bugün
- mazotun litresi 90 lira8
- yalancı su böreği10
- arabeski türkiyede küçük hüsamettin bitirdi3
- yeni türkiye yi bir görselle özetle3
- yaprak dökümü ayşe3
- eylülde tatil yapmak4
- türkiye iran savaşı3
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı3
- kadın ve erkek yazar arasında nesil farkı önmli mi4
- jd vance2
- akp türkiyesinden insan manzaraları2
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları3
- geç boşalan erkek4
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı2
- sevmediğiniz yazarı eksiler misiniz4
- kısa ve vurucu yazmak7
- sobalarında kuru da meşe yanıyor efem2
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- papağan pense2
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- s'i l v'e r m'i s t22
- anın görüntüsü18
- aleksey batrakov13
- ata demirer dinin mizahı olmaz3
- kedilerin ruh hastası olması5
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı9
- bir ateşe attın beni4
- pkklıların guneydoğu anadolu'ya kürdistan demesi2
- pkklıların türk bayrağını indirmeye çalışması2
- sarapci koala65
- prednol2
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet7
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- habire1221
- mantı13
- götten bacaklı erkek4
- abd de trump portreli 1 dolar2
- kontrol kalemiyle tornavidayı karıştırmak2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci9
- arabanın camına sıkıştırılmış tornavida2
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- ellerim bos gonlum hos29
- apo piçtir piç kalacak8
- silver ile evlenecek erkek52
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- gün tabağı6
- filenin sultanları yarı finalde8
Hazreti Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: ''Allah arzı yarattığı zaman, arz sallanmaya (tıpkı bir hurma ağacı gibi sağa sola) yalpalar yapmaya başladı, bunun üzerine dağlarla onu sabitleştirdi ve böylece arz istikrarını buldu. Melekler dağların şiddetine hayrette kaldılar.
''Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?'' ''Evet, buyurdu. Demiri yarattım.'' ''Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teâla: ''Evet! dedi. Ateşi yarattım.'' ''Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?''diye yine sordular. Hak Teala: ''Evet, dedi, suyu yarattım!'' ''Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi: ''Evet, rüzgârı yarattım.'' ''Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' diye yine sordular. Hak Teâla: ''Evet insanoğlunu yarattım.'' dedi ve devam etti: ''Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir).''
Yani Günümüzde epeyce 'ziyanda' olan. Verilen her şeyi boşu boşuna harcayan, dağıtan.
içinin türlü türlü çabalarla boşaltıldığı. Varolma amacı dışında ne varsa hepsini amaç edinen.
daha bir 'hiç'ten fazlası değilken, sonsuz aşkıyla var edip nihayetsiz merhametiyle muamele eden, bir şeyler istemeye dili yokken kainata halife yapan Allah'a (c.c) ve bahşettiği akla hayale gelmeyecek bütün donanıma ve güce şükretmekten aciz olan. Adını anmakta tembelliğin dibine vuran.
'' Onların fiyatı dahi, başta Bismillah, ahirde Elhamdülillah, ortada nimette inamı hissetmek ve Rabbini onun ile tanımaktır. Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak; ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyle rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zihayatı kendine kıyas eyle!''
Merak ediyorum öldüğümüz ve dirildiğimiz zaman ne hissedeceğimizi. Değerimizi, aslında yapabileceğimiz ama yapmamayı tercih ettiklerimizi, başarısızlıklarımızı gördüğümüz zaman ne yapacağız acaba. Yollarında ömrümüzü harcadığımız bütün kapıların sahibi, kalpler elinde olan rabbimizden başka yana çevirdiğimiz o utançlı yüz, nereye bakacak ?
nerelere sığacağız veya ne kadar küçüleceğiz karşısında ?
Vicdanımız nasıl kanayacak..
''Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.''
[ahzab suresi, 33:72]
Ah 'kul' olmak o kadar zormuş ki. o kadar zormuş ki.. bir o kadar güzel, bir o kadar zor.
soruyorum bazen, kendimin bilmem kaç katı büyüklüğünde ve ağırlığında kocaman bir dağ gördüğümde içimden , ''aklın hiç mi yoktu senin ? yoksa verilen aklı kullanmakta yine aciz mi kaldın?'' diyorum kendime.
Şimdi bunları yazarken de kızıyorum böyle düşünmüş olduğum için. şekva etmiyorum. Sadece, öyle güzel bir rab ki o. Bu insanoğlu bilemedi kıymetini. Yine de o, bırakmadı hiçbir zaman ve bırakmayacak bizleri...
''Ey Rabbimiz, dediler, dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?'' ''Evet, buyurdu. Demiri yarattım.'' ''Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teâla: ''Evet! dedi. Ateşi yarattım.'' ''Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?''diye yine sordular. Hak Teala: ''Evet, dedi, suyu yarattım!'' ''Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi: ''Evet, rüzgârı yarattım.'' ''Rüzgârdan daha şiddetli bir şey yarattın mı?'' diye yine sordular. Hak Teâla: ''Evet insanoğlunu yarattım.'' dedi ve devam etti: ''Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir).''
Yani Günümüzde epeyce 'ziyanda' olan. Verilen her şeyi boşu boşuna harcayan, dağıtan.
içinin türlü türlü çabalarla boşaltıldığı. Varolma amacı dışında ne varsa hepsini amaç edinen.
daha bir 'hiç'ten fazlası değilken, sonsuz aşkıyla var edip nihayetsiz merhametiyle muamele eden, bir şeyler istemeye dili yokken kainata halife yapan Allah'a (c.c) ve bahşettiği akla hayale gelmeyecek bütün donanıma ve güce şükretmekten aciz olan. Adını anmakta tembelliğin dibine vuran.
'' Onların fiyatı dahi, başta Bismillah, ahirde Elhamdülillah, ortada nimette inamı hissetmek ve Rabbini onun ile tanımaktır. Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak; ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyle rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zihayatı kendine kıyas eyle!''
Merak ediyorum öldüğümüz ve dirildiğimiz zaman ne hissedeceğimizi. Değerimizi, aslında yapabileceğimiz ama yapmamayı tercih ettiklerimizi, başarısızlıklarımızı gördüğümüz zaman ne yapacağız acaba. Yollarında ömrümüzü harcadığımız bütün kapıların sahibi, kalpler elinde olan rabbimizden başka yana çevirdiğimiz o utançlı yüz, nereye bakacak ?
nerelere sığacağız veya ne kadar küçüleceğiz karşısında ?
Vicdanımız nasıl kanayacak..
''Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.''
[ahzab suresi, 33:72]
Ah 'kul' olmak o kadar zormuş ki. o kadar zormuş ki.. bir o kadar güzel, bir o kadar zor.
soruyorum bazen, kendimin bilmem kaç katı büyüklüğünde ve ağırlığında kocaman bir dağ gördüğümde içimden , ''aklın hiç mi yoktu senin ? yoksa verilen aklı kullanmakta yine aciz mi kaldın?'' diyorum kendime.
Şimdi bunları yazarken de kızıyorum böyle düşünmüş olduğum için. şekva etmiyorum. Sadece, öyle güzel bir rab ki o. Bu insanoğlu bilemedi kıymetini. Yine de o, bırakmadı hiçbir zaman ve bırakmayacak bizleri...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar