bugün
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi9
- ya bi siktirin gidin13
- ulu sözlük telegram grubu12
- şapka takar mısınız13
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi9
- nick vermeden bir yazara seslen11
- istanbul11
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum9
- 2026 lisans kpss sonuçları4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- mehdilik iddiasında bulunanların ortak özelliği3
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- özelden aktifim ben diyen yazar4
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- sezen taş6
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- friedrich hegel la bi cay icek6
- sevilme duygusu2
- yemek yedikten sonra kusmak9
- en güzel reçel3
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- atilla taş'ın kızı sezen taş'ın ölümü2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- nervionun beni engellemesi10
- vladimir ilyiç lenin2
- toplumun feminizasyonu2
- ucan tekme atan hipopotam43
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak4
- arkadaşlar buldum9
- arkadaşlar hesap sil butonu çalışmıyor2
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak2
- kemalizmin çöküşü8
- arkadaşlar ben de hesabımı sileceğim2
- takip edilesi discord sunucuları2
- danimarka birası2
- şükürcülük9
- büyük oyunu görmek9
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- tarihçi kimliğini kullanıp tarihçi olmayanlar3
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- kemalizm neden çöktü5
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar3
- sarapci koala hatayi7
- orijinalinden güzel olan cover lar2
insanların cebine kadar girmiş müthiş bir teknolojidir. umarım daha küçülmez.
sazanlar ve sazan avcılarından oluşan bir dünya.
sazanların arzuları, meyilleri, zaafları itinayla tespit edilir ve uygun yem hazırlanarak deryaya salınır. ne kadar sazan yakalarsanız o kadar muteber olursunuz.
sazanların arzuları, meyilleri, zaafları itinayla tespit edilir ve uygun yem hazırlanarak deryaya salınır. ne kadar sazan yakalarsanız o kadar muteber olursunuz.
bilgisayarın pezevengi.
atatürk ten sonra en büyük icat.
sınırsız olmayınca kahırdan başka bir şey vermeyen hede.
yaklaşık 15 sene önce tanıştığımız, tüm dünyayı ayağımıza getiren nimet.
çağın buluşudur bea..
5 dakika girip çıkıcam deyip; 5 saat başından ayrılamadığım olay.
şöyle hemen bi bakıp çıkıcam diyen kaç kişinin ;
1.sekmesinde uludağ sözlük
2.sinde facebook
3.sünde twitter
4.sünde youtube
5.sekmesinde ise; lüzum halinde kullanacağı acil google anasayfası
vardır ki?
şöyle hemen bi bakıp çıkıcam diyen kaç kişinin ;
1.sekmesinde uludağ sözlük
2.sinde facebook
3.sünde twitter
4.sünde youtube
5.sekmesinde ise; lüzum halinde kullanacağı acil google anasayfası
vardır ki?
yararından çok zararının olduğunu düşündüğüm ortam.
Ergenlerimize sadece facebook, twetter, msn ve ask fm gibi sosyal paylaşım platformlarını anımsatan yüzyılın buluşu.Bu ergenlerimiz internetten bilgi alışverişi yapmayı pek akıllarına getirmezler.
her maç saati nasıl yavaşlıyor bu amına kodumun interneti!!!
kablosuz iletişim araçlarından birisi.
kablosuz iletişim araçlarından birisi.
sene 1996 sanırım.
evimize ilk defa internet gelecek. merakla bekliyoruz. adak adayacak seviyedeyiz neredeyse. o zamanlar dedem sağ. soruyor bana;
dedem: neymiş bu inderdet?
ben: dede, internet internet.
dedem: tamam da neymiş yani? faydası ne?
ben: ya dede işte ansiklopedi hep. ne ararsan, ne sorarsan biliyormuş. böyle hesap da yapabiliyormuşsun.
dedem: yani ne işe yarıyor? karın doyuruyor mu? yok. ee? ansiklopedi aldık o kadar, kaç kupon biriktirdim. git onlardan oku öğren.
ben: ya dede sen anlamazsın yaa.
aha böyle diyaloglar sarmıştı dört bir yanımı. herkese interneti anlatmaya çalışıyordum ve sanki beni çağ atlatacak, işte ne bileyim, evimizin refah seviyesini yükseltecek, beni hayatta başarılı bir insan yapacak bir şey gibi göstermeye çalışıyorum.
ama her seferinde, ikna etmeye çalıştığım herkes istisnasız şu cümleyi kuruyordu bana ''tamam da neymiş?''
şimdi sorsalar ''ebenin amıymış amına koyayım aç oku öğren lan göt'' derim. ama diyemem. akrabalarıma diyemem. mahalleden soranlara derdim ama. her neyse, internet çok farkklı bir şeydi.
zaten annemi ikna etmek için götüm düşmüştü neredeyse. televizyonda da saçma salak reklamlar çıkıyordu. geçmiş zaman olduğundan, hikayenin zaman konusuda tutarsız olduğu anlar olabilir, mazur görün. saat olmuş gecenin 3'ü. ben nelerle uğraşıyorum zaar.
her neyse, çevirmeli bağlantı vardı o zamanlar.
dial up sesi duyulurken, cıııııııırt cooooo zoooooo dooııııı dıııııt şeklinde inlerdi ortalık. böyle aman kabloya kimse dokunmasın diye evdekileri bin defa uyarırdım. hatta çoğu zaman telefonun da başında beklerdim. zaten zor bağlanır, çabuk kopardı. (sanırım o günden bu güne internet hakkında değişmediğini söyleyebileceğim tek şey de bu.)
bağlandığında da ''ankara'dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' misali şenlenirdim. çok çabuk kopardı. o zamanlar arama motorları bu kadar baskı altında değildi tabi. hükümet müdahalesi çok azdı.
ilk aradığım kelimeyi hatırlıyorum. ''mitokondri''
ulan ilk defa evine internet bağlatmışsın. 'mitokondri' ne lan? demek çok merak ettiysem.. ya da şundan dolayı da olabilir, yukarıda bahsettim ya; herkese anlatırken 'derse yardımcı' falan diye anlatıyordum. demek o zaman biyoloji ödevim vardı. eheh.
sonraları tabi pornonun falan dibine vurduk. orası ayrı. hatta 'download' olayını öğrendiğimizde okulda şenlik yaptık. o kadar sevindik yani düşünün.
öhöm,
çevirmeli bağlantıdan bahsediyordum.
internete bağlanmadan önce evi araması muhtemel herkese haber veriyordum. ''aramayın 2 saat evi, internete gircem'' diye. çünkü biri aradığında hem eve ulaşamıyordu yanlış hatırlamıyorsam, hem de internet kopuyordu. az evvel de anlattım ya, intenernete bağlanmak zulüm.
e bazı zengin ibneler gibi bizim iki telefonumuz yoktu. kimi puştlar öyle yapmışlardı. evlerine ikinci bir telefon hattı alıp onu sadece internet için kullanıyorlardı.. nasıl da kıskanırdım götelekleri...
her neyse, çevirmeli bağlantıdan sonra; bu internet sağlayıcıları türemeye başladı. ixir vardı mesela. banu alkan'ın oynadığı ''sizin siteniz yok mu?'' tarzında bir reklamı vardı. kemal sunal'lı e-kolay reklamları ve hatırladığım kadarı ile superonline.
bunlar bir anda türediler ha. gazeteler falan veriyordu bunların paketlerini. e-kolay almıştık o dönemde. allah rahmet eylesin, kemal sunal sebebiyle.
sonra, internet cafe'ler türemeye başladı.
ne kadar ssalakmışım yahu. yeni yeni farkına varıyorum. internet cafe'ye gidip ismimizi yazdırırdık. şimdiki gibi her mahallede 2 internet cafe yoktu. koskoca akhisar'da bir tane vardı mesela. bayramlarda tatillerde zaten yer bulamazdım. normal günde bile zordu.
isim yazdırırdık. sıraya girerdik. saat verirdi adam bize ''hiş, şimdi git, saat 14:30'da gel. gelmezsen başkasına veririm ha sıranı'' diye de tehdit ederdi ibiş. parayla rezil oluyormuşuz. bak yine sinirlendim.
mirc'ler, icq'lar falan yavaş yavaş türüyordu. zurna vardı o dönemde internet cafe'lerde. hele iki arkadaş yanyana iki farklı bilgisayarda oturuyorsanız kesin biri diğerini işletirdi. kadın gibi konuşuru falan. böyle böyle eğlenirdik.
evde internet üzerinden ilk korsanlığımı hatırlıyorum. bir şarkı indirmiştim. 0,06 kb/sn ile. 0,06'dan bahsediyorum. o indirilen şarkılar var ya, böyle hazine gibiydi. kıymet biliyorduk yahu internetin ilk yıllarında. şimdi bir oyun indiriyorsun, misal batman arkham city, 18 gb. yuh. o dönemde bu oyunu indirme gibi bir zorunluluğun olsaydı; muhtemelen 25 senede falan inerdi. miras. evladına oyun indiriyorsun. düşün. hehe.
sonra sonra yonja'lar falan türedi. facebook, youtube. çeşitli sözlükler..
internet gerçekten büyük icat. gerçekten öyle. bir insanın hayatında anlatacağı en az bir şey yaşatıyor insana. özel şey bu internet. gelişimi ne kadar masumdu, umarım da öyle devam eder. bokunu çıkarmadan, sakin sakin.
evimize ilk defa internet gelecek. merakla bekliyoruz. adak adayacak seviyedeyiz neredeyse. o zamanlar dedem sağ. soruyor bana;
dedem: neymiş bu inderdet?
ben: dede, internet internet.
dedem: tamam da neymiş yani? faydası ne?
ben: ya dede işte ansiklopedi hep. ne ararsan, ne sorarsan biliyormuş. böyle hesap da yapabiliyormuşsun.
dedem: yani ne işe yarıyor? karın doyuruyor mu? yok. ee? ansiklopedi aldık o kadar, kaç kupon biriktirdim. git onlardan oku öğren.
ben: ya dede sen anlamazsın yaa.
aha böyle diyaloglar sarmıştı dört bir yanımı. herkese interneti anlatmaya çalışıyordum ve sanki beni çağ atlatacak, işte ne bileyim, evimizin refah seviyesini yükseltecek, beni hayatta başarılı bir insan yapacak bir şey gibi göstermeye çalışıyorum.
ama her seferinde, ikna etmeye çalıştığım herkes istisnasız şu cümleyi kuruyordu bana ''tamam da neymiş?''
şimdi sorsalar ''ebenin amıymış amına koyayım aç oku öğren lan göt'' derim. ama diyemem. akrabalarıma diyemem. mahalleden soranlara derdim ama. her neyse, internet çok farkklı bir şeydi.
zaten annemi ikna etmek için götüm düşmüştü neredeyse. televizyonda da saçma salak reklamlar çıkıyordu. geçmiş zaman olduğundan, hikayenin zaman konusuda tutarsız olduğu anlar olabilir, mazur görün. saat olmuş gecenin 3'ü. ben nelerle uğraşıyorum zaar.
her neyse, çevirmeli bağlantı vardı o zamanlar.
dial up sesi duyulurken, cıııııııırt cooooo zoooooo dooııııı dıııııt şeklinde inlerdi ortalık. böyle aman kabloya kimse dokunmasın diye evdekileri bin defa uyarırdım. hatta çoğu zaman telefonun da başında beklerdim. zaten zor bağlanır, çabuk kopardı. (sanırım o günden bu güne internet hakkında değişmediğini söyleyebileceğim tek şey de bu.)
bağlandığında da ''ankara'dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' misali şenlenirdim. çok çabuk kopardı. o zamanlar arama motorları bu kadar baskı altında değildi tabi. hükümet müdahalesi çok azdı.
ilk aradığım kelimeyi hatırlıyorum. ''mitokondri''
ulan ilk defa evine internet bağlatmışsın. 'mitokondri' ne lan? demek çok merak ettiysem.. ya da şundan dolayı da olabilir, yukarıda bahsettim ya; herkese anlatırken 'derse yardımcı' falan diye anlatıyordum. demek o zaman biyoloji ödevim vardı. eheh.
sonraları tabi pornonun falan dibine vurduk. orası ayrı. hatta 'download' olayını öğrendiğimizde okulda şenlik yaptık. o kadar sevindik yani düşünün.
öhöm,
çevirmeli bağlantıdan bahsediyordum.
internete bağlanmadan önce evi araması muhtemel herkese haber veriyordum. ''aramayın 2 saat evi, internete gircem'' diye. çünkü biri aradığında hem eve ulaşamıyordu yanlış hatırlamıyorsam, hem de internet kopuyordu. az evvel de anlattım ya, intenernete bağlanmak zulüm.
e bazı zengin ibneler gibi bizim iki telefonumuz yoktu. kimi puştlar öyle yapmışlardı. evlerine ikinci bir telefon hattı alıp onu sadece internet için kullanıyorlardı.. nasıl da kıskanırdım götelekleri...
her neyse, çevirmeli bağlantıdan sonra; bu internet sağlayıcıları türemeye başladı. ixir vardı mesela. banu alkan'ın oynadığı ''sizin siteniz yok mu?'' tarzında bir reklamı vardı. kemal sunal'lı e-kolay reklamları ve hatırladığım kadarı ile superonline.
bunlar bir anda türediler ha. gazeteler falan veriyordu bunların paketlerini. e-kolay almıştık o dönemde. allah rahmet eylesin, kemal sunal sebebiyle.
sonra, internet cafe'ler türemeye başladı.
ne kadar ssalakmışım yahu. yeni yeni farkına varıyorum. internet cafe'ye gidip ismimizi yazdırırdık. şimdiki gibi her mahallede 2 internet cafe yoktu. koskoca akhisar'da bir tane vardı mesela. bayramlarda tatillerde zaten yer bulamazdım. normal günde bile zordu.
isim yazdırırdık. sıraya girerdik. saat verirdi adam bize ''hiş, şimdi git, saat 14:30'da gel. gelmezsen başkasına veririm ha sıranı'' diye de tehdit ederdi ibiş. parayla rezil oluyormuşuz. bak yine sinirlendim.
mirc'ler, icq'lar falan yavaş yavaş türüyordu. zurna vardı o dönemde internet cafe'lerde. hele iki arkadaş yanyana iki farklı bilgisayarda oturuyorsanız kesin biri diğerini işletirdi. kadın gibi konuşuru falan. böyle böyle eğlenirdik.
evde internet üzerinden ilk korsanlığımı hatırlıyorum. bir şarkı indirmiştim. 0,06 kb/sn ile. 0,06'dan bahsediyorum. o indirilen şarkılar var ya, böyle hazine gibiydi. kıymet biliyorduk yahu internetin ilk yıllarında. şimdi bir oyun indiriyorsun, misal batman arkham city, 18 gb. yuh. o dönemde bu oyunu indirme gibi bir zorunluluğun olsaydı; muhtemelen 25 senede falan inerdi. miras. evladına oyun indiriyorsun. düşün. hehe.
sonra sonra yonja'lar falan türedi. facebook, youtube. çeşitli sözlükler..
internet gerçekten büyük icat. gerçekten öyle. bir insanın hayatında anlatacağı en az bir şey yaşatıyor insana. özel şey bu internet. gelişimi ne kadar masumdu, umarım da öyle devam eder. bokunu çıkarmadan, sakin sakin.
ilk yayıldığında ulan internetle çok geç tanıştık filan diyordum ama gün geçtikçe internet tehlikesindenkıl payı kurtulmuş çocukluğumuz diyorum...
bireyin gelişimi için televizyondan sonra en büyük engel. hiç bana iyi kullanıldığı zaman faydalıdır gibi şeyler söylemeyin. internet dediğimiz eğer sadece, ansiklopedi gibi olsaydı, yani bilgiye ulaşmak için bir araç olsaydı kabül ederdim. ancak şu haliyle hepimizi sikiyor bu internet denen meret. hele yeni kuşağın hiç şansı kalmadı. sokakta eskiden karanlığa kadar çocuklar vardı, şimdi neden yok? bir sürü oyun vardı eskiden? şimdi hepsi unutuldu. saklanbaç oynamıyor artık kimse. benimde şahsen aylardır internette geçirdiğim vakit kitap okumaya ayırdığım süreden daha fazla. daha az filim izler oldum. ne yapacaz la?
günümüzün olmazsa olmazı. ticaretin, iletişimin, bilginin ve belkide eğlencenin şah damarı.
aslında gerçek dünyaya açılan bir kapı görevi görüyor. lakin insanlar kullanmayı bilmiyor.
internet sizin sandığınız gibi facebook'tan, twitter'dan ibaret değil canlar. google ve gmail demek değil yalnızca internet.
öncelikle gerçekten internet hakkında yorum yapabilmek için deep web'i biliyor, ara sıra okuyor olmanız lazım. zira gerçek internet ortamı orası. gerçekten kasıt, gerçek hayattaki pislikleri en çok hissettiren yer deep web.
her neyse, ben bu entry'i toparlamayacağım. özet olarak; internet geniş bir dünya, kullanmasını bilene.
internet sizin sandığınız gibi facebook'tan, twitter'dan ibaret değil canlar. google ve gmail demek değil yalnızca internet.
öncelikle gerçekten internet hakkında yorum yapabilmek için deep web'i biliyor, ara sıra okuyor olmanız lazım. zira gerçek internet ortamı orası. gerçekten kasıt, gerçek hayattaki pislikleri en çok hissettiren yer deep web.
her neyse, ben bu entry'i toparlamayacağım. özet olarak; internet geniş bir dünya, kullanmasını bilene.
kitle imha silahı, 2 yaşındaki çocuklarına sayfa açıp onun ağzından durum güncellemeleri yapmak kokain etkisinden daha tehlikeli.
Türk insanı için cinsellik aracı.
http://www.facebook.com/#...27&type=1&theater
bu haberi okuyan oldumu aranızda, google türk kullanıcılardan yana dertliymiş ya hani itiraf ediyorum bende o kullanıcılardanım. hala daha chrome değil internet explorer kullanıyorum, sayfalar arasında geçişte hala google kullanıyorum ama internette arama yapma konusunda uzmanım, şöyle anlatayım:
a:ben, b:sevgilim, c:sevgilimin en yakın arkadaşı
üçümüz c'nin evinde oturuyoruz, c'nin yeni bir kız arkadaşı var yani olacak gibi ama kızın annesinin adını merak etmiş. kızın tc kimlik numarasını biliyor ama ordan ana adını falan öğrenemiyor. benim bilgisayarı aldı kucağına, internete girecek bi baktı bende hala internet explorer var ve aramızda şöyle bir konuşma geçti.
c: yarım saattir arıyorum bulamadım kızın anasının adını ya, en iyisi arayıp sorayım.
b: estel'e ver pci o bulur bu arada estel hala explorer kullanıyor fark ettin mi?
c: ya bu kızlar bi garip zaten hepsi böyle, öyle bir pc kullanıyorlarki windows gün yüzü görmemiş hata kodları veriyor. bence gates alsın 5-10 tane türk kızı firmaya, mac i çöpe atar yeminle. windowsun bütün gizli saklı kıyıda köşede kalmış hatalarını bulourlar bunlar.
a,b,c:hahahahahahhaha
a: sen ver bakalım şu pci kızın adı soyadı ve nerde yaşadığını söyle
c: bla bla bla
30saniye sonra
a: al bakalım kızın ana adı, baba adı, aldığı burslar vs vs vs yeterimi?
c: peki
b: hahahahahhaha, dedim sana ama değl mi?
evet hala explorer kullanıyor olabilirim ama arık tez yazanlara ve hocalarıma bile veri kaynak vs bulmada yardım ediyorum. **
bu haberi okuyan oldumu aranızda, google türk kullanıcılardan yana dertliymiş ya hani itiraf ediyorum bende o kullanıcılardanım. hala daha chrome değil internet explorer kullanıyorum, sayfalar arasında geçişte hala google kullanıyorum ama internette arama yapma konusunda uzmanım, şöyle anlatayım:
a:ben, b:sevgilim, c:sevgilimin en yakın arkadaşı
üçümüz c'nin evinde oturuyoruz, c'nin yeni bir kız arkadaşı var yani olacak gibi ama kızın annesinin adını merak etmiş. kızın tc kimlik numarasını biliyor ama ordan ana adını falan öğrenemiyor. benim bilgisayarı aldı kucağına, internete girecek bi baktı bende hala internet explorer var ve aramızda şöyle bir konuşma geçti.
c: yarım saattir arıyorum bulamadım kızın anasının adını ya, en iyisi arayıp sorayım.
b: estel'e ver pci o bulur bu arada estel hala explorer kullanıyor fark ettin mi?
c: ya bu kızlar bi garip zaten hepsi böyle, öyle bir pc kullanıyorlarki windows gün yüzü görmemiş hata kodları veriyor. bence gates alsın 5-10 tane türk kızı firmaya, mac i çöpe atar yeminle. windowsun bütün gizli saklı kıyıda köşede kalmış hatalarını bulourlar bunlar.
a,b,c:hahahahahahhaha
a: sen ver bakalım şu pci kızın adı soyadı ve nerde yaşadığını söyle
c: bla bla bla
30saniye sonra
a: al bakalım kızın ana adı, baba adı, aldığı burslar vs vs vs yeterimi?
c: peki
b: hahahahahhaha, dedim sana ama değl mi?
evet hala explorer kullanıyor olabilirim ama arık tez yazanlara ve hocalarıma bile veri kaynak vs bulmada yardım ediyorum. **
bir çağı kapatıp bir çağı açan, dünyayı değiştiren buluş.
kardeşimin istanbul'da yaşadığı evin internetini kesmişler, 3 aylık borclarını ödememişler. arayıp benim ödememi istedi ben de kıramadım.
ödeme yapacakken borç miktarını gördüm, 230 liraydı, aradım.
+ ''bir şey soracağım.. artık türkiye'de interneti de mi doğal gazla kullanıyorsunuz ? tek açıklama bu.'' dedim kapattım.
ödeme yapacakken borç miktarını gördüm, 230 liraydı, aradım.
+ ''bir şey soracağım.. artık türkiye'de interneti de mi doğal gazla kullanıyorsunuz ? tek açıklama bu.'' dedim kapattım.
dişidir.
çağımızın buluşudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar