bugün
- cumhuriyet bayramı12
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- 29 ekim cumhuriyet bayramı10
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark6
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması2
- alışveriş yapmak2
- ne mutlu türküm diyene2
- eski sevgilinin 29 ekim bayramını kutlamak2
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- yuzırların ekşiye kaçması3
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler4
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- insan aklıyla açıklanamayan konular6
- 29 ekim 20262
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- türkiye cumhuriyeti4
- şiir yazmak4
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak5
- psikolojik wabi sabi nedir2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere4
- acil durumda aranacak kişi6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco4
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar4
- satranç3
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez2
- escort taş mı yesin5
- rafine zevkleri olan erkek12
- istanbul11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- kedilerle uyumak9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- gecenin şarkısı9
- fırında tavuk10
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- salon erkeği10
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- dolapta iki biram var6
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- fenerbahçe9
- giysi fiyatlarının uçması9
- tehafütüt tehafüt2
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- yüzüklerin efendisi5
yıllarca televizyonda, internette, filmlerde yansıtılanlardan dolayı hep çekindiğim, hatta gitmeye korktuğum şehirdi istanbul. taa ki sabah altı buçukta kadıköy rıhtım'a inip, beşiktaş iskelesine doğru yürüyene kadar. karaköy iskelesi ile beşiktaş iskelesi arasında bir boşluk var... haydarpaşa garını, ardından karşıyı görebildiğin. yürürken donakaldım. güneş karşıya vuruyordu. vapurların sesi, martılar... o an korkum bir hayranlığa dönüştü. o sabah soğuğunda, yaklaşık yarım saat farkında olmadan izlemişim istanbul'u. moda sahiline doğru yürüdüm dayanamayıp. ardından dönüp vapurla eminönü iskelesi'ne gittim. kalabalık ama sessizdi vapur. kitap-gazete okuyanlar. müzik dinleyenler. ağzı açık seyreden bir ben vardım sanırım. eminönü'nden galata köprüsünden karaköy'e sonrasında galata kulesine doğru yürüdüm. eski yapılar. yalnızca baltık ülkelerinde var olduğunu sandığım işlenmiş, üzerinde heykelcikler bulundan yapıtlar... çabuk bitmesin diye pudingi çay kaşığıyla yersin ya, küçük ve yavaş adımlarla dolaştım ve çıktım galata kulesine. oradaki manzarayı anlatmaya ne benim türkçem yeter ne de o duyguyu size verebilirim. istiklal caddesine doğru yürüdüm ara sokaklardan. birçok dükkanda müzik aletleri satılan dar ve rengarenk sokaklardan istiklal caddesine çıktım. aslında emin olamadım ilk çıktığımda. orada mıyım? değil miyim diye çok düşündüm... yerde tramvay raylarına dikkat edince anladım aslında orada olduğumu. sağlı sollu birbirinden farklı ve güzel, yenili eskili yapılar... turkcell yazıları olmasa her yerde keşke. onlar çok sinirimi bozdu. bence daha sadeleştirilebilir. çok renkli ve büyük tabelalar-billboardlar var. yapıların güzelliği kimi reklamların arkasında sönük kalıyor. taksim meydanına dönüyor olduğumu farkettiğim an kalbim yerinden çıkacak gibiydi. sadece yarım saat öyle oturup insanları seyrettim. taksim meydanını seyrettim... ardından metroyla kabataş-ortaköy... caminin restorasyonda olması beni çok üzdü, ama hep filmlerin en tatlı yerlerine koydukları o ortaköy'den boğaz manzarası... kumpir... müthişti ya. ardından tramvayla kapalı çarşı tarafına gittim. sultanahmet-ayasofya... güzelliklerini anlatacak kelimeleri bulamadığım için sadece isimlerini yazıp geçiyorum. zaten anlatabilenler ya iyi yazarlar, ya ünlü şairler veya söz yazarları. topkapı sarayı yine öylesine güzeldi. sirkeci ise gördüğüm en eğlenceli yerlerden biriydi. esnaf, insanlar. sadece onları izlemek için bir ara sokakta oturup çay içtim. parayla bir çay sattılar ama bedavaya içimi mutlulukla doldurdu oradaki insanlar. ardından yine eminönü iskelesine yürüyüp oradan üsküdar'a gün batımını ve kız kulesini izlemeye gittim. bir çok kez gün doğumu ve gün batımına tanıklık ettim ülkenin ve avrupa'nın farklı yerlerinde. üsküdar'daki en güzeliydi. ardından kadıköy'e rıhtıma, oradan da konakladığım hostele döndüm.
bu benim o çok korktuğum istanbul'daki ilk günümdü. kelimelere ancak bu kadar dökebildim. anlatamadım bile güzelliğini. en son vapurla üsküdar'a giderken dedim hatta kendi kendime;''istanbul'u kimse bize anlatamamış.'' içim hala mutluluk dolu. sanırım hiç bir zaman orada yaşamayacağım. ama belli sürelerle ziyaret edeceğim. çok özleyeceğim. bir yerli turist olarak söyleyebileceklerim bunlar. istanbul'da yaşayanlara sıkıcı gelebilecek olan bu yazı, istanbul'u ilk defa görecek olanlara bir rota olabilir. binlerce yıllık bu şehri en geç görenler sıralamasında bulunuyorum. her şeye rağmen memnunum.
bu benim o çok korktuğum istanbul'daki ilk günümdü. kelimelere ancak bu kadar dökebildim. anlatamadım bile güzelliğini. en son vapurla üsküdar'a giderken dedim hatta kendi kendime;''istanbul'u kimse bize anlatamamış.'' içim hala mutluluk dolu. sanırım hiç bir zaman orada yaşamayacağım. ama belli sürelerle ziyaret edeceğim. çok özleyeceğim. bir yerli turist olarak söyleyebileceklerim bunlar. istanbul'da yaşayanlara sıkıcı gelebilecek olan bu yazı, istanbul'u ilk defa görecek olanlara bir rota olabilir. binlerce yıllık bu şehri en geç görenler sıralamasında bulunuyorum. her şeye rağmen memnunum.
trafiğine her gün sövdüğüm şehir, ama sağlam sövüyorum.
geldiğimde hayranlık duyup, bu yıl gelişlerimde lanet okuduğum şehir.
iç anadolu'nun yozgat'ına, marmara'nın cevabı. zengin turistleri olmasa muhtemelen fakirlikte bir dünya markası olacak.
(bkz: Yozgat ne amk)
atam fatih sultan mehmet han'a borçlu olduğumuz güzide şehir.
buraya göç edenlerin aklından şüphe ettiğim şehir.
sadece sövenler gitse yaşamaktan keyif alınabilecek şehir..
bir önerim var, buradan yetkililere sesleniyorum. istanbul'dan, burada yaşayan ve faaliyet gösteren kişilerden ve kurumlardan ekstra bir vergi alınsın "istanbul'da yaşama vergisi".
Bu vergi doğrudan ve sadece anadolu'ya yatırım olarak aktarılsın, özellikle istihdam üretebilecek sektörlere..
oğlum gidin ulan, hem siz çile çekiyorsunuz hem biz..
bir önerim var, buradan yetkililere sesleniyorum. istanbul'dan, burada yaşayan ve faaliyet gösteren kişilerden ve kurumlardan ekstra bir vergi alınsın "istanbul'da yaşama vergisi".
Bu vergi doğrudan ve sadece anadolu'ya yatırım olarak aktarılsın, özellikle istihdam üretebilecek sektörlere..
oğlum gidin ulan, hem siz çile çekiyorsunuz hem biz..
insandan fazla olan otomobiller,
Metrobüste kapı ağzından sıkışabilmek için yaşanan çile. (Ayakta binebildiğimize şükrettiğimiz zamanlar olduğu için oturarak yolculuk yapamıyoruz diye pek şikayetimiz olmuyor.)
Sıkışık, iç içe girmiş semtler, dar sokaklar.
Kaldırımların üzerine park etmiş araçlar
Her tarafı saran, yolda giderken dahi ayağınıza yapışarak mendil satmaya çalışan dilenci çocuklar.
Kısacası yaşamamak için arayıp da bulamayacağınız neden yok bu anasını sattığımın şehrinde.
Metrobüste kapı ağzından sıkışabilmek için yaşanan çile. (Ayakta binebildiğimize şükrettiğimiz zamanlar olduğu için oturarak yolculuk yapamıyoruz diye pek şikayetimiz olmuyor.)
Sıkışık, iç içe girmiş semtler, dar sokaklar.
Kaldırımların üzerine park etmiş araçlar
Her tarafı saran, yolda giderken dahi ayağınıza yapışarak mendil satmaya çalışan dilenci çocuklar.
Kısacası yaşamamak için arayıp da bulamayacağınız neden yok bu anasını sattığımın şehrinde.
Adına şiirler ve şarkılar yazılan çoğu insanın aşık olduğu şehir .
birleşmiş milletler.
içinde yaşayan için "sıradan",yaşamayan için büyük şehir.
bu yerel seçimlerde chp'ye geçecek ilimizdir.
bakalım chp yönetiminde ne gibi durumlarla karşılaşacağız.
bakalım chp yönetiminde ne gibi durumlarla karşılaşacağız.
Metrosunda yuruyen merdivenlerde kosan hayvanlar yuzunden sogudugum sehir. Ulan bre hayvan acelen varsa yandaki normal merdivenleri kullan. Niye "sol tarafi bosaltin" diye milleti rahatsiz ediyorsun . Ayni hayvan arkadaslar metroda inenleri beklemeden binmeye de çalışmaktir. Bir de ankaraya laf ederler, ankara insan kalitesi olarak istanbulu havada karada hoplatir. Istanbul diger sehirlerden farkli bir statude olmali. Bu sehirde olmayi herkes hak etmiyor. Insanlarin ac kopekler gibi her seye saldırmasi, istanbul aşığı bendenizi bu sehirden nefret ettirdi.
bir kadın.
ancak bir kadın bu denli nefret ettirebilir.
ancak bir kadın tüm bunlara rağmen seni yanında tutabilir.
ancak bir kadın bu denli nefret ettirebilir.
ancak bir kadın tüm bunlara rağmen seni yanında tutabilir.
adına ne şiirler yazılmış eşşiz bir şehir.
şiir gibisin istanbul, gönlümde taht kuran şehirsin.
şiir gibisin istanbul, gönlümde taht kuran şehirsin.
köşe başı yükselen binalar, otoyol ve köprüler hasebiyle ne toprağın ne de insanların nefes alabildiği, baş döndüren, hiç istenmeyen bir şehir olmuştur.
Kış aylarının gelmesiyle is-tanbul diye yazılan şehir.
(bkz: ışığı gören geliyor)
şu an insanın içini boğan havaya sahip şehir. insana resmen karamsarlık aşılıyor.
kuru soğuk bir güne giren dünyadaki en güzel boğaza sahip şehir. havalar iyice soğudu yeğen.
uhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.
içimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki istanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
istanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
istanbul,
istanbul...
Onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.
içimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki istanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
istanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
istanbul,
istanbul...
Bir istanbul aşığı olan bendenizi bile artik kendisinden nefret ettiren sehirdir. Gezilicek yeri çoktur ammavelakin her tarafa ac köpekler gibi saldıran insanlardan dolayi rahat bir sekilde gezmek mümkün değildir. Neymiş dunyada sayılı metropollerden birisiymis. Sokayim böyle metropole, metropol degil ama megakoy olduğu kesin. Adam esini getirmis Marmaray da düğün fotoğrafi cektiriyor , istanbulda yaşayanların büyük bir çoğunluğu bu zihniyette insanlardır.
şehir genelinde dokuya zarar veren, nereden çıktığı belirsiz, maltepe kartal gibi gerçek istanbul'dan uzaklaşılan yerlerine kadar yüksek ve sözde güzel özde çirkin gökdelenlerin varlık gösterdiği, upuzak yerlere tepelere kadar dikilen birbirinin aynısı; cansız ve insana sıkkınlık veren büyük büyük binalara sanki hiç kalabalık bir yer değilmiş gibi devamlı olarak diğer şehirlerden göçlerin olduğu şehir.
sigara gibi bir şey.dışı seni içi beni yakar derler ya hani.içinde yaşamanın karizması, imkanları falan yetiyor ama ciğerden ciğerden yiyor insanı.kenarımın new york'u.
(bkz: new york my ass)
karmaşıklıkları açısından da pek farklı olmasalar gerek.zira ikisi de monolog isyanlar ettiriyor insana.
https://www.youtube.com/watch?v=OdOH-GvzEYg
"fuck j.c., he got off easy, a day on the cross, a weekend in hell, and all the hallelujahs of the legioned angels for eternity.try seven years in fucking otisville j."
gerçi bizimki edward norton kadar karizmatik olmuyor tabi ama*, sıkıntı aynı sıkıntı.
sigara gibi bir şey.dışı seni içi beni yakar derler ya hani.içinde yaşamanın karizması, imkanları falan yetiyor ama ciğerden ciğerden yiyor insanı.kenarımın new york'u.
(bkz: new york my ass)
karmaşıklıkları açısından da pek farklı olmasalar gerek.zira ikisi de monolog isyanlar ettiriyor insana.
https://www.youtube.com/watch?v=OdOH-GvzEYg
"fuck j.c., he got off easy, a day on the cross, a weekend in hell, and all the hallelujahs of the legioned angels for eternity.try seven years in fucking otisville j."
gerçi bizimki edward norton kadar karizmatik olmuyor tabi ama*, sıkıntı aynı sıkıntı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar