bugün
- bir kadını keko gösteren detaylar16
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar6
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- bacılar çabuk bakın15
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm8
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- babuş diyen kız7
- arkadaşlar güldük eğlendik6
- sözlük kızlarının kekleri5
- ucan tekme atan hipopotam29
- adnan oktar'ın kedicikleri4
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- bacılar koşun yanıyorum6
- havuçlu tarçınlı kek4
- queen feristah10
- kavaklıdere5
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi32
- aslında en iyi joker heath ledger değildir5
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- 2000'li yıllardaki forum tartışmaları3
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- nervio'nun erkek olması31
- netanyahu3
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- izmirin işgali2
- iltica41
- miss universe türkiye 20268
- sözlük kızlarını takdir ediyorum2
- neden yahudi intihar bombacısı yok5
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak5
- sözlüğün dedesiyim4
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- en son ne zaman haz ve adrenalinden terlediniz4
- kahve falı bakan minnaklar3
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- olay olay olay olay3
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- sulukuleye gitmiş yuzır3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- yaz kış pencereyi açık tutan insan4
- miss turkey 20263
- mehir olarak yalı isteyen kız5
- gece gece geçmişi düşünüp ağlamak4
- uludede'yi dayılayacak kezo3
korkuları küçüktür.
görsel
görsel
bu maddi dünyada sürekli kaybetmeye mahkum olan, keder ve üzüntülerin baş mimarı olan yaratık. uygarlıklardan, tarihten ve de hazlarından kurtulabilseydi eğer, rahata çok daha rahat ulaşırdı şüphesiz.
kimi insanlar var kaya hiçbir esnekliği yok zımparası mümkün olmayan. demir olduğunu düşün eritip yeniden şekil vermeli.
ağaç olsa zımparayla mümkün ama gerek yok insan dediğin istenmeyen kıl gibi ne kadar kesersen o kadar çoğalır..
herkese renkli günler
ağaç olsa zımparayla mümkün ama gerek yok insan dediğin istenmeyen kıl gibi ne kadar kesersen o kadar çoğalır..
herkese renkli günler
en bencil yaratıktır.
iki tiptir;
-dünyadan yok olduğunda, dünyanın seyrine hiçbir olumsuz etkisi olmayan boş beleş yaşayan insan.(dünyanın yüzde doksan beşi)
-dünyadan yok olduğunda, yokluğuyla dünyanın seyrine olumsuz etkisi olan insan. (dünyanın yüzde beşi)
birincisi biziz. aslında insan da değiliz.
ikincisi kim? bu sorunun cevabı dünyanın yüzde doksan beşinde.
-dünyadan yok olduğunda, dünyanın seyrine hiçbir olumsuz etkisi olmayan boş beleş yaşayan insan.(dünyanın yüzde doksan beşi)
-dünyadan yok olduğunda, yokluğuyla dünyanın seyrine olumsuz etkisi olan insan. (dünyanın yüzde beşi)
birincisi biziz. aslında insan da değiliz.
ikincisi kim? bu sorunun cevabı dünyanın yüzde doksan beşinde.
kadın ve erkek olarak ikiye ayrılmış bir bütünün iki parçası. ancak yetenekleri birleştiğinde eksiksiz bir yaratık olabiliyorlar.
yani aslında tek bir yaratık var insan isminde.
yani aslında tek bir yaratık var insan isminde.
Hayalgücü sıradışı gelişkin primat.
aklındakilerle gündüz, kalbindekilerle gece uğraşan canlıdır.
insan; acı duyabiliyorsa canlı, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.
Hazreti Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ''Allah arzı yarattığı zaman, arz sallanmaya (tıpkı bir hurma ağacı gibi sağa sola) yalpalar yapmaya başladı, bunun üzerine dağlarla onu sabitleştirdi ve böylece arz istikrarını buldu. Melekler dağların şiddetine hayrette kaldılar.
''Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?'' ''Evet, buyurdu. Demiri yarattım.'' ''Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teâla: ''Evet! dedi. Ateşi yarattım.'' ''Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?''diye yine sordular. Hak Teala: ''Evet, dedi, suyu yarattım!'' ''Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi: ''Evet, rüzgârı yarattım.'' ''Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' diye yine sordular. Hak Teâla: ''Evet insanoğlunu yarattım.'' dedi ve devam etti: ''Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir).''
Yani Günümüzde epeyce 'ziyanda' olan. Verilen her şeyi boşu boşuna harcayan, dağıtan.
içinin türlü türlü çabalarla boşaltıldığı. Varolma amacı dışında ne varsa hepsini amaç edinen.
daha bir 'hiç'ten fazlası değilken, sonsuz aşkıyla var edip nihayetsiz merhametiyle muamele eden, bir şeyler istemeye dili yokken kainata halife yapan Allah'a (c.c) ve bahşettiği akla hayale gelmeyecek bütün donanıma ve güce şükretmekten aciz olan. Adını anmakta tembelliğin dibine vuran.
'' Onların fiyatı dahi, başta Bismillah, ahirde Elhamdülillah, ortada nimette inamı hissetmek ve Rabbini onun ile tanımaktır. Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak; ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyle rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zihayatı kendine kıyas eyle!''
Merak ediyorum öldüğümüz ve dirildiğimiz zaman ne hissedeceğimizi. Değerimizi, aslında yapabileceğimiz ama yapmamayı tercih ettiklerimizi, başarısızlıklarımızı gördüğümüz zaman ne yapacağız acaba. Yollarında ömrümüzü harcadığımız bütün kapıların sahibi, kalpler elinde olan rabbimizden başka yana çevirdiğimiz o utançlı yüz, nereye bakacak ?
nerelere sığacağız veya ne kadar küçüleceğiz karşısında ?
Vicdanımız nasıl kanayacak..
''Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.''
[ahzab suresi, 33:72]
Ah 'kul' olmak o kadar zormuş ki. o kadar zormuş ki.. bir o kadar güzel, bir o kadar zor.
soruyorum bazen, kendimin bilmem kaç katı büyüklüğünde ve ağırlığında kocaman bir dağ gördüğümde içimden , ''aklın hiç mi yoktu senin ? yoksa verilen aklı kullanmakta yine aciz mi kaldın?'' diyorum kendime.
Şimdi bunları yazarken de kızıyorum böyle düşünmüş olduğum için. şekva etmiyorum. Sadece, öyle güzel bir rab ki o. Bu insanoğlu bilemedi kıymetini. Yine de o, bırakmadı hiçbir zaman ve bırakmayacak bizleri...
''Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?'' ''Evet, buyurdu. Demiri yarattım.'' ''Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teâla: ''Evet! dedi. Ateşi yarattım.'' ''Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?''diye yine sordular. Hak Teala: ''Evet, dedi, suyu yarattım!'' ''Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi: ''Evet, rüzgârı yarattım.'' ''Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' diye yine sordular. Hak Teâla: ''Evet insanoğlunu yarattım.'' dedi ve devam etti: ''Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir).''
Yani Günümüzde epeyce 'ziyanda' olan. Verilen her şeyi boşu boşuna harcayan, dağıtan.
içinin türlü türlü çabalarla boşaltıldığı. Varolma amacı dışında ne varsa hepsini amaç edinen.
daha bir 'hiç'ten fazlası değilken, sonsuz aşkıyla var edip nihayetsiz merhametiyle muamele eden, bir şeyler istemeye dili yokken kainata halife yapan Allah'a (c.c) ve bahşettiği akla hayale gelmeyecek bütün donanıma ve güce şükretmekten aciz olan. Adını anmakta tembelliğin dibine vuran.
'' Onların fiyatı dahi, başta Bismillah, ahirde Elhamdülillah, ortada nimette inamı hissetmek ve Rabbini onun ile tanımaktır. Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak; ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyle rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zihayatı kendine kıyas eyle!''
Merak ediyorum öldüğümüz ve dirildiğimiz zaman ne hissedeceğimizi. Değerimizi, aslında yapabileceğimiz ama yapmamayı tercih ettiklerimizi, başarısızlıklarımızı gördüğümüz zaman ne yapacağız acaba. Yollarında ömrümüzü harcadığımız bütün kapıların sahibi, kalpler elinde olan rabbimizden başka yana çevirdiğimiz o utançlı yüz, nereye bakacak ?
nerelere sığacağız veya ne kadar küçüleceğiz karşısında ?
Vicdanımız nasıl kanayacak..
''Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.''
[ahzab suresi, 33:72]
Ah 'kul' olmak o kadar zormuş ki. o kadar zormuş ki.. bir o kadar güzel, bir o kadar zor.
soruyorum bazen, kendimin bilmem kaç katı büyüklüğünde ve ağırlığında kocaman bir dağ gördüğümde içimden , ''aklın hiç mi yoktu senin ? yoksa verilen aklı kullanmakta yine aciz mi kaldın?'' diyorum kendime.
Şimdi bunları yazarken de kızıyorum böyle düşünmüş olduğum için. şekva etmiyorum. Sadece, öyle güzel bir rab ki o. Bu insanoğlu bilemedi kıymetini. Yine de o, bırakmadı hiçbir zaman ve bırakmayacak bizleri...
kendi yalanlarına inanan.
3 günlük dünya da daha ne için yaşadığının nefes aldığının farkında olmayan nankör varlık.
her 6 ayda bir fikirleri yer değiştiren yaratık.
alabildiğine ham, tartışmasız ve mübalağasız gezegenin en sefil mahlukatı. sürekli kendini sevdirme ve takdir görme çabasında, beğenilmeye ölümüne aç, insanlar'ın o'nu daha çok sevmesini isteyen, her hareketinde onay bekleyen, iki yüzlü, samimiyetsiz, riyakâr, yalancı ve daima açgözlü iğrenilesi yaratık.
uyurken huzurlu olduğunu sanıp uyandıktan sonra hiç ummadığı kadar mutlu olan tuhaf bir varlık.
kasdedilen uyku bilinç uykusudur.
kasdedilen uyku bilinç uykusudur.
sanırım en yoz ve toplumsal, devletsel anlamda hiç bu kadar baskı görmemiştir. hele şu modern çağda ilizyonlar o kadar fazla ki telefon, araba, kıyafet, ev vs tarafından koyunlar gibi tek tip hale getirilip uyutuluyor. insan beyni gibi müthiş bir kapasite bu uyuşturuculardan bağımsız olduğu gün işte gerçek modern çağı insanlık o zaman görecektir.
birçoğu aslında sığır olması gerekirken insan olmuş hayvanlardır. sığır olsalarmış, afrikanın açlık sorunu çözülürmüş.
yalnızlık kaderine razı olmalıdır. ondan sonra kiminle olsa ekstra gelir. baştan kabullen yalnızlığı ki sonra her yüreğe dokunan bir hediye olsun.
bebekliklerinde Agu'dan başka ses çıkaramadıkları halde ne istediklerini anlayabiliyorsunuz, ancak eşek kadar insanların ne istekdiklerini anlayamıyorsunuz.
bir öyle bir böyle olan hayvan.
ateşi ve mastürbasyonu icat etmiş canlı türü.
ağaca benzeyen varlıktır. ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.
Aristotalesin deyimi ile zoon logon ekhon. Yani insan konuşan canlıdır.
dile, dine, irka, mezhebe veya etnik kökene bakmadan muhabbet edebiliyorsan sen insansin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar