bugün
- sözlüğün kırbacı9
- hilafetin türklere faydası8
- kibarhergele7
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- kız sanılan yazarlar6
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi6
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- yazarların sağlık sorunları7
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- pforzheim şu an 10 derece3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- kasımpaşa2
- galatasaray4
- futbol8
- ucan tekme atan hipopotam43
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- tai lung2
- özgür özel'in mersin de tutuklu başkan ziyareti2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- uyuyan insanın asıl amacı3
- togg5
- erecto birader ile edirne ciğer tavası yemek2
- karmanın tam iyi çalışmaması2
- sinek as6
- mezar taşına karekod yaptırmak2
- penis boyu takıntısı6
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- insanların durduk yere birbirine ayar vermesi2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- ya bi siktirin gidin15
- tomtom mahallesi4
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- uzaylıların insanları belgeselde izlemesi2
- gölgenizin peşinizi bırakmaması2
- hurma gözlüm2
- dün biri gidicem diyordu2
- salllama ladino konuşuyoruz2
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- cemil tugay12
- biri için düşünülen kötü şeyin başa gelme ihtimali2
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- gülüşü çirkin insan2
Rivayete göre şöyle bir hikayesi olan ağaçtır...
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. kızın adı tispe delikanlının ki ise piremus idi. bunlar yanyana evlerde otururlardı. birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi. fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. iki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. tispe ağaca piremus dan önce varmıştı. gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi tispe nin esarpını parçalıyordu. o an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın tispe yi öldürerek yediğiydi. tispe siz yaşayamazdı. aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. piremus un cansız vucudu yerdeydi ve elinde tispe nin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. ilk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. ama esarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmisti. ve onun öldüğünü düşünen piremus askı uğruna canına kıymıştı. tispe bir an bile düşünnmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. eğer piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. birden vücudu piremusun bendeninin üstüne yığıldı. o anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzlestirmek istediler ve bu ciftin üstünde duran agacı bunların askına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvelerine tispenin gözyaslarını ise ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini (piremusun kan lekesini) dut ağacının yaprakları (tispenin gözyasları) temizler.. bilirmisiniz dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz.
bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. kızın adı tispe delikanlının ki ise piremus idi. bunlar yanyana evlerde otururlardı. birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi. fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. iki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. tispe ağaca piremus dan önce varmıştı. gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. korkarak bi mağaraya doğru koşmaya başladı. farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. o sırada piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı. kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi tispe nin esarpını parçalıyordu. o an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın tispe yi öldürerek yediğiydi. tispe siz yaşayamazdı. aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. piremus un cansız vucudu yerdeydi ve elinde tispe nin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. ilk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. ama esarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmisti. ve onun öldüğünü düşünen piremus askı uğruna canına kıymıştı. tispe bir an bile düşünnmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü. onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. eğer piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. birden vücudu piremusun bendeninin üstüne yığıldı. o anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzlestirmek istediler ve bu ciftin üstünde duran agacı bunların askına adadılar. piremusun kanını bu ağacın meyvelerine tispenin gözyaslarını ise ağacın yapraklarına verdiler. o günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini (piremusun kan lekesini) dut ağacının yaprakları (tispenin gözyasları) temizler.. bilirmisiniz dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar