bugün
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri19
- gocu kaç yaşında7
- yaşar dinleyen erkek6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gocu34
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek4
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- muhafazakar eşcinsel4
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- avm gezme kültürü4
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar2
- tissot la loche4
- kahvaltı9
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım2
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek3
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- sanane demek yanlıştır4
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- nakit para taşımamak2
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- yeni parti tüzüğü4
- sinirlenince yaptığınız şeyler2
- avi 8 spitfire2
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- düşün ki o bunu okuyor7
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- çorapla uyuyan erkek3
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- ona bir şey söyle9
- boyumun 2 cm kısalması22
- flört uygulamasında eşleşme algoritması2
- güne bir ayrılık şarkısı bırak2
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- ekmeği eliyle değil bıçakla bölen erkek2
- terörist mecliste konuşma mı yapar3
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak2
- yazarların kötü oldukları konular3
- uyudun mu mesajı14
- kese kağıdında kalan simit susamları4
- prenses gibi büyüyen kızlar9
yıllarca televizyonda, internette, filmlerde yansıtılanlardan dolayı hep çekindiğim, hatta gitmeye korktuğum şehirdi istanbul. taa ki sabah altı buçukta kadıköy rıhtım'a inip, beşiktaş iskelesine doğru yürüyene kadar. karaköy iskelesi ile beşiktaş iskelesi arasında bir boşluk var... haydarpaşa garını, ardından karşıyı görebildiğin. yürürken donakaldım. güneş karşıya vuruyordu. vapurların sesi, martılar... o an korkum bir hayranlığa dönüştü. o sabah soğuğunda, yaklaşık yarım saat farkında olmadan izlemişim istanbul'u. moda sahiline doğru yürüdüm dayanamayıp. ardından dönüp vapurla eminönü iskelesi'ne gittim. kalabalık ama sessizdi vapur. kitap-gazete okuyanlar. müzik dinleyenler. ağzı açık seyreden bir ben vardım sanırım. eminönü'nden galata köprüsünden karaköy'e sonrasında galata kulesine doğru yürüdüm. eski yapılar. yalnızca baltık ülkelerinde var olduğunu sandığım işlenmiş, üzerinde heykelcikler bulundan yapıtlar... çabuk bitmesin diye pudingi çay kaşığıyla yersin ya, küçük ve yavaş adımlarla dolaştım ve çıktım galata kulesine. oradaki manzarayı anlatmaya ne benim türkçem yeter ne de o duyguyu size verebilirim. istiklal caddesine doğru yürüdüm ara sokaklardan. birçok dükkanda müzik aletleri satılan dar ve rengarenk sokaklardan istiklal caddesine çıktım. aslında emin olamadım ilk çıktığımda. orada mıyım? değil miyim diye çok düşündüm... yerde tramvay raylarına dikkat edince anladım aslında orada olduğumu. sağlı sollu birbirinden farklı ve güzel, yenili eskili yapılar... turkcell yazıları olmasa her yerde keşke. onlar çok sinirimi bozdu. bence daha sadeleştirilebilir. çok renkli ve büyük tabelalar-billboardlar var. yapıların güzelliği kimi reklamların arkasında sönük kalıyor. taksim meydanına dönüyor olduğumu farkettiğim an kalbim yerinden çıkacak gibiydi. sadece yarım saat öyle oturup insanları seyrettim. taksim meydanını seyrettim... ardından metroyla kabataş-ortaköy... caminin restorasyonda olması beni çok üzdü, ama hep filmlerin en tatlı yerlerine koydukları o ortaköy'den boğaz manzarası... kumpir... müthişti ya. ardından tramvayla kapalı çarşı tarafına gittim. sultanahmet-ayasofya... güzelliklerini anlatacak kelimeleri bulamadığım için sadece isimlerini yazıp geçiyorum. zaten anlatabilenler ya iyi yazarlar, ya ünlü şairler veya söz yazarları. topkapı sarayı yine öylesine güzeldi. sirkeci ise gördüğüm en eğlenceli yerlerden biriydi. esnaf, insanlar. sadece onları izlemek için bir ara sokakta oturup çay içtim. parayla bir çay sattılar ama bedavaya içimi mutlulukla doldurdu oradaki insanlar. ardından yine eminönü iskelesine yürüyüp oradan üsküdar'a gün batımını ve kız kulesini izlemeye gittim. bir çok kez gün doğumu ve gün batımına tanıklık ettim ülkenin ve avrupa'nın farklı yerlerinde. üsküdar'daki en güzeliydi. ardından kadıköy'e rıhtıma, oradan da konakladığım hostele döndüm.
bu benim o çok korktuğum istanbul'daki ilk günümdü. kelimelere ancak bu kadar dökebildim. anlatamadım bile güzelliğini. en son vapurla üsküdar'a giderken dedim hatta kendi kendime;''istanbul'u kimse bize anlatamamış.'' içim hala mutluluk dolu. sanırım hiç bir zaman orada yaşamayacağım. ama belli sürelerle ziyaret edeceğim. çok özleyeceğim. bir yerli turist olarak söyleyebileceklerim bunlar. istanbul'da yaşayanlara sıkıcı gelebilecek olan bu yazı, istanbul'u ilk defa görecek olanlara bir rota olabilir. binlerce yıllık bu şehri en geç görenler sıralamasında bulunuyorum. her şeye rağmen memnunum.
bu benim o çok korktuğum istanbul'daki ilk günümdü. kelimelere ancak bu kadar dökebildim. anlatamadım bile güzelliğini. en son vapurla üsküdar'a giderken dedim hatta kendi kendime;''istanbul'u kimse bize anlatamamış.'' içim hala mutluluk dolu. sanırım hiç bir zaman orada yaşamayacağım. ama belli sürelerle ziyaret edeceğim. çok özleyeceğim. bir yerli turist olarak söyleyebileceklerim bunlar. istanbul'da yaşayanlara sıkıcı gelebilecek olan bu yazı, istanbul'u ilk defa görecek olanlara bir rota olabilir. binlerce yıllık bu şehri en geç görenler sıralamasında bulunuyorum. her şeye rağmen memnunum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar