bugün
- acı gerçekler9
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi11
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- motorla kaza yapan kadın4
- hünkar beğendi vs alinazik9
- sözlükte aile kurmak5
- nejat uygur4
- yeni biriyle nerede tanışılır11
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin15
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması3
- suya giden eşeğin asıl amacı3
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı5
- anın görüntüsü27
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız4
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- en lezzetli balık21
- ata iyi binen erkek3
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- vurdurmaya giden kız sevinci3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- parkta oturan adam3
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo3
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- ortadoğu3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- birikim yapmak5
- 24 eylül 20263
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- seri eksicinin iq düzeyi5
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- ellerim bos gonlum hos5
- aşk kitabı2
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- atatürk diyor ki9
- true nickli yazar24
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- padişaha ay saçmalama hünkarım diyen harem kadını2
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- ben geldim naneler13
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- gocu33
vücut dokularının yapısını ve davranışını mikroskop altında inceleyen bilim dalı.
istanbul üniversitesi biyoloji bölümünde gösterilen 4 kredilik zor bir ders.Histoloji eski yunancadan kökenlenir.histos ve logos kelimelerinin birleşmesi ile oluşan bir sözcüktür.histos doku anlamına gelir.logos ise bilim,inceleme demektir.histoloji sözcüğünün tanımı doku bilimi olarak yapılır.
bitki ve hayvan dokularının bileşimini ve yapısını inceleyen bilim dalı...
(bkz: osman murathanoğlu)
diş hekimliği ve tıp öğrencilerinin anasını ağlatan bir ders.* pratikleri ayrı zor, teorikleri ayrı. sanki çok da işimize yarıyacak ilerde.*ama hocasına bakarsan sanki dünyanın en mühim dersi. kasıla kasıla bilmem kaç tane asistanla birlikte gelir, ne dediği anlaşıl(a)madan 2-3 saat boyunca zırvalar, sonra vize-final ayağına bunları bilmeye mecbursunuz muhabbeti yapar ve defolup gider.bize de arkasından hayır dua! etmek düşer. (bkz: vize haftasi)
boşaltım , sindirim , dolaşım , üreme o bu derken bütün sistemleri ezberlemek zorunda kalınan ders. ayrıca her kelimesini ezberledikten sonra temalar hariç birşeyin akılda kalmaması da bir yerde sorun olduğunu göstermekte.
bir de hocası lanet mi lanet psikopat mı psikopatsa insanın anasını ağlatan derslerden biri haline gelen bilim şeysidir. bunlar o kadar manyaktır ki bir preparat koyarlar bunu tanı derler. bakarsın mikroskopta hep yuvarlakımsı, pembeli morlu yapılar vardır. sözlü yaparlar deli deli. zaten konular abuk ya, hocalar olabildiğine saçmalar. sonra emriyolojiye başlarlar. yok intrauterin hayatta kaçıncı günde fetüsün göz refleksi başlar, yok ağız yüz bilmem nesi kaçıncı günde birleşir. . ben nerden bileyim ulan deme isteği meydana gelir. kesin olan hocalarının kafadan yarık olduğudur. rezalet bi derstir, geçeni tebrik etmek gerek. (bkz: ben)*
doku bilim.
Tıptan soğuma konusunda birinci risk faktörüdür. Preperat çizimleri ve pratik sınavları ömür törpüsüdür. Genelde hocaları da kıldır. Histolojiye başladıktan sonra mı böyle gıcıklaşmışlardır yoksa gitmeden önce de kılmıdırlar araştırma konusu olabilir.
Dokuların yapısını inceleyen bilim, dokubilim. Ayrı bir bilim dalı olmakla beraber, organlarla doku ve hücrelerin oluşumunu inceleyen embriyoloji ile bir bütün meydana getirir. Histoloji bilimi, dokuların, gözle görülmesi imkânsız olan yapısını incelediğinden, ancak mikroskobun bulunmasından sonra gelişmiş bir bilimdir.
temel tıp bilimleri içinde zevkli sayılabilecek bir derstir. Pratik sınavları da fakülteden fakülteye değişen zorluktadır. Hacettepe üniversitesi tıp fakültesinde pratik sınavlarına 1 saat baksanız yetecek kadar kolaydır aynı zamanda.
dünyanın en sıkıcı ve çalışması en zor dersi hocanın notları siyah beyaz döküldüğü için illa bilgisayardan bakmak zorundasınızdır ve bilgisayar açıkken elbette gelir sözlüğe takılırsınız.
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
görmeden çizmek zorunda olunan derstir. en iyi yanı hayal gücü muhteşem gelişiyor.
doku bilimi.
zevk alamadığım derstir. pratik sınavına çalışıp girmeme rağmen, slaytlara boş boş baktığım bilim dalıdır. hoca hücreyi sorup, zaten dokudan tanıdınız direk derken, kendi kendimesaf saf gülüp, yok artık lan dediğim tıp fakültesi dersidir, zannımca o da beni sevmiyor, ne demiş üstad, beni sevmeyen dersi ben hiç sevemeeeem.
zamanında anatominin içindeymiş zaten eski kitaplarda mikroanatomi olarak da anılmaktadır. ancak aşırı uzmanlaşmanın tipik bir örneği olarak zamanla anatomiden ayrılıp bağımsız bir anabilim dalı daha doğrusu üretim bandının ayrı bir parçası olmuştur.
bu ders değeri sonradan anlanan anne ya da aşık olunduğu geç farkedilen en iyi arkadaş gibidir.. ilk aldığım zaman sikerim böyle dersi ezber ezber demiştim..allah da biliyo ya , o karaciğer prepatında misal adam aziniydi , periportal bölgeydi , safra akışıydı bişiler anlattıydı ben de oh lan karaciğer kolaymış altıgen altıgen ne güzel ehueeheh diyip kestirip atmıştım.. hocalar o zaman derdi patonun temeli budur yapmayın etmeyin diye..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
ilm-i ensaç, fenn-i ensaç olarak isimlendirilen doku bilimi.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
21 yaşındaki bir insanın çantasında resim defteri ve boya kalemleriyle "okul yolu düz gider çocuklar bayram eder" modunda fakültenin yolunu tutmasının yegane sebebi.
vizesi de finali de bütünlemesi de hiçbir şekilde çekilmeyen, insanı hayattan soğutan lanet olası bir derstir.
(bkz: göte giren şemsiye)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar