bugün
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- sude sendromu4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu7
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- claudian clouds4
- devlet bahçeli2
- 30 yaşına girmek5
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kızları en güzel olan şehir13
- kemal kılıçdaroğlu2
- mauro icardi13
- hayatinin bittigini fark etmek2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- silver ile evlenecek erkek52
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı2
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- sırrı süreyya önder28
- and the oscar goes to5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- affetmenin gücü6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- sarapci koala58
- akrostişli şiir6
- ey insan2
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- ilişki yapmaya üşenmek6
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- hristiyanlık7
- her şey bitti derken çalan şarkı2
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözler köşkü6
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- ellerim bos gonlum hos28
- en sevdiğiniz sayı3
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- de niro vs pacino3
- kadın nefreti4
- sözlükteki satranç taşları4
- sözlükteki linç kültürü12
entry'ler (179)
fr. iyi vahşi
bon sauvage: bozulmamış, medeniyetten uzak yaşarken doğuştan gelen bilgeliği ve masumiyetini korumuş avcı toplayıcı birey olarak tanımlanabilir. ingilizcede noble savage olarak geçmektedir bu kavram, yani asil vahşi.
bon sauvage: bozulmamış, medeniyetten uzak yaşarken doğuştan gelen bilgeliği ve masumiyetini korumuş avcı toplayıcı birey olarak tanımlanabilir. ingilizcede noble savage olarak geçmektedir bu kavram, yani asil vahşi.
Mirabeau'nun uygarlıktan kastı, 18 yy. burjuvazisinin ilerleme felsefesine bağlı, yine burjuvanın önayak olduğu 'aydınlanma' hareketini benimseyen bir uygarlık, yani 'burjuvanın uygarlığı'dır.
Ancak uygarlık, evrensel bir kavram olarak düşünüldüğünde böyle batı eksenli bir sınırlama yapmak pek doğru olmaz.
Ancak uygarlık, evrensel bir kavram olarak düşünüldüğünde böyle batı eksenli bir sınırlama yapmak pek doğru olmaz.
Güneybatı Afrika'da yaşayan ilkel bir kabile.
eski dilde saz demektir.
topla oynanan bir çeşit saklambaçtır.
Megrel halkının inanışında kışın köylere dadanan ve erkek çocuklarla ahırdaki inek yavrularını yiyen vücudu kıllarla kaplı insan görünümünde bir iblisin adıdır. Lazca Germakoçi, Gürcüce'de Oçokoçi ve Trabzon'da Karakoncolos adıyla bilinen yaratıkla ilişkilidir.
orta asya'ya ait bir çeşit oyun. cirit oyununu atası olarak kabul edilir.
oyun şöyledir:
son derece yetenekli binici, yani bir çependez, oyun alanındaki bir keçi ya da koyun leşini yerden kapmaya, dörtnala kaldırdığı atıyla stadın çevresinde bir tur attıktan sonra hayvan leşini önceden belirlenmiş olan sayı çizgisinin içine atmaya çalışır; bu arada öteki çerpendez’ler onu kovalar, leşi elinden almak için her yolu dener; tekme, yumruk, kırbaç savurmak, tırmıklamak serbesttir.
oyun şöyledir:
son derece yetenekli binici, yani bir çependez, oyun alanındaki bir keçi ya da koyun leşini yerden kapmaya, dörtnala kaldırdığı atıyla stadın çevresinde bir tur attıktan sonra hayvan leşini önceden belirlenmiş olan sayı çizgisinin içine atmaya çalışır; bu arada öteki çerpendez’ler onu kovalar, leşi elinden almak için her yolu dener; tekme, yumruk, kırbaç savurmak, tırmıklamak serbesttir.
binici demektir.
tam olarak hangi dile ait olduğunu bilmememle birlikte peştuca(afganca) olması muhtemeldir.
tam olarak hangi dile ait olduğunu bilmememle birlikte peştuca(afganca) olması muhtemeldir.
Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.
(bkz: takiye)
ing. duygusal
astraganların minik kıvrımlıları daha değerli olduğu için henüz doğum yapmamış anne astargan kuzusunun karnından yavrusu alınarak yapılırmış.
afganistan nüfusunun azınlık ksımını oluşturan, moğollarla akrabalığı olduğu düşünülen halk. bölgede çoğunluğu oluşturan peştunlar tarafından pek sevilmezler.
kendisi ile yapılan bir röpörtaj sırasında, "sivasspor'un başarısını neye bağlıyorsunuz?" sorusuna: "istanbulda laila var, sivas'ta ise la ilahe illallah var" benzetmesini yaparak takım başarısını futbolcularının gece hayatı olmamasına bağlayan kişi.
sözü ve müziği zülfü livaneli'ye aittir. ustanın elinden çıkmış şaheserlerden sadece bir tanesi. duygu dolu bir parça.
düşlerin parlayip söndüğü yerde
buluşmak seninle bir akşamüstü
umarsız şarkılar dudağımda
bir yarim ezgi
sığınmak gözlerine sığınmak bir akşamüstü
gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan
geçen bir gemi
bir orman bir gece kar altındayken
çocuksu, uçarı koşmak seninle
elini avcumda bulup yitirmek
sığınmak ellerine, sığınmak
bir gece vakti
ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan
bir beyaz yelken
bir kenti böylece bırakıp gitmek
içinde bin kaygı bin bir soruyla
bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi
sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu
gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken ...
düşlerin parlayip söndüğü yerde
buluşmak seninle bir akşamüstü
umarsız şarkılar dudağımda
bir yarim ezgi
sığınmak gözlerine sığınmak bir akşamüstü
gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan
geçen bir gemi
bir orman bir gece kar altındayken
çocuksu, uçarı koşmak seninle
elini avcumda bulup yitirmek
sığınmak ellerine, sığınmak
bir gece vakti
ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan
bir beyaz yelken
bir kenti böylece bırakıp gitmek
içinde bin kaygı bin bir soruyla
bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi
sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu
gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken ...
eski bir türk filiminde koyden gelip zerafet dersi alan kadını anımastır bize...
(köylü kızının başının üstüne bir tane kitap koyar ders veren kişi)
dersi veren: söşle diyeceksiniz ben güzel bir bayanım
kızımız: ben guzeel bir gariyam
(köylü kızının başının üstüne bir tane kitap koyar ders veren kişi)
dersi veren: söşle diyeceksiniz ben güzel bir bayanım
kızımız: ben guzeel bir gariyam
kuzenlerinde kalacak genç teyzesinin evine gitmiştir, artık yatma vakti gelmiştir, genç ve iki erkek kuzen odaya geçerler, ancak bir sorun vardır, odada sadece iki tane yatak vardır, teyze hemen pratik bir çözüm bulur ve odaya yer yatağı açar ve teyze sorunu çözmenin mutluluğu içerisinde odadan çıkacaktır ki yiğenine ve oğullarına nasihat eder: "dikkat edin karanlıkta birbirinize basmayın!". teyze kapıyı örter ve kuzenler gülmekten kırılırlar.