bugün
- alttaki yazara bir şey söyle24
- sözlük kızlarının kombinleri6
- antipanik'e bir şey söyle4
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- cenazede gülmek7
- muşlettin amca3
- sahaflık tecrübem5
- su bardağında çay içmek10
- abazan yazarlar2
- şükretmeyen insan7
- hafta sonu ayakları uzatıp evde oturmak2
- pudingi çay kaşığıyla yemek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- izmir izmir olalı böyle hizmet görmedi3
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili7
- hassas bilek sendromu4
- şeytan ibneliği yaymak için kendini düzdürdü2
- insanın düşüncelerinden utanması6
- nasıl başladı nasıl bitti2
- kadir mısıroğlu2
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
- muhterem kardeşim kadir mısıroğlu beyefendi2
- ayılmak için yapılabilecekler3
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması3
- saints row iv2
- atatürk karşıtı siyasi partiler2
- osmanlıcayı abartmak2
- tuvalette ilham gelmesi3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- galiba hamileyim5
- galatasaray 3 kasımpaşa 12
- ilk buluşmaya bmw 535d ile gelen erkek2
- denize girmek4
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- usul adab erkan4
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- parcalandim toparlanamiyorum319
- devrimci kız götü3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- cumartesi saat 11 de sözlükte takılan kızın amacı2
- cumartesi saat 2 de buluşalım mı diyen bir mesaj2
- vazektomi3
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- firavun ahenaton2
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- yüksek enflasyon7
Kadınlar tatlı sözleri severler; Ama tatlandırıcı koyulduğunu anlayacak kadar da zekidirler...
onlara sadece duymak istediklerini söylemek yeterli. gerisini dinlemiyorlar çünkü.
Kadınlar, Kahve gibidir; pişene kadar acı'dır, piştikten sonra mutluluk verir.
Bebek gibidir; önce konuşmasını istersiniz, sonra susmasını..
Deniz gibidir; ne zaman durgun, ne zaman dalgalıdır.. bilemezsiniz!
Sigara gibidir; zararlıdır ama, bırakması zordur.
Otomatik kapı gibidir; ne zaman çarpacağı belli olmaz.
Termos gibidir; her tartışmayı ilk günkü gibi, sıcak tutarlar...
GÜL gibidir; koklandıkça açar, sevildikçe Güzelleşir....!!!!
Bebek gibidir; önce konuşmasını istersiniz, sonra susmasını..
Deniz gibidir; ne zaman durgun, ne zaman dalgalıdır.. bilemezsiniz!
Sigara gibidir; zararlıdır ama, bırakması zordur.
Otomatik kapı gibidir; ne zaman çarpacağı belli olmaz.
Termos gibidir; her tartışmayı ilk günkü gibi, sıcak tutarlar...
GÜL gibidir; koklandıkça açar, sevildikçe Güzelleşir....!!!!
Bilinçaltı geçmişlerinde mağarada yaşamaları ve yalnızca erkeklerin bütün gün avlanıp getirdikleriyle yetinmelerinin yarattığı reaksiyonlar açısından araştırmaları derinleştirdiğimizde, alttaki konu başlıkları ortaya çıkmakta...
1-Neden çok konuşuyorlar?
Mağara yaşamı, dışarıdaki hayata göre çok sıkıcı ve hareketsiz olduğundan erkekler avlanırken doğal olarak kadınlara birbirleriyle konuşmaktan başka bir seçenek kalmamaktadır.. Yalnızca kendi aralarındaki sorunlarla ilgili konuştukları için de , daha sonradan adına "dedikodu" denilen bir tarzın kalıcı hale geldiğini söyleyebiliriz.Bu son derece doğal bir süreçtir...
2-Neden daha şişmanlar?
Erkekler gibi avlanmadıklarından doğal olarak mağara yaşamındaki hareketsizlik şişmanlama sonucunu yaratmaktadır..Asırlardır erkek ırkının bilinç altına "aslında kilolu bayanların daha seksi göründükleri" propagandasını yoğun biçimde yerleştirdiklerinden bu kabul edilebilir bir tablo yaratmıştır...
Evet erkekler balık eti kıvamındaki kadınları daha seksi bulmaktadırlar artık...Bu propaganda bombardımanı "bir dirhem et bin ayıp örter", "yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı" gibi atasözleriyle asırlardır bir beyin yıkama mekanizmasıyla yürütülmüştür..
Buna rağmen erkekler mağaraya geri döndüklerinde "bütün gün mağarada yapılan işlerden çok yorulduklarını ifade ederek üste çıkma davranışları da yine erkekler tarafından kabul edilebilir bir durum dahi yaratmıştır...
Bu duruma gerçekten inanıp bulaşıklara yardım eden erkeklerin kendinden geçmelerini açıklayacak başka bir sebep yoktur...
3-Araba kullanma ve yön tayinindeki zaafiyetlerin sebebi nedir?
Daha önceki yazılarımızda bu konuyu sıklıkla incelediğimizden yalnızca mağara dışında ve at binmediklerinden ötürü günümüze kadar gelen; "yolda yürürken çarpışma-düşme, adres bulamama, buna bağlı aşırı heyecanlanma, kuyruklarda olağanüstü çabuklukla sıra kapma" eylemlerinin tamamının önceki tesbitlerimize bağlı olduğunu hatırlatmakla yetinecegiz...
4-Kapitalist koşullarda para kazanmanın aslında kolay olduğunu niçin ileri sürerler?
Bu da avlanmaya çıkmamalarıyla ilgili bir durumdur.. Avlanmanın nasıl bir maharet gerektirdiğini bilemediklerinden ve avlar sürekli önlerine gelmeye devam ettiğinden bu durumun kolay olduğu kavramı bilinçlerine iyice yerleşmiştir...
alıntı.
1-Neden çok konuşuyorlar?
Mağara yaşamı, dışarıdaki hayata göre çok sıkıcı ve hareketsiz olduğundan erkekler avlanırken doğal olarak kadınlara birbirleriyle konuşmaktan başka bir seçenek kalmamaktadır.. Yalnızca kendi aralarındaki sorunlarla ilgili konuştukları için de , daha sonradan adına "dedikodu" denilen bir tarzın kalıcı hale geldiğini söyleyebiliriz.Bu son derece doğal bir süreçtir...
2-Neden daha şişmanlar?
Erkekler gibi avlanmadıklarından doğal olarak mağara yaşamındaki hareketsizlik şişmanlama sonucunu yaratmaktadır..Asırlardır erkek ırkının bilinç altına "aslında kilolu bayanların daha seksi göründükleri" propagandasını yoğun biçimde yerleştirdiklerinden bu kabul edilebilir bir tablo yaratmıştır...
Evet erkekler balık eti kıvamındaki kadınları daha seksi bulmaktadırlar artık...Bu propaganda bombardımanı "bir dirhem et bin ayıp örter", "yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı" gibi atasözleriyle asırlardır bir beyin yıkama mekanizmasıyla yürütülmüştür..
Buna rağmen erkekler mağaraya geri döndüklerinde "bütün gün mağarada yapılan işlerden çok yorulduklarını ifade ederek üste çıkma davranışları da yine erkekler tarafından kabul edilebilir bir durum dahi yaratmıştır...
Bu duruma gerçekten inanıp bulaşıklara yardım eden erkeklerin kendinden geçmelerini açıklayacak başka bir sebep yoktur...
3-Araba kullanma ve yön tayinindeki zaafiyetlerin sebebi nedir?
Daha önceki yazılarımızda bu konuyu sıklıkla incelediğimizden yalnızca mağara dışında ve at binmediklerinden ötürü günümüze kadar gelen; "yolda yürürken çarpışma-düşme, adres bulamama, buna bağlı aşırı heyecanlanma, kuyruklarda olağanüstü çabuklukla sıra kapma" eylemlerinin tamamının önceki tesbitlerimize bağlı olduğunu hatırlatmakla yetinecegiz...
4-Kapitalist koşullarda para kazanmanın aslında kolay olduğunu niçin ileri sürerler?
Bu da avlanmaya çıkmamalarıyla ilgili bir durumdur.. Avlanmanın nasıl bir maharet gerektirdiğini bilemediklerinden ve avlar sürekli önlerine gelmeye devam ettiğinden bu durumun kolay olduğu kavramı bilinçlerine iyice yerleşmiştir...
alıntı.
Kadınlar kendilerine neler verildiğine değil, onlar için nelerden vazgeçildiğine bakar.
Oscar Wilde.
Oscar Wilde.
Erkek kelimesinin karsiligidir. Bayan ya da karinin dogru olanidir.
Kadınlar kahve gibidir; pişene kadar acıdır, piştikten sonra zevk verir. Kadınlar reçete gibidir; karmaşık ve anlaşılması zor ama mecbur kalırsınız. Kadınlar deniz gibidir; ne zaman durgun ne zaman dalgalıdır bilemezsiniz. Kadınlar trafik canavarı gibidir; bir anlık dargınlık hayatınıza mal olabilir.
alıntı.
alıntı.
peruk, takma kirpik kullanırlar, özel sütyenlerle göğüslerini büyük gösterirler. Sonra da "Artık gerçek erkek kalmadı" diye şikayet ederler.
(bkz: Charles bukowski)
en çok da terk edince ya da terk edilince saçlarını boyatırlar. çünkü bir başkası olmak isterler. ruhları onlara ağır gelir bazen...
kendilerini seven adamlardan hoşlanmazlar. Kadınlar ulaşamadıklarına tutulur, onlar için mücadele eder, elinin altındakini de her ihtimale karşı hazırda tutar, onları bütünüyle kaybetmek istemezler. Ne kadar akıllı olursa olsun, kalbi ve aklı arasında kalan bir kadın, doğruyu bilmesine rağmen yanlışa gider. Düşer dizlerinin üstüne, oturur kendi haline acır...
Kadınlar asla iyi adam sevmezler...
Kadınlar asla iyi adam sevmezler...
insan populasyonunun dişi üyesi.
her birinin içinde bir tane kezban, bir tane havva vardır. ama kendilerinden hiç yoktur.
havva ile kezban'ın mücadelesi... tüm sorun bu.
biz ademlere düşen ise, kaburgalarımızdan yeni havvalar yaratıp onların kezbanlaşmamasını sağlamak. yani onlara muhtaç değiliz...
havva ile kezban'ın mücadelesi... tüm sorun bu.
biz ademlere düşen ise, kaburgalarımızdan yeni havvalar yaratıp onların kezbanlaşmamasını sağlamak. yani onlara muhtaç değiliz...
sürekli objeleştirildiklerini söyleyip bundan şikayet eden kendini dünyanın merkezinde gören ruhu fahişelerle dolu olan toplum.
not: bu entryde bahsi geçen 80 ve 90 sonrası nesildir.
not: bu entryde bahsi geçen 80 ve 90 sonrası nesildir.
çiçektirler.
ayrı ayrı herbir tanesinin şahsına münasır özellikleri olan, tek tek, ince ince işlenmesi gereken unutulduğunda hiçbir boka benzemeyen, hep hatırlandığında ve itina edildiğinde parıl parıl parlayan inci taneleridir.
(BiRi HARiÇ...)
(BiRi HARiÇ...)
"Kendileriyle ilgili gerçekleri bildiklerinden, bu gerçeklerin ne kadarının karşılarındaki erkek tarafından sezildiği konusunda hep içlerinde bir kuşku taşırlar."
(bkz: ahmet altan)
(bkz: ahmet altan)
Waffle'ın içine konan siyah beyaz çikolata gibidir. Vişnenin çekirdeği, portakalın kabuğu gibidir. Kokoreçin tuzu, köftenin baharatı gibidir...ler..
"her duygunun en saf halini isteyen kadınların şehvetin en saf halini aşağılamaları, şehveti yaşamak için sevişmenin başlamasını beklemeleri, ilk düğmenin çözülmesinden önce mutlaka bazı kurallara uyulmasını istemeleri, en aykırısı, en 'ahlaksız' ilişkileri bile kuralların ve kendince bir 'ahlakın' içine sokar, tertemiz ve sınırsız bir heyecanı ezberlenmiş bir yakınlaşmanın için hapsedip onu evcilleştirir."
(bkz: ahmet altan)
(bkz: ahmet altan)
"Kadın Hak Nurudur, Sade Sevgili Değil, Sanki Yaratıcıdır, Yaratılmış Değil / MEVLANA(Mesnevi/ C.1, B.2437.
Guzel kadin gozu, iyi kadin gonlu oksar. ( napolyon )
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar