadır.
Daha da beteri, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri beş yıla kadar hapisle ve on binlerce Euro para cezasıyla cezalandırmayı öngören bir yasa çıkartması için Fransız parlamentosuna büyük bir baskı yapılmaktadır.
Bu türden bir mahkûmiyetin Fransa’da mesleki ve toplumsal bir ölüm anlamına geldiğini ve ayrıca hiçbir gazete ya da yayınevinin sizi yayınlamaya cesaret edemeyeceğini söylemek gerekmez bile.
YOLUNUZ HiTLER VE STALiNiN YOLU
Siyasal çıkarlar doğrultusunda tarihin yeniden yazdırılması, Hitler ve Stalin türünden diktatörlerin her zaman yaptıkları bir şeydir ve bunun büyük felaketlere yol açtığı çok iyi bilinmektedir.
Bundan dolayı, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmeyenleri mahkûm etmeyi amaçlayan yasa tasarısına tepki olarak, birkaç ay önce, Fransa nın en büyük tarihçi ve yazarları da aralarında olmak üzere 600 kişi, "Tarih için Özgürlük" adını verdikleri bir topluluk kurdular ve gazetelerde bir açık mektup yayınladılar.
FRANSIZ TARiHÇiLERiN MEKTUBUNA KULAK VERiN
Mektubun bir bölümü şöyle:
"Özgür bir devlette, bir tarihsel gerçeği tanımlamak ne parlamentonun, ne de yargı erkinin işidir. Devletin siyaseti, gerisinde çok iyi niyetler de olmuş olsa, tarihin politikası değildir.
Özellikle 13 Temmuz 1990, 29 Ocak 2001 ve 23 Şubat 2005 tarihli yasa maddeleri, bu ilkeleri ihlal ederek tarihçinin özgürlüğünü kısmakta ve cezayla tehdit ederek, araması ve bulması gereken şeyi ona söylemekte, ona yöntemler buyurmakta ve sınırlarını saptamaktadır.
Demokratik bir rejime layık olmayan bu yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz."
* * *
Önümüzdeki 12 Ekim 2006 tarihinde karar verecek olan Fransız parlamentosu, onları dinleyecek mi acaba?
KENiZE MURAD
Yargıladınız
Kenize Muradın "Yargıladınız" dediği, islam tarihi ve Müslümanlar ile Batı arasındaki ilişkiler konusunda uzman olan Bernard Lewis, Princeton Üniversitesinin Yakın Doğu Araştırmalar Kürsüsünde görevli. 1916 Londra doğumlu olan Lewis, özellikle Osmanlı tarihi konusunda otorite kabul ediliyor ve kendisi "savaş sonrasında islam ve Ortadoğu konusunda en etkin tarihçi" olarak sayılıyor. Lewis, 1993 yılında Le Monde Gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir soykırım olmadığını, savaşın bir yan ürünü olduğunu söylemişti. Pariste bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.
Susturdunuz
Kenize Muradın "Susturdunuz" dediği, 1998 den beri College de France da tarih profesörü olarak görev alan Gilles Veinsteinın da uzmanlık alanı Osmanlı tarihi. Türk tarihi bölümünün başkanı olan Veinstein, 1915 olaylarının soykırım olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmişti. Ardından da sessizliğe bürünmüştü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar