bugün
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- nokia 3310 denince akla gelenler8
- ne kadar yaşlısın11
- bu nasıl hava lan7
- sigara böreği5
- trt tarafsız olmalı8
- koyu saç açık ten3
- fatma betül sayan kaya47
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- nokia 6600 denince akla gelenler3
- zulzula cin kabilesi5
- kavga havasında olmak2
- motorola razr v32
- asrın soygunu16
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi2
- barış alper yılmaz8
- paranın devrinin bitmesi10
- patates kızartmak4
- beyza4
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- sevgili3
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- türkiye28
- eylül ayı2
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- italya12
- abberline ın yeni hesabı11
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis15
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- dünya60
- istanbul da hava durumu2
- kelimelik3
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- online listesinin yine gelmesi6
ikinci cildin başlarında koca osman kayıp olduğu dönem memed'e ne yaptığını sorar. işte o sorudan sonra başlayan bölüm efsanedir.
Yaşar Kemal'in seri halindeki eserleridir.
ince Memed, Yaşar Kemal'in ilk baskısı 1955 yılında yayımlanan romanıdır.
yaşar kemal'in ölmesiyle, öksüz ve babasız kalmıştır.
rivayet şudur ki, neredeydi hatırlamıyorum, belki buradadır hatta, dinlemiş veya okumuştum: yaşar kemal bir gün falcının birine gider. falcı, "sen şimdi bir kitap yazıyorsun. o kitap bittiğinde öleceksin" der yaşar kemal'e. bu sözü ciddiye alan yazar da kitabı yazmayı yavaşlatır da yavaşlatır, neredeyse bırakır. bu kitap da ince memed 5'tir.
adana yöresine ait köyde geçen başlarda maraba- ağa ilişkilerini anlatan yaşar kemal romanı
Bugün başladım, güzel başladı bitirmek nasip olur inşaallah.
Bugün başladım, güzel başladı bitirmek nasip olur inşaallah.
yaşar kemalin 32 yıllık bi zaman diliminde yazdığı dörtlü. nobele aday gösterilen ilk türkiyeli, ama ödül alamıyor ne yazıkki alamadan da ölüyor. kitapları 40tan fazla dile çevrilmiş düzene karşı gelen memed'in ve çukurovanın müthiş anlatıcısı yaşar kemal'e vefa borcu, mutlaka okunmalı ince memed'ler..
yaşar kemal' in ustaca betimlemelerinin etkisi olsa gerek okuduktan sonra kendimi film izlemiş gibi hissettiren romandır. bir yerde bu kitapla ilgili bir bölümü okuyunca o sahne gözümün önünde öyle detaylı beliriyor ki şaşırıyorum.
Yaşar Kemal'in ölümsüz eseri türk edebiyatı'nın mihenk taşlarından biri.
Dönemin psikolojisini, insanların yaşam tarzını olan olayların insanlar üzerinde etkisini çok iyi yansıtmış eserlerimizden biri.
Lise zamanında okuyup gerçekten etkilenmiştim.
ince memed'i parasızlıktan yazmış çoğu zaman kullanacak kalem bulamamıştır sokaklarda yatmıştır büyük yazar.Allah rahmet eğlesin.
görsel
Dönemin psikolojisini, insanların yaşam tarzını olan olayların insanlar üzerinde etkisini çok iyi yansıtmış eserlerimizden biri.
Lise zamanında okuyup gerçekten etkilenmiştim.
ince memed'i parasızlıktan yazmış çoğu zaman kullanacak kalem bulamamıştır sokaklarda yatmıştır büyük yazar.Allah rahmet eğlesin.
görsel
Yaşar kemalin enfes tasvirleri ile torosların, çukurovanın topraklarında bir şerefli eşkiya olmanıza olanak sağlar. Okunur, okutulur.
Yaşar kemalin olgunluk çağı eserlerinden edebiyatımızın başyapıtlarından olan ciltlerden oluşan roman serisi.
Onbeş yıldır devam eden saçma dizilerin hala çekilmeye devam ettiği lakin çok uzun diye dizisi çekilemeyen destanların ülkesidir türkiye.
2163 sayfalık bir destan ince memed. içinde başkaldırının kurdunu taşıyanların, feodal toplum'un mecbur adamlarının hikayesi. sadece çukurova'nın değil tüm türkiye'nin kanayan yarasını anlatan kutsal kitap.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
Yaşar kemal in cumhuriyet yıllarını esas alan, toplumu ve sistemi eleştirdiği, ezilen bir bireyden bir kahraman çıkarttığı destansı roman serisi. 4 kitabını da okumuş olarak mutlaka okunması gerekir diye düşünüyorum. Çorak dağlarda çıplak bileklerdeki tüfeklerle, zengin ağalara başkaldırışı çok iyi hissedersiniz. Özellikle dördüncü kitab dönemin iktidarına yani kemalizme ağır eleştiriler getirmektedir. Bu yönüyle de toplumsal bir yönü vardır.
okumanın ne kadar da büyük bi zevk olduğunu yeniden hatırlatan romandır. içinde bulunduğunuz rezil ortamdan alıp çukurova'ya, toroslar'a götürür. memed'in asiliğini,adilliğini, hatçe'nin "kadın olurken" ki masumiyetini iliklerinize kadar hissediersiniz. iki sayfa okuduıktan sonra yaşar kemal neden büyük yazardır sorusu anlamsızlaşır.
bundan daha iyisi yok.
bir tık aşağısı da ahmet hamdi tanpınar veya sebahattin ali kitapları.
bir tık aşağısı da ahmet hamdi tanpınar veya sebahattin ali kitapları.
insanlarla oynamamalı,
Bir yerleri var, bir ince yerleri
işte oraya değmemeli.
Bir yerleri var, bir ince yerleri
işte oraya değmemeli.
birinci cildinin sonuna yaklaştığım yaşar kemal'in seri şeklindeki romanı.
kitap baştan sona yöre insanın ağzıyla yazılmış.okurken insanları asla tamamıyla iyi ya da kötü olarak nitelendiremiyoruz.
kahramanlar kötülüğü de iyliği de ancak insana yakışır şekilde doğal ve sıradan bir şekilde sergiliyorlar.
ve yaşar kemal kitabı okurken bana şunu sormamı sağladı: bir kişi isterse bütün dünyaya meydan okuyabilir mi?
cevabını ise ancak kitabın sonunda alabileceğimi düşünüyorum.
belki de ince memed için yapılmış en iyi tanım şudur:düzene baş kaldırışın öyküsü.
kitap baştan sona yöre insanın ağzıyla yazılmış.okurken insanları asla tamamıyla iyi ya da kötü olarak nitelendiremiyoruz.
kahramanlar kötülüğü de iyliği de ancak insana yakışır şekilde doğal ve sıradan bir şekilde sergiliyorlar.
ve yaşar kemal kitabı okurken bana şunu sormamı sağladı: bir kişi isterse bütün dünyaya meydan okuyabilir mi?
cevabını ise ancak kitabın sonunda alabileceğimi düşünüyorum.
belki de ince memed için yapılmış en iyi tanım şudur:düzene baş kaldırışın öyküsü.
size çukurovayı yaşatan yaşar kemal eseri. her şeyiyle müthiş bir eserdir. en yakın sürede seriye yeniden başlamayı düşünüyorum zira eser öyle etkileyici ki keşke okuduklarımı unutsam da yeniden başlasam dedirtir insana. ha bu arada
"demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım. "
"demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım. "
serisini yeni aldığım ve bu zamana kadar nasıl okumadığım konusunda kendimi eleştirdiğim eser.
şu sıralar ikincisini okuduğum kitap.
ilk okuduğum romandır. tüm serisini bir çırpıda bitirmiştim. mutlaka okunması gereken bir eser.
Kendi içimde Tutunamayanlar ve saatleri ayarlama enstitüsü ile sürekli yarıştırdığım kitap. Neyse sıralamam bazen değişse de genelde şöyledir;
1) ince memed
2) Tutunamayanlar
3) saatleri ayarlama enstitüsü
Bu arada tutunamayanlar beni çok yormuştun yeri gelmişken söylüyeyim.
1) ince memed
2) Tutunamayanlar
3) saatleri ayarlama enstitüsü
Bu arada tutunamayanlar beni çok yormuştun yeri gelmişken söylüyeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar