bugün
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri9
- nickten isim tahmini yapmak72
- marmarayın 74 27 çekmesi3
- hikayeyi devam ettir30
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- hazret ktc4
- metalcilerin ihtiyar olması2
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hayattan zevk alamamak15
- gocunun nerede olması12
- g'i l d'e d l'i l y24
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazarlara gelen son mesaj2
- rüyamda kadın olmuştum6
- bir ay çaylak olmak5
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- uysaljakoben16
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- uyumayın konuşalım5
- habire12 adamdır37
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeni parti50
- yeşilçam filmi izlemek6
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- yazarların öldükten sonraki planları4
- habire1259
- biber dolması olsa da yesek5
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- makine mühendisliği3
- yazarların zeka seviyeleri7
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- diamond bosphorus23
Öyle bir gitmek ki takip edilecek bir iz bırakmamak.
böbrekli gitmek,böbreksiz gitmek,turşulu gelip turşusuz gitmek gibi.hayat be yavrum.
bazen kalmak o kadar zordur ki, öylesine acıkmışsınızdır ki gidersiniz. bakkalcı amca karşılar sizi ve serseri size merhaba der. oysa sizin demeniz lazımdı ama olsun.
abi iki ekmek alabilir miyim dersiniz, o da sen teksin ne yapacaksın iki ekmeği der. oysa siz hep kalabalıktınız, iki ekmek alırdınız. ah ah neyse.
zordur yani.
abi iki ekmek alabilir miyim dersiniz, o da sen teksin ne yapacaksın iki ekmeği der. oysa siz hep kalabalıktınız, iki ekmek alırdınız. ah ah neyse.
zordur yani.
Sürekli olarak söylediğim gibi. Mal gibi kalacağına, s*ktir olup git çok daha iyi.
Gidemem.
ömür boyu kendi canıma sahip çıkmak zorundayım.
Bana birşey olursa kardeşime kimse bakmaz.
Annem babam bu dünyadan göçüp giderse yaşlanırsa kardeşime benden başka kimse bakamaz.
Çok çalışıp hiç ölmemeliyim.
Ruhum en çok ızdırabı burada çekiyor.
Bana bişey olursa ona ne olur.
Gitmek yok.
ömür boyu kendi canıma sahip çıkmak zorundayım.
Bana birşey olursa kardeşime kimse bakmaz.
Annem babam bu dünyadan göçüp giderse yaşlanırsa kardeşime benden başka kimse bakamaz.
Çok çalışıp hiç ölmemeliyim.
Ruhum en çok ızdırabı burada çekiyor.
Bana bişey olursa ona ne olur.
Gitmek yok.
bir sırt çantası alsam kontağı çevirip yola çıksam, radyoda güzel şarkılar calsa, kafamda yoldan başka birşey olmasa. şöyle bir içimi ferahlatana kadar gezsem... ne kadar mutlu olurdum. ama iş var.
Artık kalmamaya karar vermektir. Kimsenin beni arayacağını ve özleyeceğini sanmıyorum.
Hayat sen benim çocuk halimle gördüğüm gibi değilsin.
Artık kalmamaya karar verdim. Bu gece benim için bir gitmek olacak ki bir dahası asla olmayacak. Halbuki iki gün önce bile böyle değildim ben.
Hayat sen benim çocuk halimle gördüğüm gibi değilsin.
Artık kalmamaya karar verdim. Bu gece benim için bir gitmek olacak ki bir dahası asla olmayacak. Halbuki iki gün önce bile böyle değildim ben.
yakın zamanda yaptığım eylem.
Çok sevdiğim eylemdir.
kalmanın zıttıdır.
gidilen (varılacak) yer açısından bakıldığında, "gelmek"tir birnevi.
gitmek sözü her edildiğinde, gidilecek yerin belli bir yer olması gerekmez. yolda, gitme işini sürdürürken de nereye gidildiğine karar verilebilir, bu kararla yön değiştirilebilir, ya da gidilen yönde bir yer seçilmiştir; nereye gidildiği hiç kararlaştırılmayabilir de.
sadece "gitmek" denen şeyi, bir yere varmaya bağlamadan, nereye, ne yöne gittiğini keyfine bırakarak yapmak işine "gezmek" de denebilir bence.
yalnız, giderken, ayrıldığımız bir yer hep vardır. gitmek de, temelde, o yeri terk etmektir.
bir de yol var, gitme işini yaparken alınan yol. her yolculuk bir gitmedir, ister yayan, ister araçla olsun. yolculuğun kendi, gitmenin kendi olarak da düşünülebilir. bu durumda yolcu, giden kişidir; gittiği sürece değişen çevresi içinde yol alan, değişik yerler gören, gitmeyi bitirdiğinde bir yere varan, vardığı yerde (ister bir an için, ister uzunca süre) duran (duraksayan), kalan kişidir.
yolu, gitmeyi bir bütün, bir uzun şerit gibi düşünmek yerine, parçalara bölüp aralara mola yerleri/zamanları kondurmak düşünülmeyecek şey değil. aynı yerde kalmadığımız, hareket ettiğimiz sürece, yaşantılarımızın geneli bir "gitmek" olarak adlandırılsa, sürekli, durmaksızın, uyuyana, soluklanmak için durana, ölene değin giden, durmadan giden kimseler olduğumuzu düşünmekle bir yere varmak
düşünürken bile bir yere gider gibi, varmaktan söz ederek; düşünmeyi bile gitmek sayarak
bir yere varmak mümkün müdür?
"gidici"lik var bir de. gidici, ingilizce'de de aynıdır. "goner" dendiğini ilk duyduğumda (ya da okuduğumda) kastedilenin, türkçedeki karşılığı olan "gidici" ile aynı olduğunu fark ettiğimde,
ayrı ayrı köklerden, ayrı düşünsel çerçeveler, ayrı mantık yaklaşımları, kültür farklılıkları içinde gelişen iki dilin belli bazı deyişlerinin (rastlantı da olsa) aynı düşünce yolundan gidilerek oluşturulabildiğini, yaratıldığını,
sözcüklerin temel anlamının ötesinde onlara yüklenen yan anlamların, çağrıştırdıklarının, benzeşebildiğini düşünmüştüm.
gidici, sürekli giden kişi olmaktan çok, yaşamdan, canlılıktan, dirimden giden kişi olarak anlaşılmış hep. hepimizin gittiği yer de orası değil mi? gitmelerin son durağı, son varış yeri, toprağa kazılan bir çukur olunca, yolu olabildiğince uzatmaktan başka yapacak iş kalmıyor bize belli ki.
gidilen (varılacak) yer açısından bakıldığında, "gelmek"tir birnevi.
gitmek sözü her edildiğinde, gidilecek yerin belli bir yer olması gerekmez. yolda, gitme işini sürdürürken de nereye gidildiğine karar verilebilir, bu kararla yön değiştirilebilir, ya da gidilen yönde bir yer seçilmiştir; nereye gidildiği hiç kararlaştırılmayabilir de.
sadece "gitmek" denen şeyi, bir yere varmaya bağlamadan, nereye, ne yöne gittiğini keyfine bırakarak yapmak işine "gezmek" de denebilir bence.
yalnız, giderken, ayrıldığımız bir yer hep vardır. gitmek de, temelde, o yeri terk etmektir.
bir de yol var, gitme işini yaparken alınan yol. her yolculuk bir gitmedir, ister yayan, ister araçla olsun. yolculuğun kendi, gitmenin kendi olarak da düşünülebilir. bu durumda yolcu, giden kişidir; gittiği sürece değişen çevresi içinde yol alan, değişik yerler gören, gitmeyi bitirdiğinde bir yere varan, vardığı yerde (ister bir an için, ister uzunca süre) duran (duraksayan), kalan kişidir.
yolu, gitmeyi bir bütün, bir uzun şerit gibi düşünmek yerine, parçalara bölüp aralara mola yerleri/zamanları kondurmak düşünülmeyecek şey değil. aynı yerde kalmadığımız, hareket ettiğimiz sürece, yaşantılarımızın geneli bir "gitmek" olarak adlandırılsa, sürekli, durmaksızın, uyuyana, soluklanmak için durana, ölene değin giden, durmadan giden kimseler olduğumuzu düşünmekle bir yere varmak
düşünürken bile bir yere gider gibi, varmaktan söz ederek; düşünmeyi bile gitmek sayarak
bir yere varmak mümkün müdür?
"gidici"lik var bir de. gidici, ingilizce'de de aynıdır. "goner" dendiğini ilk duyduğumda (ya da okuduğumda) kastedilenin, türkçedeki karşılığı olan "gidici" ile aynı olduğunu fark ettiğimde,
ayrı ayrı köklerden, ayrı düşünsel çerçeveler, ayrı mantık yaklaşımları, kültür farklılıkları içinde gelişen iki dilin belli bazı deyişlerinin (rastlantı da olsa) aynı düşünce yolundan gidilerek oluşturulabildiğini, yaratıldığını,
sözcüklerin temel anlamının ötesinde onlara yüklenen yan anlamların, çağrıştırdıklarının, benzeşebildiğini düşünmüştüm.
gidici, sürekli giden kişi olmaktan çok, yaşamdan, canlılıktan, dirimden giden kişi olarak anlaşılmış hep. hepimizin gittiği yer de orası değil mi? gitmelerin son durağı, son varış yeri, toprağa kazılan bir çukur olunca, yolu olabildiğince uzatmaktan başka yapacak iş kalmıyor bize belli ki.
Bir insan gidebilir. Bir evi, bir arabayı, bir yatı, bir sandalı... Her şeyi bırakıp gidebilir. Kendine ait ne varsa her şeyi orada bırakabilir öylece. Ama hayalleri? Hayallerini kim bırakabilir ki öylece?
http://mbsadam.blogspot.c...llerimi-birak-da-git.html
http://mbsadam.blogspot.c...llerimi-birak-da-git.html
Yukarida bir yazar da yazmiş felsefi anlamın yükleneceğien manasız kelime diye.giriş gelişmeden daha çok sonuç önemlidir bazen. Nasil neden değilde sadece gittiği önemlidir.
"Gitmek gitmektir işte hepsi bu."
"Gitmek gitmektir işte hepsi bu."
Herkes bir gün gider,hayattaki birkaç emin olduğum şeyden biri sanırsam
felsefi bir anlam yüklemenin en manasız göründüğü eylemlerden birisi.
Gitmek kazanmak değildir, kaybetmek de. Gitmek gitmektir işte. Hepsi bu.
Gitmek yenilmek degil, kazanmak da
Gitmek gitmektir iste.
Hepsi bu...
Gitmek gitmektir iste.
Hepsi bu...
bir bağ bozumu.
şu sıralar fazlaca düşündüğüm eylem. buraya yada oraya fark etmez, burdan uzak olan herhangi bir yere gitmek arzusu içindeyim.
görsel
arkandan bakmıştım, gitmek sana yakışmıyordu biliyor musun. gitmek isteseydin çok yakışırdı...
arkandan bakmıştım, gitmek sana yakışmıyordu biliyor musun. gitmek isteseydin çok yakışırdı...
"gidene mi zordur, kalana mı" derdi, albayım. giden olmadım, hiç bir zaman hayatımda. düşünürdüm bunu hep. bazen her şey o kadar uzak geliyor ki... hayat aşkı hep vardı içimde, lakin sinsi korkular her zaman bir yerlerindeydi ruhumun. bir köşede öylece bekliyorlardı. hep de olmaya devam edecek sanki.
gitmek istiyorum bazen.
ardımda bırakmak her şeyi. sadece gitmek...
gitmek istiyorum bazen.
ardımda bırakmak her şeyi. sadece gitmek...
Göt ister, kararlılık ister, güçlü olmak gerekmiş amk gidince anladım. Koca bir şehri arkamda bırakınca anladım.
Gitmek cesaret ister ufaklık,
Gideceğin yer neresi olursa olsun;
Sevdiklerinle arana mesefe girince,
Varış yerinin hiçbir anlamı kalmaz.
Vedalaşmak da zor iştir biliyor musun?
Oturursun geminin kıçına,
Bakarsın sevdiklerine,
Gittikçe ufalırlar ufalırlar, kaybolurlar.
O zaman anlarsın işte,
Vedalaşmak asıl kalana değil, gidene koyar.
Yüz defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle...
Bak şarabımla beraberim.
Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum.
Şarabımdan ayrılmadan hem de.
Ben şarabımdan ayrılmıyorum,
O da bana bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.
Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa?
Hayallerimizi satmadık ya...
dedimya hüzünlü değilim, mizacım böyle...
Gideceğin yer neresi olursa olsun;
Sevdiklerinle arana mesefe girince,
Varış yerinin hiçbir anlamı kalmaz.
Vedalaşmak da zor iştir biliyor musun?
Oturursun geminin kıçına,
Bakarsın sevdiklerine,
Gittikçe ufalırlar ufalırlar, kaybolurlar.
O zaman anlarsın işte,
Vedalaşmak asıl kalana değil, gidene koyar.
Yüz defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle...
Bak şarabımla beraberim.
Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum.
Şarabımdan ayrılmadan hem de.
Ben şarabımdan ayrılmıyorum,
O da bana bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.
Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa?
Hayallerimizi satmadık ya...
dedimya hüzünlü değilim, mizacım böyle...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar