bugün
- işiniz gücünüz yok mu11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek7
- gocu43
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bir bela geliyor29
- ölümden korkuyor musunuz4
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- fusya semsiyeli yabanci20
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- queen feristah4
- dizi izlemek4
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay2
- halil güneşli karizması4
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- ilk kez böyle hissediyorum3
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- kimseyle dertleşememek4
- gecenin şarkısı14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- heyt bea gocu mu5
- uludağ itiraf13
- uludağ sözlük evreni8
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- ametist moru2
- sözlüğün en bebiş yazarı2
- bak seri eksicim sana iki çift lafım var2
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- ben sana ne yaptım2
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- bir erkeği kibarca reddetmenin yolları2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- bebişim diye hitap eden erkek2
- sözlüğün kırbacı5
- 195 kaslı pilot14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- apo'nun villası11
- başlık silebilme yetkisi3
- hasan atilla uğur14
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- borsa istanbul daki fon krizi5
- ayakları üşüyen erkek2
- bugün sizi en mutlu eden an2
- gammazların sanki biraz şey olması3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- göte giren şemsiye açılmaz3
- yahudiler vs çinliler3
- arkadaşlar ben diablo oynamaya gidiyorum2
hatalara düşmemek için çabalarken kendi içinizdeki boşluklara düşebildiğiniz, sonsuzluğun size ayrılan kısmı..
o kadar da karmaşık değildir.
ilk sinyalle atmaya başladı kalbimiz. gözlerimiz gördü renklerini. ve işittik seslerini. hayat nedir bilmezken hayatta kalmanın derdine düşüverdik. kimimiz hayat dolu olduk. kimimizin hayatı kaydı. kimimiz erteledi hayatı, kimimiz hayat beklemez dedi." hayat mı lan bu!" diye isyan edenimiz, "hayatta olmaz!" diye diretenlerimiz oldu. sonra sevgililer verdi bize "hayatım" dediğimiz. kimi için hayat memat meselesi oldu. kimi için bomboş ve bombok birşey.
ılık rüzgarlarını çok sevip, fırtınalarına sövecek değilim. bir bebeğin ışıl ışıl gözlerinde gördüm onu. bir dedenin kupkuru ellerinde. yuvalarında ağızlarını kocaman açan o yavru kuşların telaşında gördüm. sevgilinin kokusuna saklanmış, buldum onu. katran kara gecelerinin bile hep bir sabahı vardı. ve her sabah bir "günaydın" diyeni.
hayat bizim. yaşayacağız. ve alnımız açık kucaklayacağız ölümü. kurumuş yaprakların dallarda değil ama toprakta yaşadığını bilerek. ve nefretle çürütmeyerek onu. yaşayacağız, hatıralarını saklayarak ruhumuzda ve hep geçmişi özleyip geleceği bekleyerek yürüyeceğiz bu yolu. düşe kalka, yara bere içinde göğüsleyeceğiz ipini. son sinyalle duracak kalbimiz. sesler susacak ve kaybolacak renkleri.
ve en sonunda biz, ölümle dirilip kaldığımız yerden devam edeceğiz
hayata.
ilk sinyalle atmaya başladı kalbimiz. gözlerimiz gördü renklerini. ve işittik seslerini. hayat nedir bilmezken hayatta kalmanın derdine düşüverdik. kimimiz hayat dolu olduk. kimimizin hayatı kaydı. kimimiz erteledi hayatı, kimimiz hayat beklemez dedi." hayat mı lan bu!" diye isyan edenimiz, "hayatta olmaz!" diye diretenlerimiz oldu. sonra sevgililer verdi bize "hayatım" dediğimiz. kimi için hayat memat meselesi oldu. kimi için bomboş ve bombok birşey.
ılık rüzgarlarını çok sevip, fırtınalarına sövecek değilim. bir bebeğin ışıl ışıl gözlerinde gördüm onu. bir dedenin kupkuru ellerinde. yuvalarında ağızlarını kocaman açan o yavru kuşların telaşında gördüm. sevgilinin kokusuna saklanmış, buldum onu. katran kara gecelerinin bile hep bir sabahı vardı. ve her sabah bir "günaydın" diyeni.
hayat bizim. yaşayacağız. ve alnımız açık kucaklayacağız ölümü. kurumuş yaprakların dallarda değil ama toprakta yaşadığını bilerek. ve nefretle çürütmeyerek onu. yaşayacağız, hatıralarını saklayarak ruhumuzda ve hep geçmişi özleyip geleceği bekleyerek yürüyeceğiz bu yolu. düşe kalka, yara bere içinde göğüsleyeceğiz ipini. son sinyalle duracak kalbimiz. sesler susacak ve kaybolacak renkleri.
ve en sonunda biz, ölümle dirilip kaldığımız yerden devam edeceğiz
hayata.
sakin'in arka arkaya defalarca dinlenilebilecek albümü.
"ilk albüm" olduğunu düşünürsek, mükemmel bir iş çıkarmışlar.
plak şirketleri de mor ve ötesi'nin rakun'u..
"ilk albüm" olduğunu düşünürsek, mükemmel bir iş çıkarmışlar.
plak şirketleri de mor ve ötesi'nin rakun'u..
hayat; bir çift güzel söze kanacak kadar kolay değilken, gerçekleri görebilecek kadar da zor değildir.
I
Hayat bu dokunacak
Gün geçmeden acılar silinmeyecek
Bir tat kalacak dudaklarda
Görünmeyen sevgiliye ait
Sonu gelmeyen mısralara saklanan ömrünü
Dağların ardında mı teslim edeceksin?
Ait olduğunu düşündüğün yerde
Kanayan mendilini tampon yapıp yarana
Sessizce haykıracak mısın,
Yıldızların soğuk yüzüne..
II
Yıldızların vahşi yüzünü gördüğünde anlarsın
Ne denli uzak olduğunu kendine
Ve de ne denli yakın...
Su çırpınışıyla geçen kısa ömrü
Hangi dağa,hangi yıldıza bağışlamak istersin
Yokluğun ve varlığının beraber raks ettiği ovaların
Aslında bir servistan olduğunu bilir misin baL
Soğukluğun kasvetini...
*
Hayat bu dokunacak
Gün geçmeden acılar silinmeyecek
Bir tat kalacak dudaklarda
Görünmeyen sevgiliye ait
Sonu gelmeyen mısralara saklanan ömrünü
Dağların ardında mı teslim edeceksin?
Ait olduğunu düşündüğün yerde
Kanayan mendilini tampon yapıp yarana
Sessizce haykıracak mısın,
Yıldızların soğuk yüzüne..
II
Yıldızların vahşi yüzünü gördüğünde anlarsın
Ne denli uzak olduğunu kendine
Ve de ne denli yakın...
Su çırpınışıyla geçen kısa ömrü
Hangi dağa,hangi yıldıza bağışlamak istersin
Yokluğun ve varlığının beraber raks ettiği ovaların
Aslında bir servistan olduğunu bilir misin baL
Soğukluğun kasvetini...
*
içten gelenle mi yönetilmek istiyoruz? yani kendi iktidarımıza mı sahip olmak istiyoruz ya da dışarıdan yönetilip ipleri başkasına mı devrediyoruz? eğer sonuncucu ise; bahsettiğim başkası, bizim bağımlılığımız olabilir. evet evet tıpkı sigara, alkol, karı-koca, çocuk, para vs bütün bu saydıklarımın üstüne bin tane daha bağımlılık gibi durmayan fakat tam anlamıyla bağımlılık olan absürt şey ekleyebilirim. normalde kalıp, bağımlılık geliştirmeden hayatı sürdürebilmek bu kadar mı zor. eğer zorsa da neden hep kolay olanı tercih ediyoruz?
tanım: çözemediğim bir *dır hayat.
tanım: çözemediğim bir *dır hayat.
yan çizmektir.
bir yoldur. bazen engebeli, bazen düz, bazı çıkmazlara gebe, bezen de tam adrese çıkan.
bir mevsimdir. bazen en soğuk kışlardan daha soğuk, bazen en neşeli baharlardan daha şen.
bir gecedir. bazen zifiri bir karanlık, bazen dolunayla aydınlanmış ,gündüzden daha gündüz.
bir şarkıdır. bazen yürek yakacak kadar hüzün dolu, bazen çığlık çığlığa eşlik edecek kadar neşe dolu.
bir amaçtır. ne olursa olsun yaşanması gereken bir amaç.
bir mevsimdir. bazen en soğuk kışlardan daha soğuk, bazen en neşeli baharlardan daha şen.
bir gecedir. bazen zifiri bir karanlık, bazen dolunayla aydınlanmış ,gündüzden daha gündüz.
bir şarkıdır. bazen yürek yakacak kadar hüzün dolu, bazen çığlık çığlığa eşlik edecek kadar neşe dolu.
bir amaçtır. ne olursa olsun yaşanması gereken bir amaç.
çocukken kendinin farkına varmayla başlar. artık önünde bi dünya sorumluluk, çok az da mutluluk vardır. en sonunda da ölüm. ve sana sorulmaz dünya'ya gelmek ister misin diye. mecbur kalırsın hayatını sürmeye. öyle gider.
nefes alıp vermekten ibaret olsaydı eğer hayat yıkık dökük bir harabe olurdu sadece...
oysa hayat kocaman bir malikane... her odasında ayrı duyguların yaşadığı, içinde çocukların koşup oynadığı, mutfağında en lezzetli yemeklerin piştiği, bahçesinde buram buram hanımeli kokan, bazen bir bebek sevincinin bazen bir ölüm hüznünün kuşattığı, sevdiğimiz, sevmediğimiz hatta kaybettiğimiz herkesi barındırabilen, yağmurda çatısı aksa da güneş açınca cennete dönen, tavan arasında unutulmuş gramafon gibi hüzünlerimizi, gözyaşlarımızı, düşkırıklıklarımızı, sevinçlerimizi, mutluluğumuzu, kalabalıkları yalnızlıkları, keşkeleri... biz unutsak da saklayan ve yeri geldiğinde önümüze çıkaran, baktığımız her pencereden başka başka manzaralar gördüğümüz kocaman bir evdir hayat..
oysa hayat kocaman bir malikane... her odasında ayrı duyguların yaşadığı, içinde çocukların koşup oynadığı, mutfağında en lezzetli yemeklerin piştiği, bahçesinde buram buram hanımeli kokan, bazen bir bebek sevincinin bazen bir ölüm hüznünün kuşattığı, sevdiğimiz, sevmediğimiz hatta kaybettiğimiz herkesi barındırabilen, yağmurda çatısı aksa da güneş açınca cennete dönen, tavan arasında unutulmuş gramafon gibi hüzünlerimizi, gözyaşlarımızı, düşkırıklıklarımızı, sevinçlerimizi, mutluluğumuzu, kalabalıkları yalnızlıkları, keşkeleri... biz unutsak da saklayan ve yeri geldiğinde önümüze çıkaran, baktığımız her pencereden başka başka manzaralar gördüğümüz kocaman bir evdir hayat..
sıkıcı.
altay öktem 'cesi:
"hayatı ıskaladığımız ölçüde yaralıyız hepimiz. hayatsa, evrenin küçük bir delilik anından başka bir şey değildir. evrenin bocalamasıdır. kısa bir süreliğine sapıtması, ne yaptığını bilememesi, kendini dağıtmasıdır. boşluğun kanunudur bu; evren çabuk toparlar. düzelir hemen. oysa kendini kaybettiği o birkaç saniye, bize milyonlarca yıl gibi gelir. o kısacık dağılmaya "hayat" adını vermiş ve hiç zaman kaybetmeden başlamışızdır birbirimizi incitmeye..."
3 eylül 2005 penguen
"hayatı ıskaladığımız ölçüde yaralıyız hepimiz. hayatsa, evrenin küçük bir delilik anından başka bir şey değildir. evrenin bocalamasıdır. kısa bir süreliğine sapıtması, ne yaptığını bilememesi, kendini dağıtmasıdır. boşluğun kanunudur bu; evren çabuk toparlar. düzelir hemen. oysa kendini kaybettiği o birkaç saniye, bize milyonlarca yıl gibi gelir. o kısacık dağılmaya "hayat" adını vermiş ve hiç zaman kaybetmeden başlamışızdır birbirimizi incitmeye..."
3 eylül 2005 penguen
Herkes ne kadar bağımsız görünse de ve rastgele dağılmış hayatlardaymışcasına dursa da yaşananlar; karşımıza her çıkan yeni yüz için hayat kendi ritminde bir yol çizer zamanı geldiğinde kesişecek ya da ayrılacak olan.... ve hayat biz başka planlar yapmakla meşgulken başımızdan geçenlerdir...
icinde tüm canlilarin ortak yasadigi ve kendisini paylastigi seydir. yasayan canliya göre zamanla sinirlidir.
karsimiza bir cok firsatlar cikaran, yaptiklarimizi sonradan elimizden geldigi kadar düzeltmemize de firsat veren, fakat icinde asla geri alamayacagimiz 'zaman' kavramini barindiran sey.
kelimenin tam anlamiyla, editlenemeyen bir entry'dir aslinda..
karsimiza bir cok firsatlar cikaran, yaptiklarimizi sonradan elimizden geldigi kadar düzeltmemize de firsat veren, fakat icinde asla geri alamayacagimiz 'zaman' kavramini barindiran sey.
kelimenin tam anlamiyla, editlenemeyen bir entry'dir aslinda..
1926-1930 yılları arasında , dönemin en önemli kültür dergilerinde biri. *
gelmek için hiçbir şey yapılmamışken yaşamak için çokça şey yapılan, bir gün biteceği kesin olsa da daha fazla kalmak adına çabalayıp durduğumuz, kimine kısa kimine uzun gelen şey.
hayat; yapmak istediklerini yaparken, başından geçenlerdir. başından geçenler de, tanrının istediğidir.
Şimdi ben yok denecek kadar çokum...
Firardayken insan ve buz kesiyorken hava,
Soğuk en çok parmak uçlarıma yakışmaz...
Şimdi vakit seyir defterimde yorgundur,
Şimdi feryat en çok sesimin tonunda vurgundur
ve şimdi hayat;
Cevabını bildiğim en zor sorudur...!
Firardayken insan ve buz kesiyorken hava,
Soğuk en çok parmak uçlarıma yakışmaz...
Şimdi vakit seyir defterimde yorgundur,
Şimdi feryat en çok sesimin tonunda vurgundur
ve şimdi hayat;
Cevabını bildiğim en zor sorudur...!
kimine göre boktan kimine göre çok güzel olan yaşamak. genel açıklaması kimse bu dünyaya kazık çakmadı herkes bir gün ölücek yunan mitoloji tanrıları bile ölümsüzlük nektarını bulamadılar. herkes bu dünyada hayat dedikleri bir girdabın içinde başı boş dümeni yelkeni kırılmış bir gemi gibi dönüp duruyorlar. kimileri o gemiyi idare etmeye çalışırken kimileri o girdabın sonuna kadar gidiyorlar. bazıları aldığı oksijenle zehirlendiklerini sanıyorlar. bazıları ise içtiği sigaradan zehiri tercih ediyorlar. insanın bunmalarına göre hayat stilin değişiyor. kimi ayrılıklar kimi aile sorunları bazı sorunlar nedeniyle hayatlarını değiştirmek zorunda kalıyorlar. evlenince hayatını değiştirmek zorundasındır. artık eşin vardır ilerde çocuğun olucaktır belkide daha çok sorumluluk. sevgilinden ayrıldıysan hayat daha beter olabiliyor gitmiyor hayat istediğin o kulak memesi kıvamındaki hamur gibi yumuşak olmuyor. sert oluyor o sertlikte belkide en kalın metal gibi kırılabiliyorsun. belkide dirençli bir metal gibiysen ayakta o sert hayatta kalabiliyorsun. ama aldığın nefes bile sana yük olmaya başlıyor. sevgilin terk etmiştir çünkü. hayatta tutunmak istediğin son dalda gövdeden ayrılmıştır. hayatın devam ediyordur derler. ama öyle olmuyor onsuz hayat topal gibi kangren olmuş gibi devam ediyordur. o sonsuz dümensiz yelkensiz girdabın dibine doğru gidiyorsundur. yardım istemiyorsundur. imdat çığlığı atmıyorsundur. çünkü o yanında değildir hayatta kalmanın ne anlamı vardır neden o girdabın dibine gitmek istemeyesin ki. hayat böyle boktandır biz o kulak memesi kıvamındaki hamur gibi mutlu olamadık.
mesele hakkinda ehline muracat edecek olursak; neyzen tevfik soyle buyurmustur:
Çözemez kimse bu dünya denilen kördüğümü
Yaratan ..... bilir ancak onun içyüzünü
Bir delikten çıkarak bir deliğe girmekteyiz
Önü zulmet, sonu zulmet, ..mişim gündüzünü.
Çözemez kimse bu dünya denilen kördüğümü
Yaratan ..... bilir ancak onun içyüzünü
Bir delikten çıkarak bir deliğe girmekteyiz
Önü zulmet, sonu zulmet, ..mişim gündüzünü.
uzatmaları oynayan bir futbolcu gibi, geriye bakıp bitmez tükenmez anılarını hatırlayan bir ihtiyarın yaşadığı süreç.
organik, suni, biyolojik olmakla birlikte zamının yardımı ile yaşanılan vakit olup insanın, hayvanın, bitkini ve diğer oluşumların gecirdikleri salmal yaşamdır.
tuvalete yetişme çabası ve süresi.. sonu malum olandır.
insanı yoran, mutlu eden, neşelendiren, kasvete büren, umutlandıran, kıskandıran, imrendiren, özendiren, özenilen kılan, hedef gösteren, hedefe kitleyen, ağlatan, daha çok ağlatan, biraz daha gülümseten, buruk bırakan, yarım bırakan, tamamlayan, tatlandıran, aldattıran..
kendisidir aslında..
hayat insanın kendine yaptıklarının, toplam sürecine yine insanın verdiği bir isimdir.
hayat diye birşey yok, iki gözüyle gördüklerinden kendine dünya kuran insanın bütün kendine yaptıkları, yapılmasına neden olduğu şeylere bir isim vermesi 'hayat'. bu kendi oluşturduğu imgeyi, acımasız, kahpe, kötü gibi nitelendirmesi ise çaresizlikten geliyor belkide..***
kendisidir aslında..
hayat insanın kendine yaptıklarının, toplam sürecine yine insanın verdiği bir isimdir.
hayat diye birşey yok, iki gözüyle gördüklerinden kendine dünya kuran insanın bütün kendine yaptıkları, yapılmasına neden olduğu şeylere bir isim vermesi 'hayat'. bu kendi oluşturduğu imgeyi, acımasız, kahpe, kötü gibi nitelendirmesi ise çaresizlikten geliyor belkide..***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar