bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin10
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- gece yarısı çalan telefon7
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- uysaljakoben21
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- gammaz olmuşum13
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- geceye bir söz bırak3
- aquila bicipite8
- kadınların zeka seviyesi2
- eski dizileri izlemek3
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- ankarada masaj yaptırmak2
- reha muhtar25
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- minyon kadın siniri5
- kel erkek3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- kemal kılıçdaroğlu35
- death2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- bizim delilere bakayım4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gecenin şarkısı4
- gençler iş beğenmiyor3
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- ses yakışıklılığı2
- semum3
- pazarda su satmak2
- gocu26
entry'ler (179)
fr. iyi vahşi
bon sauvage: bozulmamış, medeniyetten uzak yaşarken doğuştan gelen bilgeliği ve masumiyetini korumuş avcı toplayıcı birey olarak tanımlanabilir. ingilizcede noble savage olarak geçmektedir bu kavram, yani asil vahşi.
bon sauvage: bozulmamış, medeniyetten uzak yaşarken doğuştan gelen bilgeliği ve masumiyetini korumuş avcı toplayıcı birey olarak tanımlanabilir. ingilizcede noble savage olarak geçmektedir bu kavram, yani asil vahşi.
Mirabeau'nun uygarlıktan kastı, 18 yy. burjuvazisinin ilerleme felsefesine bağlı, yine burjuvanın önayak olduğu 'aydınlanma' hareketini benimseyen bir uygarlık, yani 'burjuvanın uygarlığı'dır.
Ancak uygarlık, evrensel bir kavram olarak düşünüldüğünde böyle batı eksenli bir sınırlama yapmak pek doğru olmaz.
Ancak uygarlık, evrensel bir kavram olarak düşünüldüğünde böyle batı eksenli bir sınırlama yapmak pek doğru olmaz.
Güneybatı Afrika'da yaşayan ilkel bir kabile.
eski dilde saz demektir.
topla oynanan bir çeşit saklambaçtır.
Megrel halkının inanışında kışın köylere dadanan ve erkek çocuklarla ahırdaki inek yavrularını yiyen vücudu kıllarla kaplı insan görünümünde bir iblisin adıdır. Lazca Germakoçi, Gürcüce'de Oçokoçi ve Trabzon'da Karakoncolos adıyla bilinen yaratıkla ilişkilidir.
orta asya'ya ait bir çeşit oyun. cirit oyununu atası olarak kabul edilir.
oyun şöyledir:
son derece yetenekli binici, yani bir çependez, oyun alanındaki bir keçi ya da koyun leşini yerden kapmaya, dörtnala kaldırdığı atıyla stadın çevresinde bir tur attıktan sonra hayvan leşini önceden belirlenmiş olan sayı çizgisinin içine atmaya çalışır; bu arada öteki çerpendez’ler onu kovalar, leşi elinden almak için her yolu dener; tekme, yumruk, kırbaç savurmak, tırmıklamak serbesttir.
oyun şöyledir:
son derece yetenekli binici, yani bir çependez, oyun alanındaki bir keçi ya da koyun leşini yerden kapmaya, dörtnala kaldırdığı atıyla stadın çevresinde bir tur attıktan sonra hayvan leşini önceden belirlenmiş olan sayı çizgisinin içine atmaya çalışır; bu arada öteki çerpendez’ler onu kovalar, leşi elinden almak için her yolu dener; tekme, yumruk, kırbaç savurmak, tırmıklamak serbesttir.
binici demektir.
tam olarak hangi dile ait olduğunu bilmememle birlikte peştuca(afganca) olması muhtemeldir.
tam olarak hangi dile ait olduğunu bilmememle birlikte peştuca(afganca) olması muhtemeldir.
Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.
(bkz: takiye)
ing. duygusal
astraganların minik kıvrımlıları daha değerli olduğu için henüz doğum yapmamış anne astargan kuzusunun karnından yavrusu alınarak yapılırmış.
afganistan nüfusunun azınlık ksımını oluşturan, moğollarla akrabalığı olduğu düşünülen halk. bölgede çoğunluğu oluşturan peştunlar tarafından pek sevilmezler.
kendisi ile yapılan bir röpörtaj sırasında, "sivasspor'un başarısını neye bağlıyorsunuz?" sorusuna: "istanbulda laila var, sivas'ta ise la ilahe illallah var" benzetmesini yaparak takım başarısını futbolcularının gece hayatı olmamasına bağlayan kişi.
sözü ve müziği zülfü livaneli'ye aittir. ustanın elinden çıkmış şaheserlerden sadece bir tanesi. duygu dolu bir parça.
düşlerin parlayip söndüğü yerde
buluşmak seninle bir akşamüstü
umarsız şarkılar dudağımda
bir yarim ezgi
sığınmak gözlerine sığınmak bir akşamüstü
gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan
geçen bir gemi
bir orman bir gece kar altındayken
çocuksu, uçarı koşmak seninle
elini avcumda bulup yitirmek
sığınmak ellerine, sığınmak
bir gece vakti
ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan
bir beyaz yelken
bir kenti böylece bırakıp gitmek
içinde bin kaygı bin bir soruyla
bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi
sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu
gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken ...
düşlerin parlayip söndüğü yerde
buluşmak seninle bir akşamüstü
umarsız şarkılar dudağımda
bir yarim ezgi
sığınmak gözlerine sığınmak bir akşamüstü
gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan
geçen bir gemi
bir orman bir gece kar altındayken
çocuksu, uçarı koşmak seninle
elini avcumda bulup yitirmek
sığınmak ellerine, sığınmak
bir gece vakti
ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan
bir beyaz yelken
bir kenti böylece bırakıp gitmek
içinde bin kaygı bin bir soruyla
bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi
sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu
gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış
gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi
ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken ...
eski bir türk filiminde koyden gelip zerafet dersi alan kadını anımastır bize...
(köylü kızının başının üstüne bir tane kitap koyar ders veren kişi)
dersi veren: söşle diyeceksiniz ben güzel bir bayanım
kızımız: ben guzeel bir gariyam
(köylü kızının başının üstüne bir tane kitap koyar ders veren kişi)
dersi veren: söşle diyeceksiniz ben güzel bir bayanım
kızımız: ben guzeel bir gariyam
kuzenlerinde kalacak genç teyzesinin evine gitmiştir, artık yatma vakti gelmiştir, genç ve iki erkek kuzen odaya geçerler, ancak bir sorun vardır, odada sadece iki tane yatak vardır, teyze hemen pratik bir çözüm bulur ve odaya yer yatağı açar ve teyze sorunu çözmenin mutluluğu içerisinde odadan çıkacaktır ki yiğenine ve oğullarına nasihat eder: "dikkat edin karanlıkta birbirinize basmayın!". teyze kapıyı örter ve kuzenler gülmekten kırılırlar.
