bugün
- nickten isim tahmini yapmak22
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- kıl erkeğin süsüdür14
- her şey senin istediğin gibi olsaydı4
- arkadaşlar bir şey dicem5
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- gecenin köründe5
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- seni karım yapacağım3
- dünyanın en samimi cümlesi6
- grup seksin mantığı10
- ioçk14
- dünyaya çocuk getirmek10
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası15
- nick vermeden bir yazara seslen14
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- şarap içemeyen erkek6
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- son bira2
- geceye bir şarkı bırak8
- kendinden bir çıkarınca ne kalıyor2
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- ford taunus6
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- kafa açan insan5
- biz kimden kaçıyorduk anne2
- sır saklamak2
- nohut yaptım nası olmuş10
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- bilgi içeren entry girelim hadi4
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yorgun mermi vs nervio12
- makarna abartılmış balon bir yemektir5
- tüysüz insan arayışı5
- nevriye4
- başlık parası3
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- yeni parti46
- bu işleri bırakacağım deyip bırakmayan kız3
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba6
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak6
- dürüm yerken suikaste uğramak4
- güne bir şarkı bırak17
- acının tatlı tebessümü3
2163 sayfalık bir destan ince memed. içinde başkaldırının kurdunu taşıyanların, feodal toplum'un mecbur adamlarının hikayesi. sadece çukurova'nın değil tüm türkiye'nin kanayan yarasını anlatan kutsal kitap.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar