bugün

hayat

o kadar da karmaşık değildir.

ilk sinyalle atmaya başladı kalbimiz. gözlerimiz gördü renklerini. ve işittik seslerini. hayat nedir bilmezken hayatta kalmanın derdine düşüverdik. kimimiz hayat dolu olduk. kimimizin hayatı kaydı. kimimiz erteledi hayatı, kimimiz hayat beklemez dedi." hayat mı lan bu!" diye isyan edenimiz, "hayatta olmaz!" diye diretenlerimiz oldu. sonra sevgililer verdi bize "hayatım" dediğimiz. kimi için hayat memat meselesi oldu. kimi için bomboş ve bombok birşey.

ılık rüzgarlarını çok sevip, fırtınalarına sövecek değilim. bir bebeğin ışıl ışıl gözlerinde gördüm onu. bir dedenin kupkuru ellerinde. yuvalarında ağızlarını kocaman açan o yavru kuşların telaşında gördüm. sevgilinin kokusuna saklanmış, buldum onu. katran kara gecelerinin bile hep bir sabahı vardı. ve her sabah bir "günaydın" diyeni.

hayat bizim. yaşayacağız. ve alnımız açık kucaklayacağız ölümü. kurumuş yaprakların dallarda değil ama toprakta yaşadığını bilerek. ve nefretle çürütmeyerek onu. yaşayacağız, hatıralarını saklayarak ruhumuzda ve hep geçmişi özleyip geleceği bekleyerek yürüyeceğiz bu yolu. düşe kalka, yara bere içinde göğüsleyeceğiz ipini. son sinyalle duracak kalbimiz. sesler susacak ve kaybolacak renkleri.
ve en sonunda biz, ölümle dirilip kaldığımız yerden devam edeceğiz

hayata.
© copyright 2005 - 2026