bugün
- düşün ki o bunu okuyor10
- eskiden sevilen kızı görünce gelen mide bulantısı3
- klarnet calan sarapci koala battı mutlu musunuz3
- geceye bir ayet bırak3
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- sözlük kızlarının vücutları15
- tsiganka2
- gülüm diyen kız8
- üç kuruşluk insan için üç bin liralık rakı içilmez2
- nihavent bay bey birader2
- kuzenin içine boşalmak14
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak9
- otopsiraporlari6
- yılmaz güney12
- toplam kaç entry girdiniz2
- balkona çık ve bir sigara daha yak2
- gün gelecek dün olacak2
- velvet10
- soğuk bulgur pilavı yerken ağlayarak 31 çekmek8
- falıma bakmak isteyen var mı24
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi11
- aşk2
- verilen sırrı sahibine bile söylememek2
- dimmu borgir dinlemek3
- her şeye saygı duyulması gerekir2
- black mirror2
- uludağ sözlük ailesi ısparta turu6
- kakalanan peynir2
- reneissance man2
- elektrikli scooter'a 2 kişi binen erkek3
- kemal kılıçdaroğlu18
- dolandırılan insanların genel özellikleri8
- sözlükten çıkmayan yazar2
- ziyade ilahiler dinlemek2
- ameliyat olmak6
- rahmi koç6
- evde mum bulundurmak7
- hapşırırken aynı anda osurmak9
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip9
- aylık 384 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- zaman baba birader bey2
- açlık ile arkadaş sabır ile dost olmak2
- ne yapıyorsunuz yakışıklı ve güzel dostlarım10
- yazarların saç şekillendirme taktikleri2
- bir scottish fold sahibi olmadan ölüp gitmek8
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı5
- almanya5
- sade soda erkeği vs meyveli soda erkeği7
- çorapla uyuyan insanların sosyopat olması7
- garip sorular2
vücut dokularının yapısını ve davranışını mikroskop altında inceleyen bilim dalı.
istanbul üniversitesi biyoloji bölümünde gösterilen 4 kredilik zor bir ders.Histoloji eski yunancadan kökenlenir.histos ve logos kelimelerinin birleşmesi ile oluşan bir sözcüktür.histos doku anlamına gelir.logos ise bilim,inceleme demektir.histoloji sözcüğünün tanımı doku bilimi olarak yapılır.
bitki ve hayvan dokularının bileşimini ve yapısını inceleyen bilim dalı...
(bkz: osman murathanoğlu)
diş hekimliği ve tıp öğrencilerinin anasını ağlatan bir ders.* pratikleri ayrı zor, teorikleri ayrı. sanki çok da işimize yarıyacak ilerde.*ama hocasına bakarsan sanki dünyanın en mühim dersi. kasıla kasıla bilmem kaç tane asistanla birlikte gelir, ne dediği anlaşıl(a)madan 2-3 saat boyunca zırvalar, sonra vize-final ayağına bunları bilmeye mecbursunuz muhabbeti yapar ve defolup gider.bize de arkasından hayır dua! etmek düşer. (bkz: vize haftasi)
boşaltım , sindirim , dolaşım , üreme o bu derken bütün sistemleri ezberlemek zorunda kalınan ders. ayrıca her kelimesini ezberledikten sonra temalar hariç birşeyin akılda kalmaması da bir yerde sorun olduğunu göstermekte.
bir de hocası lanet mi lanet psikopat mı psikopatsa insanın anasını ağlatan derslerden biri haline gelen bilim şeysidir. bunlar o kadar manyaktır ki bir preparat koyarlar bunu tanı derler. bakarsın mikroskopta hep yuvarlakımsı, pembeli morlu yapılar vardır. sözlü yaparlar deli deli. zaten konular abuk ya, hocalar olabildiğine saçmalar. sonra emriyolojiye başlarlar. yok intrauterin hayatta kaçıncı günde fetüsün göz refleksi başlar, yok ağız yüz bilmem nesi kaçıncı günde birleşir. . ben nerden bileyim ulan deme isteği meydana gelir. kesin olan hocalarının kafadan yarık olduğudur. rezalet bi derstir, geçeni tebrik etmek gerek. (bkz: ben)*
doku bilim.
Tıptan soğuma konusunda birinci risk faktörüdür. Preperat çizimleri ve pratik sınavları ömür törpüsüdür. Genelde hocaları da kıldır. Histolojiye başladıktan sonra mı böyle gıcıklaşmışlardır yoksa gitmeden önce de kılmıdırlar araştırma konusu olabilir.
Dokuların yapısını inceleyen bilim, dokubilim. Ayrı bir bilim dalı olmakla beraber, organlarla doku ve hücrelerin oluşumunu inceleyen embriyoloji ile bir bütün meydana getirir. Histoloji bilimi, dokuların, gözle görülmesi imkânsız olan yapısını incelediğinden, ancak mikroskobun bulunmasından sonra gelişmiş bir bilimdir.
temel tıp bilimleri içinde zevkli sayılabilecek bir derstir. Pratik sınavları da fakülteden fakülteye değişen zorluktadır. Hacettepe üniversitesi tıp fakültesinde pratik sınavlarına 1 saat baksanız yetecek kadar kolaydır aynı zamanda.
dünyanın en sıkıcı ve çalışması en zor dersi hocanın notları siyah beyaz döküldüğü için illa bilgisayardan bakmak zorundasınızdır ve bilgisayar açıkken elbette gelir sözlüğe takılırsınız.
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
görmeden çizmek zorunda olunan derstir. en iyi yanı hayal gücü muhteşem gelişiyor.
doku bilimi.
zevk alamadığım derstir. pratik sınavına çalışıp girmeme rağmen, slaytlara boş boş baktığım bilim dalıdır. hoca hücreyi sorup, zaten dokudan tanıdınız direk derken, kendi kendimesaf saf gülüp, yok artık lan dediğim tıp fakültesi dersidir, zannımca o da beni sevmiyor, ne demiş üstad, beni sevmeyen dersi ben hiç sevemeeeem.
zamanında anatominin içindeymiş zaten eski kitaplarda mikroanatomi olarak da anılmaktadır. ancak aşırı uzmanlaşmanın tipik bir örneği olarak zamanla anatomiden ayrılıp bağımsız bir anabilim dalı daha doğrusu üretim bandının ayrı bir parçası olmuştur.
bu ders değeri sonradan anlanan anne ya da aşık olunduğu geç farkedilen en iyi arkadaş gibidir.. ilk aldığım zaman sikerim böyle dersi ezber ezber demiştim..allah da biliyo ya , o karaciğer prepatında misal adam aziniydi , periportal bölgeydi , safra akışıydı bişiler anlattıydı ben de oh lan karaciğer kolaymış altıgen altıgen ne güzel ehueeheh diyip kestirip atmıştım.. hocalar o zaman derdi patonun temeli budur yapmayın etmeyin diye..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
ilm-i ensaç, fenn-i ensaç olarak isimlendirilen doku bilimi.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
21 yaşındaki bir insanın çantasında resim defteri ve boya kalemleriyle "okul yolu düz gider çocuklar bayram eder" modunda fakültenin yolunu tutmasının yegane sebebi.
vizesi de finali de bütünlemesi de hiçbir şekilde çekilmeyen, insanı hayattan soğutan lanet olası bir derstir.
(bkz: göte giren şemsiye)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar