bugün
- kendisiyle övünen insanlar9
- ne kadar yaşlısın14
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- trt tarafsız olmalı11
- nokia 3310 denince akla gelenler8
- bu nasıl hava lan7
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- koyu saç açık ten4
- sigara böreği5
- malum kesimin her şeyi yemesi3
- kavga havasında olmak3
- fatma betül sayan kaya47
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- asuman krause3
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- frankyfourfingers2
- zulzula cin kabilesi5
- nokia 6600 denince akla gelenler3
- motorola razr v32
- uludağ itiraf3
- barış alper yılmaz8
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi2
- paranın devrinin bitmesi10
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- patates kızartmak4
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- beyza4
- türkiye28
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- sevgili3
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- eylül ayı2
- italya12
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- abberline ın yeni hesabı11
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis15
- dünya60
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
2163 sayfalık bir destan ince memed. içinde başkaldırının kurdunu taşıyanların, feodal toplum'un mecbur adamlarının hikayesi. sadece çukurova'nın değil tüm türkiye'nin kanayan yarasını anlatan kutsal kitap.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
yaşar kemal'i eleştirmeye niyetlenince destur çekesi geliyor insanın ama bazı şeyleri yazmazsam da içimde kalır doğrusu. özellikle ilk kitaptaki doğa betimlemeleri çok uzun geliyor göze. oku oku bitmiyor. daha sonraki kitaplarda azalıyor azalmasına fakat bu seferde bazı kahramanların bitmek tükenmek bilmez monologları yoruyor insanı. örneğin hürü ana'nın monologları hem bol tekrarlı hem de çok uzun olduğu için insanın ruhunu daraltıyor, hay düldül atın binicisine diye sövdürüyor yer yer.
- buradan sonrası biraz spoiler içirebilir-
köylülerin ölümleri, çektikleri acılar uzun uzadıya anlatılır kitapta ama memed'in bir ağayı öldürmesi maksimum 4 satır sürer.(hamza hariç) faşist damarım tutmuyor elbet, kendimi kaptırıp salya akıta akıta işkence etsin diye beklemiyorum ama 5 sayfa püren* kokusu okuyup, bütün kitap ahaliye işkence eden ağaların 3 satırda cartayı çekmeleri, her seferinde sinirlerimi bozdu doğrusu.
4.cilt 23. bölümde ferhat hoca;"ben şimdiye kadar hiç böyle boş köy görmedim" der fakat 3.cilt 27. bölümde, eskiden kasım'ın köyü olan, ıssız ve boş sakızlı köyünü görmüş ve hatta içine dahi girmiştir.
bana göre destan'ın en can alıcı paragrafını ferhat hoca'ya söyletmiştir yaşar kemal;
allah, başkaldır ya kulum, demiş ve insan onun cennetine başkaldırmış. allah, başkaldır ya kulum, demiş, insanların bir kısmı başkaldırmış. onlar, allah indinde mutlu kişiler olmuşlar, bir kısmı, yani çoğunluğu, allah'ın emrine uymamış.allah onlara cehennemini vermiş. insan kendine , kendi yüreğine, kendi korkusuna toptan başkaldırmadıkça insan soyu bundan da beter olacak, aşağılanacak, zulüm, korku iliklerine işleyecek, insanlıktan çıkacak, bir solucandan da daha mutsuz olacak. solucanın gözü yok, kulağı, ağzı, dili yok, insanın var. insan soyu başkaldırmayı yemek, içmek, yaşamak, uyumak, çocuk yapmak gibi bir yaşama biçimi yapmazsa bugünden de bin beter olacak, içi boşalacak, duymayı, düşünmeyi, sevmeyi, sevişmeyi, dostluğu, arkadaşlığı, göğün, yerin, kurdun kuşun, akarsuyun, tanyerindeki ışığın, yürekteki sıcaklığını unutacak. allah buyurdu ki, ben sizi yarattım ki başkaldırasınız, siz beni dinlemediniz, önce kendinize, sonra başka insanlara, sonra her şeye, her şeye boyun eğdiniz, ne buldunuz, ne öğrendinizse, ne yarattınızsa hepsi boyun eğme üzerine oldu. ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyenleri lanetlediniz, öldürdünüz, kustunuz, ve boyun eğdiniz, boyun eğmeyi, yemek yemek, su içmek, sevişmek gibi bir yaşama biçimi yaptınız. ve de öldünüz. ve de solucandan beter oldunuz. daha da olacaksınız...
4.kitap bittiğinde, ince memed yine imi timi bellisiz olduğunda yani; ilk aklıma gelen şey 5.kitap olmuştur. öyle yazmıştır ki yaşar kemal, ses çıkarmaz okursunuz, beş, altı, yedi... bitmeyen, bitemeyen bir hikaye ince memed.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar