bugün
- falıma bakmak isteyen var mı17
- göğüs dekoltesi olan erkek7
- paraya ip bağlayıp komşu fakir ülkeye atıp çekmek4
- erkek erkeğe açık oylaşmak11
- düşünürken tavana bakmak4
- kalamar ızgara3
- beyler gammazlandım3
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi5
- herbokolog4
- müşriklerin esasında putlara tapmaması7
- bu saatte teyzesinde olduğunu söyleyen kız5
- iş flörtü4
- chp izmir il örgütünü basan hırsızlık hükümlüsü3
- pelin gümüşdağ2
- ibrahim hacıosmanoğlu6
- yastığın soğuk tarafı2
- kemal kılıçdaroğlu9
- chp den akp'ye jet geçiş5
- tembellik hakkı4
- arkadaş kafayı mı yedin sen2
- yaz aşkı bulamamak4
- sokak köpekleri sorununun çözümü2
- iran la ilgili endişe ortaya çıktı2
- ayrılığın 7 aşaması4
- midenin tencere olması3
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- ibrahim hacıosmanoğlu'nun dünya kupası açıklaması3
- çita leopar jaguar farkı2
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- kadınlar neden aldatır17
- bir şeyler söyle3
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat2
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- her entryde artılama ve kalp isaretleme2
- su içmekten göbeğin çıkması3
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- vivaldi'ye gıygıy diyen kezo3
- sedat pekmez18
- eski uludağ sözlük ortamı7
- devşirmelik makamı13
- online yazarlar8
- 1 euro 52 93 tl3
- çifte memiş2
- rize de zincirleme kaza 3 ölü 5 yaralı2
- manipülasyon nasil önlenir5
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- lip balm kullanan erkek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
vücut dokularının yapısını ve davranışını mikroskop altında inceleyen bilim dalı.
istanbul üniversitesi biyoloji bölümünde gösterilen 4 kredilik zor bir ders.Histoloji eski yunancadan kökenlenir.histos ve logos kelimelerinin birleşmesi ile oluşan bir sözcüktür.histos doku anlamına gelir.logos ise bilim,inceleme demektir.histoloji sözcüğünün tanımı doku bilimi olarak yapılır.
bitki ve hayvan dokularının bileşimini ve yapısını inceleyen bilim dalı...
(bkz: osman murathanoğlu)
diş hekimliği ve tıp öğrencilerinin anasını ağlatan bir ders.* pratikleri ayrı zor, teorikleri ayrı. sanki çok da işimize yarıyacak ilerde.*ama hocasına bakarsan sanki dünyanın en mühim dersi. kasıla kasıla bilmem kaç tane asistanla birlikte gelir, ne dediği anlaşıl(a)madan 2-3 saat boyunca zırvalar, sonra vize-final ayağına bunları bilmeye mecbursunuz muhabbeti yapar ve defolup gider.bize de arkasından hayır dua! etmek düşer. (bkz: vize haftasi)
boşaltım , sindirim , dolaşım , üreme o bu derken bütün sistemleri ezberlemek zorunda kalınan ders. ayrıca her kelimesini ezberledikten sonra temalar hariç birşeyin akılda kalmaması da bir yerde sorun olduğunu göstermekte.
bir de hocası lanet mi lanet psikopat mı psikopatsa insanın anasını ağlatan derslerden biri haline gelen bilim şeysidir. bunlar o kadar manyaktır ki bir preparat koyarlar bunu tanı derler. bakarsın mikroskopta hep yuvarlakımsı, pembeli morlu yapılar vardır. sözlü yaparlar deli deli. zaten konular abuk ya, hocalar olabildiğine saçmalar. sonra emriyolojiye başlarlar. yok intrauterin hayatta kaçıncı günde fetüsün göz refleksi başlar, yok ağız yüz bilmem nesi kaçıncı günde birleşir. . ben nerden bileyim ulan deme isteği meydana gelir. kesin olan hocalarının kafadan yarık olduğudur. rezalet bi derstir, geçeni tebrik etmek gerek. (bkz: ben)*
doku bilim.
Tıptan soğuma konusunda birinci risk faktörüdür. Preperat çizimleri ve pratik sınavları ömür törpüsüdür. Genelde hocaları da kıldır. Histolojiye başladıktan sonra mı böyle gıcıklaşmışlardır yoksa gitmeden önce de kılmıdırlar araştırma konusu olabilir.
Dokuların yapısını inceleyen bilim, dokubilim. Ayrı bir bilim dalı olmakla beraber, organlarla doku ve hücrelerin oluşumunu inceleyen embriyoloji ile bir bütün meydana getirir. Histoloji bilimi, dokuların, gözle görülmesi imkânsız olan yapısını incelediğinden, ancak mikroskobun bulunmasından sonra gelişmiş bir bilimdir.
temel tıp bilimleri içinde zevkli sayılabilecek bir derstir. Pratik sınavları da fakülteden fakülteye değişen zorluktadır. Hacettepe üniversitesi tıp fakültesinde pratik sınavlarına 1 saat baksanız yetecek kadar kolaydır aynı zamanda.
dünyanın en sıkıcı ve çalışması en zor dersi hocanın notları siyah beyaz döküldüğü için illa bilgisayardan bakmak zorundasınızdır ve bilgisayar açıkken elbette gelir sözlüğe takılırsınız.
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
(bkz: mikroskopsuz histoloji pseudopodsuz amip gibidir)
görmeden çizmek zorunda olunan derstir. en iyi yanı hayal gücü muhteşem gelişiyor.
doku bilimi.
zevk alamadığım derstir. pratik sınavına çalışıp girmeme rağmen, slaytlara boş boş baktığım bilim dalıdır. hoca hücreyi sorup, zaten dokudan tanıdınız direk derken, kendi kendimesaf saf gülüp, yok artık lan dediğim tıp fakültesi dersidir, zannımca o da beni sevmiyor, ne demiş üstad, beni sevmeyen dersi ben hiç sevemeeeem.
zamanında anatominin içindeymiş zaten eski kitaplarda mikroanatomi olarak da anılmaktadır. ancak aşırı uzmanlaşmanın tipik bir örneği olarak zamanla anatomiden ayrılıp bağımsız bir anabilim dalı daha doğrusu üretim bandının ayrı bir parçası olmuştur.
bu ders değeri sonradan anlanan anne ya da aşık olunduğu geç farkedilen en iyi arkadaş gibidir.. ilk aldığım zaman sikerim böyle dersi ezber ezber demiştim..allah da biliyo ya , o karaciğer prepatında misal adam aziniydi , periportal bölgeydi , safra akışıydı bişiler anlattıydı ben de oh lan karaciğer kolaymış altıgen altıgen ne güzel ehueeheh diyip kestirip atmıştım.. hocalar o zaman derdi patonun temeli budur yapmayın etmeyin diye..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
neyse gün oldu devran döndü , patoyu da gördük.. o zaman da çok mühim gibi gelmedi.. yani konular belliydi neticede bugün karaciğer yapıyoruz bugün pankreas yapıyoruz. biliyosun önündeki şeyin nolduğunu..
sonra hastanede bi lab. da otururken gayet önlüklü ve gayet karizmatik bi biçimde yanında staj yapılan tonton abi , gel bakalım hefe bi bak ne görüyosun diyince , anladım bu dersin önemini..
önümdeki dokunun bırak patolojik olup olmadığını söylemeyi , boyasını , hangi organa ait olduğnu bile cevaplayamadım.. bütün diferansiyal diyagnoz notlarını ezberleyip sonra beynimin geri dönüşüm kutusuna atmıştım çünkü.. pankreasa gl. parotidea demek 4. , 5. sınıf öğrencisi için olmayacak şey değil mi? işte eğer bu ders sikerim ezber sadece ben bakar resmi ezberler geçerim diyen adamlar için gayet de olur bişi ..
ilm-i ensaç, fenn-i ensaç olarak isimlendirilen doku bilimi.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
tıp fakültesinin en ekilmez derslerinden birisidir, hoca her ne kadar çekilir kılmaya çalışsa da.
21 yaşındaki bir insanın çantasında resim defteri ve boya kalemleriyle "okul yolu düz gider çocuklar bayram eder" modunda fakültenin yolunu tutmasının yegane sebebi.
vizesi de finali de bütünlemesi de hiçbir şekilde çekilmeyen, insanı hayattan soğutan lanet olası bir derstir.
(bkz: göte giren şemsiye)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar