bugün

leziz bir filmdir.

filmi izlerken junonun karnı büyürken sizin de içinizde sanki bir şeyler büyür. aptal lise geyiklerine maruz kalmayı beklerken başrol oyuncumuzdan iddialı ve eğlenceli replikler duymak filme bağlanmayı sağlıyor. filmde duygusallık hafif bir esinti gibi, ne çok soğuk ne çok sıcak. filmdeki hödük atletizmci bile film sonunda sempatik gelir insana. aldığı ödülleri hakedip haketmediğine dair ahkam kesmektense, son sahnedeki hüzün dolu huzuru yaşamayı es geçmemek gerek.
yunan mitolojisinden araklanmış roma mitolojisinin hera'sıdır. jüpiter'in * karısıdır.
Jüpiter'in ilk kez çok yakından ve çok yüksek çözünürlüklü fotoğraflarını çekebilecek ilk güneş enerjili uzay aracı.
tam da şakaysa hiç komik değil gerçekse çok saçma dedirten cinsten bir film. iki tane veletin evcilik oyununu şahit ettiren boş bomboş bir film. gitti zamanım pişmanım.
görsel
29 Ekim 2018 tarihindeki on altıncı yakın geçişinden bir görüntüdür.
Fırtınalar nedeniyle sarmal şeklinde dönen rengarenk bulut görüntüsüdür.
overrated bir film oldugu su götürmez bir gerçek fakat sırf türk aile yapısına uymuyor diye yerden yere vurmak da mantıksız.

oyunculuklar ve basit bir konunun işleniş biçimi güzel filmde. diyaloglar ve müzikler de eklenince başarılı bir yapım çıkmış.

bir filmin güzel sayılması için içinde 234234 anlam barındırması, ilk izleyişte anlaşılmayıp 2. 3. defa izlettirmesi gerekmiyor. öyle ahım şahım bir film değil fakat, güzel.
"dur şu beğenmemiş, ben de önyargı ile izliyim, ben de beğenmeyeyim" filmi.

"bu film oskar almış, dur şunu bir eleştiriyim de sinemadan anladığımı göstereyim" filmi.

afedersiniz ama şu film oskar almasa, filmi beğenip "yaşasın bağımsız sinema" diye etrafta gezen tipler olacaktı eleştirenleri çoğu.

bir filmde olaylar sizin etrafınızdaki gibi gelişmiyorsa bu onun mantıksız, abartı ve ahlak dışı olduğunu göstermez.

ayrıca juno ile mark arasında ki film ve müzik muhabbetleri on numaradır.
jingle all the way'i -babam söz verdi- diye türkçeye çeviren zihniyetten beklerdim ki bu filmi de "cano" diye vizyono koysun,vizyonumuzu genişletsin.olmadı.kısmet nasip biraz da bu işler...

baş kahranımız cano,problematik bir evliliği bitirip yeniden evlilik kurumuna dahil olmuş öz babası,üvey anası ve kızkardeşi * ile yaşayan,okulun popüler elemanlarından birine aşık ve sevişken bir bünyeye sahip bir hey onbeşli onbeşlidir.bir koltuk üzerinde başlar her şey...cano, nur topu gibi bir bebeğe hamiledir.

filmi abd'ye uçakla 10 saat mesafede bir memlekette seyrederken; olay,olaylara verilen tepkiler,verilmesi gerektiğinde verilmeyen tepkiler vs bir garip karşılanıyor tabii ki...ama orası amerika diyince işin içinden çıkılıyor bir şekilde.
"amaaan,orası amerika canım ya"...

amerika olmaya özenen küçük amerikalar,bir gün büyük amerika olursa peki?
iyi birşeyler hissedebilmek için izlenebilecek ama bundan çok daha fazlasını verebilecek filmdir.
yüzümde tebessüme sebep olan izlenmesi gereken bir film.
bu filmin 4 dalda oscar adayı olması hollywood'un nasıl bir kısırlık içinde olduğunun kanıtıdır bence. kötü film değil tamam, müzikleri ve oyunculukları gayet iyi ama yani böyle filmleri çok değil bundan 5 sene önce çerez niyetine izlerdik biz, izler geçerdik, takdir ederdik. bu da öyle bir film. tipik bir romantik, gençlik komedisi.
artık oscar'ın da bokunun çıktığı çok aşikar olsa da bu kadar da değil be kardeşim, yoksa adam gibi filminiz düzenlemeyin bu sene oscar'ı yada verin hepsini atonement'a gitsin.(bir o hakediyo zira)
bu film 4 dalda oscar'a aday oluyorsa bu tarz filmlerin iyileri; pretty woman mesela, ya da love actually 10 dalda aday olması lazımdı. ama adları bile geçmedi çünkü o zamanlar hollywood bu kadar kısırlaşmamıştı henüz.
başlangıcıyla, şarkılarıyla, diyaloglarıyla, ellen page'in halleriyle tam olarak yeme de yanında yat bir film. sıkıldıkça izle, filmden bunalsan bile renklere bakıp iyi vakit geçirebilirsin öyle bişey.

--spoiler--
kafamda filmle ilgili tek bir muallakta kalan sevimsiz olay var, o da juno'nun vanessa'nın kocasıyla yaşayayazdığı duygusal ilişki. aman allahım, o ne biçim şey olurdu öyle? adamın odasında dansa kalkışmalar falan? neyse ki araya olaylar girdi de konu kapandı. eğer kızla koca adam orda bişeyler yaşasaydı o anda salondan defolur gider, muhtemelen sinema sanatına olan inancımı yitirirdim.
--spoiler--
allen page'in kendisine asik ettirdigi film. galiba 2 numarali natalie portman'imi buldum.
filmin en sonunda juno ve erkek arkadaşını söylediği şarkının sözleri film kadar iyidir.
(bkz: anyone else but you)
sekseninci oscar odul toreninde en iyi orjinal senaryo ödülünü kazanan film.
© copyright 2005 - 2026