bugün
- japonya17
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin13
- ağlamamak için kendini tutmak12
- klima çarpması2
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması3
- gürcistan25
- kırgızistan8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- ctrlx22
- alison blaire2
- çin8
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- geceye bir şarkı bırak17
- yeni yazarlara öneriler3
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- ilgi isteyen kız16
- sözlük sağ baştan saysın2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- içim yanıyor be sözlük7
- isveç3
- sinem dedetaş'ın gözaltına alınması2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- on ikinci neslin ezik olması2
- yalnız yaşamak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- ispanya3
- almanya10
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- hikayeyi devam ettir52
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- asansörde kalmak7
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- e'e f e6
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
beşinci muradın torununun kızı hem fransız hem de türk vatandaşı kaliteli bir yazardır.
fransanın türklere karşı uyguladığı baskıya (sözde ermeni soykırımı noktasında) isyan etmiş ve fransa parlamentosuna karşı manifesto gibi şu yazıyı yazmıştır; "Fransa Parlamentosunun bu girişimi, entelektüel terörizmdir. Stalin ve Hitlerin başvurduğu yöntemlerdir" BU kadarı da fazla! Avrupanın küstahlık ve kötü niyeti, sınırlarının sonuna varmış durumda.
Ama Türkiye, kesin olmayan Avrupa Birliği üyeliğinin muhtemel yararları uğruna bile olsa Avrupanın dayatmaları karşısında boyun eğemez.
Dün, Avrupa Parlamentosu temsilcisi, Türiye’nin Avrupa Birliği üyesi olabilmesi için "Ermeni soykırımı"nı kabul etmesini bir koşul olarak öne sürdü.
Bu yetmiyormuş gibi, Rum Pontus ve Süryani soykırımlarının kabul edilmesini de bol keseden istedi. (Kimileri de olası bir "Kürt soykırımı" iddiasının eli kulağında olduğunu anımsatıyorlar.)
HOLLANDADAKi TÜRKÜN ONUR DERSi
Bugün, Hollandanın iki büyük siyasal partisi, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmedikleri gerekçesiyle Türk kökenli Hollandalı adaylarını seçim listelerinden çıkardılar.
ilkin, aydın onuru uğruna siyasal geleceklerinden vazgeçme cesareti gösterdikleri için bu insanları kutlamamız gerek.
Kimi "aydınlar"a esin kaynağı olması gereken bir aydın onurundan söz ediyorum!
Aslına bakarsanız, her iki yanda ciddi tarihçiler (tabii ki militan olmayanlar), soykırım olmuş olsun ya da olmasın, "soykırım"ı kabul etmek yerine hepimizin okumamız, araştırma yapmamız, bilgi edinmemiz, hoşgörü içinde tartışmamız gerektiği konusunda birleşmektedirler.
ELEŞTiRiYORSUNUZ AYNISINI YAPIYORSUNUZ
Bilgi sahibi olmadan onaylayan, dahası yasa çıkartıp cezalandıran bazı Avrupa hükümetleri, kendi ilan ettikleri düşünce ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle tam anlamıyla çelişki içinde bulunmaktadırlar.
Türkiye, Ermeni soykırımı olduğunu söyleyen ya da yazan kişileri yargıladığı için kınanıyor.
Ama Fransa da soykırım olmadığını söyleyenleri yargıç önüne çıkartarak aynı şeyi yapmaktadır.
YILLARCA ÖLÜM TEHDiTLERi ALDILAR
En ünlü Osmanlı tarihi uzmanı Amerikalı Bernard Lewis, soykırım değil, iç savaş sırasında katliam olduğunu söylediği için Fransız mahkemesi tarafından mahkûm edildi.
Bir başkası, seçkin Osmanlı tarihi uzmanı Fransız Gilles Veinstein, araştırmalarının sonucuna dayanarak soykırım olmadığını yazdığı için meslek hayatının tehlikeye düştüğünü gördü.
Kendisi ve ailesi yıllarca ölüm tehdidi aldı.
Bundan sonra da bu konuda ağzını açamadı.
iNSANI SUSTURMAK ENTELEKTÜEL TERÖRiZM
insanları korkutarak bir konuda konuşmasını ya da yazmasını engellemeye "entelektüel terörizm" adı verilir.
Üstelik bu, insan hakları ve ifade özgürlüğü şampiyonu olan bir ülkede olmaktadır.
Daha da beteri, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri beş yıla kadar hapisle ve on binlerce Euro para cezasıyla cezalandırmayı öngören bir yasa çıkartması için Fransız parlamentosuna büyük bir baskı yapılmaktadır.
Bu türden bir mahkûmiyetin Fransa’da mesleki ve toplumsal bir ölüm anlamına geldiğini ve ayrıca hiçbir gazete ya da yayınevinin sizi yayınlamaya cesaret edemeyeceğini söylemek gerekmez bile.
YOLUNUZ HiTLER VE STALiNiN YOLU
Siyasal çıkarlar doğrultusunda tarihin yeniden yazdırılması, Hitler ve Stalin türünden diktatörlerin her zaman yaptıkları bir şeydir ve bunun büyük felaketlere yol açtığı çok iyi bilinmektedir.
Bundan dolayı, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmeyenleri mahkûm etmeyi amaçlayan yasa tasarısına tepki olarak, birkaç ay önce, Fransa nın en büyük tarihçi ve yazarları da aralarında olmak üzere 600 kişi, "Tarih için Özgürlük" adını verdikleri bir topluluk kurdular ve gazetelerde bir açık mektup yayınladılar.
FRANSIZ TARiHÇiLERiN MEKTUBUNA KULAK VERiN
Mektubun bir bölümü şöyle:
"Özgür bir devlette, bir tarihsel gerçeği tanımlamak ne parlamentonun, ne de yargı erkinin işidir. Devletin siyaseti, gerisinde çok iyi niyetler de olmuş olsa, tarihin politikası değildir.
Özellikle 13 Temmuz 1990, 29 Ocak 2001 ve 23 Şubat 2005 tarihli yasa maddeleri, bu ilkeleri ihlal ederek tarihçinin özgürlüğünü kısmakta ve cezayla tehdit ederek, araması ve bulması gereken şeyi ona söylemekte, ona yöntemler buyurmakta ve sınırlarını saptamaktadır.
Demokratik bir rejime layık olmayan bu yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz."
* * *
Önümüzdeki 12 Ekim 2006 tarihinde karar verecek olan Fransız parlamentosu, onları dinleyecek mi acaba?
KENiZE MURAD
Yargıladınız
Kenize Muradın "Yargıladınız" dediği, islam tarihi ve Müslümanlar ile Batı arasındaki ilişkiler konusunda uzman olan Bernard Lewis, Princeton Üniversitesinin Yakın Doğu Araştırmalar Kürsüsünde görevli. 1916 Londra doğumlu olan Lewis, özellikle Osmanlı tarihi konusunda otorite kabul ediliyor ve kendisi "savaş sonrasında islam ve Ortadoğu konusunda en etkin tarihçi" olarak sayılıyor. Lewis, 1993 yılında Le Monde Gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir soykırım olmadığını, savaşın bir yan ürünü olduğunu söylemişti. Pariste bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.
Susturdunuz
Kenize Muradın "Susturdunuz" dediği, 1998 den beri College de France da tarih profesörü olarak görev alan Gilles Veinsteinın da uzmanlık alanı Osmanlı tarihi. Türk tarihi bölümünün başkanı olan Veinstein, 1915 olaylarının soykırım olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmişti. Ardından da sessizliğe bürünmüştü.
fransanın türklere karşı uyguladığı baskıya (sözde ermeni soykırımı noktasında) isyan etmiş ve fransa parlamentosuna karşı manifesto gibi şu yazıyı yazmıştır; "Fransa Parlamentosunun bu girişimi, entelektüel terörizmdir. Stalin ve Hitlerin başvurduğu yöntemlerdir" BU kadarı da fazla! Avrupanın küstahlık ve kötü niyeti, sınırlarının sonuna varmış durumda.
Ama Türkiye, kesin olmayan Avrupa Birliği üyeliğinin muhtemel yararları uğruna bile olsa Avrupanın dayatmaları karşısında boyun eğemez.
Dün, Avrupa Parlamentosu temsilcisi, Türiye’nin Avrupa Birliği üyesi olabilmesi için "Ermeni soykırımı"nı kabul etmesini bir koşul olarak öne sürdü.
Bu yetmiyormuş gibi, Rum Pontus ve Süryani soykırımlarının kabul edilmesini de bol keseden istedi. (Kimileri de olası bir "Kürt soykırımı" iddiasının eli kulağında olduğunu anımsatıyorlar.)
HOLLANDADAKi TÜRKÜN ONUR DERSi
Bugün, Hollandanın iki büyük siyasal partisi, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmedikleri gerekçesiyle Türk kökenli Hollandalı adaylarını seçim listelerinden çıkardılar.
ilkin, aydın onuru uğruna siyasal geleceklerinden vazgeçme cesareti gösterdikleri için bu insanları kutlamamız gerek.
Kimi "aydınlar"a esin kaynağı olması gereken bir aydın onurundan söz ediyorum!
Aslına bakarsanız, her iki yanda ciddi tarihçiler (tabii ki militan olmayanlar), soykırım olmuş olsun ya da olmasın, "soykırım"ı kabul etmek yerine hepimizin okumamız, araştırma yapmamız, bilgi edinmemiz, hoşgörü içinde tartışmamız gerektiği konusunda birleşmektedirler.
ELEŞTiRiYORSUNUZ AYNISINI YAPIYORSUNUZ
Bilgi sahibi olmadan onaylayan, dahası yasa çıkartıp cezalandıran bazı Avrupa hükümetleri, kendi ilan ettikleri düşünce ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle tam anlamıyla çelişki içinde bulunmaktadırlar.
Türkiye, Ermeni soykırımı olduğunu söyleyen ya da yazan kişileri yargıladığı için kınanıyor.
Ama Fransa da soykırım olmadığını söyleyenleri yargıç önüne çıkartarak aynı şeyi yapmaktadır.
YILLARCA ÖLÜM TEHDiTLERi ALDILAR
En ünlü Osmanlı tarihi uzmanı Amerikalı Bernard Lewis, soykırım değil, iç savaş sırasında katliam olduğunu söylediği için Fransız mahkemesi tarafından mahkûm edildi.
Bir başkası, seçkin Osmanlı tarihi uzmanı Fransız Gilles Veinstein, araştırmalarının sonucuna dayanarak soykırım olmadığını yazdığı için meslek hayatının tehlikeye düştüğünü gördü.
Kendisi ve ailesi yıllarca ölüm tehdidi aldı.
Bundan sonra da bu konuda ağzını açamadı.
iNSANI SUSTURMAK ENTELEKTÜEL TERÖRiZM
insanları korkutarak bir konuda konuşmasını ya da yazmasını engellemeye "entelektüel terörizm" adı verilir.
Üstelik bu, insan hakları ve ifade özgürlüğü şampiyonu olan bir ülkede olmaktadır.
Daha da beteri, Ermeni soykırımını kabul etmeyenleri beş yıla kadar hapisle ve on binlerce Euro para cezasıyla cezalandırmayı öngören bir yasa çıkartması için Fransız parlamentosuna büyük bir baskı yapılmaktadır.
Bu türden bir mahkûmiyetin Fransa’da mesleki ve toplumsal bir ölüm anlamına geldiğini ve ayrıca hiçbir gazete ya da yayınevinin sizi yayınlamaya cesaret edemeyeceğini söylemek gerekmez bile.
YOLUNUZ HiTLER VE STALiNiN YOLU
Siyasal çıkarlar doğrultusunda tarihin yeniden yazdırılması, Hitler ve Stalin türünden diktatörlerin her zaman yaptıkları bir şeydir ve bunun büyük felaketlere yol açtığı çok iyi bilinmektedir.
Bundan dolayı, "Ermeni soykırımı"nı kabul etmeyenleri mahkûm etmeyi amaçlayan yasa tasarısına tepki olarak, birkaç ay önce, Fransa nın en büyük tarihçi ve yazarları da aralarında olmak üzere 600 kişi, "Tarih için Özgürlük" adını verdikleri bir topluluk kurdular ve gazetelerde bir açık mektup yayınladılar.
FRANSIZ TARiHÇiLERiN MEKTUBUNA KULAK VERiN
Mektubun bir bölümü şöyle:
"Özgür bir devlette, bir tarihsel gerçeği tanımlamak ne parlamentonun, ne de yargı erkinin işidir. Devletin siyaseti, gerisinde çok iyi niyetler de olmuş olsa, tarihin politikası değildir.
Özellikle 13 Temmuz 1990, 29 Ocak 2001 ve 23 Şubat 2005 tarihli yasa maddeleri, bu ilkeleri ihlal ederek tarihçinin özgürlüğünü kısmakta ve cezayla tehdit ederek, araması ve bulması gereken şeyi ona söylemekte, ona yöntemler buyurmakta ve sınırlarını saptamaktadır.
Demokratik bir rejime layık olmayan bu yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz."
* * *
Önümüzdeki 12 Ekim 2006 tarihinde karar verecek olan Fransız parlamentosu, onları dinleyecek mi acaba?
KENiZE MURAD
Yargıladınız
Kenize Muradın "Yargıladınız" dediği, islam tarihi ve Müslümanlar ile Batı arasındaki ilişkiler konusunda uzman olan Bernard Lewis, Princeton Üniversitesinin Yakın Doğu Araştırmalar Kürsüsünde görevli. 1916 Londra doğumlu olan Lewis, özellikle Osmanlı tarihi konusunda otorite kabul ediliyor ve kendisi "savaş sonrasında islam ve Ortadoğu konusunda en etkin tarihçi" olarak sayılıyor. Lewis, 1993 yılında Le Monde Gazetesine verdiği bir demeçte 1915 yılında Ermenilerin Osmanlılar tarafından öldürülmesinin bir soykırım olmadığını, savaşın bir yan ürünü olduğunu söylemişti. Pariste bir mahkeme bunu Ermeni soykırımının inkarı olarak kabul etmiş ve tarihçiyi sembolik olarak 1 Frank para cezasına çarptırmıştı.
Susturdunuz
Kenize Muradın "Susturdunuz" dediği, 1998 den beri College de France da tarih profesörü olarak görev alan Gilles Veinsteinın da uzmanlık alanı Osmanlı tarihi. Türk tarihi bölümünün başkanı olan Veinstein, 1915 olaylarının soykırım olarak tanımlanamayacağını, bunun Ermeni milisler tarafından kışkırtıldığını söyleyerek Ermeni diasporasının tepkisini çekmişti. Bunların sonucunda Veinstein ölüm tehditleri almış ve meslek hayatı tehlikeye girmişti. Ardından da sessizliğe bürünmüştü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar