bugün
- anın görüntüsü25
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı9
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- amedspor17
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fenerbahçe15
- gocu aslında influncer11
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- dışarıda yemek yemek4
- silvermist'a aşık oldum2
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- evrende hareket nasıl oluyor6
- durduk yere insanın aklına gelen replikler2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- milan skriniar8
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- film izleyememek3
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- manevi danışman2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta2
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- kasım ayı4
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- çobanlık yaptığı köyüne pilot olarak döndü2
- emevi kanunlarının allahın kanunu diye yutturmak2
- yazarların pazar günü planları4
- öbür sözlükle ulu farkı3
- kafaya taka taka yaşarsın içine ata ata ölürsün2
- ai otomatik silme4
- kars 36 spor6
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- soru sormayan yetişkinler3
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- islam4
- bik bik 219
maraş'ın çerkes nüfusu bol bir ilçesi, türkiye'deki jilakhsteney de denebilir kendilerine.
güzel bir kız ismi.
kıraç da bu memlekettendir.
Maraş'ın değil Kahramanmaraş'ın bir ilçesidir. tanımda geçtiği gibi çerkez nüfusu vardır fakat o kadar çok abartılacak kadar değildir, çerkez nüfusu sadece bir kaç tane çerkez köyünden ibarettir. insanları gayet sıcaktır, hoştur, yaşanılası bir yerdir * kısacası, gidin görün... anlatılmaz yaşanır.
kahramanmaraş'ın yaklaşık 30000 nüfuslu küçük, şirin, anadolu kokan bir ilçesidir. iklim olarak daha çok iç anadolu, özellikle de kayseri havası hakimdir. yazları çok serin olduğu için denize gitmeyi seçmeyip temiz hava almak, ferahlamak, dinlenmek isteyenler tarafından tatil amaçlı tercih edilir. halkı oldukça sıcakkanlıdır. sadece gençleri biraz abartı delikanlıdır. doğası muhteşemdir ve trekking-severler için bol miktarda ilginç, eğlenceli parkurlara sahiptir. doğal nehir ve çaylarında gelişen alabalıkları meşhurdur; eğer kahramanmaraş-kayseri yolundan geçilecekse yol üstündeki mehmetbey köyünde muhteşem bir doğa içinde alabalık yemeden geçilmemelidir.
il merkezine uzaklığı 92 kilometredir. iklim şartları kahramanmaraş'ın aksine çok soğuk olan kışın yaklaşık 5 ay kar ile örtülü ve çok kuvvetli rüzgarların estiği ilçe.
köyleri;
ACIELMA
AHMETÇiK
ALIÇLIBUCAK
ALTINOBA
ARSLANBEYÇiFTLiĞi
BOZHÜYÜK
BÜYÜKÇAMURLU
BÜYÜKKIZILCIK
ÇAĞLAYAN
ÇAMDERE
ÇARDAK-BUCAK MERKEZi
DEĞiRMENDERE
DOĞANKONAK
ELMALI
ERiCEK
ESENKÖY
FINDIKKÖY
FINDIKLIKOYAK
GÖLPINAR
GÖYNÜK
GÜCÜKSU
HACIKODAL
HACIMiRZA
HACIÖMER
HUĞTAŞ
KALEBOYNU
KALEKÖY
KAMIŞCIK
KANLIKAVAK
KARAAHMET
KARADUT
KARAÖMER
KAVŞUT
KEKLiKOLUK
KEMALPAŞA
KINIKKONAZ
KiREÇKÖY
KIZILÖZ
KÖMÜRKÖY
KORKMAZ
KÜÇÜKÇAMURLU
MAHMUTBEY
MEHMETBEY
MERKEZ
MÜRSELKÖY
ORTATEPE
SARAYCIK
SIRMALI
SOĞUKPINAR
TAHiRBEY
TAŞOLUK
TEMÜRAĞA
TOMBAK
YAĞMURLU
YANTEPE
YENiYAPAN
YEŞiLKÖY
YiRiCEK
YOĞUNOLUK
ACIELMA
AHMETÇiK
ALIÇLIBUCAK
ALTINOBA
ARSLANBEYÇiFTLiĞi
BOZHÜYÜK
BÜYÜKÇAMURLU
BÜYÜKKIZILCIK
ÇAĞLAYAN
ÇAMDERE
ÇARDAK-BUCAK MERKEZi
DEĞiRMENDERE
DOĞANKONAK
ELMALI
ERiCEK
ESENKÖY
FINDIKKÖY
FINDIKLIKOYAK
GÖLPINAR
GÖYNÜK
GÜCÜKSU
HACIKODAL
HACIMiRZA
HACIÖMER
HUĞTAŞ
KALEBOYNU
KALEKÖY
KAMIŞCIK
KANLIKAVAK
KARAAHMET
KARADUT
KARAÖMER
KAVŞUT
KEKLiKOLUK
KEMALPAŞA
KINIKKONAZ
KiREÇKÖY
KIZILÖZ
KÖMÜRKÖY
KORKMAZ
KÜÇÜKÇAMURLU
MAHMUTBEY
MEHMETBEY
MERKEZ
MÜRSELKÖY
ORTATEPE
SARAYCIK
SIRMALI
SOĞUKPINAR
TAHiRBEY
TAŞOLUK
TEMÜRAĞA
TOMBAK
YAĞMURLU
YANTEPE
YENiYAPAN
YEŞiLKÖY
YiRiCEK
YOĞUNOLUK
Muhsin yazıcıoğlu'nun vefat ettiği, ünlü rockçı kıraç'ın memleketi olan bir kahramanmaraş ilçesi.
Her nedense burası bana kemal sunal'ın bir filmini hatırlatır. zira filmde üne şana kavuşan şaban köyüne döndüğünde adı ile açılmış berberler, bakkallar görür. benzeri bir şekilde Kıraç adında bakkaliyeler ve dükkanlar görünce bunu anımsamıştım.
fakat kıraç soyismi imiş. kendisinin adı ali tufan kıraç imiş. kıraç soyismine mensup olan ailesi akrabası bir çok kişide orada yaşamakta ve bu yüzden soyisimlerini bu adlandırmalarda tabelalarda kullanmışlar.
velev ki göksun belediye başkanı da kıraç'lardan olmalı..
Her nedense burası bana kemal sunal'ın bir filmini hatırlatır. zira filmde üne şana kavuşan şaban köyüne döndüğünde adı ile açılmış berberler, bakkallar görür. benzeri bir şekilde Kıraç adında bakkaliyeler ve dükkanlar görünce bunu anımsamıştım.
fakat kıraç soyismi imiş. kendisinin adı ali tufan kıraç imiş. kıraç soyismine mensup olan ailesi akrabası bir çok kişide orada yaşamakta ve bu yüzden soyisimlerini bu adlandırmalarda tabelalarda kullanmışlar.
velev ki göksun belediye başkanı da kıraç'lardan olmalı..
Yahya Kemal için istanbul neyse benim için de göksun'un ondan aşağı kalır yanı yoktur. Hangi sokağında geçen hangi anımı anlatsam bilemiyorum. Göksun çoçukluğum, ilk gençliğim, saflığım... ömrüm boyunca burada geçirdiğim günleri özleyeceğim; malesef bir daha o günlere dönüş yok.
Hastanenin çarşıya bakan tarafındaki banklarında aylak aylak oturmayı özleyeceğim.
Tepebaşı'na ulu cami'nin yanındaki yokuştan bisikletle çıkarken kan ter içinde kalıp, inerken ise yüzümü yalayan o rüzgârın beni ferahlatışını hiç unutmayacağım.
Rüyam, köşem, divan ve manolya pastanelerinden hangisinin dondurmasının daha güzel olduğunu tartıştığımız o yaz gecelerini unutmayacağım(Son gittiğimde rüyam pastanesi yoktu, yıllar olmuş kaldırılalı, yerinde yeller esiyordu, yazık olmuş çoçukluğum gitmiş gibi üzüldüm).
istiklal ilkokulu'nda okurken okulun karşısındaki atatürk parkının duvarlarına oturup meybuz somurmayı hiç unutmayacağım.
Babamla birlikte küçükken öğretmenevine traş olmak için her geldiğimde okey, tavla ve iskambil kartlarını keşfedişimi ve onlarla oynayan insanlara tekrar ber tekrar şaşırışlarımı unutmayacağım. o insanların bize(benim gibi öğrencilere) ders vermeye gelen "hocalar" olduğunu zihnimde tekrarladıkça öğretmenlerden beklentilerimin azalışını unutmayacağım.
köşem pastanesinin yanındaki köşem markete çoçukluk aklıyla bir heves edip hırsızlık yapmak için girişimizi de unutmayacağım. ellerim terleyerek etrafa bakmış ne çalacağımı bilememiştim. En sonunda hırsızlık yapmazsam cesaretimin olmadığını arkadaşlarım düşünür diye bir tane sakız çalmıştım. geçen senelerde gittiğimde marketin sahibine yaptığım o hırsızlıktan bahsedip helallik istemiştim diye hatırlıyorum.
babam bisiklet aldıktan sonra anadolu lisesinin arka taraflarındaki asfaltta bisikletle saçma sapan zikzaklar çizmemi unutmayacağım. Hatta her gidişimde bisiklet bulup tekrar oraya gidip o saçma zikzaklar çizişimi bir ritüel gibi yapmaya çalışıyorum.
buradaki en çok sevdiğim ve en çok nefret ettiğim yere gelecek olursam: orası tabiki ilçe otogarı. 13-14 yaşımda oradan ayrılırken otogardan çıkar çıkmaz ağlamaya başlamıştım. Dağları, santralin girişini, halı sahayı, yürüyerek gidip geldiğimiz o mehmetbey yolunu gördükçe kendimi hiç tutamadım. O gün o ayrılığın aslında ömürlük olduğunu anlamıştım. Pınarbaşı'na gelene kadar aralıklarla ağlamıştım... pınarbaşı'ndan sonra kendime geldim yavaş yavaş...
aradan geçen onca seneye rağmen hâlâ oraya her gittiğimde dönerken gözyaşlarımı tutamıyorum. Giderken ise pınarbaşı'ndan sonra zaman geçmek bilmiyor. Sanki göksun bir sevgili gibi cisimleşiyor da ben ona kavuşmanın heyecanıyla doluveriyorum. Otobüs rampayı aşıp kireç dağı görününce benim heyecanım kat kat artıyor. Şu an bunları göksun'a ithafen 1000 kilometre öteden yazarken bile heyecanlanıyorum. inşallah bir kaç gün de olsa bu yaz da gidebilirim memleketime...
Hastanenin çarşıya bakan tarafındaki banklarında aylak aylak oturmayı özleyeceğim.
Tepebaşı'na ulu cami'nin yanındaki yokuştan bisikletle çıkarken kan ter içinde kalıp, inerken ise yüzümü yalayan o rüzgârın beni ferahlatışını hiç unutmayacağım.
Rüyam, köşem, divan ve manolya pastanelerinden hangisinin dondurmasının daha güzel olduğunu tartıştığımız o yaz gecelerini unutmayacağım(Son gittiğimde rüyam pastanesi yoktu, yıllar olmuş kaldırılalı, yerinde yeller esiyordu, yazık olmuş çoçukluğum gitmiş gibi üzüldüm).
istiklal ilkokulu'nda okurken okulun karşısındaki atatürk parkının duvarlarına oturup meybuz somurmayı hiç unutmayacağım.
Babamla birlikte küçükken öğretmenevine traş olmak için her geldiğimde okey, tavla ve iskambil kartlarını keşfedişimi ve onlarla oynayan insanlara tekrar ber tekrar şaşırışlarımı unutmayacağım. o insanların bize(benim gibi öğrencilere) ders vermeye gelen "hocalar" olduğunu zihnimde tekrarladıkça öğretmenlerden beklentilerimin azalışını unutmayacağım.
köşem pastanesinin yanındaki köşem markete çoçukluk aklıyla bir heves edip hırsızlık yapmak için girişimizi de unutmayacağım. ellerim terleyerek etrafa bakmış ne çalacağımı bilememiştim. En sonunda hırsızlık yapmazsam cesaretimin olmadığını arkadaşlarım düşünür diye bir tane sakız çalmıştım. geçen senelerde gittiğimde marketin sahibine yaptığım o hırsızlıktan bahsedip helallik istemiştim diye hatırlıyorum.
babam bisiklet aldıktan sonra anadolu lisesinin arka taraflarındaki asfaltta bisikletle saçma sapan zikzaklar çizmemi unutmayacağım. Hatta her gidişimde bisiklet bulup tekrar oraya gidip o saçma zikzaklar çizişimi bir ritüel gibi yapmaya çalışıyorum.
buradaki en çok sevdiğim ve en çok nefret ettiğim yere gelecek olursam: orası tabiki ilçe otogarı. 13-14 yaşımda oradan ayrılırken otogardan çıkar çıkmaz ağlamaya başlamıştım. Dağları, santralin girişini, halı sahayı, yürüyerek gidip geldiğimiz o mehmetbey yolunu gördükçe kendimi hiç tutamadım. O gün o ayrılığın aslında ömürlük olduğunu anlamıştım. Pınarbaşı'na gelene kadar aralıklarla ağlamıştım... pınarbaşı'ndan sonra kendime geldim yavaş yavaş...
aradan geçen onca seneye rağmen hâlâ oraya her gittiğimde dönerken gözyaşlarımı tutamıyorum. Giderken ise pınarbaşı'ndan sonra zaman geçmek bilmiyor. Sanki göksun bir sevgili gibi cisimleşiyor da ben ona kavuşmanın heyecanıyla doluveriyorum. Otobüs rampayı aşıp kireç dağı görününce benim heyecanım kat kat artıyor. Şu an bunları göksun'a ithafen 1000 kilometre öteden yazarken bile heyecanlanıyorum. inşallah bir kaç gün de olsa bu yaz da gidebilirim memleketime...
maraşta bir ilçe.
bünyesinde çerkez nüfusun yanında çeçen nüfus da barındıran maraş ilçesi.
hergün kayseri'ye gelirler. göksunlular iyi insanlardır, zarar gelmez. kendi hallerinde işlerini halleder giderler.
Depremi artçıları bitmeyen ilçe.
Stres atıyor mu bu 4'lük sürekli depremlerle yoksa azalıyor mu onu da anlamıyoruz.
Stres bindiyse de yıkıcı olmayan bir depremle atsa da rahatlasak.
Stres atıyor mu bu 4'lük sürekli depremlerle yoksa azalıyor mu onu da anlamıyoruz.
Stres bindiyse de yıkıcı olmayan bir depremle atsa da rahatlasak.
"Göksun’da 1 saat içinde 5 kez deprem oldu.
Saat 15.54 / büyüklük 4.3
Saat 15.56 / büyüklük 4.2
Saat 16.12 / büyüklük 3.3
Saat 16.25 / büyüklük 3.2
Saat 16.36 / büyüklük 3.5"
Hatta Yaklaşık 15 dk önce 3.7 civarında yine oldu mesela.
Saat 15.54 / büyüklük 4.3
Saat 15.56 / büyüklük 4.2
Saat 16.12 / büyüklük 3.3
Saat 16.25 / büyüklük 3.2
Saat 16.36 / büyüklük 3.5"
Hatta Yaklaşık 15 dk önce 3.7 civarında yine oldu mesela.
göksun yine coşuyor.
15 dakika içinde 2.deprem; 3.9 - 4.0'lık bir deprem, 4.'lik ikinci deprem.
15 dakika içinde 2.deprem; 3.9 - 4.0'lık bir deprem, 4.'lik ikinci deprem.
Her zamanki gibi Ovanın ta ortasına kurulmuş. Torun tombalaklar biz atalarına sövmemesi için bu ovaya kurulan yerleşim yerlerinin hepsini kaldırmak gerek.
(img:#2297452)
(img:#2297452)
bütün gün kandilli sayfasını takip ediyorum burda durmadan deprem oluyor küçük küçük. Bugün de 5.1 büyüklüğünde deprem olmuş. Geçmiş olsun çok çabuk unutuldu bu deprem olayı bu kadar hızlı unutmak hiç hoş değil.
rakım olarak çok yüksek bir ilçe aslında. ama orada bulunduğum dönemde oranın yerlileri zamanında burada mandalar otlardı, hep bataklıktı derlerdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar