bugün
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi11
- sözlükte hedef göstermeden yazabilmek4
- memeleri füze gibi kadın10
- sözlüğün eski tadının olmaması6
- enayimiknatisii12
- beyaz tenli kızların mal olması2
- uysaljakoben17
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- yeğen5
- osmanlı yı yeniden kuracağız2
- chp bölünürse olacaklar6
- beypazarı maden suyu2
- zeki olmadığı halde sinsilik peşinde koşan insan5
- 11 haziran 2026 youtube premium zammı2
- yiğit bulut2
- buddy dude17
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- san fransisco niggasi5
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- cilgincapkin213
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri2
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- gammazlar çetesi18
- tolga ağar2
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- chp'nin hali ne olacak46
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- masklavi'nin düşünceleri18
- şövalye modu3
- mor semsiyeli yabanci2
- otobüsün son seferini kaçırmak5
- yeşil gözlü kız11
- chp kapatılsın kampanyası10
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- true'nun aslında iyi biri olması4
- bu sen misin7
- aylık 274 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- çizgili pijamalı çocuk5
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı3
- sarapci koala2
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- gözyaşı ile boğulan gözler3
- kabuksuz kaplumbaga2
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- dam ittifakı7
- gençler isyan ediyor6
- kabak tatlısı kapatılsın6
sene 1996 sanırım.
evimize ilk defa internet gelecek. merakla bekliyoruz. adak adayacak seviyedeyiz neredeyse. o zamanlar dedem sağ. soruyor bana;
dedem: neymiş bu inderdet?
ben: dede, internet internet.
dedem: tamam da neymiş yani? faydası ne?
ben: ya dede işte ansiklopedi hep. ne ararsan, ne sorarsan biliyormuş. böyle hesap da yapabiliyormuşsun.
dedem: yani ne işe yarıyor? karın doyuruyor mu? yok. ee? ansiklopedi aldık o kadar, kaç kupon biriktirdim. git onlardan oku öğren.
ben: ya dede sen anlamazsın yaa.
aha böyle diyaloglar sarmıştı dört bir yanımı. herkese interneti anlatmaya çalışıyordum ve sanki beni çağ atlatacak, işte ne bileyim, evimizin refah seviyesini yükseltecek, beni hayatta başarılı bir insan yapacak bir şey gibi göstermeye çalışıyorum.
ama her seferinde, ikna etmeye çalıştığım herkes istisnasız şu cümleyi kuruyordu bana ''tamam da neymiş?''
şimdi sorsalar ''ebenin amıymış amına koyayım aç oku öğren lan göt'' derim. ama diyemem. akrabalarıma diyemem. mahalleden soranlara derdim ama. her neyse, internet çok farkklı bir şeydi.
zaten annemi ikna etmek için götüm düşmüştü neredeyse. televizyonda da saçma salak reklamlar çıkıyordu. geçmiş zaman olduğundan, hikayenin zaman konusuda tutarsız olduğu anlar olabilir, mazur görün. saat olmuş gecenin 3'ü. ben nelerle uğraşıyorum zaar.
her neyse, çevirmeli bağlantı vardı o zamanlar.
dial up sesi duyulurken, cıııııııırt cooooo zoooooo dooııııı dıııııt şeklinde inlerdi ortalık. böyle aman kabloya kimse dokunmasın diye evdekileri bin defa uyarırdım. hatta çoğu zaman telefonun da başında beklerdim. zaten zor bağlanır, çabuk kopardı. (sanırım o günden bu güne internet hakkında değişmediğini söyleyebileceğim tek şey de bu.)
bağlandığında da ''ankara'dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' misali şenlenirdim. çok çabuk kopardı. o zamanlar arama motorları bu kadar baskı altında değildi tabi. hükümet müdahalesi çok azdı.
ilk aradığım kelimeyi hatırlıyorum. ''mitokondri''
ulan ilk defa evine internet bağlatmışsın. 'mitokondri' ne lan? demek çok merak ettiysem.. ya da şundan dolayı da olabilir, yukarıda bahsettim ya; herkese anlatırken 'derse yardımcı' falan diye anlatıyordum. demek o zaman biyoloji ödevim vardı. eheh.
sonraları tabi pornonun falan dibine vurduk. orası ayrı. hatta 'download' olayını öğrendiğimizde okulda şenlik yaptık. o kadar sevindik yani düşünün.
öhöm,
çevirmeli bağlantıdan bahsediyordum.
internete bağlanmadan önce evi araması muhtemel herkese haber veriyordum. ''aramayın 2 saat evi, internete gircem'' diye. çünkü biri aradığında hem eve ulaşamıyordu yanlış hatırlamıyorsam, hem de internet kopuyordu. az evvel de anlattım ya, intenernete bağlanmak zulüm.
e bazı zengin ibneler gibi bizim iki telefonumuz yoktu. kimi puştlar öyle yapmışlardı. evlerine ikinci bir telefon hattı alıp onu sadece internet için kullanıyorlardı.. nasıl da kıskanırdım götelekleri...
her neyse, çevirmeli bağlantıdan sonra; bu internet sağlayıcıları türemeye başladı. ixir vardı mesela. banu alkan'ın oynadığı ''sizin siteniz yok mu?'' tarzında bir reklamı vardı. kemal sunal'lı e-kolay reklamları ve hatırladığım kadarı ile superonline.
bunlar bir anda türediler ha. gazeteler falan veriyordu bunların paketlerini. e-kolay almıştık o dönemde. allah rahmet eylesin, kemal sunal sebebiyle.
sonra, internet cafe'ler türemeye başladı.
ne kadar ssalakmışım yahu. yeni yeni farkına varıyorum. internet cafe'ye gidip ismimizi yazdırırdık. şimdiki gibi her mahallede 2 internet cafe yoktu. koskoca akhisar'da bir tane vardı mesela. bayramlarda tatillerde zaten yer bulamazdım. normal günde bile zordu.
isim yazdırırdık. sıraya girerdik. saat verirdi adam bize ''hiş, şimdi git, saat 14:30'da gel. gelmezsen başkasına veririm ha sıranı'' diye de tehdit ederdi ibiş. parayla rezil oluyormuşuz. bak yine sinirlendim.
mirc'ler, icq'lar falan yavaş yavaş türüyordu. zurna vardı o dönemde internet cafe'lerde. hele iki arkadaş yanyana iki farklı bilgisayarda oturuyorsanız kesin biri diğerini işletirdi. kadın gibi konuşuru falan. böyle böyle eğlenirdik.
evde internet üzerinden ilk korsanlığımı hatırlıyorum. bir şarkı indirmiştim. 0,06 kb/sn ile. 0,06'dan bahsediyorum. o indirilen şarkılar var ya, böyle hazine gibiydi. kıymet biliyorduk yahu internetin ilk yıllarında. şimdi bir oyun indiriyorsun, misal batman arkham city, 18 gb. yuh. o dönemde bu oyunu indirme gibi bir zorunluluğun olsaydı; muhtemelen 25 senede falan inerdi. miras. evladına oyun indiriyorsun. düşün. hehe.
sonra sonra yonja'lar falan türedi. facebook, youtube. çeşitli sözlükler..
internet gerçekten büyük icat. gerçekten öyle. bir insanın hayatında anlatacağı en az bir şey yaşatıyor insana. özel şey bu internet. gelişimi ne kadar masumdu, umarım da öyle devam eder. bokunu çıkarmadan, sakin sakin.
evimize ilk defa internet gelecek. merakla bekliyoruz. adak adayacak seviyedeyiz neredeyse. o zamanlar dedem sağ. soruyor bana;
dedem: neymiş bu inderdet?
ben: dede, internet internet.
dedem: tamam da neymiş yani? faydası ne?
ben: ya dede işte ansiklopedi hep. ne ararsan, ne sorarsan biliyormuş. böyle hesap da yapabiliyormuşsun.
dedem: yani ne işe yarıyor? karın doyuruyor mu? yok. ee? ansiklopedi aldık o kadar, kaç kupon biriktirdim. git onlardan oku öğren.
ben: ya dede sen anlamazsın yaa.
aha böyle diyaloglar sarmıştı dört bir yanımı. herkese interneti anlatmaya çalışıyordum ve sanki beni çağ atlatacak, işte ne bileyim, evimizin refah seviyesini yükseltecek, beni hayatta başarılı bir insan yapacak bir şey gibi göstermeye çalışıyorum.
ama her seferinde, ikna etmeye çalıştığım herkes istisnasız şu cümleyi kuruyordu bana ''tamam da neymiş?''
şimdi sorsalar ''ebenin amıymış amına koyayım aç oku öğren lan göt'' derim. ama diyemem. akrabalarıma diyemem. mahalleden soranlara derdim ama. her neyse, internet çok farkklı bir şeydi.
zaten annemi ikna etmek için götüm düşmüştü neredeyse. televizyonda da saçma salak reklamlar çıkıyordu. geçmiş zaman olduğundan, hikayenin zaman konusuda tutarsız olduğu anlar olabilir, mazur görün. saat olmuş gecenin 3'ü. ben nelerle uğraşıyorum zaar.
her neyse, çevirmeli bağlantı vardı o zamanlar.
dial up sesi duyulurken, cıııııııırt cooooo zoooooo dooııııı dıııııt şeklinde inlerdi ortalık. böyle aman kabloya kimse dokunmasın diye evdekileri bin defa uyarırdım. hatta çoğu zaman telefonun da başında beklerdim. zaten zor bağlanır, çabuk kopardı. (sanırım o günden bu güne internet hakkında değişmediğini söyleyebileceğim tek şey de bu.)
bağlandığında da ''ankara'dan abim gelmiş, evde bir bayram havası'' misali şenlenirdim. çok çabuk kopardı. o zamanlar arama motorları bu kadar baskı altında değildi tabi. hükümet müdahalesi çok azdı.
ilk aradığım kelimeyi hatırlıyorum. ''mitokondri''
ulan ilk defa evine internet bağlatmışsın. 'mitokondri' ne lan? demek çok merak ettiysem.. ya da şundan dolayı da olabilir, yukarıda bahsettim ya; herkese anlatırken 'derse yardımcı' falan diye anlatıyordum. demek o zaman biyoloji ödevim vardı. eheh.
sonraları tabi pornonun falan dibine vurduk. orası ayrı. hatta 'download' olayını öğrendiğimizde okulda şenlik yaptık. o kadar sevindik yani düşünün.
öhöm,
çevirmeli bağlantıdan bahsediyordum.
internete bağlanmadan önce evi araması muhtemel herkese haber veriyordum. ''aramayın 2 saat evi, internete gircem'' diye. çünkü biri aradığında hem eve ulaşamıyordu yanlış hatırlamıyorsam, hem de internet kopuyordu. az evvel de anlattım ya, intenernete bağlanmak zulüm.
e bazı zengin ibneler gibi bizim iki telefonumuz yoktu. kimi puştlar öyle yapmışlardı. evlerine ikinci bir telefon hattı alıp onu sadece internet için kullanıyorlardı.. nasıl da kıskanırdım götelekleri...
her neyse, çevirmeli bağlantıdan sonra; bu internet sağlayıcıları türemeye başladı. ixir vardı mesela. banu alkan'ın oynadığı ''sizin siteniz yok mu?'' tarzında bir reklamı vardı. kemal sunal'lı e-kolay reklamları ve hatırladığım kadarı ile superonline.
bunlar bir anda türediler ha. gazeteler falan veriyordu bunların paketlerini. e-kolay almıştık o dönemde. allah rahmet eylesin, kemal sunal sebebiyle.
sonra, internet cafe'ler türemeye başladı.
ne kadar ssalakmışım yahu. yeni yeni farkına varıyorum. internet cafe'ye gidip ismimizi yazdırırdık. şimdiki gibi her mahallede 2 internet cafe yoktu. koskoca akhisar'da bir tane vardı mesela. bayramlarda tatillerde zaten yer bulamazdım. normal günde bile zordu.
isim yazdırırdık. sıraya girerdik. saat verirdi adam bize ''hiş, şimdi git, saat 14:30'da gel. gelmezsen başkasına veririm ha sıranı'' diye de tehdit ederdi ibiş. parayla rezil oluyormuşuz. bak yine sinirlendim.
mirc'ler, icq'lar falan yavaş yavaş türüyordu. zurna vardı o dönemde internet cafe'lerde. hele iki arkadaş yanyana iki farklı bilgisayarda oturuyorsanız kesin biri diğerini işletirdi. kadın gibi konuşuru falan. böyle böyle eğlenirdik.
evde internet üzerinden ilk korsanlığımı hatırlıyorum. bir şarkı indirmiştim. 0,06 kb/sn ile. 0,06'dan bahsediyorum. o indirilen şarkılar var ya, böyle hazine gibiydi. kıymet biliyorduk yahu internetin ilk yıllarında. şimdi bir oyun indiriyorsun, misal batman arkham city, 18 gb. yuh. o dönemde bu oyunu indirme gibi bir zorunluluğun olsaydı; muhtemelen 25 senede falan inerdi. miras. evladına oyun indiriyorsun. düşün. hehe.
sonra sonra yonja'lar falan türedi. facebook, youtube. çeşitli sözlükler..
internet gerçekten büyük icat. gerçekten öyle. bir insanın hayatında anlatacağı en az bir şey yaşatıyor insana. özel şey bu internet. gelişimi ne kadar masumdu, umarım da öyle devam eder. bokunu çıkarmadan, sakin sakin.
güncel Önemli Başlıklar
