bugün
- osuruktan şiirler88
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı26
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar3
- fake sanılmaktan flört edememek3
- diamond bosphorus8
- dolar isterse 100 olsun39
- beybi leydi7
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- nasıl birisiniz15
- kürtler8
- simko320
- g i l d e d l i l y28
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- türk solcusu6
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- güzel kızların mutsuz olması5
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- miras davası5
- kendi memleketinde yabancı hissetmek3
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- manyak olmaya karar verdim6
- boşanma davası ne kadar sürer4
- seküler erkeklerin biraz şey olması3
- çekişmeli boşanma davası4
- zina davasına bakan mahkemelere isim önerileri3
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nah sana oy17
- ankara6
- game of thrones taki kerhaneci16
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- cumhuriyet halk partisi3
- recep tayyip erdoğan3
- kahve içmek2
- duvara karşı3
- yeni parti de bölünebilir10
- gece vakti bir seri katilin arabasına binmek2
- evlenmemek için bir neden söyle3
- nur sürer3
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry9
- vücut geliştiren erkek2
- kliniğe gittim klinikten geldim10
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
" Pencerenin kenarına oturuyor ve dışarıya, tamamiyle boş yere bakıyorum. Yıllarca ve yıllarca orada oturuyorum ve bir şey bana hep bir sonraki an delireceğimi söylüyor. Ama bir sonraki an delirmiyorum ve delirmekten korkmuyorum çünkü delirme korkusu, bir şeye bağlanmam gerektiği anlamına gelir. Yine de hiçbir şeye bağlanmıyorum. Hiçbir şeye bağlanmıyorum fakat her şey bana bağlanıyor. Onlara bakmamı istiyorlar. Şeylerin umutsuzluğuna bakmamı istiyorlar. Penceremin dışında, kalaydan yapılmış gökyüzünün şiddetli yağmuru altında, su birikintisine yürüyüp bir şeyler içen pis köpek gibi izlememi
Mezarlarına düşmeden önce herkesin konuşurkenki yaptığı zavallı çabayı izlememi istiyorlar. Ama zaman yok ki onlar için, zaten düşüyorlar. Ve bu, geri döndürülemez şeylerin beni delirtmelerini istiyorlar ancak sonraki andaysa delirmememi istiyorlar. "
1988 yapımı bela tarr filmi. monolaglar, yağmur, sis, pus, teleferikler, çamur, hüzün, alkol, hayat, bir cam önü ve sigara. ve bence çok güzel bir kadın. bir de adam. stalker'i anımsattı biraz olsun.
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
Bela Tarrın 1988 yılında sinemaya kazandırdığı ağır bir melankoli ile yoğrulmuş, yağmurun, sisin ve köpeklerin eksik olmadığı depresif yapıt. Müzisyen Mihaly vigin müzikleri tam anlamı ile alkol etkisi yaratır, sersemletir. Başarılı ve vurucu bir finali vardır, sanat filmlerinin finalleri genelde sönük kalır ancak bu filmde yönetmen haykırıyor, isyan ediyor gelinen seviyeye. ancak şunu belirteyim werckmeister harmoniak kadar başarılı değil maalesef özellikle planları.
şiir gibi film.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar