bugün
- sokakta kavga teknikleri11
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- pişisel gelişim5
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- tekne turu12
- sözlük kızlarının çok sinirli olması4
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- özelde çalışmak3
- pişi vs revani3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- takipçi satın almak3
- true'nin çaylak olması7
- benkimki6
- askeri ücretle evlenebilir mi6
- ağırlık çalışmak3
- yeni parti56
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- bir yazarın zekasına hayran olmak5
- browni kek3
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- galatasaray3
- yazarların okuduğu bölümler2
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- nickten isim tahmini yapmak72
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- gammaz çetesi9
- imam maaşları4
- parlak tenli kadın2
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- sıcakta bisikletle gezmek2
- çikolata soslu ıslak kek4
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- aykirikadin7
- günün şiiri3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- betray me2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- haldır şaldır2
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- borsa3
"halden hale giren dumanlar gibi"
+eveeeet, televizyonlarını yeni açan izleyicilerimiz içiin bi kere daha hatırlatalıım efendiiiim.
-hah dur niyazi bizden bahsediyo...
+lan ne diyon kadın bütün gün ünlüler çiftliği izlemekten kafan mı sulandı? allaaa allaaaaa...
-öyle deme bey, insan kendini bi gruba ait hissediyo.
+senin safın belli gözelim. gerektiğinde rakımı hazır edecek, gerektiğinde ayağımı yıkayacaksın. yeri gelecek beni yormadan yumruğuma çarpıp kafanı yere sürteceksin. şimdi ait olduğun grubu anladın mı benim gözel karıcım?
-sir, yess sirrr.
+aferin, şindi git rakımı getir.
-hah dur niyazi bizden bahsediyo...
+lan ne diyon kadın bütün gün ünlüler çiftliği izlemekten kafan mı sulandı? allaaa allaaaaa...
-öyle deme bey, insan kendini bi gruba ait hissediyo.
+senin safın belli gözelim. gerektiğinde rakımı hazır edecek, gerektiğinde ayağımı yıkayacaksın. yeri gelecek beni yormadan yumruğuma çarpıp kafanı yere sürteceksin. şimdi ait olduğun grubu anladın mı benim gözel karıcım?
-sir, yess sirrr.
+aferin, şindi git rakımı getir.
toprak öyle bitip tükenmez, dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
nazım hikmet ran
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
ve ayın altında kağnılar
yürüyordu akşehir üzerinden afyon`a doğru.
nazım hikmet ran
ateşböceklerine benzerler. karanlıktayken saçtıkları ışıltılarıyla bizi büyülerler, aydınlığa çıktıklarında ise hayal kırıklığına uğratırlar, sürekli olarak kusurlarını ararız..
-hayatın olmazsa olmazlarından çoğalabilmek adına.
-varlıklarından çok memnun olduğum insan çeşidi.
-varlıklarından çok memnun olduğum insan çeşidi.
kin tutan varlıklardır. mesela erkek erkeğe bir ortamda arkadaşınıza ''lan saçın götüme benzemiş'' derseniz ortamdakiler güler, arkadaşınız küfür eder olay kapanır. ama aynı şeyi bir kadın diğer bir kadına söylerse olay asla orada kalmaz. mutlaka başka bir yerde intikam alma, itin götüne sokma çabaları olacaktır. bu kinci, alttan alamayan yapıları nedeniyle hemcinsleriyle olan dostlukları erkeklerin dostlukları kadar sağlam olmaz.
güzellikleriyle erkeklere herşeyi yaptırabilecek ama kesinlikle yapmamaları gereken şeylerinde olduğu kişilerdir.
(bkz: tabikide araraba kullanmakkkkkk)
(bkz: tabikide araraba kullanmakkkkkk)
bir özdemir asaf şiiri.
Kendilerini kendileriyle aldatanlar
Kocalarını başkalarıyla aldatanlar
Kocalarını kocalarıyla aldatanlar
Kocalarını kendileriyle aldatanlar
Kocalarını başkalarıyla aldatanlar
Kendilerini kocalarıyla aldatanlar
Kendilerini kendileriyle aldatanlar
Kocalarını başkalarıyla aldatanlar
Kocalarını kocalarıyla aldatanlar
Kocalarını kendileriyle aldatanlar
Kocalarını başkalarıyla aldatanlar
Kendilerini kocalarıyla aldatanlar
(bkz: kadınlar maymun gibidir)
(bkz: teknoloji kabızı)
durdan anlamazlar, sustan anlamazlar, yoktan anlamazlar. *
hayatın tuzu biberi, bazen yasama sevinci bazen intihar sebebi ama hersyi borclu olduğumuz yüce yaratıklar.
anlaşılması zor olan, sanki anlaşılmamak için yaşayan cinsiyet.
(bkz: meteorlar)
çoğu gerekli ve akıllı olan ,işe yararlılığı erkek 'ırk' ına ve neslin devamına yardımıyla tanımlanamayacak 'ırk'.
türk kadınını en iyi şekil de anlatan hasan hüseyin korkmazgil'in şiiri.
bilemezler avcının kim oldugunu
sezmişler düşmanın kokusunu
kadınlar , kadınlar daglara dogru
özlemlerle acılarla bir anadolu..
bilemezler avcının kim oldugunu
sezmişler düşmanın kokusunu
kadınlar , kadınlar daglara dogru
özlemlerle acılarla bir anadolu..
(bkz: üstün ırk)
(bkz: kadinlari inceleyelim)
(bkz: goodfellas) filminde vurgulandigi uzere; kocasinin guclu ve zengin olmasini arzulayan, ama bunun nasil oldugu, ne sekilde kazanildigi onlar icin onemli olmayan varliklar.. bir restoranda saygi gorup, sira beklemeden en on masa sizin emrinize veriliyor, ya da alisverise gidiyorum, para lazim dendiginde destelerce para onunuze atiliyorsa o erkek cekicidir mafya bile olsa.. hayir bu boyle degil onemli olan kisilik diyen kismi ise, "zengin ve guclu olsun da nasıl olursa olsun ama ayrica hem de kisilikli olsun kotu mu olur?" demek isteyenleridir aslinda.. (bkz: erkegi seksi yapan unsurlar)
ayrica:
(bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
ayrica:
(bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
çok güzel kadınlar vodka gibidir.içmesi çok hoştur.ancak kendini fazla kaptırırsan çok kötü çarpar sonunda da kusarsın.
çok güzel olmayan fakat diyalog kurmanın zevkli olduğu kadınlar ise rakıya benzer.ilk defa içtiğinde acı gelir.yavaş yavaş tatlanır.muhabbet dersen vardır.
sonunda çok güzel çakır keyif olursun, tam kıvamına gelirsin.
hem güzel hem de muhabbeti güzel kadınlar ise 200 yıllık şaraba benzer. hiç kusuru yoktur.elde tutması ve ele geçirmesi çok zordur.içtikçe hayat bir başka gelir insana.
bazense bir erkek karşısında ki kadını 200 yıllık şarap zanneder.zaman geçer sarhoşluk geçtikten sonra bir bakar ki içtiği köpek öldürenmiş. boş yere karaciğerine zarar verdiğini anlar.bir daha ucuz şarap içmeyeceğine ve güçlü olacağına kendine söz verir.ancak bu sözü tutamaz ve alkol dünyasına yeniden kaptırır kendini.
çok güzel olmayan fakat diyalog kurmanın zevkli olduğu kadınlar ise rakıya benzer.ilk defa içtiğinde acı gelir.yavaş yavaş tatlanır.muhabbet dersen vardır.
sonunda çok güzel çakır keyif olursun, tam kıvamına gelirsin.
hem güzel hem de muhabbeti güzel kadınlar ise 200 yıllık şaraba benzer. hiç kusuru yoktur.elde tutması ve ele geçirmesi çok zordur.içtikçe hayat bir başka gelir insana.
bazense bir erkek karşısında ki kadını 200 yıllık şarap zanneder.zaman geçer sarhoşluk geçtikten sonra bir bakar ki içtiği köpek öldürenmiş. boş yere karaciğerine zarar verdiğini anlar.bir daha ucuz şarap içmeyeceğine ve güçlü olacağına kendine söz verir.ancak bu sözü tutamaz ve alkol dünyasına yeniden kaptırır kendini.
kadinlar serbet gibidir, cok sekerlisi genzini yakar adamin.
bejan matur'un bir şiiri.
kadınlar
Mavi dövmeleri
Ve bitmek bilmez yasların çürük izleriyle
Durup ateşe bakıyorlar.
Rüzgâr estiğinde hepsi ürperiyor
Göğüsleri değiyor toprağa
Ellerinde yanan odunlar taşıyan kadınlar
Siyah kazanların pası çökmüş yaşlılığıyla
Dolaşıp duruyorlar.
Ateşin öfkesi kabardığında
Sesler artıyor.
Orada ateş hiç bitmiyor
Söndürmek bir belâ
Göğüsleri pörsüyen kadınlar
Ellerinin korkunç inceliğiyle
Tutacakları odunların sertliğini düşünmekte
Ve susmaktalar.
Sustuklarında yaşları farkedilmiyor
Toprak kokuyor bağırdıklarında
Nereye yaslanacaklarını unuttuklarından
Gözlerini toprağa bırakıyorlar
Çünkü bulutlar gökte kalıcı değil
En içten
Toprağa veriyorlar kendilerini
Ve kokuyorlar arasıra
kadınlar
Mavi dövmeleri
Ve bitmek bilmez yasların çürük izleriyle
Durup ateşe bakıyorlar.
Rüzgâr estiğinde hepsi ürperiyor
Göğüsleri değiyor toprağa
Ellerinde yanan odunlar taşıyan kadınlar
Siyah kazanların pası çökmüş yaşlılığıyla
Dolaşıp duruyorlar.
Ateşin öfkesi kabardığında
Sesler artıyor.
Orada ateş hiç bitmiyor
Söndürmek bir belâ
Göğüsleri pörsüyen kadınlar
Ellerinin korkunç inceliğiyle
Tutacakları odunların sertliğini düşünmekte
Ve susmaktalar.
Sustuklarında yaşları farkedilmiyor
Toprak kokuyor bağırdıklarında
Nereye yaslanacaklarını unuttuklarından
Gözlerini toprağa bırakıyorlar
Çünkü bulutlar gökte kalıcı değil
En içten
Toprağa veriyorlar kendilerini
Ve kokuyorlar arasıra
dandadadan'ın 2. albümünde yer alması muhtemel şarkıdır..
sözlerini de yazayım tam olsun;
taş gibi olmuşlar iyi ki varlar
mis gibi kokmuşlar oyunlar başlar
kapıları açar beyaz vücutlar
kesmedi kesmez yüksek topuklar
kadınlar kadınlar köle olurlar,
kadınlar kadınlar sahip olurlar,
izini sürerler küçük oyunlar,
geceyi severler benim olurlar..
kadınlar kadınlar, sebep oluyorlar,
kadınlar kadınlar, soru soruyorlar,
kadınlar kadınlar, gelip geçiyorlar,
kadınlar kadınlar güzel kokuyorlar..
sözlerini de yazayım tam olsun;
taş gibi olmuşlar iyi ki varlar
mis gibi kokmuşlar oyunlar başlar
kapıları açar beyaz vücutlar
kesmedi kesmez yüksek topuklar
kadınlar kadınlar köle olurlar,
kadınlar kadınlar sahip olurlar,
izini sürerler küçük oyunlar,
geceyi severler benim olurlar..
kadınlar kadınlar, sebep oluyorlar,
kadınlar kadınlar, soru soruyorlar,
kadınlar kadınlar, gelip geçiyorlar,
kadınlar kadınlar güzel kokuyorlar..
mevsimler gibidirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar