bugün
- tecrübe edilen en korkunç şey5
- sevilen hitap şekilleri3
- beni kaybettin diyen erkek14
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- iç sıkıntısı5
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- mazotun litresi 101 lira36
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- güne almanca bir cümle bırak3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- gecenin korkunç yaratıkları3
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- aslan burcu3
- gocu38
- iblis'in sesini duymak11
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- kadikoy psikolog4
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- beşiktaş'ın marsilya'yı gol manyağı yapması5
- 28 bine çalışmak8
- saddam hüseyin3
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması3
- kanadalı ünlüler3
- 2019 da doğmak nedir4
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
- ona bir şarkı gönder4
- kürdü sevin10
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- israil11
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- anın görüntüsü24
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- allah6
- jango fett2
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- charlie kirk3
- sevgilinin garanti kapsamı dışında kalması4
- palpatine2
bir insan için hayat çabuk geçer. insanlar küçük yaşta "zaman çabuk geçmiyor!" derler sonraları ise "hayat ne hızlı yetişemiyorum" lafını çok sık kullanırlar.
hayatın ilk başlarda yavaş geçmesinin temel sebebi yeni bir şeyler öğrenmemiz. yeni bilgiler öğrendiğimiz zaman zaman çabuk geçmez ama bildiğimiz/yaptığımız bir eylemi tekrar gördüğümüzde/yaptığımızda beyin ezberlemiş gibi karşı tarafı anlar ve yeni bilgi almamız böylelikle engellenir.
eski bilgiler tekrarlanınca zaman çabuk geçer.
hayatın ilk başlarda yavaş geçmesinin temel sebebi yeni bir şeyler öğrenmemiz. yeni bilgiler öğrendiğimiz zaman zaman çabuk geçmez ama bildiğimiz/yaptığımız bir eylemi tekrar gördüğümüzde/yaptığımızda beyin ezberlemiş gibi karşı tarafı anlar ve yeni bilgi almamız böylelikle engellenir.
eski bilgiler tekrarlanınca zaman çabuk geçer.
Hayat çok kolay be, hakikaten çok kolay. Zavallı insan kendi hayatını dogmalarıyla, cehaletiyle zorlaştırıyor.
Hayat gerçekten benzersiz bir deneyim.
insanlar fark edemiyorlar, bilgiye ulaşımın bu kadar kolaylaştığı bir çağda yaşamanın zevkini. Yaptığımız her şey, yaşadığımız her şey gerçek. Biz gerçeğiz. 7.5 milyarın bu küçük gezegendeki bilinçli deneyimi gerçek. Yaşanan zevkler, acılar gerçek.
Dünya bu kadar heyacanlı ve hayat bu kadar kısayken zamanını boş şeylerle geçirenlere yazık..
Çevrenize bakın hızlı hızlı boş işlere yetişmeye çalışan insanlar göreceksiniz. çimlerin altında yarım saat uzanıp kuş cıvıltılarını dinlemekten daha güzel, yürüyüş yapıp düşünmekten, okumaktan daha değerli ne işleri olabilir ki? Bunlardan değerli tek şey herhalde üretmek, bu güzelliklerden de daha güzel şeyler üretmektir.
insanlar fark edemiyorlar, bilgiye ulaşımın bu kadar kolaylaştığı bir çağda yaşamanın zevkini. Yaptığımız her şey, yaşadığımız her şey gerçek. Biz gerçeğiz. 7.5 milyarın bu küçük gezegendeki bilinçli deneyimi gerçek. Yaşanan zevkler, acılar gerçek.
Dünya bu kadar heyacanlı ve hayat bu kadar kısayken zamanını boş şeylerle geçirenlere yazık..
Çevrenize bakın hızlı hızlı boş işlere yetişmeye çalışan insanlar göreceksiniz. çimlerin altında yarım saat uzanıp kuş cıvıltılarını dinlemekten daha güzel, yürüyüş yapıp düşünmekten, okumaktan daha değerli ne işleri olabilir ki? Bunlardan değerli tek şey herhalde üretmek, bu güzelliklerden de daha güzel şeyler üretmektir.
Hayat nedir biliyor musun? Hayat boş telaslarda kacirdigin anların bütünüdür. Iskaladigin için uzuldugun ama iskalamana sebep olan mecburiyetlerden kacamadigin bir sacmaliktir. Hayat, yerine getirince mutlu olacağını düşünüp asla mutlu olmadığını olamayacagini anladigin zorlama nefes alıp vermedir. Hayat, bir gücün sana dayattığı, adına imtihan dediği "oldu bitti" den başka bir sey değildir.
Film izlerken soğuyan nescafe gibidir "hayat".
insana verilmiş olan zamanın, baştan sona doğru ve bitişine dek olan zaman biriminde, insanların yaşadığı, öğrendiği ve belirli tecrübeler öğrendiği temel birim.
En çok kazananlarında en çok kaybedenlerin de kişisel hırsları uğruna savaştığı bir garip sınavdır hayat.
Shakespeare'a göre
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiçbir anlamı.
Shakespeare'a göre
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiçbir anlamı.
Insanin nasil biri olduğunu anlamaya ilk 49 yil yeter. Gerisi sadece var olan karakterin surdurulmesi.
gerçekten çok garip.
bu uzun bir entry olacak büyük ihtimalle, şimdiden söyleyeyim.
1.5 yıl öncesine gidersek boktan bir durumdayken, boktan bir hayatım varken şimdi çok farklı bir durumdayım.
alkolü sigarayı bıraktım, başka şeyleri de içmiyorum.
ama içime işlemiş onların rahatlığı sanırım, artık direkt stock halimde rahatlık ekli geliyor.
5 yıl öncesine gidersek çok hassas, iyi kalpli bir insan çıkıyor karşıma.
ayrıca asosyal tabi.
benimle alakası bile yok.
10 yıl öncesine gidersek öfke patlamaları yaşayan bir ergenle karşılaşıyoruz.
ailesine öfkeli, yalnızlık korkusu ve isyanın ele geçirdiği bir ergen.
her günü kavga etmekle geçiyor, aile parça parça olduğundan kimse fark etmiyor durumu tabi.
"hehe haydut" diyip geçiyorlar.
ne ara bu kadar ruhsuz oldum gerçekten bilmiyorum.
geçmişimde gayet duygularla hareket eden biri varken şimdi durum çok farklı, hiçbir şey hissedemiyorum.
ama bu güzel bence, her durumda stabil olmak benim işime yarıyor.
bir arkadaşın geçmişini gördüm bugün, bundan 10 yıl önce neyse hala o, değişmemiş bile.
hiç değişmemiş hiç.
ben neden bu kadar fazla değişiyorum acaba?
işin garip tarafı hayat karşıma her zaman ekstrem insanları çıkarıyor, hiç normal hayatı olan yok.
bu yüzden çok fazla değişiyorum sanırım, "normal" diyebileceğim hayatları yaşayan insanlar fazla durmuyor çevremde.
ve bir gariplik daha var, çok fazla fırsat var önümde.
doğru değerlendirdiğimde işe yarayabilecek fırsatlar.
bu her zaman vardı zaten, her zaman birileri önüme bir şey koydu her zaman.
velhasılıkelam benim için zevkli geçmektedir.
bazen çok kötü, bazen normal olaylar yaşasam da ben zevk alıyorum hayattan.
en azından bir süre daha buralardayım diye düşünüyorum.
bu uzun bir entry olacak büyük ihtimalle, şimdiden söyleyeyim.
1.5 yıl öncesine gidersek boktan bir durumdayken, boktan bir hayatım varken şimdi çok farklı bir durumdayım.
alkolü sigarayı bıraktım, başka şeyleri de içmiyorum.
ama içime işlemiş onların rahatlığı sanırım, artık direkt stock halimde rahatlık ekli geliyor.
5 yıl öncesine gidersek çok hassas, iyi kalpli bir insan çıkıyor karşıma.
ayrıca asosyal tabi.
benimle alakası bile yok.
10 yıl öncesine gidersek öfke patlamaları yaşayan bir ergenle karşılaşıyoruz.
ailesine öfkeli, yalnızlık korkusu ve isyanın ele geçirdiği bir ergen.
her günü kavga etmekle geçiyor, aile parça parça olduğundan kimse fark etmiyor durumu tabi.
"hehe haydut" diyip geçiyorlar.
ne ara bu kadar ruhsuz oldum gerçekten bilmiyorum.
geçmişimde gayet duygularla hareket eden biri varken şimdi durum çok farklı, hiçbir şey hissedemiyorum.
ama bu güzel bence, her durumda stabil olmak benim işime yarıyor.
bir arkadaşın geçmişini gördüm bugün, bundan 10 yıl önce neyse hala o, değişmemiş bile.
hiç değişmemiş hiç.
ben neden bu kadar fazla değişiyorum acaba?
işin garip tarafı hayat karşıma her zaman ekstrem insanları çıkarıyor, hiç normal hayatı olan yok.
bu yüzden çok fazla değişiyorum sanırım, "normal" diyebileceğim hayatları yaşayan insanlar fazla durmuyor çevremde.
ve bir gariplik daha var, çok fazla fırsat var önümde.
doğru değerlendirdiğimde işe yarayabilecek fırsatlar.
bu her zaman vardı zaten, her zaman birileri önüme bir şey koydu her zaman.
velhasılıkelam benim için zevkli geçmektedir.
bazen çok kötü, bazen normal olaylar yaşasam da ben zevk alıyorum hayattan.
en azından bir süre daha buralardayım diye düşünüyorum.
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi...
Shakespeare
sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi...
Shakespeare
3-4 yıl önce tipik bir ege kasabasında sıcak bir ağustos gündüzünün serin bir gecesinde bahçemizde gezinen bilge bir kirpiyle üzerine biraz konuştuğumuz kelime.
kirpi: hayat sence nedir ?
ben: hayat..hayat mutlu anlardır. insan mutlu olduğu zamanlarda hayatın tadını çıkartır değil mi ?
kirpi: değildir sevgili insan evladı. hayat insanın yaşadığı acılardır. acılar insanı diri tutar..acılar insana şekil verir.acılar insana var olma savaşında yön tayin edicidir. mutluluk anında insan uyutulur. uyuşur. düş görür. oysa acı, yaşamın en gerçek tokadıdır.
biraz düşündükten sonra aklıma gelen ilk soruyu sordum kirpiye yıldızlara doğru bakarak.
-peki tanrı insana şekil verirken, onu diri tutarken neyin acısını yaşamıştı ? nasıl bir acı yaşamıştı ki bu acısını yansıtacağı bir canlı var etmek istedi ?
kafamı yıldızlardan kirpiye çevirdiğimde kirpi çoktan gitmişti. kirpi yaşlı ve bilge bir kirpiydi. muhtemelen yorulduğu için kayboldu.
kirpi: hayat sence nedir ?
ben: hayat..hayat mutlu anlardır. insan mutlu olduğu zamanlarda hayatın tadını çıkartır değil mi ?
kirpi: değildir sevgili insan evladı. hayat insanın yaşadığı acılardır. acılar insanı diri tutar..acılar insana şekil verir.acılar insana var olma savaşında yön tayin edicidir. mutluluk anında insan uyutulur. uyuşur. düş görür. oysa acı, yaşamın en gerçek tokadıdır.
biraz düşündükten sonra aklıma gelen ilk soruyu sordum kirpiye yıldızlara doğru bakarak.
-peki tanrı insana şekil verirken, onu diri tutarken neyin acısını yaşamıştı ? nasıl bir acı yaşamıştı ki bu acısını yansıtacağı bir canlı var etmek istedi ?
kafamı yıldızlardan kirpiye çevirdiğimde kirpi çoktan gitmişti. kirpi yaşlı ve bilge bir kirpiydi. muhtemelen yorulduğu için kayboldu.
Sizi hayatta alkışlayan dan daha çok, zem edenler çok olacaktır.
Doğum ile ölüm arasındaki süreç.
bazı şeyleri o kadar özledim ki. artık itiraf edebiliyorum. uzun zaman oldu. mücadele ettim, bazen çok yoruldum, bazen acı çektim, hüzün ve üzüntü ağırlıktaydı. evet melankolik bir insan olduğumu biliyordum zaten, hüzün çeker beni çoğu zaman. ben onları, "o anlar"ı çok özledim. yakın zamanda tam bir yıl geçmiş olacak o günün üzerinden. ben aynı benim, değişen bir şey yok fazla. umarım hala hayatın bana göstereceği güzel günler kalmıştır bir yerlerde. artık o müziği yeniden duyabiliyorum. bu dansa eşlik etmeme izin ver hayat... lütfen. çok özledim...
Nereden geldiğini bilemediğin
Darbeler bütünüdür “hayat”
Ömrün boyunca yiyeceğin
Her darbede yediğin
Yeni bir ders, yeni bir kanaat
Tanrı sürüyor taşları tahtaya
iki tarafta beşeri topluluklar
Güçlüleri şah,vezir olurken
Zayıfları piyon olur
Bir nevi “satranç”tır hayat
Tanrı’nın bizleri ellerinde oynattığı
Ha unutmadan
Hayat filminin son karesi
“Ölüm” de gelir aklıma
Uçan tekmesidir hayatın
Boynumuzu kıran…
delinin biri - 2008
Darbeler bütünüdür “hayat”
Ömrün boyunca yiyeceğin
Her darbede yediğin
Yeni bir ders, yeni bir kanaat
Tanrı sürüyor taşları tahtaya
iki tarafta beşeri topluluklar
Güçlüleri şah,vezir olurken
Zayıfları piyon olur
Bir nevi “satranç”tır hayat
Tanrı’nın bizleri ellerinde oynattığı
Ha unutmadan
Hayat filminin son karesi
“Ölüm” de gelir aklıma
Uçan tekmesidir hayatın
Boynumuzu kıran…
delinin biri - 2008
Hayat siyasi güce sahip insanların istediği yaşamı sürmekmidir ? Bozulmuş işe yaramaz eğitim sistemine boyun eğmekmidir ? Zalimin zulmüne boyu eğmekmidir ? Evet hayat asırlardır bu şekilde sunuldu bize belkide başından beri..
Yaşıyoruz, tiyatro oyunundaki oyuncu gibi..
Bir oyuncu oyunun tamamına vakıf olmadığından,
bütünü göremeden, diğerlerini tanımadan
dolayısıyla eksik ve hatalı görüş ve anlayışla oynuyoruz.
Sadece oynuyoruz.
Yaşıyoruz ya da oynuyoruz....
Fakat yaşadığımız ya da oynadığımız oyunu izleyen seyirci kadar bilmiyoruz.
Bir oyuncu oyunun tamamına vakıf olmadığından,
bütünü göremeden, diğerlerini tanımadan
dolayısıyla eksik ve hatalı görüş ve anlayışla oynuyoruz.
Sadece oynuyoruz.
Yaşıyoruz ya da oynuyoruz....
Fakat yaşadığımız ya da oynadığımız oyunu izleyen seyirci kadar bilmiyoruz.
bir sonraki kareden asla emin olamayacağımız anlardan ibarettir.
görsel
görsel
Ve mevsim geçer…
Gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
canından saydığın yar bile
bir gün gelir el olur.
Aklın şaşar…
Dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dost olur.
Öyle garip bir dünya…
Olmaz dediğin ne varsa olur.
Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur…
Yine de yaşarsın!…
Gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
canından saydığın yar bile
bir gün gelir el olur.
Aklın şaşar…
Dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dost olur.
Öyle garip bir dünya…
Olmaz dediğin ne varsa olur.
Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur…
Yine de yaşarsın!…
ankarada torbacı bulabilirsem daha çekici olur.
evet bana ot temin edebilecek birini arıyorum.
evet bana ot temin edebilecek birini arıyorum.
hayat elektrikli süpürgedir.
"hayat alabildiğince çapkın
hayat alabildiğince olasılık
hayat: tembel tabanlı ayakları
ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki!
dudaklarımda hala bataklık tadı
ne demeli.."
hayat alabildiğince olasılık
hayat: tembel tabanlı ayakları
ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki!
dudaklarımda hala bataklık tadı
ne demeli.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar