bugün
- yeni partinin çerçeve yasa kararı9
- ekşi sözlük referans16
- mekke anlaşması19
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- en gey özelliğiniz10
- burak kut2
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- kod yazarken müzik dinlemek6
- torpil peşinde koşan tip5
- tang içen efsanevi nesil2
- merfulu11
- kürt sorunu2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- 2000 doğumlu kızlar2
- hamferdi yazarlar3
- din ve ahlak4
- online 40 yazar ne yapıyor5
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- yanlışlıkla gey olmak9
- erecto bey bay birader2
- bir insanın muadilini bulmak5
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- wc'ye telefonsuz girmek7
- recep tayyip erdoğan4
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- gizli artılayan yazar3
- günlük tutan erkek19
- dudağında bir boyası eksik yuzır4
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- en estetik meyveler2
- gey erkeklerin buluşma noktası3
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- rodrigo mora6
- kaybolan futbolcusu için müge anlı'ya çıkan takım2
- bol bol su içmek2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- kulağın pıtı gibi olması3
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- her yerde sümkürebilen insan6
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- arda güler5
- sözlük kızlarının acayip tatlı olması3
- nihal atsız2
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- gratisin içini merak etmek8
- mükemmeliyetçi insan2
- halkını düşünmeyen lider4
entry'ler (304)
bir dişci amq. bir haftadır dişim ağrıyordu. sabah çekine çekine gittim dişçiye. bak di iki hap yazdı yolladı. bunları bitir çekeriz dedi. ağrımaz degilmi dedim. kaç gündür rahat yüzü görmedim dedim. bunları kullan hiç bi şey hissetmezsin dedi. hapları yuttum. bu gece ki ağrı hepsinden beter. seni biliyom amq dişçisi su an elime gecsen ......
Lan herhalde yapamazdım amq bir diş bu kadar mi ağrır. of of.
Lan herhalde yapamazdım amq bir diş bu kadar mi ağrır. of of.
güldüğüm dört adam var. ikisi gitti. ikisi kaldı. güldüğüm adamlara ağlamak ne kadar zor. mekanın cennet olsun. büyük usta.
dinlerin, toplumların, milletlerin, insanların özel günlerini çoşku ve sevinçle kutlaması, neşelenmesi, çeşitli sorumlulukları yerine getirip bugün bayram diyip o günü kutlaması yüzyıllardır var.
kaç bayram yaşadık daha kaç bayram yaşayacağız bu bir muamma. herkesin her türlü bayramı kutlu olsun. insanoğlu saygı duymalı başka insanoğullarına. kurban kesmek vahşilik, canilik dememeli. yumurta boyamak amma saçma sapan şey dememeli. başının üstünde tavuk ve horoz çevirip günahlarının dan arınmak için onu keseni de hoş görmeli. herkesin bir inancı var eğri veya doğru. bayramlar güzel günler.
geldik, gidiyoruz.
bazen yunus emre, bazen can yücel olmak lazım.
yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü demek lazım. gel gör beni aşk neyledi demek lazım.
"Tabduk Emre bir gün müridlerine, "Bugün hepiniz dağa çıkınız ve bana çiçeklerden demetler getiriniz. En güzel demeti hazırlayana bir hediyem olacak" dedi. Dervişlerin hepsi kırlara çıktı... Demet demet çiçekler hazırlayıp şeyhlerine koştular. Yunus en sona kaldı... Akşam üstü tek bir papatya ile çıkageldi. Yunus'a karşı gizli bir haset içinde olan bazı dervişler; "Şuna bakın hele!.. Bula bula bir tek papatya getirmiş." diye fısıldaştılar. Taptuk, olayın hikmetini Yunus'tan sordu. Yunus da "Şeyhim" dedi. "Kırları dolaştım, hangi çiçeğe varsam Allah'ı zikreder buldum. Hiçbirini koparamadım. Akşama doğru bir papatya bana seslendi: "Gel derviş Yunus. Benim kellemi kopar. Ben bugün Rabbime zikirden gafil oldum. Ölmek bana haktır, beni götür şeyhine" diye inledi. Ben de size onu getirdim." demek lazım.
çok şeylere gerek yok mutlu olmak için. anı yaşamalı andan mutluluk duymalı insan.
içkici, ayyaş, serseri, ağzı bozuk diye yaftalanan can yücel gibi düşünmek lazım.
Bayram
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir
ilişkiyi bitirmek de öyle...
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini
bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara
düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede
üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle
okşayan anne bayramdır.
"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış
ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son
taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda
karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,
nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta
ölebilmek bayram..
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun..!
hayatın içinde, hayatla beraber yaşayıp, hayatımıza kattığımız veya katmadığımız her kim olursa olsun kutladıkları her bayram kutlu olsun.
kaç bayram yaşadık daha kaç bayram yaşayacağız bu bir muamma. herkesin her türlü bayramı kutlu olsun. insanoğlu saygı duymalı başka insanoğullarına. kurban kesmek vahşilik, canilik dememeli. yumurta boyamak amma saçma sapan şey dememeli. başının üstünde tavuk ve horoz çevirip günahlarının dan arınmak için onu keseni de hoş görmeli. herkesin bir inancı var eğri veya doğru. bayramlar güzel günler.
geldik, gidiyoruz.
bazen yunus emre, bazen can yücel olmak lazım.
yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü demek lazım. gel gör beni aşk neyledi demek lazım.
"Tabduk Emre bir gün müridlerine, "Bugün hepiniz dağa çıkınız ve bana çiçeklerden demetler getiriniz. En güzel demeti hazırlayana bir hediyem olacak" dedi. Dervişlerin hepsi kırlara çıktı... Demet demet çiçekler hazırlayıp şeyhlerine koştular. Yunus en sona kaldı... Akşam üstü tek bir papatya ile çıkageldi. Yunus'a karşı gizli bir haset içinde olan bazı dervişler; "Şuna bakın hele!.. Bula bula bir tek papatya getirmiş." diye fısıldaştılar. Taptuk, olayın hikmetini Yunus'tan sordu. Yunus da "Şeyhim" dedi. "Kırları dolaştım, hangi çiçeğe varsam Allah'ı zikreder buldum. Hiçbirini koparamadım. Akşama doğru bir papatya bana seslendi: "Gel derviş Yunus. Benim kellemi kopar. Ben bugün Rabbime zikirden gafil oldum. Ölmek bana haktır, beni götür şeyhine" diye inledi. Ben de size onu getirdim." demek lazım.
çok şeylere gerek yok mutlu olmak için. anı yaşamalı andan mutluluk duymalı insan.
içkici, ayyaş, serseri, ağzı bozuk diye yaftalanan can yücel gibi düşünmek lazım.
Bayram
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir
ilişkiyi bitirmek de öyle...
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini
bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara
düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede
üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle
okşayan anne bayramdır.
"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış
ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son
taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda
karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,
nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta
ölebilmek bayram..
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun..!
hayatın içinde, hayatla beraber yaşayıp, hayatımıza kattığımız veya katmadığımız her kim olursa olsun kutladıkları her bayram kutlu olsun.
asıl isminin hergele köyü olduğu, açılım sürecinin güzelliğinden, köy isminin kürtçe olarak zergeleye çevrildiği yer. yakında kalbur a cevrilecegi gün gibi aşikar dır.
aydın karacasu ilçesinin yaylasında bulunan bir derenin iki kahveyi ayırdığı yer. yolları bozuk olsa da gelmeye değer. sıcaklığın 40+ olduğu aşağılarda sıcaklık 25 hissedilmekte. kuyu kebabı yiyebilirsiniz. asırlık çınarların altında kahve , çay yudumlaya bilirsiniz.
pasifizeymiş.
karşıdaki bakkala ekmekçi geldi.
ekmek almaya gidiyorum sıcak sıcak.
ekmek almaya gidiyorum sıcak sıcak.
sevişmeyin. sonra alışıyorsunuz. trip sahibi oluyorsunuz.
etme böyle hüzün
ah benim iki gözüm
sana olan tek sözüm
ateşinden közüm.
ah benim iki gözüm
sana olan tek sözüm
ateşinden közüm.
annemasse de yasayan samsunlu bir fıstık geliyor. ah fransa ah.
Ustunden tahta kopruyle gecilen bir derenin oteki kiyisinda yoksul bir koy varmis.
Bir gun ufak tefek seyler satip, gerekirse fal da bakmak icin bir Arap
Baci ugramis koye.
Bir anda koyluler Arap Baci'nin cevresini kusatmislar:
- Sen demisler, sunu bunu satip fal bakmayi birak simdi. Bizim basimiz buyuk dertte. Demincek ustunden gectigin tahta koprunun altinda, dik kulaklari, keci sakali, elinde saziyla hinzir bir Seytan oturuyor. Her sabah ve her aksam; kadin-erkek, genc-yasli, kucuk-buyuk demeden koyde kim varsa hepsinin simsek gibi irzina gecip, yine koprunun altina donuyor..
Biktik usandik sabah aksam becerilip durmaktan. Soyle kuzum, sen bizi kurtarabilir misin o Seytan'dan?
Arap Baci:
- Hele bir yol deneyelim, demis.
Ve koyden ayrilip tahta kopruye gelmis. Egilip bakmis koprunun altina...
Seytan orada...
- Hey Seytan, demis. Senin yapamayacagin hic bir sey yok mudur bu dunyada?
Seytan:
- Yoktur, demis.
Arap Baci mahrem yerinden kivrik bir kil koparip Seytan'a uzatmis:
- Al duzelt bakalim sunu, demis.
Seytan kili duzeltmeye calistikca, kil yeniden kivrilip eski haline donuyormus.
Arap Baci Seytan'i oyle birakip, cekmis gitmis..
20 yil gecmis aradan. Arap Baci'nin yolu yine ayni koye dusmus. Koyluler Arap Baci'yi gorunce bir sevinmisler, bir sevinmisler:
- Sayende kurtulduk, demisler. Senden sonra Seytan bir daha ugramaz oldu koye...
Baci'ya izzet ikramda bulunmuslar, armaganlar vermisler.
Donuste Baci yine koprunun altina egilmis. Bakmis ki Seytan hala daha 20 yil once verdigi o kivrik kili duzeltmeye ugrasiyor.
- Hey Seytan, demis.
Seytan basini kaldirmis.
Arap Baci mahrem yerini tumden gostererek:
- Sen onu hele bir duzelt, bak burada daha ne kadar var, demis.
Bir gun ufak tefek seyler satip, gerekirse fal da bakmak icin bir Arap
Baci ugramis koye.
Bir anda koyluler Arap Baci'nin cevresini kusatmislar:
- Sen demisler, sunu bunu satip fal bakmayi birak simdi. Bizim basimiz buyuk dertte. Demincek ustunden gectigin tahta koprunun altinda, dik kulaklari, keci sakali, elinde saziyla hinzir bir Seytan oturuyor. Her sabah ve her aksam; kadin-erkek, genc-yasli, kucuk-buyuk demeden koyde kim varsa hepsinin simsek gibi irzina gecip, yine koprunun altina donuyor..
Biktik usandik sabah aksam becerilip durmaktan. Soyle kuzum, sen bizi kurtarabilir misin o Seytan'dan?
Arap Baci:
- Hele bir yol deneyelim, demis.
Ve koyden ayrilip tahta kopruye gelmis. Egilip bakmis koprunun altina...
Seytan orada...
- Hey Seytan, demis. Senin yapamayacagin hic bir sey yok mudur bu dunyada?
Seytan:
- Yoktur, demis.
Arap Baci mahrem yerinden kivrik bir kil koparip Seytan'a uzatmis:
- Al duzelt bakalim sunu, demis.
Seytan kili duzeltmeye calistikca, kil yeniden kivrilip eski haline donuyormus.
Arap Baci Seytan'i oyle birakip, cekmis gitmis..
20 yil gecmis aradan. Arap Baci'nin yolu yine ayni koye dusmus. Koyluler Arap Baci'yi gorunce bir sevinmisler, bir sevinmisler:
- Sayende kurtulduk, demisler. Senden sonra Seytan bir daha ugramaz oldu koye...
Baci'ya izzet ikramda bulunmuslar, armaganlar vermisler.
Donuste Baci yine koprunun altina egilmis. Bakmis ki Seytan hala daha 20 yil once verdigi o kivrik kili duzeltmeye ugrasiyor.
- Hey Seytan, demis.
Seytan basini kaldirmis.
Arap Baci mahrem yerini tumden gostererek:
- Sen onu hele bir duzelt, bak burada daha ne kadar var, demis.
eşşeğe bağlayacaksın elektriği bir daha kaçak kullanıyorlar mi.
anasına bakarsın kızını alırsın.
kızına bakarak anasını alırsan.
babayı alırsın.
kızına bakarak anasını alırsan.
babayı alırsın.
bin jip.
saat 12 yi çok dan vurmuşdu.
zaman kanlar içinde yerdeydi.
zaman kanlar içinde yerdeydi.
güzel insandır. oruç tutmayacağı halde, uykusundan fedakarlık yapıp, aile bireyleriyle veyahut arkadaşlarıyla aynı sofrada bulunması güzeldir. insan sadece ekmek, aş, su ile doymaz. bazen görmek istediklerin aynı masada ise doyarsın.
amına kodumun memleketinde oruç tutanlar, tutmayanları.
tutmayanlar, tutanları kuduruk görüyor.
dün de birisi oruç tutmayanlar bana selam vermesin diye başlık açmışdı.
hiç mi insanlıktan nasip almamış insanlarsınız siz ?
kim ne yersin? tıka basa ölünceye kadar yesin. 10 menü yesin 20 menü yesin sana ne.
oruçluya saygısı yokmuş da su içiyormuş. la içsin sana ne.
amına kodumun memleketinde neden insanlar birbirine zıt, ifrit.
yeri gelince zülfü livanelinden hey özgürlüğü bağırarak söylemesini bilirsiniz.
yok yunus emre, mevlana da ki tevazundan dem vurarsınız.
aynaya bakın...
aynaya bakın...
yok aslında birbirinizden bir farkınız.
şu mübarek günlerde bir sarılın kucaklaşın.
parası neyse verelim.
az insan olun.
tutmayanlar, tutanları kuduruk görüyor.
dün de birisi oruç tutmayanlar bana selam vermesin diye başlık açmışdı.
hiç mi insanlıktan nasip almamış insanlarsınız siz ?
kim ne yersin? tıka basa ölünceye kadar yesin. 10 menü yesin 20 menü yesin sana ne.
oruçluya saygısı yokmuş da su içiyormuş. la içsin sana ne.
amına kodumun memleketinde neden insanlar birbirine zıt, ifrit.
yeri gelince zülfü livanelinden hey özgürlüğü bağırarak söylemesini bilirsiniz.
yok yunus emre, mevlana da ki tevazundan dem vurarsınız.
aynaya bakın...
aynaya bakın...
yok aslında birbirinizden bir farkınız.
şu mübarek günlerde bir sarılın kucaklaşın.
parası neyse verelim.
az insan olun.
2008 kapısı tok kapanıyor.