bugün
- mercimek çorbası içen kadın11
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- uludağ sözlük size ne kattı22
- soslu adana kebap5
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- türkiye12
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- pum pum çorbası4
- yemeğe bulyon koyan insan6
- pandela 37
- tırnak pide5
- sözlüğün en masum yazarları16
- kendini kız gibi hayal eden erkek3
- hepiniz öleceksiniz4
- zuhal olcay'a aşık olmak3
- arkadaşlar larissa kim12
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- orgy havaalanı3
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- lahmacun11
- aspava2
- animasyon izlerken ağlamak3
- fusya semsiyeli yabanci26
- türkiye vatandaşlığından çıkmak3
- sözlükte yazan ünlüler9
- saraca097
- mekanda patronu tanıdığını belli etme hevesi4
- recep tayyip erdoğan11
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- karton toplayan çingene6
- atatürk ün çocuk yapmamasının sebepleri3
- şişko deyince sinirlenen kız2
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- kıçına kına yak2
- sözlüğün deli kaynaması4
- nervio23
- bizimkiler dizisi dunkof halis2
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- larisalisa8
- dünyaya doymadan göçüp gideceğim2
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- en iyi dizi film karakterleri3
psikolojik olarak darbeyi yediğin ilk şey (kendi türü içinde) olduğu için unutulmaz olan. bi cacığı yok başka.
mehmet eroğlu'nun romanındaki kanayan yüz gibidir. anımsandıkça kanar.
şu sıralar facebook'da bulunması olası sevdicek.
bir gün dönüp gelirse, uğruna her şeyden vazgeçilebilecek olan.
iyi film ama malesef aks kırmış.*
bir gün dönüp gelirse, sadece uyduruk kıytırık bir yapıştırıcıyla yapıştırdığın kalbini tamiri daha zor hale getirendir..
gelmesin.. gitmesin..
gelmesin.. gitmesin..
Bazı anıların, olayların ilk defa yaşamamıza ve acemilik dönemine gelen aşktır.
(bkz: unutulur)
adı sigara ateşiyle bileğe kazınan aşktır.
kazınma sadece bilekte kalmaz.
kazınma sadece bilekte kalmaz.
unutulmayan denmesi adet olmus asktir. e kardesim demezler mi adama madem unutamiyorsun niye gidip bir baskalariyla asna fisne halindesin surekli ? o'nu dami seviyorsun ? nasil beceriyorsun bunu ? neyse gecelim..
Peki suanda birlikte oldugun insan.. o da uzaydan gelmedi ya.. o da muhtemelen daha once birine asik olmustur. senin teorine gore o'da ilk askini unutamamis oluyor haliyle. e bu sendeki nasil bir midedir ki baska birini seven biriyle bile bile birlikte oluyorsun ?
demek ki neymis ? oyle bodoslamadan vay unutulmuyor, vay hala seviyorum dememek gerekiyor. romantik pozlar vermek icin baska numaralar bulmak gerekiyor anlayacaginiz.
Peki suanda birlikte oldugun insan.. o da uzaydan gelmedi ya.. o da muhtemelen daha once birine asik olmustur. senin teorine gore o'da ilk askini unutamamis oluyor haliyle. e bu sendeki nasil bir midedir ki baska birini seven biriyle bile bile birlikte oluyorsun ?
demek ki neymis ? oyle bodoslamadan vay unutulmuyor, vay hala seviyorum dememek gerekiyor. romantik pozlar vermek icin baska numaralar bulmak gerekiyor anlayacaginiz.
insanı ilk defa heyecanlandıran duygudur. siz ufaksınızdır, elleriniz ufaktır, ama o zamanki büyüklükte olan aşkınız bir daha ne kadar zaman geçerse geçsin asla ilki kadar büyük olmayacaktır. sonra gider ilk aşkınız.. siz onu götüren vapurun arkasından küçücük bedeninizle kalakalırsınız. mektuplar, telefonlar derken bir süre sonra koparsınız. arada elinize geçen mektuplar içinizi sızlatır ama çok da yakmaz canınızı. bazen özlersiniz hatta ama o da çabuk geçer. 12 sene sonra facebook denen nalete üye olursunuz ve bir gün ilk aşkınızdan gelen mesaj bütün hayatınızı altüst eder. konuşmaya başlarsınız ve en kısa zamanda görüşmeye karar verirsiniz. sonra gelir ilk aşkınız.. o zamanın ufak çocuğu şimdinin koca adamı olmuştur. denize karşı oturursunuz gecenin bir körü uzun süre... hiçbir şey konuşamazsınız, şaşkınlıktan ve heyecandan ölmek üzeresinizdir. sonra konu o zamanlar sizi çok heyecanlandıran elele tutuşmaya gelir. yavaşça eli sokulur elinize, sıkarsınız senelerin verdiği özlemle, hala konuşamıyorsunuzdur. hala heyecanlı... ama eksik olan birşeyler olduğunu hissedersiniz... çocukluğunuz eksiktir oysa, o günkü mutluluğunuz, sevginiz.. eski günleri yad ederek güzel bir haftasonu geçirirsiniz. farklılaşmış olduğunuz gerçeğine artık tamamen inanmışsınızdır. şimdi de koca adamla, güzel kadın olarak aşık olmuşsunuzdur birbirinize... onca güzel vakitten sonra yine gitme vakti gelmiştir. yine aynı iskele, yine aynı vapur. yine aynı bekleyen kişisinizdir. vapurun arkasından bakarken, işte tam o anda dolmuş gözlerinizle geçmişinizi hatırlarsınız, aynı ufak kız çocuğu olursunuz seneler sonra aynı acıyı çeken... ve bu acıyı artık çekmek istemediğinizi düşünürsünüz. keşke dersiniz ilk aşkınıza, keşke çocukluğumun aşkı olarak kalsaydın... anlayışla karşılamaz ama size hak vermeye çalışır. bir hikaye de böyle biter. *
mükemmel bünyeden çıkmış sözlerle süslenen ezginin günlüğü ezgisi...
aşkların en güzeli ve saf olanıdır. *
bir sonrakinden önceki aşktır.
naftalin kokulu bir hatıra.
ilk kez aşık oldugumda galiba 9 yaşındaydım. hatırlamıyorum ne hissetmiştim o zamanlar.
gerçekten ilk aşk mı adı düşündüm bir ara.
ilk mi daha derin, derin mi daha ilk sözünü duyduktan sonra.
belki ilkti ama derin olsa boğuluyor olmaz mıydım hala? sadece ayaklarımı sokmuştum hem suya, hatırlıyorum.
ona ilk aşk demekten vazgeçtim bu yüzden, çocukluk aşkım dedim öyle kaldı.
yemyeşil bir aşk yaşadım yıllar sonra. ona en büyük aşk dedim, ilk dedim, derin de. bu diğerine göre daha dipteydi ve çok daha içimde. boy vermeye korkuyordum, o derece. yüzme tekniğimin yanlışlığından olacak, erken kaybetmiştim onu. ayrılık acısının ne oldugunu bilirim ama şimdi ne desem yalan olur, yıllar oldu atlatalı, unuttum gitti. ama içimde bir şeylerin yerinden oynadığını hatırlıyorum hayal meyal. kalbimdi sanırım sarsılan. o'nlu günler bitince, kaldırıp bir sandığa koymuştum kalbimi. kapatmıştım kapağını. benden uzak olsun diye.. kışın yazlıklarımızı kaldırırız ya mesela, belki onun gibi. yer kaplamasın.. onu kullanma ihtimalim de yoktu zaten yeniden. böyle kandırmıştım kendimi. olmasa da olurdu hem. maksat acıtmasındı işte. hayali ve ümidi yasaklamıştım ona önce, sırf daha çok yanmasın diye.
günler geçti. hesaba katmadığım şeyler yaşıyordum. aklıma gelmeyen başıma geldi deyimi bu sefer benim hayatımda yön bulmuştu. allahım ne büyük sevinçti.. o geri gelmişti. gözleri hala yemyeşil.. e canım değişecek değil, değil mi? değişebilirdi.. herkese öyle yeşil bakmazdı o. ben görürdüm yosunu gözlerinde. bazen de çimeni.. giydiği kıyafete göre değil hem de.. heyecanlıydım.. geri istiyordu kalbimi.. hemen çıkarmalıydım o kokuşmuş sandıktan.. hiç kimseye, hiçbir şeye değmeden saklamıştım ya onu yıllarca. çıkardığımda, bıraktıgım gibi bulacağımı sandım.. tam yüreğini açmış bekliyorduki yüreğimi...
yoktu yerinde işte, gitmiş! oysa ordaydı ya, ellerimle saklamıştım o köşesine sandıgın, kilitlemiştim sonra. yok.. fazla uzaklaşmış olamazdı ya.. bekledim.. gelmedi.. kalbim ne yapmış, uçmuş, kaybolmuş..
güveler yemiş onu.. yemiş bitirmiş.. benim hatam.. yine hem de, yeniden.. unutmuşum yanına naftalin koymayı.. naftalin niyetine umut bırakmayı..
ilk kez aşık oldugumda galiba 9 yaşındaydım. hatırlamıyorum ne hissetmiştim o zamanlar.
gerçekten ilk aşk mı adı düşündüm bir ara.
ilk mi daha derin, derin mi daha ilk sözünü duyduktan sonra.
belki ilkti ama derin olsa boğuluyor olmaz mıydım hala? sadece ayaklarımı sokmuştum hem suya, hatırlıyorum.
ona ilk aşk demekten vazgeçtim bu yüzden, çocukluk aşkım dedim öyle kaldı.
yemyeşil bir aşk yaşadım yıllar sonra. ona en büyük aşk dedim, ilk dedim, derin de. bu diğerine göre daha dipteydi ve çok daha içimde. boy vermeye korkuyordum, o derece. yüzme tekniğimin yanlışlığından olacak, erken kaybetmiştim onu. ayrılık acısının ne oldugunu bilirim ama şimdi ne desem yalan olur, yıllar oldu atlatalı, unuttum gitti. ama içimde bir şeylerin yerinden oynadığını hatırlıyorum hayal meyal. kalbimdi sanırım sarsılan. o'nlu günler bitince, kaldırıp bir sandığa koymuştum kalbimi. kapatmıştım kapağını. benden uzak olsun diye.. kışın yazlıklarımızı kaldırırız ya mesela, belki onun gibi. yer kaplamasın.. onu kullanma ihtimalim de yoktu zaten yeniden. böyle kandırmıştım kendimi. olmasa da olurdu hem. maksat acıtmasındı işte. hayali ve ümidi yasaklamıştım ona önce, sırf daha çok yanmasın diye.
günler geçti. hesaba katmadığım şeyler yaşıyordum. aklıma gelmeyen başıma geldi deyimi bu sefer benim hayatımda yön bulmuştu. allahım ne büyük sevinçti.. o geri gelmişti. gözleri hala yemyeşil.. e canım değişecek değil, değil mi? değişebilirdi.. herkese öyle yeşil bakmazdı o. ben görürdüm yosunu gözlerinde. bazen de çimeni.. giydiği kıyafete göre değil hem de.. heyecanlıydım.. geri istiyordu kalbimi.. hemen çıkarmalıydım o kokuşmuş sandıktan.. hiç kimseye, hiçbir şeye değmeden saklamıştım ya onu yıllarca. çıkardığımda, bıraktıgım gibi bulacağımı sandım.. tam yüreğini açmış bekliyorduki yüreğimi...
yoktu yerinde işte, gitmiş! oysa ordaydı ya, ellerimle saklamıştım o köşesine sandıgın, kilitlemiştim sonra. yok.. fazla uzaklaşmış olamazdı ya.. bekledim.. gelmedi.. kalbim ne yapmış, uçmuş, kaybolmuş..
güveler yemiş onu.. yemiş bitirmiş.. benim hatam.. yine hem de, yeniden.. unutmuşum yanına naftalin koymayı.. naftalin niyetine umut bırakmayı..
mahallede el ele tutuştuğunuz eski bir kızcağız vardır. aradan yaklaşık 10 sene geçer ve facebook'da birbirinizi eklersiniz. bir an böyle garip hisler doğar içinizde. ama acı bir son vardır karşınızda.
(bkz: in a relationship)
(bkz: in a relationship)
ne ilk nede son...
ilk olması hasebiyle, unutulmayan aşktır.
en güzel versiyonu için:
(bkz: ilkokul aski)
(bkz: ilkokul aski)
muhtemelen kisiligine uymasa bile ilk asklar hep özeldir hic unutulmaz, hep kalirlar bir yerinde ve genelde hayatin daha sonraki zamaninda tekrar asik olamayacagin tiplerdir. ilk asklar hep bitmeye mahkumlardir, ve ilk asklari belki de özel yapan ilk ask acisidir ilk askin ardindan. ilk asklarda hep bir saflik vardir ve bu safligi bir daha yakalamak zordur ama iyi ki ilk asklar bitiyo ve bize yeni olumlu bakis acilari sunuyor.
ilk aşk, bir çok uyuşturucu maddeden daha fazla bağımlılık yaratır. aradan uzun zaman geçse bile yeniden görüşülürse evlilikleri dahi bitirebilir. hele ilk cinsel deneyimlerinizi ilk aşkınızla yaşadıysanız sıçtınız. sittin sene unutmak mümkün olmayabilir. ben demiyorum bilim adamları diyor. ben sadece onaylıyorum. evli olmadığım halde.
niye böyle bitirdim bende bilmiyorum. hassas konu tabii kısa devre olmuş olabilir. yanık koktu. * *
niye böyle bitirdim bende bilmiyorum. hassas konu tabii kısa devre olmuş olabilir. yanık koktu. * *
bi de ilk aşkla son aşkın aynı kadın / adam olması vardır ki, allah onları nazarlardan korusundur!
uğur arslan'ın bir şiirine verdiği isim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar