bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek24
- sude sendromu10
- yagmurcu6
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması4
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı3
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- yandaş basını okumak3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- en sevdiğiniz ayı3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu9
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- kürt kızlarının güzel olması4
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- don don bey birader2
- melih gökçek12
- tulumba tatlısı7
- 30 yaşına girmek6
- hristiyanlık8
- özenilen şeyler3
- kızları en güzel olan şehir13
- silver ile evlenecek erkek52
- bir şeyler söyle2
- ey insan3
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- samed agirbas3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- mauro icardi13
- sarapci koala58
- euro 20163
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- bir insanı aslında olmadığına ikna etmek2
- and the oscar goes to5
- dindarların çoğunun fakir olması10
- affetmenin gücü6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- akrostişli şiir6
- hayatinin bittigini fark etmek2
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
Yaşıyoruz, tiyatro oyunundaki oyuncu gibi..
Bir oyuncu oyunun tamamına vakıf olmadığından,
bütünü göremeden, diğerlerini tanımadan
dolayısıyla eksik ve hatalı görüş ve anlayışla oynuyoruz.
Sadece oynuyoruz.
Yaşıyoruz ya da oynuyoruz....
Fakat yaşadığımız ya da oynadığımız oyunu izleyen seyirci kadar bilmiyoruz.
Bir oyuncu oyunun tamamına vakıf olmadığından,
bütünü göremeden, diğerlerini tanımadan
dolayısıyla eksik ve hatalı görüş ve anlayışla oynuyoruz.
Sadece oynuyoruz.
Yaşıyoruz ya da oynuyoruz....
Fakat yaşadığımız ya da oynadığımız oyunu izleyen seyirci kadar bilmiyoruz.
Hayat siyasi güce sahip insanların istediği yaşamı sürmekmidir ? Bozulmuş işe yaramaz eğitim sistemine boyun eğmekmidir ? Zalimin zulmüne boyu eğmekmidir ? Evet hayat asırlardır bu şekilde sunuldu bize belkide başından beri..
Nereden geldiğini bilemediğin
Darbeler bütünüdür “hayat”
Ömrün boyunca yiyeceğin
Her darbede yediğin
Yeni bir ders, yeni bir kanaat
Tanrı sürüyor taşları tahtaya
iki tarafta beşeri topluluklar
Güçlüleri şah,vezir olurken
Zayıfları piyon olur
Bir nevi “satranç”tır hayat
Tanrı’nın bizleri ellerinde oynattığı
Ha unutmadan
Hayat filminin son karesi
“Ölüm” de gelir aklıma
Uçan tekmesidir hayatın
Boynumuzu kıran…
delinin biri - 2008
Darbeler bütünüdür “hayat”
Ömrün boyunca yiyeceğin
Her darbede yediğin
Yeni bir ders, yeni bir kanaat
Tanrı sürüyor taşları tahtaya
iki tarafta beşeri topluluklar
Güçlüleri şah,vezir olurken
Zayıfları piyon olur
Bir nevi “satranç”tır hayat
Tanrı’nın bizleri ellerinde oynattığı
Ha unutmadan
Hayat filminin son karesi
“Ölüm” de gelir aklıma
Uçan tekmesidir hayatın
Boynumuzu kıran…
delinin biri - 2008
bazı şeyleri o kadar özledim ki. artık itiraf edebiliyorum. uzun zaman oldu. mücadele ettim, bazen çok yoruldum, bazen acı çektim, hüzün ve üzüntü ağırlıktaydı. evet melankolik bir insan olduğumu biliyordum zaten, hüzün çeker beni çoğu zaman. ben onları, "o anlar"ı çok özledim. yakın zamanda tam bir yıl geçmiş olacak o günün üzerinden. ben aynı benim, değişen bir şey yok fazla. umarım hala hayatın bana göstereceği güzel günler kalmıştır bir yerlerde. artık o müziği yeniden duyabiliyorum. bu dansa eşlik etmeme izin ver hayat... lütfen. çok özledim...
Doğum ile ölüm arasındaki süreç.
Sizi hayatta alkışlayan dan daha çok, zem edenler çok olacaktır.
3-4 yıl önce tipik bir ege kasabasında sıcak bir ağustos gündüzünün serin bir gecesinde bahçemizde gezinen bilge bir kirpiyle üzerine biraz konuştuğumuz kelime.
kirpi: hayat sence nedir ?
ben: hayat..hayat mutlu anlardır. insan mutlu olduğu zamanlarda hayatın tadını çıkartır değil mi ?
kirpi: değildir sevgili insan evladı. hayat insanın yaşadığı acılardır. acılar insanı diri tutar..acılar insana şekil verir.acılar insana var olma savaşında yön tayin edicidir. mutluluk anında insan uyutulur. uyuşur. düş görür. oysa acı, yaşamın en gerçek tokadıdır.
biraz düşündükten sonra aklıma gelen ilk soruyu sordum kirpiye yıldızlara doğru bakarak.
-peki tanrı insana şekil verirken, onu diri tutarken neyin acısını yaşamıştı ? nasıl bir acı yaşamıştı ki bu acısını yansıtacağı bir canlı var etmek istedi ?
kafamı yıldızlardan kirpiye çevirdiğimde kirpi çoktan gitmişti. kirpi yaşlı ve bilge bir kirpiydi. muhtemelen yorulduğu için kayboldu.
kirpi: hayat sence nedir ?
ben: hayat..hayat mutlu anlardır. insan mutlu olduğu zamanlarda hayatın tadını çıkartır değil mi ?
kirpi: değildir sevgili insan evladı. hayat insanın yaşadığı acılardır. acılar insanı diri tutar..acılar insana şekil verir.acılar insana var olma savaşında yön tayin edicidir. mutluluk anında insan uyutulur. uyuşur. düş görür. oysa acı, yaşamın en gerçek tokadıdır.
biraz düşündükten sonra aklıma gelen ilk soruyu sordum kirpiye yıldızlara doğru bakarak.
-peki tanrı insana şekil verirken, onu diri tutarken neyin acısını yaşamıştı ? nasıl bir acı yaşamıştı ki bu acısını yansıtacağı bir canlı var etmek istedi ?
kafamı yıldızlardan kirpiye çevirdiğimde kirpi çoktan gitmişti. kirpi yaşlı ve bilge bir kirpiydi. muhtemelen yorulduğu için kayboldu.
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi...
Shakespeare
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi...
Shakespeare
gerçekten çok garip.
bu uzun bir entry olacak büyük ihtimalle, şimdiden söyleyeyim.
1.5 yıl öncesine gidersek boktan bir durumdayken, boktan bir hayatım varken şimdi çok farklı bir durumdayım.
alkolü sigarayı bıraktım, başka şeyleri de içmiyorum.
ama içime işlemiş onların rahatlığı sanırım, artık direkt stock halimde rahatlık ekli geliyor.
5 yıl öncesine gidersek çok hassas, iyi kalpli bir insan çıkıyor karşıma.
ayrıca asosyal tabi.
benimle alakası bile yok.
10 yıl öncesine gidersek öfke patlamaları yaşayan bir ergenle karşılaşıyoruz.
ailesine öfkeli, yalnızlık korkusu ve isyanın ele geçirdiği bir ergen.
her günü kavga etmekle geçiyor, aile parça parça olduğundan kimse fark etmiyor durumu tabi.
"hehe haydut" diyip geçiyorlar.
ne ara bu kadar ruhsuz oldum gerçekten bilmiyorum.
geçmişimde gayet duygularla hareket eden biri varken şimdi durum çok farklı, hiçbir şey hissedemiyorum.
ama bu güzel bence, her durumda stabil olmak benim işime yarıyor.
bir arkadaşın geçmişini gördüm bugün, bundan 10 yıl önce neyse hala o, değişmemiş bile.
hiç değişmemiş hiç.
ben neden bu kadar fazla değişiyorum acaba?
işin garip tarafı hayat karşıma her zaman ekstrem insanları çıkarıyor, hiç normal hayatı olan yok.
bu yüzden çok fazla değişiyorum sanırım, "normal" diyebileceğim hayatları yaşayan insanlar fazla durmuyor çevremde.
ve bir gariplik daha var, çok fazla fırsat var önümde.
doğru değerlendirdiğimde işe yarayabilecek fırsatlar.
bu her zaman vardı zaten, her zaman birileri önüme bir şey koydu her zaman.
velhasılıkelam benim için zevkli geçmektedir.
bazen çok kötü, bazen normal olaylar yaşasam da ben zevk alıyorum hayattan.
en azından bir süre daha buralardayım diye düşünüyorum.
bu uzun bir entry olacak büyük ihtimalle, şimdiden söyleyeyim.
1.5 yıl öncesine gidersek boktan bir durumdayken, boktan bir hayatım varken şimdi çok farklı bir durumdayım.
alkolü sigarayı bıraktım, başka şeyleri de içmiyorum.
ama içime işlemiş onların rahatlığı sanırım, artık direkt stock halimde rahatlık ekli geliyor.
5 yıl öncesine gidersek çok hassas, iyi kalpli bir insan çıkıyor karşıma.
ayrıca asosyal tabi.
benimle alakası bile yok.
10 yıl öncesine gidersek öfke patlamaları yaşayan bir ergenle karşılaşıyoruz.
ailesine öfkeli, yalnızlık korkusu ve isyanın ele geçirdiği bir ergen.
her günü kavga etmekle geçiyor, aile parça parça olduğundan kimse fark etmiyor durumu tabi.
"hehe haydut" diyip geçiyorlar.
ne ara bu kadar ruhsuz oldum gerçekten bilmiyorum.
geçmişimde gayet duygularla hareket eden biri varken şimdi durum çok farklı, hiçbir şey hissedemiyorum.
ama bu güzel bence, her durumda stabil olmak benim işime yarıyor.
bir arkadaşın geçmişini gördüm bugün, bundan 10 yıl önce neyse hala o, değişmemiş bile.
hiç değişmemiş hiç.
ben neden bu kadar fazla değişiyorum acaba?
işin garip tarafı hayat karşıma her zaman ekstrem insanları çıkarıyor, hiç normal hayatı olan yok.
bu yüzden çok fazla değişiyorum sanırım, "normal" diyebileceğim hayatları yaşayan insanlar fazla durmuyor çevremde.
ve bir gariplik daha var, çok fazla fırsat var önümde.
doğru değerlendirdiğimde işe yarayabilecek fırsatlar.
bu her zaman vardı zaten, her zaman birileri önüme bir şey koydu her zaman.
velhasılıkelam benim için zevkli geçmektedir.
bazen çok kötü, bazen normal olaylar yaşasam da ben zevk alıyorum hayattan.
en azından bir süre daha buralardayım diye düşünüyorum.
Insanin nasil biri olduğunu anlamaya ilk 49 yil yeter. Gerisi sadece var olan karakterin surdurulmesi.
En çok kazananlarında en çok kaybedenlerin de kişisel hırsları uğruna savaştığı bir garip sınavdır hayat.
Shakespeare'a göre
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiçbir anlamı.
Shakespeare'a göre
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiçbir anlamı.
insana verilmiş olan zamanın, baştan sona doğru ve bitişine dek olan zaman biriminde, insanların yaşadığı, öğrendiği ve belirli tecrübeler öğrendiği temel birim.
Film izlerken soğuyan nescafe gibidir "hayat".
Hayat nedir biliyor musun? Hayat boş telaslarda kacirdigin anların bütünüdür. Iskaladigin için uzuldugun ama iskalamana sebep olan mecburiyetlerden kacamadigin bir sacmaliktir. Hayat, yerine getirince mutlu olacağını düşünüp asla mutlu olmadığını olamayacagini anladigin zorlama nefes alıp vermedir. Hayat, bir gücün sana dayattığı, adına imtihan dediği "oldu bitti" den başka bir sey değildir.
Hayat gerçekten benzersiz bir deneyim.
insanlar fark edemiyorlar, bilgiye ulaşımın bu kadar kolaylaştığı bir çağda yaşamanın zevkini. Yaptığımız her şey, yaşadığımız her şey gerçek. Biz gerçeğiz. 7.5 milyarın bu küçük gezegendeki bilinçli deneyimi gerçek. Yaşanan zevkler, acılar gerçek.
Dünya bu kadar heyacanlı ve hayat bu kadar kısayken zamanını boş şeylerle geçirenlere yazık..
Çevrenize bakın hızlı hızlı boş işlere yetişmeye çalışan insanlar göreceksiniz. çimlerin altında yarım saat uzanıp kuş cıvıltılarını dinlemekten daha güzel, yürüyüş yapıp düşünmekten, okumaktan daha değerli ne işleri olabilir ki? Bunlardan değerli tek şey herhalde üretmek, bu güzelliklerden de daha güzel şeyler üretmektir.
insanlar fark edemiyorlar, bilgiye ulaşımın bu kadar kolaylaştığı bir çağda yaşamanın zevkini. Yaptığımız her şey, yaşadığımız her şey gerçek. Biz gerçeğiz. 7.5 milyarın bu küçük gezegendeki bilinçli deneyimi gerçek. Yaşanan zevkler, acılar gerçek.
Dünya bu kadar heyacanlı ve hayat bu kadar kısayken zamanını boş şeylerle geçirenlere yazık..
Çevrenize bakın hızlı hızlı boş işlere yetişmeye çalışan insanlar göreceksiniz. çimlerin altında yarım saat uzanıp kuş cıvıltılarını dinlemekten daha güzel, yürüyüş yapıp düşünmekten, okumaktan daha değerli ne işleri olabilir ki? Bunlardan değerli tek şey herhalde üretmek, bu güzelliklerden de daha güzel şeyler üretmektir.
Hayat çok kolay be, hakikaten çok kolay. Zavallı insan kendi hayatını dogmalarıyla, cehaletiyle zorlaştırıyor.
bir insan için hayat çabuk geçer. insanlar küçük yaşta "zaman çabuk geçmiyor!" derler sonraları ise "hayat ne hızlı yetişemiyorum" lafını çok sık kullanırlar.
hayatın ilk başlarda yavaş geçmesinin temel sebebi yeni bir şeyler öğrenmemiz. yeni bilgiler öğrendiğimiz zaman zaman çabuk geçmez ama bildiğimiz/yaptığımız bir eylemi tekrar gördüğümüzde/yaptığımızda beyin ezberlemiş gibi karşı tarafı anlar ve yeni bilgi almamız böylelikle engellenir.
eski bilgiler tekrarlanınca zaman çabuk geçer.
hayatın ilk başlarda yavaş geçmesinin temel sebebi yeni bir şeyler öğrenmemiz. yeni bilgiler öğrendiğimiz zaman zaman çabuk geçmez ama bildiğimiz/yaptığımız bir eylemi tekrar gördüğümüzde/yaptığımızda beyin ezberlemiş gibi karşı tarafı anlar ve yeni bilgi almamız böylelikle engellenir.
eski bilgiler tekrarlanınca zaman çabuk geçer.
çabaladığında her şeyin ters gittiği, umursamadığında kendinden düzeldiği (yoluna girdiği) bir akış.
Keşfetmeye yetmeyen zaman.
Yeter ki hayat heveste bırakmasın.
dogumdan olume kadar gecen sure zarfina denir. bazilari icin cook uzun surerken bazilari icin kisa surer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar