bugün
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu21
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi12
- yeni parti de bölünebilir10
- evlenmek7
- dolar isterse 100 olsun38
- nah sana oy17
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- game of thrones taki kerhaneci13
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- almanya'da yaşayıp arabasına tuğra yapıştıran tip6
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- gürcistan göçmenleri13
- isabela santos2
- kadınınızı çalıştırır mısınız4
- 65 yaş üstü siyaset yasaklanmalıdır4
- trafik kazası avukatı3
- deniz göktaş'a patrascan'dan destek2
- savaş olunca türk halkı haklar olunca apo pkk3
- başlık altı yalamaları4
- o kız sana bakmaz3
- hakiki gurbetçi vs sonradan gelme tipler6
- ekrem imamoğlu3
- alparslan kuytul18
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- akp şehit ailelerine ne diyecek7
- melih gökçek5
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- mezarlığa sıfır bina5
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- nasıl birisiniz7
- almancıları sevmemek11
- yılmaz güney3
- ak çomarların cehape argümanı3
- döviz milliyetçisi3
- annen mi ben mi diyen kadın6
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız9
- günde 5 yumurta yiyen erkek7
- tanga giyen kızı doyurmak ne mümkün6
- evlenmeden olmaz diyen kız7
- türk askerini kursuna dizen abdullah öcalan9
- ben cehapeli değilim yeni partiliyim6
- dilek imamoğlu3
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek8
- 21 ağustos 2026 türkiye letonya voleybol maçı3
- aşk ve taht dizisi4
- külodunu çıkarıp usulca erkeğe doğru atan kız8
- velvet51
- muşlettin amca bay beydir8
hava taşıtlarının iniş ve kalkış gerçekleştirmesi için özel olarak hazırlanmış geniş asfalt yol.
yesilkoylulerin hayata küskün olma sebebidir.
sadece birkaç ülkede bulunan denizyolu taşımacılığının kalbi olan mekan.
dünya üzerinde; üstümdeki etkisini çözemediğim yegane mekanlar bütünüdür.
hangi şehrin topraklarında kurulmuş olursa olsun,etkisi gelene gidene göre yüksek farklılıklar gösterirken, benim kalbim de; gelen - giden grafiğinde bir inip kalkıyor hava alanında.
iniyorum uçaktan, yaşadığım şehirden daha sıcak, daha başka bir iklime atıyorum adımımı. kalbimde ciddi bir heyecan,düzgün mü üstüm başım, bozuldu mu saçım? aklımda aklı evvel bir dünya soru ile gelişimin yaratacağı heycanla koşuyorum iç hatlar çıkışa. öyle aydınlık geliyor ki bana yerler, tüm ışıkları toplamış üzerine hava alanı, elinde bir değnek sanki kontuar görevlilerinin, başka bir arzunuz var mı diyorlar bana. yani öylesine ışıl ışıl bir mekan bu alan. ve çıkışta en sevdiğimi gördüğümde, cansızlığı ruha bürünen merdivenler bile birer tangocu gibi geliyorlar gözüme.seviyorum diyorum bu alanı, bana havayı verdiği için tekrar. ve gözlerim ışıl ışıl kavuşuyorum en sevdiğim mekanda en sevdiğim insana.
kendi şehrimde bir gün, ellerimizde minik valizler, yağmur ve rüzgar bedenimizde halay çekmişken varıyoruz şehrin hava(sız) alanına, biliyorum ki saçım, başım, yüzüm tarumar olmuş, baksam aynaya bu ben miyim diye soracağım. bu kadar mı hüzünlü olur bir mekan, bu kar loş gelebilir mi spot lambalar. terledim diyor önümüzde yürüyen hatun, oysa 25 derece ısıtılmış koridorlarda ruhum üşüyor benim, yolculayacağımdan gayrı sevdiğim adamı. bu derece havasız olabilir mi bir mekan, susmayan kadın sesi. hadi uçağa yetiş diyen delirmiş anonsçu, sussa o, unutsak uçağı, gitmesek, yıkılsa bu havadan bozma alan.. süngüm düşmüş üzgünce koridorlarında yürürken, yolcu etmiş olmanın garip çöküntüsü ile bakınıyorumda şöyle bir; sevmiyorum diyorum ben bu mekanı. çıksamda kurtulsam en sevmediğim bu mekandan.
sevdiğimden sebep belli elbet ama bilemedim işte neyin kaynağıdır hava alanları;
kavuşmanın mı ayrılmanın mı?
hangi şehrin topraklarında kurulmuş olursa olsun,etkisi gelene gidene göre yüksek farklılıklar gösterirken, benim kalbim de; gelen - giden grafiğinde bir inip kalkıyor hava alanında.
iniyorum uçaktan, yaşadığım şehirden daha sıcak, daha başka bir iklime atıyorum adımımı. kalbimde ciddi bir heyecan,düzgün mü üstüm başım, bozuldu mu saçım? aklımda aklı evvel bir dünya soru ile gelişimin yaratacağı heycanla koşuyorum iç hatlar çıkışa. öyle aydınlık geliyor ki bana yerler, tüm ışıkları toplamış üzerine hava alanı, elinde bir değnek sanki kontuar görevlilerinin, başka bir arzunuz var mı diyorlar bana. yani öylesine ışıl ışıl bir mekan bu alan. ve çıkışta en sevdiğimi gördüğümde, cansızlığı ruha bürünen merdivenler bile birer tangocu gibi geliyorlar gözüme.seviyorum diyorum bu alanı, bana havayı verdiği için tekrar. ve gözlerim ışıl ışıl kavuşuyorum en sevdiğim mekanda en sevdiğim insana.
kendi şehrimde bir gün, ellerimizde minik valizler, yağmur ve rüzgar bedenimizde halay çekmişken varıyoruz şehrin hava(sız) alanına, biliyorum ki saçım, başım, yüzüm tarumar olmuş, baksam aynaya bu ben miyim diye soracağım. bu kadar mı hüzünlü olur bir mekan, bu kar loş gelebilir mi spot lambalar. terledim diyor önümüzde yürüyen hatun, oysa 25 derece ısıtılmış koridorlarda ruhum üşüyor benim, yolculayacağımdan gayrı sevdiğim adamı. bu derece havasız olabilir mi bir mekan, susmayan kadın sesi. hadi uçağa yetiş diyen delirmiş anonsçu, sussa o, unutsak uçağı, gitmesek, yıkılsa bu havadan bozma alan.. süngüm düşmüş üzgünce koridorlarında yürürken, yolcu etmiş olmanın garip çöküntüsü ile bakınıyorumda şöyle bir; sevmiyorum diyorum ben bu mekanı. çıksamda kurtulsam en sevmediğim bu mekandan.
sevdiğimden sebep belli elbet ama bilemedim işte neyin kaynağıdır hava alanları;
kavuşmanın mı ayrılmanın mı?
(bkz: sen git bi havaal)
dışarıda satılan herhangi bir ürün bu saha içerisine girdiğinde fiyatlanır, hakkettiğinden daha fazlasına satılır. hatta sigara cezası bile pahalıdır buranın. her yerde 62 lira gördüğüm ceza burda 70 lira idi lan. içtiğin sigaranın cezası bile ranta uğramış. öyle bir yer yani burası.
bazı amcalarımızın kafasında bulunan ibretlik boşluk.
sinan akçıl sıçıntısı,hande yener şarkısı..
berbat bir şey. sinan akçıl iq'sunu yine göstermiş.
ha ha ha ha na nay.
ha ha ha ha na nay.
hande yener' in yeni on numara şarkısı. coşturuyor efendim.
--spoiler--
uçak gemi tren
bir araba fark etmez
bu yolu hiç terk etmez
kalbim kalbim
--spoiler--
ilkokul şiirleri gibi. birinci ünite: ulaşım araçlarımız. uçak gemiiii tiireeeen.
--spoiler--
küçük ya da büyük
bi bavul hiç fark etmez
anıları dert etmez
sildim sildim
--spoiler--
anıları ne dert etmez ablacım? kalbin mi? önceki dörtlükte bahsettiğin kalbin öbür cümlenin de öznesi mi oluyor noluyor?
--spoiler--
tam şu anda çıkmalıyım
sonra belki geç kalırım
geç kalırım
çok geç kalırım
--spoiler--
işte bu yüzden, sevgili hande, youtube ta neyin senin klibi izlediğimiz zaman hemen peşinden demet akalın klipleri geliyor. bu yüzden kompleks yapıp kendini onlarla kıyaslıyorsun.
on yıldır kastırmana rağmen bir malzeme çıkmadı ya, asıl sorun o.
yoksa havaalanına da gidilir, yaşam alanı da seçilir. sıkıntı olmaz.
edit: spoilerlar eklendi. yazar kendini bluevelve gibi hissetti. oh.
uçak gemi tren
bir araba fark etmez
bu yolu hiç terk etmez
kalbim kalbim
--spoiler--
ilkokul şiirleri gibi. birinci ünite: ulaşım araçlarımız. uçak gemiiii tiireeeen.
--spoiler--
küçük ya da büyük
bi bavul hiç fark etmez
anıları dert etmez
sildim sildim
--spoiler--
anıları ne dert etmez ablacım? kalbin mi? önceki dörtlükte bahsettiğin kalbin öbür cümlenin de öznesi mi oluyor noluyor?
--spoiler--
tam şu anda çıkmalıyım
sonra belki geç kalırım
geç kalırım
çok geç kalırım
--spoiler--
işte bu yüzden, sevgili hande, youtube ta neyin senin klibi izlediğimiz zaman hemen peşinden demet akalın klipleri geliyor. bu yüzden kompleks yapıp kendini onlarla kıyaslıyorsun.
on yıldır kastırmana rağmen bir malzeme çıkmadı ya, asıl sorun o.
yoksa havaalanına da gidilir, yaşam alanı da seçilir. sıkıntı olmaz.
edit: spoilerlar eklendi. yazar kendini bluevelve gibi hissetti. oh.
bu şarkıyı yazan kafa bizde olsa, derdimiz tasamız kalmaz yeminlen. ne içtiyseler ondan istiyorum.
tanım: anlam yoksunu şarkı.
tanım: anlam yoksunu şarkı.
Amir kiyagi ile erkenden gelmistim istanbul'a. Aslinda surpriz yapmayi planliyordum ona. Surpriz yapip insanlari sasirtmak hosuma gidiyordu. Ama aptal bi tartisma yuzunden istanbul'a gelmis oldugumu soylemek zorunda kaldim. Ne olurdu ki ariza cikarmasa? Guzelim surpriz patlamisti elimde. Halbu ki ne hayaller kurmustum ben o gunle alakali. Birinci senaryoda beni gorucekti uzaktan.. Ben de onu gorucektim ve birbirimize dogru kumsalda kosarken... Yok, bu kartal tibet'in bana oynadigi bir oyundu. Birinci senaryoda dayisi beni motoruyla kovaliyordu. Cok heyecanli bi takip vardi. iknci senaryoda heyecandan bayiliyordu, geceyi hastanede geciriyorduk. Ucuncu senaryoda ise ben ucagi kacirmaya calisan teroristleri etkisiz hale getirmek icin ucaga operasyon duzenleyen ozel timin basindaydim ve ucagi kurtarip kizi kapiyordum. Tabi bunlardan hic biri olmadi, cunku gelecegimi biliyordu.
Sonradan bana anlattigina gore, o gece cook heyecanliymis ve benden kacmak istemis. Oha ayi diyip uc kisi tekme tokat daldik tabi bunu duyunca. Oehhh.. Ama bunu yapmak istemis olabilirim o an icin.
Havaalaninda onu beklerken o kadar heyecanlanmisim ki, antalya'dan mactan gelen fenerbahcemin futbolcularini bir bir gordum ama foto cektirmek aklima bile gelmedi. Sonra zaman gecti ve inis saati yaklasti. Ucak inis yapti anonsu gecince heyecanim katlandi ikiye uce. Lan dedim, ne bok yicem ben simdi amk? Acaba bana nasi bakicak? Garipseyecek mi? Butun o telefonda ettigimiz o sicak muhabbetler yerini mesafeli bi tanisma seremonisine mi birakicak? Hayis isin kotu tarafi, indikten sonra kirk dakika gecti ve hala ortada yoktu. Tahammul denen seyin de bir siniri vardi. O sinira coktan dayanilmisti.
Sonra birer birer cikan yolculari takip etmeye basladim. Kontrol cok siki olacakti ki, Yolcular birer kisi olarak geliyorlardi. Artik umudumu yitirmeye baslamisken, asil ve karizmatik havasiyla elindeki bavulu ceken bi afet gordum. Allahim dedim, bu hatun benim hatunum. Sagina soluna hizli bi bakis attiktan sonra Yurumeye basladi. Ben de arkasindan takip ettim on bes, yirmi metre boyunca. Sonra bi kapiya dogru yonelmek icin saga dondu ve beni gordu. Bir sevinc nidasi ve hasret dolu bir kucaklasma.. iki dakika oylece durmus olabiliriz, o ani net hatirlayamiyorum cunku. O an beline dolanan elim, yaninda oldugum surece bir daha oradan ayrilmadi, ayrilmayacak da umarim.
Ss...
Sonradan bana anlattigina gore, o gece cook heyecanliymis ve benden kacmak istemis. Oha ayi diyip uc kisi tekme tokat daldik tabi bunu duyunca. Oehhh.. Ama bunu yapmak istemis olabilirim o an icin.
Havaalaninda onu beklerken o kadar heyecanlanmisim ki, antalya'dan mactan gelen fenerbahcemin futbolcularini bir bir gordum ama foto cektirmek aklima bile gelmedi. Sonra zaman gecti ve inis saati yaklasti. Ucak inis yapti anonsu gecince heyecanim katlandi ikiye uce. Lan dedim, ne bok yicem ben simdi amk? Acaba bana nasi bakicak? Garipseyecek mi? Butun o telefonda ettigimiz o sicak muhabbetler yerini mesafeli bi tanisma seremonisine mi birakicak? Hayis isin kotu tarafi, indikten sonra kirk dakika gecti ve hala ortada yoktu. Tahammul denen seyin de bir siniri vardi. O sinira coktan dayanilmisti.
Sonra birer birer cikan yolculari takip etmeye basladim. Kontrol cok siki olacakti ki, Yolcular birer kisi olarak geliyorlardi. Artik umudumu yitirmeye baslamisken, asil ve karizmatik havasiyla elindeki bavulu ceken bi afet gordum. Allahim dedim, bu hatun benim hatunum. Sagina soluna hizli bi bakis attiktan sonra Yurumeye basladi. Ben de arkasindan takip ettim on bes, yirmi metre boyunca. Sonra bi kapiya dogru yonelmek icin saga dondu ve beni gordu. Bir sevinc nidasi ve hasret dolu bir kucaklasma.. iki dakika oylece durmus olabiliriz, o ani net hatirlayamiyorum cunku. O an beline dolanan elim, yaninda oldugum surece bir daha oradan ayrilmadi, ayrilmayacak da umarim.
Ss...
Gösteriş meraklısı insanların pahalı kıyafetler giyerek, birbirlerine hava attıkları halka açık mekan.
hande yener'in gideceği tek yermiş. umuyoruz ki geri dönmez.
hande yener'in tüm dertlerin paklayan yermiş vay be.
hava almak için gidilen alan.
(bkz: havavereni)
Gitmenin hic nasip olmadigi havayolu ulasimi duraklari. Evet hic ucaga binmedim olamaz mi!
--spoiler--
Azizim, pek seveni yoktur ama ben bayılırım havaalanlarına. Çünkü "hiçbir yerdir" oralar. Bütün yönlerin tam ortası, yolların yuvası. Sadece çantan ve sen varsındır, bir de dünyanın en pahalı kahvesi. Tek yapman gereken, ne tarafa gideceğini düşünmektir. Anonsların peşinden koşturan insanlara bakarak gönül gezdirmektir işin: Nereye gideyim?
Azizim daha ne olsun? Gidiyorsan hayatta 1-0 öndesindir zaten..
--spoiler--
Azizim, pek seveni yoktur ama ben bayılırım havaalanlarına. Çünkü "hiçbir yerdir" oralar. Bütün yönlerin tam ortası, yolların yuvası. Sadece çantan ve sen varsındır, bir de dünyanın en pahalı kahvesi. Tek yapman gereken, ne tarafa gideceğini düşünmektir. Anonsların peşinden koşturan insanlara bakarak gönül gezdirmektir işin: Nereye gideyim?
Azizim daha ne olsun? Gidiyorsan hayatta 1-0 öndesindir zaten..
--spoiler--
türkiye'de sayıları son derece yetersiz olan iniş-kalkış pistleri. öyle ki kenya'da 194, bizim yarımız kadar nüfusu olmayan arabistan'da 216, iran'da 324 kadar varken bizde sayı sadece 92, ve çoğu kullanılmıyor. sportif havacılık vb. olaylar desen zaten yok, thk gibi dandik bir kuruma emanetti son 50 yıldır zengin sıpaları uçtu kaçtı o kadar. bakalım durum düzelir öyle umuyoruz.
Binbir çeşit insan, ırk, koşturma barındıran iş gereği çok sık uğranıldığı zaman yorucu bir yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar