bugün

/94
Hayat: (yaşam) ölümün karşıtı. insanlarca, yaşayan canlıların etkinliğine verilen addır. Hayatın açık bir tanımı yoktur.

(bkz: istediğin bu muydu mod kardeş)
insansa 6 milyarın üstünde nefestir.
geçici olduğu şeklindeki korkunç gerçekliği unutmuş olduğumuz sözcüktür.
Oksijen membaı. Kimileri bunu yaşar, kimileri tutunmaya çalışır. Valide kucağına alışkın olanların zorlanacağı ve mütemadiyen kırılacağı hayat merdivenidir. Göğe yaslı bir merdiven düşünün, basamak basamak toprağa uzanan.

Parmağını sallayan mürebbiye gibidir. Sevimliliği mürebbiye'nin çiçekten fistanıdır.
insan evrende gövdesi kadar değil, gönlü kadar yer kaplar.
rüzgar gibidir. elinle tutamazsın , gözünle göremezsin ama hissedersin. saçlarının arasından süzülüşünü , ılık ılık dokunuşlarını hissedebilirsin. zaten rüzgarı hissedebiliyorsanız yaşıyorsunuzdur...
çiçeğinden böceğine yeryüzünde ve gökyüzünde gördüğümüz her şeyin içerisinde olduğu durum.

Tam da bir durum iken insanın salt olarak kendisine ait hissettiği bir olgu.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

işte budur hayat!
işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin.

Der can yücel.
(video artık mevcut değil)
zor acılı ve dayanılmaz,hüzünlü kaderli olan ama iyi tarafından bakarsak sonunda öleceğiz.
bir geri sayımdır.
bazen uzay resimlerine bakıyorum. uçsuz bucaksız bir evren. benim gezegenim evrendeki bir toz tanesi. ben de gezegenimin içinde ancak toz tanesinin üzerindeki bakteri falan olurum herhalde. bu sebeple sinirlenmeye, kasmaya gerek yok. hiçin içindeki hiçiz zaten. ne diye bu dert tasa?
Sarı saçları örten beyaz bere.
çok acayip bir film şeridi. anlam yüklemek ile uğraşırken, yanınızdan bir çok fırsatın geçip gidebildiği bir oyun. anlamaya çalışırken zamanın acımasızca yitip gidiverdiği bir sanrı. beklenmediklerle dolu bir puzzle. tam parçayı yerine oturtacakken, başa dönme eylemi. bir tür halka, her kıvrımdan geçerken içinizin, canınızın yandığı. bileşke almışken tam, integral sunan. gereksiz oksijen tüketip ozon deliğinin daha da çok büyümesine vesile olan, adı 'canlı' olan yaratıklarla dolu bir strateji.

ölümün biyolojik olarak aktif sahasıdır. hiçbirimiz yaşamıyoruz, sadece ölüyoruz.
(bkz: fight club)
uzun ama bir anda final yapan drama dizi gibidir. zorluklar içinde yaşamayı acıyla vicdan azabıyla yaşamayı öğrenmek gerekir yoksa insanın ruhu bu acıya dayanamaz.
Beklemez, akar gider.
Hayatta yaptığımız her eylem aslında iki amaç içindir; ya elimizdekini korumak veya eksikliğimizi gidermek.

Bir işe girip çalışıyoruz. Peki neden? Çünkü hayatta kalmalıyız , yaşamamızı korumak için. Bazen işimizi değiştirmek istiyoruz. neden? Cunku o iş artik bizi maddi veya manevi yönden tatmin etmiyor veya eski huzurumuz kalmadığından dolayi o huzur eksikliğini gidermek için kafamızın rahat olacağı bir işe geçiyoruz.

Bence hayat görece basit ama asıl zor olan onu basit oynamak galiba.
yaşamayı değerli kılacak paylaşımların ya da kazanımların olmadığı anda anlamsızlaşır.

köken olarak arapça bir kelime olup duvar, duvarla çevrili avlu anlamı da pek manidardır.

mekânlar gibi şekillenir. eskinin hayatı, sofası. şimdinin salonu, antresi.
mimariyi daraltan anlamlar mı? anlamı daraltan mimari mi?

bizim hayatımız nerede başlıyor? duvarın dışı ise hayat olmuyor, içi ise duvarlar örülüyor.

insanlar neden nefes alamaz?

edit: imlâ
görsel
Bazen çok zordur bezense anlamak imkansız.
anlaması imkansız ve zordur hep böyle olmuştur.
Hayat düşünceleri tutan bir hapishanedir.
Ağlama Değmez Hayat
Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına
zeki müren.
Biz papatya yoluyoruz seviyor mu sevmiyor mu diye. Hayatta bizi yoluyor aslında dayanacak mı dayanamayacak mı diye.

Paul Auster.
betimleyesim var bugün.

nedir hayat? kuyudur. içinde can çekişen taşın sesini dışarı duyurmamak hayatın huyudur. hayatın dibindeki taş, suyudur. bu kuyudan su içmek isteyen, yani yaşamak isteyen, taşı sıkmalı, ölmek için bu kuyuyu yıkmalı. peki intihar isteyen? kuyuya bakraçla inip kuyudan bakraçsız çıkmalı.

kolay gelsin.
© copyright 2005 - 2026