bugün
- gençler iş beğenmiyor11
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak10
- seni onaracağım diyen kadın16
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- geri zekalı demek hakaret mi21
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar4
- israil basınından türkiye itirafı4
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- youtube'dan izlenerek halledilen en son iş3
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- bence her evde bir vibratör olmalı3
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- bir kadının ensemi okşaması9
- olacak o kadar4
- her şeye sarımsak koyan insan12
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması4
- aşk aşısı2
- penis boyu takıntısı14
- yeşilçamın acı kaderi2
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- arjantin milli futbol takımı9
- 11 temmuz 2026 fenerbahçe pogon szczecin maçı2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- tek suçu kur an'ı uygurcaya tercüme etmekti2
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek2
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- zeynep sude oktay2
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- marmaris datça yolu10
- şarjlı diş fırçası4
- evlenmek için para biriktirmek8
- döner4
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- seks'in icadı6
- hazret ktc7
- cevabı bilinmeyen sorular12
- çomarların osmanlıya özlem duyma sebebi3
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak7
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- ben geldim4
- mason greenwood mason mudur sorunsalı3
- körler nasıl duyuyor sorunsalı2
- beyaz ekmek2
muzikal film. bir basyapit. donemin en buyuk isyan filmidir. 1979 tarihlidir.
ayrica ing. sac. kafada olandan, yanlis anlasilmasin.
60ları anlatan en güzel filmdir kanımca..o hippi ruhunu, özgür dünya özlemini, savaş karsıtlığını en güzel yansıtan, süper soundtrackleriyle yer yer güldüren, yer yer ağlatan film..
yönetmeninin milos forman olduğu filmdir.
(bkz: hair metal)
almancası haar olan kelimedir.
Live At Pompei (Pink Floyd), Remains The Same (Led Zeppelin), 68/70 yıllarındaki Woodstock Konserlerinideki görüntüler, Full Metal Jacket, Oliver Stone'nin Vietnam Üçlemesi (Özellikle Born Of The 4th July), özellikle 1950 ve 60'lı yıllarda çevrilmiş Amerikan müzikalleri.
Yukarıda saydıklarım, Milos Forman'ın "Hair" müzikalini seyrederken ve seyrettikten sonra aklıma gelen film ve konser kayıtlarının bazıları.
Genel olarak başarılı bir film olduğu tartışılmayan "Hair" filminin tek handikabı, klasik müzikallerde görülen, insanların durup dururken dans edip şarkı söylemeye başlamaları. Ama bir müzikali de herhalde içindeki insanlar şarkı söylüyorlar diye eleştirmek haksızlık olur.
"Hair" de, küçük kasabasından asker olup Vietnam'a gitmek için ayrılan Claude Bukowski'nin hikayesi anlatılıyor. Birliğine katılmadan önceki sınırlı zamanını şehri dolaşarak geçirmek isteyen Bukowski'nin yolu 68 kuşağından gençlerle kesişiyor ve kolayca tahmin edilebileceği gibi Claude Bukowski'nin ezberi bir anda bozuluyor.
Savaşın ve karşıtlığının hala aynı sıcaklığını koruduğu günlerde bir fırsatını bulup "Hair" i izlemek iyi olabilir.
iyi müzikler ve zaman zaman belgesel tadı veren görüntüler eşliğinde film bir yandan kulağımızın pasını silerken bir yandan da gözlerimize estetik bir ziyafet çektiriyor.
Yukarıda saydıklarım, Milos Forman'ın "Hair" müzikalini seyrederken ve seyrettikten sonra aklıma gelen film ve konser kayıtlarının bazıları.
Genel olarak başarılı bir film olduğu tartışılmayan "Hair" filminin tek handikabı, klasik müzikallerde görülen, insanların durup dururken dans edip şarkı söylemeye başlamaları. Ama bir müzikali de herhalde içindeki insanlar şarkı söylüyorlar diye eleştirmek haksızlık olur.
"Hair" de, küçük kasabasından asker olup Vietnam'a gitmek için ayrılan Claude Bukowski'nin hikayesi anlatılıyor. Birliğine katılmadan önceki sınırlı zamanını şehri dolaşarak geçirmek isteyen Bukowski'nin yolu 68 kuşağından gençlerle kesişiyor ve kolayca tahmin edilebileceği gibi Claude Bukowski'nin ezberi bir anda bozuluyor.
Savaşın ve karşıtlığının hala aynı sıcaklığını koruduğu günlerde bir fırsatını bulup "Hair" i izlemek iyi olabilir.
iyi müzikler ve zaman zaman belgesel tadı veren görüntüler eşliğinde film bir yandan kulağımızın pasını silerken bir yandan da gözlerimize estetik bir ziyafet çektiriyor.
let the sun shineee diyerek beni benden alan ve sonu süper biten müzikal-film.
genelde en popüler parçası let the sunshine in olsa da müzikale adını veren şarkı hair'dır. aha da sözleri;
she asks me why, i'm just a hairy guy.
i'm hairy noon and night, hair that's a fright.
i'm hairy high and low, don't ask me why, don't know.
it's not for lack of bread, like the greadful death.
darlin'
give me a head with hair, long beautiful hair.
shining, gleaming, streaming, flaxen, waxen.
give me down to there hair, shoulder lenght or longer
here baby, there, momma, ev'rywhere, daddy, daddy.
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair.flow it, show it,long as god can grow it, my hair.
let it fly in the breeze and get caught in the trees,give a home to the fleas in my hair.
a home for fleas (yeah) a hive for bees (yeah),
a nest for birds, there ain't no words for the beauty, the splendor, the wonder of my:
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
flow it, show it,long as god can grow it, my hair
i want long, straigth, curly, fuzzy, snaggy, shaggy, ratty, matty,
oily, greasy, fleecy, shining, gleaming, streaming, flaxen, waxen,
knotted, polka dotted, twisted, beaded, braided,
powered, flowered and confettied, bangled, tangled, spangled and spahettied.
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair.flow it, show it,
long as god can grow it, my hair
they'll be ga-ga at the go-go when they see me in my toga,
my toga meade of blond, brilliantined, biblical hair.
my hair like jesus wore it, halleluja i adore it, halleluja mary loved her son,why don't my mother love me?
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
folw it, show it
long as god can grow it, my hair
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
folw it, show it
long as god can grow it, my hair
she asks me why, i'm just a hairy guy.
i'm hairy noon and night, hair that's a fright.
i'm hairy high and low, don't ask me why, don't know.
it's not for lack of bread, like the greadful death.
darlin'
give me a head with hair, long beautiful hair.
shining, gleaming, streaming, flaxen, waxen.
give me down to there hair, shoulder lenght or longer
here baby, there, momma, ev'rywhere, daddy, daddy.
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair.flow it, show it,long as god can grow it, my hair.
let it fly in the breeze and get caught in the trees,give a home to the fleas in my hair.
a home for fleas (yeah) a hive for bees (yeah),
a nest for birds, there ain't no words for the beauty, the splendor, the wonder of my:
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
flow it, show it,long as god can grow it, my hair
i want long, straigth, curly, fuzzy, snaggy, shaggy, ratty, matty,
oily, greasy, fleecy, shining, gleaming, streaming, flaxen, waxen,
knotted, polka dotted, twisted, beaded, braided,
powered, flowered and confettied, bangled, tangled, spangled and spahettied.
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair.flow it, show it,
long as god can grow it, my hair
they'll be ga-ga at the go-go when they see me in my toga,
my toga meade of blond, brilliantined, biblical hair.
my hair like jesus wore it, halleluja i adore it, halleluja mary loved her son,why don't my mother love me?
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
folw it, show it
long as god can grow it, my hair
hair, hair, hair, hair, hair
hair, hair, hair
folw it, show it
long as god can grow it, my hair
anlattığı dönemi * en etkileyici, en isyankar şekilde anlatan müzikal-film.
yönetmeni milos forman'dır.
vietnam savaşı'nın yükselttiği savaş karşıtı hippi hareketini yani çiçek çocukları, 68'in özgürlükçü- isyankar ruhunu başarılı bir şekilde işlemiş müzikal-filmdir. külttür.
yönetmeni milos forman'dır.
vietnam savaşı'nın yükselttiği savaş karşıtı hippi hareketini yani çiçek çocukları, 68'in özgürlükçü- isyankar ruhunu başarılı bir şekilde işlemiş müzikal-filmdir. külttür.
müzikal olduğu için burun kıvrılmamalıdır kesinlikl.e daha önce de söylenmiş ama o hikayedeki mallardan biri de ben olduğum için yazma ihtiyacı hissettim tekrardan. kesinlikle ama kesinlikle izleyin bu müzikali, bu filmi.
şarkılar, konu, oyunculuk, senaryo kesinlikle çok güzel. araya serpiştirilmiş neşe ve hüzün kırıntıları birbirini çok güzel tamamlıyor.
--spoiler--
berger, ulan sen ne biçim adamsın? kim kime bu denli bir iyilik yapar bu zamanda?
filmin son 15-20 dakikasında göz dolmasını garanti ederim. bu ne biçim bir dostluktur, bu ne biçim bir fedakarlıktır aklım almış değil. sheila sana yavşamaya başladı, fırsattan istifade etmek yerine arkadaşımın aşkısın triplerine girip kendini vietnam'a attın.
bir de jeannie'nin çocuğu kimdendi onu öğrenemedik. hanginiz kıydı uleyn jeannie'me?
--spoiler--
şarkılar, konu, oyunculuk, senaryo kesinlikle çok güzel. araya serpiştirilmiş neşe ve hüzün kırıntıları birbirini çok güzel tamamlıyor.
--spoiler--
berger, ulan sen ne biçim adamsın? kim kime bu denli bir iyilik yapar bu zamanda?
filmin son 15-20 dakikasında göz dolmasını garanti ederim. bu ne biçim bir dostluktur, bu ne biçim bir fedakarlıktır aklım almış değil. sheila sana yavşamaya başladı, fırsattan istifade etmek yerine arkadaşımın aşkısın triplerine girip kendini vietnam'a attın.
bir de jeannie'nin çocuğu kimdendi onu öğrenemedik. hanginiz kıydı uleyn jeannie'me?
--spoiler--
aşkın gerçekten en özgür yaşandığı, savaşa en güzel şekilde karşı konulan * güzel insanların, çiçek çocukların dönemini anlatan kutsal eser. her izlenildiğinde filmin sonunun değişmeyeceğini bile bile sanki bi sürpriz olcakmış, herşey çok güzel olacakmış gibi gelir bazı saftirik insancıklara.
tarifi pek mümkün olmayan film. müzikal. harika şey.
79da çekilmesine rağmen bir çok filmden daha iyi. bir çok şeyi çok güzel anlatıyor.
asla saçlarını kesme.
Let the sunshine in!
79da çekilmesine rağmen bir çok filmden daha iyi. bir çok şeyi çok güzel anlatıyor.
asla saçlarını kesme.
Let the sunshine in!
(bkz: aquarius)
Filmin ilk şarkısında kova çağından bahseder, 2012'yi anlatır bir nevi. *
milos forman'ın efsanevi filmi. 68 kuşağını harika görüntü ve müzikler eşliğinde ve vietnam savaşı dönemi amerikası fonunda anlatır. izlenesi filmdir.
(bkz: white boys black boys)
(bkz: white boys black boys)
müzikal sevmeyenlerin bile izlemesi gerçek bir başyapıt. (bkz: Let the Sun Shine in)ile özdeşleşmiştir.
lady gaga'nın yeni hit parçası.
lady gaga'nın yeni promotional single'ı. the edge of glory kadar iyi olmasa da born this way kadar anlamlıdır.
[http://www.youtube.com/wa...p;feature=topvideos_music]
[http://www.youtube.com/wa...p;feature=topvideos_music]
sadece ses kaydı bile 2 günde 1 milyon 800 bin izlenen lady gaga şarkısı. klibinin izlenme sayılarını düşünemiyorum bile. tarkan, hande yener, gülşen, demet akalın delirmesin de ne yapsın.
beni hayal kırıklığına uğratan lady gaga şarkısı. the edge of glory içinde böyle. zaten bu tarz rock altyapılı vasat yabancı şarkılar var piyasada. yani gaga yapınca ilginç mi oluyor? hayır.. nerde alejandro, nerde judas? umarım albüm iyi olur, guardian albümü dinleyip 4 yıldızı basmış zaten.
unicorn piyanoda çalınınca ayrı bir tat veren, kimine göre altyapısı vasat olsa da sözleri kesinlikle anlamlıdır. müziği zaten güzel.
https://www.youtube.com/watch?v=OjNVmipk7TU
https://www.youtube.com/watch?v=OjNVmipk7TU
gecenlerde rastgele kanallari gecerken ntv de bir konusma dikkatimi cekti. bir kadin profesorumuz kendince dunya tarihinden konusmaktadir. soyledigine gore 60'lar dunya icin ölü bir donemmis, konusulmaya deger her hangi bir olay yasanmamis(mis).
acaba bilmediginden mi boyle soyluyordu (ki bir tarih profesorunun 60'lari bilmiyor olusu ne derece inandiricidir tartisilir) yoksa bir seyleri yoksaymak, kimi beyinleri uyusturmak miydi amac.. bilemeyecegim.
ama sanirim bu bayan profesorumuze "hair the musical" i onerebilirim. 60'larin cok kucuk bi kismi belki(ki bence oldukca buyuk bir kisim) ama bu kisim bile 60'lar olu donemdi diyen profesorumuzu yok saymaya yeter sanirim.
hair- cicek cocuklarin donemini anlatan mukemmel bir basyapit. onlarca kez izlenir, her seferinde aglanir, sarkilari ezbere bilinir, bir baskadir hair..
ayrica yazar bu entrysini girerken, original sountrack recording of hair adli plagi ellerinde tutmaktadir.
acaba bilmediginden mi boyle soyluyordu (ki bir tarih profesorunun 60'lari bilmiyor olusu ne derece inandiricidir tartisilir) yoksa bir seyleri yoksaymak, kimi beyinleri uyusturmak miydi amac.. bilemeyecegim.
ama sanirim bu bayan profesorumuze "hair the musical" i onerebilirim. 60'larin cok kucuk bi kismi belki(ki bence oldukca buyuk bir kisim) ama bu kisim bile 60'lar olu donemdi diyen profesorumuzu yok saymaya yeter sanirim.
hair- cicek cocuklarin donemini anlatan mukemmel bir basyapit. onlarca kez izlenir, her seferinde aglanir, sarkilari ezbere bilinir, bir baskadir hair..
ayrica yazar bu entrysini girerken, original sountrack recording of hair adli plagi ellerinde tutmaktadir.
donemin havasını çok güzel anlatan film. çiçek çocuklar, rock n rolli, vietnam savaşı vs. harika bir müzikal olduğu da kesin filmin sonunda kendinizi berger`in mezarı başında gözlerde bir damla yaş, "let the sunshine in" i söyleyerek bulursanız şaşırmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar