bugün
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- queen ravenna ve cinleri14
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- sonbahar depresyonu3
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- çomarların tartışamaması3
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması6
- kuru patlıcan dolması4
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- tavuğun neden kanatları var11
- zamdan önce gelen petrol gaz haberleri3
- çok sıkıcısın be sözlük4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- bilinçaltı2
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- kendi hayatının figüranı olmak4
- büyü yapmak4
- yurtdışı çıkış harcı2
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- taliban7
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı4
- bilinçaltı katmanı düşmüş meleklerin alanıdır2
- iğrenç askerlik anıları2
- rastgele kitap sayfaları açıp okumak3
- queen ravenna'nın değişimi3
- karanlık astral eterdeki tekillik zihni3
- insanın bir gün anlaşılacağını beklemesi3
- bugünü yaşama arzusu2
- youtube öneri motoruyla zihin programlama2
- ulu sözlükte artan astral karanlık enerji3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- izmir3
- bilmiyorum2
- kulaklık6
- bilinçaltına sızıp kontrolü devralmak2
- dünya adaletli bir yer midir3
- 100 bin lira3
- afganistan4
- vişneli tayfır2
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- pandela 38
- bağlamanın zıtlıklardan beslenen doğası2
- izmir yanıyor3
- erkeklere doğum izninin 3 gün olması5
- kendinizi en iyi ne zaman hissediyorsunuz3
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi
Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge.
Bu çizelgedeki yer.
Bu çizelgedeki yer.
Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm
Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip
(bkz: kadro dergisi)
atatürk'ün de desteğiyle, kemalist ideolojiyi oluşturmak ve yaymak amacıyla 1932 yılında yayına başlayan kadro dergisi chp ile kemalizmin tanımı hususuda ters düştüğü için yine mustafa kemal'in talimatıyla 1935 yılında kapatılmıştır. kadroculara göre kemalist ideolojinin dayandığı iki temel ilke anti-emperyalizm ve anti-kapitalizmdir. yayında kaldıkları süre boyunca kemalist ideolojiyi bu iki ilke üzerine kurmaya çalışan kadro dergisi kurucularının (bkz: kadrocular)bazıları (bkz: vedat nedim tör)sscb'de eğitim görmüş ve marksizimle tanışmış yazarlardır. kemalist ideolojiyi de bu doğrultuda oluşturmaya çalışmışlardır. bu nedenle bu yazarlar kimileri tarafından komünistlikle suçlanmış, kimileri tarafından ise sosyalizme ihanet ile suçlanmıştır.
bisikletin iskeleti, örnek olarak bir sedona kadrosu;
http://img503.imageshack....age=sedona20karbonjq4.jpg
http://img503.imageshack....age=sedona20karbonjq4.jpg
kominist ve sosyalist olmasalarda türkiyede mevcut devletçilik yapısını kominist temellerle sekillendirmek amacını güttükleri gerekçesiyle kapatılmıstır. kadro dergisi ne sovyet proleterya sistemi nede fransız burjuvazi hareketini sınıf imtiyazının olmadığı bir bir yapıyı işaret ederken, liberalizme ağır eleştirilerde bulunmuş zamanla bulundukları çizgiyi tutturamayıp farkında olmadan sosyalist yapıyı işaret etmişlerdir. *
ilk sayının başyazısıdır
--spoiler--
Türkiye, bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp durmadı.
Bugüne kadar geçirdiğimiz hareketler, şahit olduğumuz muazzam kıyam manzaraları, onun yalnız bir safhasıdır. Bir ihtilâl geçirdik. ihtilâl inkılâbın gayesi değil, vasıtasıdır.
Bu ihtilâl safhasında dursaydık inkılâbımız akim kalırdı. Halbuki o, genişliyor, derinleşiyor. O
henüz son sözünü söylemiş, son eserini vermiş değildir. Tesviye edilmiş bir zemin üstünde yarınki Türk cemiyetinin, kendine has ve kendine uygun binası kuralabilmek için, inkılâbımız, derinleşme ve genişleme istikametindedir.
inkılâp bitaraf bir nizam değildir. Onun içinde yaşayanların, taraftar olsunlar veya olmasınlar, ona intibak etmeleri lâzımdır. inkılâp, ona taraftar olanların iradelerine, taraftar olmayanların iradelerinin, kayıtsız ve şartsız, bağlanması demektir.
inkılâbın irade ve menfaati, inkılâbı duyan ve yürüten azlık, fakat şuurlu bir avangardın, azlık fakat ileri bir KADROnun iradesinde temsil olunur. Bu kadro, inkılâbın şeniyetinden çıkarılan ve onun seyrine uygun bir şekilde izah edildikçe şekilleşen ve nazariyeleşen prensipleri kendine şuur edinir. inkılâbın derinleşmesi demek, her şeyden evvel, bu prensiplerin ve onların ifadesi olan inkılâp ahlâk ve disiplinin, ileri kadronun dimağından genç neslin, şehir halkının ve köylünün dimağına inmesi ve yerleşmesi demektir.
Türkiye bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp kendine prensip ve onu yaşatacaklara şuur olabilecek bütün nazarî ve fikrî unsurlara maliktir. Ancak bu nazarî ve fikrî unsurlar inkılâba iDEOLOJi olabilecek bir fikriyat sistemi içinde terkip ve tedvin edilmiş değildir. Gerek millî mahiyeti gerek beynelmilel şümul ve tesirleri itibarile, tarihin en manalı hareketlerinden biri olan inkılâbımızın, zatinde mündemiç bu ileri fikir ve prensip unsurlarını, şimdi inkılâbın seyri içinde ve onun icaplarına uygun bir şekilde izah işi, bugünkü Türk inkılâp münevverliğine düşen vazifelerin en acil ve en şereflisidir. inkılâbımızın, her biri ayrı ayrı kıymettar ve orijinal olan bu fikir ve nazariye unsurları birer birer izah edildikçe, bu esaslar inkılâp nesli için kriteryumlar olacak, yeni ve startdartlaşmış inkılâpçı tip böyle doğacaktır. Bu tip her nerede, her ne şerait altında olursa olsun, karşılaştığı her inkılâp sahasında, ayni hadiseyi ayni kriteryumlara vuracak, ayni ölçülerle düşünecek, ayni neticelere varacak, ve inkılâbın kendisine has CiHANi TELÂKKi TARZI böyle vücut bulacaktır.
Hülâsa; Cihanın bin bir çeşit hadisata gebe olan bugünkü esrarengiz gidişi içinde, mukadderatını kendi inkılâbının mukadderatına bağlayan inkılâp neslimizin muhtaç olduğu inkılâp şevkini her zaman uyanık tutmak ve inkılâbımızın bir bakışta idrakimizi durdurur gibi görünen coşkun ve mürekkep cereyanına daima hâkim kalabîlmek için, onun prensiplerini hududu muayyen kriteryumlar şeklinde bilmeye, benimsemeye ve benimsetmiye mecburuz.
KADRO, BUNUN içiN ÇıkıYOR.
--spoiler--
--spoiler--
Türkiye, bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp durmadı.
Bugüne kadar geçirdiğimiz hareketler, şahit olduğumuz muazzam kıyam manzaraları, onun yalnız bir safhasıdır. Bir ihtilâl geçirdik. ihtilâl inkılâbın gayesi değil, vasıtasıdır.
Bu ihtilâl safhasında dursaydık inkılâbımız akim kalırdı. Halbuki o, genişliyor, derinleşiyor. O
henüz son sözünü söylemiş, son eserini vermiş değildir. Tesviye edilmiş bir zemin üstünde yarınki Türk cemiyetinin, kendine has ve kendine uygun binası kuralabilmek için, inkılâbımız, derinleşme ve genişleme istikametindedir.
inkılâp bitaraf bir nizam değildir. Onun içinde yaşayanların, taraftar olsunlar veya olmasınlar, ona intibak etmeleri lâzımdır. inkılâp, ona taraftar olanların iradelerine, taraftar olmayanların iradelerinin, kayıtsız ve şartsız, bağlanması demektir.
inkılâbın irade ve menfaati, inkılâbı duyan ve yürüten azlık, fakat şuurlu bir avangardın, azlık fakat ileri bir KADROnun iradesinde temsil olunur. Bu kadro, inkılâbın şeniyetinden çıkarılan ve onun seyrine uygun bir şekilde izah edildikçe şekilleşen ve nazariyeleşen prensipleri kendine şuur edinir. inkılâbın derinleşmesi demek, her şeyden evvel, bu prensiplerin ve onların ifadesi olan inkılâp ahlâk ve disiplinin, ileri kadronun dimağından genç neslin, şehir halkının ve köylünün dimağına inmesi ve yerleşmesi demektir.
Türkiye bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp kendine prensip ve onu yaşatacaklara şuur olabilecek bütün nazarî ve fikrî unsurlara maliktir. Ancak bu nazarî ve fikrî unsurlar inkılâba iDEOLOJi olabilecek bir fikriyat sistemi içinde terkip ve tedvin edilmiş değildir. Gerek millî mahiyeti gerek beynelmilel şümul ve tesirleri itibarile, tarihin en manalı hareketlerinden biri olan inkılâbımızın, zatinde mündemiç bu ileri fikir ve prensip unsurlarını, şimdi inkılâbın seyri içinde ve onun icaplarına uygun bir şekilde izah işi, bugünkü Türk inkılâp münevverliğine düşen vazifelerin en acil ve en şereflisidir. inkılâbımızın, her biri ayrı ayrı kıymettar ve orijinal olan bu fikir ve nazariye unsurları birer birer izah edildikçe, bu esaslar inkılâp nesli için kriteryumlar olacak, yeni ve startdartlaşmış inkılâpçı tip böyle doğacaktır. Bu tip her nerede, her ne şerait altında olursa olsun, karşılaştığı her inkılâp sahasında, ayni hadiseyi ayni kriteryumlara vuracak, ayni ölçülerle düşünecek, ayni neticelere varacak, ve inkılâbın kendisine has CiHANi TELÂKKi TARZI böyle vücut bulacaktır.
Hülâsa; Cihanın bin bir çeşit hadisata gebe olan bugünkü esrarengiz gidişi içinde, mukadderatını kendi inkılâbının mukadderatına bağlayan inkılâp neslimizin muhtaç olduğu inkılâp şevkini her zaman uyanık tutmak ve inkılâbımızın bir bakışta idrakimizi durdurur gibi görünen coşkun ve mürekkep cereyanına daima hâkim kalabîlmek için, onun prensiplerini hududu muayyen kriteryumlar şeklinde bilmeye, benimsemeye ve benimsetmiye mecburuz.
KADRO, BUNUN içiN ÇıkıYOR.
--spoiler--
2012'den itibaren düşünce hayatımıza yeniden girecek olan, erken cumhuriyet dönemi sosyalist fikir dergilerinden.
DEVLET, YAPACAĞI KAMU GÖREVLERiNE iLiŞKiN OLARAK GEREKSiNiM DUYDUĞU PERSONELi KADROLAR ARACILIĞI iLE BELiRLER. KiŞiLER iSE BU KADROLARA ATANARAK GÖREV YAPARLAR. KADRONUN VARLIĞI GEREKSiNiM DUYULAN BiR GÖREVi GÖSTERiRKEN KADRONUN KALDIRILMASI DEVLETiN O GÖREVE GEREKSiNiM DUYMADIĞI ANLAMINI TAŞIR.
Kamu personel sistemimizde memur istihdamı kadro rejimi esas alınarak düzenlenmiştir. Bu sistemde kadro ön plandadır. Kadro ve buna bağlı kadro unvanı oluşturulur. Unvanın görev tanımı ve kadronun nitelikleri tespit edilir. Buna göre mali ve sosyal hakları belirlenir. Tespit edilen bu niteliklere uygun adaylar ancak bu kadrolara atanabilirler. Biz buna “statü hukuku” diyoruz.
merkezi idarelerde kadrolar kanunla, mahalli idarelerde ise belediye meclisi kararıyla ihdas ve iptal edilir. her yıl bütçede dolu ve boş kadrolar k cetvelinde gösterilir.
Kamu personel sistemimizde memur istihdamı kadro rejimi esas alınarak düzenlenmiştir. Bu sistemde kadro ön plandadır. Kadro ve buna bağlı kadro unvanı oluşturulur. Unvanın görev tanımı ve kadronun nitelikleri tespit edilir. Buna göre mali ve sosyal hakları belirlenir. Tespit edilen bu niteliklere uygun adaylar ancak bu kadrolara atanabilirler. Biz buna “statü hukuku” diyoruz.
merkezi idarelerde kadrolar kanunla, mahalli idarelerde ise belediye meclisi kararıyla ihdas ve iptal edilir. her yıl bütçede dolu ve boş kadrolar k cetvelinde gösterilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar