bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz22
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sabah tostu3
- penis boyu takıntısı5
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- recep tayyip erdoğan13
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- düş sokağı sakinleri4
- akp de fon krizi tartışmaları3
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- tomtom mahallesi3
- ya bi siktirin gidin15
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlükte bile yalnız olmak10
- üzülünce kime gidersiniz8
- ucan tekme atan hipopotam43
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlük çiftleştirme servisi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- yemek yedikten sonra kusmak9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- nervionun beni engellemesi9
- sezen taş7
- arkadaşlar buldum9
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
- sizce karizma mıyım13
Rivayete göre şöyle bir hikayesi olan ağaçtır...
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. kızın adı tispe delikanlının ki ise piremus idi. bunlar yanyana evlerde otururlardı. birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi. fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. iki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. tispe ağaca piremus dan önce varmıştı. gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi tispe nin esarpını parçalıyordu. o an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın tispe yi öldürerek yediğiydi. tispe siz yaşayamazdı. aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. piremus un cansız vucudu yerdeydi ve elinde tispe nin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. ilk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. ama esarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmisti. ve onun öldüğünü düşünen piremus askı uğruna canına kıymıştı. tispe bir an bile düşünnmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. eğer piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. birden vücudu piremusun bendeninin üstüne yığıldı. o anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzlestirmek istediler ve bu ciftin üstünde duran agacı bunların askına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvelerine tispenin gözyaslarını ise ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini (piremusun kan lekesini) dut ağacının yaprakları (tispenin gözyasları) temizler.. bilirmisiniz dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz.
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. kızın adı tispe delikanlının ki ise piremus idi. bunlar yanyana evlerde otururlardı. birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi. fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. iki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. tispe ağaca piremus dan önce varmıştı. gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi tispe nin esarpını parçalıyordu. o an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın tispe yi öldürerek yediğiydi. tispe siz yaşayamazdı. aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. piremus un cansız vucudu yerdeydi ve elinde tispe nin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. ilk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. ama esarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmisti. ve onun öldüğünü düşünen piremus askı uğruna canına kıymıştı. tispe bir an bile düşünnmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. eğer piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. birden vücudu piremusun bendeninin üstüne yığıldı. o anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzlestirmek istediler ve bu ciftin üstünde duran agacı bunların askına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvelerine tispenin gözyaslarını ise ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini (piremusun kan lekesini) dut ağacının yaprakları (tispenin gözyasları) temizler.. bilirmisiniz dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar