bugün
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi14
- 30 yaşına girmek5
- sözlük açsanız ismi ne olurdu5
- mauro icardi13
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- silver ile evlenecek erkek52
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek2
- and the oscar goes to5
- ey insan2
- affetmenin gücü6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- akrostişli şiir6
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- sarapci koala58
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek2
- ilişki yapmaya üşenmek6
- dün gece ne oldu13
- her şey bitti derken çalan şarkı2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- hristiyanlık7
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözler köşkü6
- en sevdiğiniz sayı3
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- de niro vs pacino3
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- ellerim bos gonlum hos28
- kadın nefreti4
- sözlükteki satranç taşları4
- sözlükteki linç kültürü12
- tutmayan başlık açma rehberi7
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- şikeci amedspor5
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- gocu34
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
devlet, kendi şiddetine hukuk, bireyin kine ise suç adını verir. max stirner
en kısa hukuk tanımı için;
(bkz: ağza sakız olmak)
(bkz: ağza sakız olmak)
her insanın eşit şartlarda ihtiyaç duyduğu.
hukuk bir amfi dolusu dersle ilgilenmeyen off çalışamıyorum ben daha napıcam diyen insanın kütüphanede günlük en az üç saat ders çalıştığı, üç saat onbeş dakika çalışanların inek ilan edildiği öğrencilerine acınası bölüm.
adaletli insanlara objektif insanlara hakkaniyetli insanlara ihtiyacı olan bölüm.
adaletli insanlara objektif insanlara hakkaniyetli insanlara ihtiyacı olan bölüm.
beybi bir şey.
bir insani hayatini ugruna curutmemesi gereken bolum. cok daha heyecen verici seyler var bu dunyada.
Tanım cümlesine ihtiyaç duymayan uğraşı alanı. Ülkemizde benim için en Zeki insanların toplanıp zekalarını kullanmayı unutturuldukları yeri ifade ediyor maalesef. Hukuk okumaya gelen arkadaşlar hukuku aşırı seviyorsa gelsin, ya da parayı. Tabi bir yönüyle de gelin derim çünkü okuduğun bölümü sorduklarında açıklamak zorunda kalmazsın. Sırf bu sebeple tercih edeceksen zaten hukuk sana daha fazlasını yapamaz.
yarın cuma namazına müteakip cenaze namazı kılınacak olan. evet.
adamın göre şekil alır hale getirilmiştir.
bazen mizahtır.
--spoiler--
Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken önlerinde iyi giyinmiş, şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü farkederler.
Erkeklerden birisi diğerine dönerek, "Bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der. Bu sözleri işiten genç hanım başını çevirir ve "Teklifinizi kabul ediyorum" der. Teklif yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar.
Ertesi sabah apartmanı terk ederken, adam kadına 250 dolar verir. Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der.
Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulasını gören adam şaşırır. Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatır.
Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum. Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" diye mütalaasını verir.
Dava başlar ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava konusunu aşağıdaki şekilde arzeder:
"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilem, bu hanımefendi, itina ile yetiştirilip çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır. Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır. Davalı gayrimenkulü kira amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir. Kira tutarı yüksek bir bedel değildir, kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir bölgedir. Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının müvekkileme anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir."
Davalının avukatı hiç beklenmedik savunma karşısında şaşırır, fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duyar ve hemen daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı şöyle savunur:
"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç hanımdan sahibi olduğu gayrimenkulü bir süre için kiraladığı doğrudur ve müvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır. Bununla beraber müvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış, kuyuya boru indirmiş ve pompa yerleştirmiştir. Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını müvekkilim üstlenmiştir. inancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın reddini talep ediyoruz."
Genç hanımın avukatı tekrar söz alır:
"Muhterem hakim bey, müvekkilem, davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı. Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu ettiği taşları, boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür. Bu bakımdan davamızda ısrar ediyor ve vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz."
Hanım davayı kazanır!...
--spoiler--
--spoiler--
Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken önlerinde iyi giyinmiş, şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü farkederler.
Erkeklerden birisi diğerine dönerek, "Bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der. Bu sözleri işiten genç hanım başını çevirir ve "Teklifinizi kabul ediyorum" der. Teklif yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar.
Ertesi sabah apartmanı terk ederken, adam kadına 250 dolar verir. Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der.
Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulasını gören adam şaşırır. Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatır.
Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum. Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" diye mütalaasını verir.
Dava başlar ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava konusunu aşağıdaki şekilde arzeder:
"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilem, bu hanımefendi, itina ile yetiştirilip çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır. Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır. Davalı gayrimenkulü kira amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir. Kira tutarı yüksek bir bedel değildir, kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir bölgedir. Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının müvekkileme anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir."
Davalının avukatı hiç beklenmedik savunma karşısında şaşırır, fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duyar ve hemen daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı şöyle savunur:
"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç hanımdan sahibi olduğu gayrimenkulü bir süre için kiraladığı doğrudur ve müvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır. Bununla beraber müvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış, kuyuya boru indirmiş ve pompa yerleştirmiştir. Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını müvekkilim üstlenmiştir. inancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın reddini talep ediyoruz."
Genç hanımın avukatı tekrar söz alır:
"Muhterem hakim bey, müvekkilem, davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı. Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu ettiği taşları, boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür. Bu bakımdan davamızda ısrar ediyor ve vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz."
Hanım davayı kazanır!...
--spoiler--
rte nin yüzünden artık güvenmediğim oluşum.
'hak'kını vererek okunduğunda hızlı bir çöküşe neden olan.
Bu ülke de olmayandir. Hak ve hukuk.
arapça kökenli ülkemize sadece kelime olarak bilinen terimdir.
hak ödev anlamlarına gelir.
hak ödev anlamlarına gelir.
başbakanın umursadığı devlet organıdır. organ demişken üstüme oturduğumuz organımıza benzemektedir. *
hep geliyorum, geliyorum bak gelicem deyip gelmemiştir. adaleti babasız, piç bırakmıştır.
canımız vatanımızda olmasa da ısrarla uygulanması için kendimizi parçaladığımızdır.
dünyanın her yerinde her zaman güçlüden yana olan zımbırtı. bizimkinin diğerlerine oranla daha kötü durumda olmasının sebebi çok fazla kurcalamamız ve bitmek bilmeyen hırsımız.
ele ayağa düşmüş, gelen geçenin okuduğu sıradan bir bölüm oluvermiştir.
Baş üstünde tutulup düzen sağlamak adina kullanılacağına, ayaklar altina alinip yerle bir olmuş olgudur.
Keşke sistemle bu kadar oynamasalar.
Keşke sistemle bu kadar oynamasalar.
hukuk fakültesine ve kendini bir bok zanneden hukuk öğrencisi potansiyel avukatların ( takım elbiseli meşru hırsızların) zihniyetine sokayım.
Ülkemizde mevcut değildir.
Kolay ama savcı veya hakim olmadiktan sonra bi numarasi yok. Tabi ailede nüfuzlu avukatlar yoksa.
tek bir yerde hukuk vardır o da vicdan da.
Onun dışında hiçbir hukuk nizamı sağlayamaz.
Onun dışında hiçbir hukuk nizamı sağlayamaz.
iktidarın fahişesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar