bugün
- nervio'nun erkek olması20
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi9
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- özelden muzunu atan yazar14
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları9
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- kıymalı börek5
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı6
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş4
- game of thrones taki kerhaneci18
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- istanbul'a formula 2 ve formula 3 müjdesi2
- iltica27
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu2
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat3
- soğuk odalar3
- etli nohut vs kuru fasulye7
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- bana onu sormayin15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- dede bu saate niye aktif ki8
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- nervionun sevgili yapması8
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- bathory dinlerken kendini bir ahırda bulmak2
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- anın görüntüsü26
- emre aydın bunalımdan çıkarsa olabilecekler2
- sarapci koala hatayi6
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- fatma betül sayan kaya44
- renkli gözlü insanlar7
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- silvermist15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- izmir bombası7
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- 2 2 milyar tl5
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- akp seçmeni18
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- ibnelik yapmak4
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
" Pencerenin kenarına oturuyor ve dışarıya, tamamiyle boş yere bakıyorum. Yıllarca ve yıllarca orada oturuyorum ve bir şey bana hep bir sonraki an delireceğimi söylüyor. Ama bir sonraki an delirmiyorum ve delirmekten korkmuyorum çünkü delirme korkusu, bir şeye bağlanmam gerektiği anlamına gelir. Yine de hiçbir şeye bağlanmıyorum. Hiçbir şeye bağlanmıyorum fakat her şey bana bağlanıyor. Onlara bakmamı istiyorlar. Şeylerin umutsuzluğuna bakmamı istiyorlar. Penceremin dışında, kalaydan yapılmış gökyüzünün şiddetli yağmuru altında, su birikintisine yürüyüp bir şeyler içen pis köpek gibi izlememi
Mezarlarına düşmeden önce herkesin konuşurkenki yaptığı zavallı çabayı izlememi istiyorlar. Ama zaman yok ki onlar için, zaten düşüyorlar. Ve bu, geri döndürülemez şeylerin beni delirtmelerini istiyorlar ancak sonraki andaysa delirmememi istiyorlar. "
1988 yapımı bela tarr filmi. monolaglar, yağmur, sis, pus, teleferikler, çamur, hüzün, alkol, hayat, bir cam önü ve sigara. ve bence çok güzel bir kadın. bir de adam. stalker'i anımsattı biraz olsun.
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
Bela Tarrın 1988 yılında sinemaya kazandırdığı ağır bir melankoli ile yoğrulmuş, yağmurun, sisin ve köpeklerin eksik olmadığı depresif yapıt. Müzisyen Mihaly vigin müzikleri tam anlamı ile alkol etkisi yaratır, sersemletir. Başarılı ve vurucu bir finali vardır, sanat filmlerinin finalleri genelde sönük kalır ancak bu filmde yönetmen haykırıyor, isyan ediyor gelinen seviyeye. ancak şunu belirteyim werckmeister harmoniak kadar başarılı değil maalesef özellikle planları.
şiir gibi film.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar