bugün

/94
tek kelime; kaybetmektir.
bir nefesle bağlı olduğun yalan .
yenilen kazıkların bileşkesidir...
her şeyi her defasında ilk kez yaşıyormuş gibi hissettiğinizde anlamlıdır...

ilk defa nefes alıyormuş gibi içinize çekin tüm oksijeni, ilk defa izliyormuş gibi hayranlıkla bakın etrafınıza, her yenisinde ilk defa aşık oluyormuş gibi sevin karşınızdakini, her gidişte ilk defa aşk acısı çekiyormuş gibi yakın yüreğinizi, her yalnızlığınızda ilk defa yalnız kalıyormuş gibi melankolikleşin, yüzlerce kez dinlediğiniz şarkıyı ilk defa dinlermiş gibi dinleyin, her defasında ilk defa yüzleşmiş gibi ağlayın yakın ölümlere, her ayrılık ilk gidenmiş gibi bakın arkasından... bunlar ve nicesini bir daha hiç olmayacaklarmış gibi yaşayın çünkü hayatın ne zaman sona ereceğini bilmiyoruz... bilmekde istemeyiniz zira hiçbirinden zevk alamazsınız...
-asik olmak.
-ilk öpüsme.
-yüz kaslariniz agriyana dek gülmek.
-sicak bir dus.
-özel bir bakis.
-mail almak.
-manzarali bir yolda araba kullanmak.
-radyoda en sevdiginiz kisinin sarkisinin çalmasi..
-yataginiza uzanip yagmurun sesini dinlemek.
-satin almak istediginizkazagin %50 indirime girdigini görmek.
-uzaktaki bir arkadasinizla telefonda konusmak.
-köpük banyosu.
-kikir kikir gülmek.
-güzel bir sohbet.
-kumsal.
-gecen kis giydiginiz montun cebinden on milyon çikmasi.
-kendinize gülmek.
-gece yarisi saatlerce telefonda konusmak.
-su fiskiyelerinin arasinda kosmak.
-durup dururken gülmek.
-yaninizda size güzel oldugunuzu söyleyen birinin olmasi.
-ilk ask.
-hakkinizda güzel sözler söylendigine kulak misafiri olmak.
-uyanip daha uyuyacak birkaç saatiniz oldugunu farketmek.
-yeni arkadaslar edinmek.
-eski arkadaslarinizla zaman geçirmek.
-yavru bir köpekle oynamak.
-oda arkadasinizla gece yarisi sohbetleri.
-güzel düsler.
-arkadaslarinizla araba yolculugu yapmak.
-sevgilinizle yorgana sarilip iyi bir film seyretmek.
-güzel bir konsere gitmek.
-çekici bir yabanciylabakismak.
-çikolatali kurabiye yapmak.
-sevdigin insana sikica sarilmak.
-istedigi armagani açan kisinin yüzündeki ifadeyi görmek.
-günesin dogusunu seyretmek.
-ve bir söz;
aldigin her nefesi firsat bil,
ot degilsin yeniden bitmezsin..."

can dündar
süründürgeç..*
" ve hayat -ki canına tak etmişti- sus dedi artık. "
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.
Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez!..

E.E.Cummings
bazen ön cam, bazen ön cama çarpan sinek gibi hissettiren.
biteceğini unuttuğumuz.*
asmali konaktaki iri gozlu,sirin bebegin adi.
pamuk ipliğine bağlı bir şey.
sonsuzluk içerisinde yaşamımızla sınırlandırılmış zaman dilimi. varlığı tartışılır.
güzel bir şey olduğunu söyleyenlerin hiç yaşamamış olduğunu düşündüğüm zaman dilimi.
(bkz: kol gibi)
hayat bir kulubenin camından tren yolunu gözlemek ise hayat yine de güzeldir.
insanoglunun dogumundan ölümüne kadar geçen zaman dilimi.
gazabından korkup, annemizin arkasına saklandığımız mahallenin büyük çocuğunun "hele bi annen gitsin de ben sana gösteririm!" bakışındadır
"Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz." der Claude Peppeer.
Hayat
Direc-t

Dün çocuktum
Bugün büyüdüm
Dün genç adamdım
Bugün ihtiyarım
Mutlu mutsuz yıllar
Seninle beraber
Paylaştım
Ömür uzun sandım
Aldandım
Ve kendimi aynada görünce donakaldım
Ve şimdi yapayalnız kaldım

Söylemek istediğim
Gölgeler kımıldıyor
Havada parıldıyor
Hep ateş böcekleri
Yorgun kır çiçekleri
Fakat bunlar değil ki
Söylemek istediğim

Yalnız geçecek günler
Ve sebepsiz hüzünler
Rüya gibi boş bir yaz
Zihnim dağınık biraz
Gözüm uzağa daldı
Yine içimde kaldı
Söylemek istediğim
Hayat: hayat nedir? sorusunun cevabını bulma çabasıdır.
doğmak...yaşamak...bir şeyler başarmak ya da başaramamak...sevişmek...kendini kanıtlamaya çalışmak...ve ölmektir.
hayat kendisine gülümsemeler bahşedecek kadar mutlu ettiği anlarda buna karşılık "hayat beni ödüllendiriyor mu?" sorusunu sormayan kişinin, asla sormaya hakkı olmayan sorudur; "hayatım neden berbat?". fakat insan yaşanmışlar içerisinden en kötü olanları seçerek onlara bir suçlu bulmak konusunda aramak iştigali ile pek fazla vakit kaybederken, iyi olanların derdest edilip zihnin en alt köşelerine yollanması işleminde de kendisinin hasar verdiği bir koda sahiptir.

bu kod, gülün kokusunu teneffüs ettikten bir süre sonra onu hatırlamak konusunda maharetten yoksun olmanın ve bunun yanında o kokuyu silip yok edecek ondan daha fazla hatırlanacak olan kötü bir koku ile karşılaşıldığında bunu da hemen hatırlayıp yüz efektleri eşliğinde memnuniyetszliğini belli etmek mevzuunda edinilmiş o maharetin sebebidir.

bu; objeler, olaylar, kişiler, hemen hemen her şey için geçerlidir. memnuniyetsizliklerimizi koca bir kitap haline getirebilecek bir güce sahibiz. memnun olduklarımızı ise küçük bir liste dahi yapamayız. elindekilerle yetinip onları daha iyi hale getirmek çok zor bir iş gibi görünse de, bunun ötesinde mümkün değildir.

duruma çok yakışan gamsız bir tavırla gelişigüzel bir kenara fırlatılıp atılmış, ikinci bir şans verilmemiş onarılabilecek olanların intikamından başka hiçbir şey değildir hayat.
hayaller bilinmeyen bir yerlerde birşeyler bilmeye değer
eğer yalan olsaymıs adı hayat olacakmıs meğer.
zaman ve mekan kavramlarının yalakası
© copyright 2005 - 2026