bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz26
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- yazarların sağlık sorunları4
- patatesin her ortama uyum sağlaması3
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- penis boyu takıntısı6
- güne bir şiir dizesi bırak2
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- sabah tostu3
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ucan tekme atan hipopotam43
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlük çiftleştirme servisi11
- nick vermeden bir yazara seslen13
- üzülünce kime gidersiniz8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- ulu sözlük telegram grubu12
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- itlik kopukluk2
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- şapka takar mısınız12
- akp de fon krizi tartışmaları3
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- düş sokağı sakinleri4
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- tomtom mahallesi3
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
Her şeyin üzerindedir.
Ama türkiye'de "hukuk iktidarın fahişesidir" mottosu tam anlamıyla vücut buluyor.
Ama türkiye'de "hukuk iktidarın fahişesidir" mottosu tam anlamıyla vücut buluyor.
hak kelimesinin çoğuludur. amma velakin türkiye'de kalmamıştır, lütfen başka ülkelerde deneyiniz.
“hukuk” denilince ister istemez hepimizin hatırına “mahkeme, avukatlar” vesair gibi çağrışımlar gelmekte; bu yanlış olmasa da, esasen hukuk “ahlak” demektir ve her toplumun kendi inanç ve adetlerine göre zamanla oluşmuş bir ahlak kaidesi/kuralı ve bu kaideleri teşkil eden normlardan oluşmuş bir hukuk düzeni vardır.
bu itibarla “hukuk, ahlâkın pıhtılaşmış hâli” denilmiştir; bu tanımların ardından “hukuk” bahsi ile alakalı asıl tanımlamaya çalışacağım -ve bir yönüyle de hatırlatacağım- husus şu:
hukuk, başta söylediğim gibi ilk anda aklımız ve gözümüzde daha çok başka imajlarla canlanıyor olsa da, yani onun siyasi, kanun yahut ceza kategorileri hatıra gelse de esasen, sıradan, tabiî, günlerden her hangi bir gün içinde geçirdiğimiz vakitlerdeki bütün münasebetlerimizi kapsamaktadır. hani, hiza diye bir şeyin varlığını ancak belli objelere nazaran görüyor olmamız gibi, o, ister farkında olalım isterse olmayalım hayatımızın önemli yahut sıradan her hadisesinde, şartların ve vakaların mahiyetine göre kapsamı daralan yahut genişleyen bir biçimde vardır ve birçok faaliyetimizle ortaya çıkar, gözükür.
bir trafik kazasında bunu belirgin bir biçimde hissederken, susuzluktan ciğerinin yanmış olabileceğini varsaydığımız bir serçe için pencere kenarına koyduğumuz su dolu bir kab’ta, ——-ki burada, onun hak hukukunu gözetirken, diğer yandan yani pıhtılaşmış hâline nazaran “ahlaki” bir tavır sergilemekteyizdir ve bizi buna mecbur kılan sadece vicdanımızdır, evet “mecbur kılmak”ta bir “zorunluluk” hâli vardır ve işte serçe ile aramızdaki münasebeti doğuran, evet gördüğümüz üzere yazılı olmayan bir hukuk kuralı vardır——- bu fiilde onu düşünmez ve görmeyiz; görmek zorunda değiliz zaten; söylemek istediğim esasen günlük münasebetlerimizin neredeyse tamamına yakını “hukuk”a tâbidir:
hani eskilerin kullandığı “filanca ile hukukumuz var” yahut “onunla hukukumuz eskiye dayanır” tabirindeki gibi...
böyle bir tarafı da var.
bu itibarla “hukuk, ahlâkın pıhtılaşmış hâli” denilmiştir; bu tanımların ardından “hukuk” bahsi ile alakalı asıl tanımlamaya çalışacağım -ve bir yönüyle de hatırlatacağım- husus şu:
hukuk, başta söylediğim gibi ilk anda aklımız ve gözümüzde daha çok başka imajlarla canlanıyor olsa da, yani onun siyasi, kanun yahut ceza kategorileri hatıra gelse de esasen, sıradan, tabiî, günlerden her hangi bir gün içinde geçirdiğimiz vakitlerdeki bütün münasebetlerimizi kapsamaktadır. hani, hiza diye bir şeyin varlığını ancak belli objelere nazaran görüyor olmamız gibi, o, ister farkında olalım isterse olmayalım hayatımızın önemli yahut sıradan her hadisesinde, şartların ve vakaların mahiyetine göre kapsamı daralan yahut genişleyen bir biçimde vardır ve birçok faaliyetimizle ortaya çıkar, gözükür.
bir trafik kazasında bunu belirgin bir biçimde hissederken, susuzluktan ciğerinin yanmış olabileceğini varsaydığımız bir serçe için pencere kenarına koyduğumuz su dolu bir kab’ta, ——-ki burada, onun hak hukukunu gözetirken, diğer yandan yani pıhtılaşmış hâline nazaran “ahlaki” bir tavır sergilemekteyizdir ve bizi buna mecbur kılan sadece vicdanımızdır, evet “mecbur kılmak”ta bir “zorunluluk” hâli vardır ve işte serçe ile aramızdaki münasebeti doğuran, evet gördüğümüz üzere yazılı olmayan bir hukuk kuralı vardır——- bu fiilde onu düşünmez ve görmeyiz; görmek zorunda değiliz zaten; söylemek istediğim esasen günlük münasebetlerimizin neredeyse tamamına yakını “hukuk”a tâbidir:
hani eskilerin kullandığı “filanca ile hukukumuz var” yahut “onunla hukukumuz eskiye dayanır” tabirindeki gibi...
böyle bir tarafı da var.
Hak ve adalet arayışı gibi görünse de temelde iyi ve kötünün çatıştığı yerdir. iyiyi de kötüyü de yasayı yapanlar belirler. Bundan dolayı aslında devrimler ve isyanlar mevcut hukuka baş kaldırıdır.
fakirin fakirle çatıştığı güçlünün güçlüyü sırtladığı sisteme hukuk sistemi denir. bu ülkemizde değil dünyanın her yerinde aynıdır.
edit : BUNDA EKSiLEYECEK NE VARDI AT YARRAĞI ŞiMDi EKSiLEYEBiLiRSiN.
edit : BUNDA EKSiLEYECEK NE VARDI AT YARRAĞI ŞiMDi EKSiLEYEBiLiRSiN.
Türkiye de fakirlere karşı mücadele sistemi.
Fransız bir fikir adamının “güçlülerin geçtiği, zayıfların takıldığı bir örümcek ağı”na benzettiği mefhum.
şuan eğitim fakültesinde okuyorum fakat bürokraside iyi bir kademede görev almak istiyorum. hedefim öğretmen olarak atandıktan sonra milli eğitimde yükselmek hatta il milli eğitim müdürü olmak. bu süreçte hukuki bilgimi güçlendirmek için de hukuk okumak istiyorum. eğitim alanında ise yüksek linsans ve doktora yapıp bilgilerimi pekiştirmeyi hatta belli bir alanda söz sahibi olmak istiyorum. bunları yapmamdaki tek amaç milletime faydalı olabilmek. bir nebze olsun eğitim hakkında bir şeyler yaparak ilerletici eleştirilerde bulunmak.
not: kesinlikle siyasete bulaşmak istemiyorum çünkü eğitimci kimliğimi korumak istiyorum. nedense siyasi amaçlar eğitimci yönüme zarar verecekmiş gibi geliyor.
not: kesinlikle siyasete bulaşmak istemiyorum çünkü eğitimci kimliğimi korumak istiyorum. nedense siyasi amaçlar eğitimci yönüme zarar verecekmiş gibi geliyor.
Avukat olma, hâkim, savcı ol.
Bir alan
Bir alan
herkese günü gelince lazım olan.
Çok garip bir şey. Aslında günlük hayatta yaptığımız çoğu şey suç falanmış.
Hukuk, iktidarın fahişesidir.
hukuk sınıfı iktidarın fahişesidir.
"hukukçu kadar hukuk tanımı vardır" ve "hukuk asgari etiktir".
Bu kelimeye ek geldiği geldiği zaman sondaki k harfi asla ama asla yumuşamaz. Yani asla “hukuğa” olmaz. Aman dikkat!
Okuyamayacak kadar salak var sanan malların okuduğu vakit kaybı.
Okuyamayanın bok attığı güzel bölüm.
Önüne gelenin okuduğu vasat bölüm.
Hukukun alçalması her türlü kötülüğün yükselmesidir.
uzmanlık alanım.
10 sene önce marmara hukuk'tan mezun olmamın bu konuda baya bir faydası oldu.
10 sene önce marmara hukuk'tan mezun olmamın bu konuda baya bir faydası oldu.
tuğla gibi kanun kitaplarında değil, onu yorumlayan ve kafasında tuğla kırılması müstahak zihinlerde oluşan kavram.
hukuksal anlamda bir çoğumuzun merak ettiği soruların cevaplarını bulacağı oldukça kapsamlı bir site. avukatlar bir çok konuda hepimizin anlayacağı dilde bilgilendirme yapmışlar.
(bkz: )http://www.adalettv.com/
(bkz: )http://www.adalettv.com/
önemli bir bölüm aynı zamanda önemli bir olgudur. hukuk insanların can ve mal güvenliğini sağlayan ve adaletin temelini oluşturan ve insanı zararlı davranışlardan caydıran en önemli etmendir. bu bölümü okuyan kişilerin de buna dayanarak bu düşünce içerisinde mezun olduktan sonra bu temelde bu işi yapmaları gerekir. ister hakim ister savcı ister avukat olsun farketmez.
Bir gün alacak verecek meselesi olan bir adam avukatlar kahvesine girer, kapıyı açar, Kahveci sorar: Hayırdır mesele nedir?
Adam: Alacak verecek meselesi.
Genç Avukat: “Paramızı nasıl vermezler?”diye bağırır ve adamın yanına doğru yürür.
Adam: yanlış anladın borçlu taraf biziz.
En arkadan yaşlı bir avukat çıkar ve der ki hadi lan! Bir verdik bir daha mı istiyorlar?
Bu da böyle bir hikayedir.
Adam: Alacak verecek meselesi.
Genç Avukat: “Paramızı nasıl vermezler?”diye bağırır ve adamın yanına doğru yürür.
Adam: yanlış anladın borçlu taraf biziz.
En arkadan yaşlı bir avukat çıkar ve der ki hadi lan! Bir verdik bir daha mı istiyorlar?
Bu da böyle bir hikayedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar