bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- yorgun mermi vs nervio12
- ioçk7
- yoğurt mayalayan kızı üzmek6
- hakkımda bilmeniz gerekenler13
- arkadaşlar çabuk bakın7
- uludağ sözlük partisi8
- uludağ sözlük discord grubu10
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- ben gidiyorum3
- nervio burak demirbilek evliliği10
- limonlu makarna9
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- diamond bosphorus16
- birader ne demek10
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- yeni parti46
- ismet gürbüz10
- mentollü sigara3
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- tai lung18
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri13
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- gocu meriç7
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- sozlugun hafizasi6
- baş meriç7
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- damarlı ayak4
- mehdi beklentisi5
- margarita lahmacun3
- as maca3
- nervio hamferdi4
- yazma deyince yazılmasını isteyen kezban4
- ona bir şey söyle8
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- deccal'in sozluge gelmesi4
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması2
- blur3
- damarlı domates3
- bana onu sormayin birader4
Son zamanlarda avrupa'da başarısız olan kulüp.
Futbolla ilgilenmeyen bir bayan olarak (haliyle), benim bile dikkatimi çekmiştir.
Önceden galatasaray dedigimizde aklımıza "avrupa fatihi" gelirdi. Şimdilerde o algıdan eser yok.
Futbolla ilgilenmeyen bir bayan olarak (haliyle), benim bile dikkatimi çekmiştir.
Önceden galatasaray dedigimizde aklımıza "avrupa fatihi" gelirdi. Şimdilerde o algıdan eser yok.
5 gol attık, işte benim takımım.
utanmadan sıkılmadan maç fazlasıyla lideriz diyebilen ama konu hakemlere gelince sus pus kesilen taraftara sahip takım. sizler yüzünden sevemiyorum bu takımı. neyse 3 hafta sonra demba ba ellerine verecek nasıl olsa.
son bir yıldır hürriyet ve türevi gazeteler tarafından haince, yalan ve iftira haberlerle devamlı kaosa sokulmaya çalışılan ama yakında analarını sikecek takım. şimdiden yaltaklanmaya başladılar bile.
gs taraftarının çomar karaktersiz ve çirkef olduğunu biliyorduk ama yönetiminin de aşağı kalır yanı yokmuş gs istemiyor diye bjk konyada oynıyanıcakmış maçı vay amk salaklığa bak ulan gsye ne? daha küfür küfürler sayarımda zaten beş kuruş param yok bedelli yapamıyorum filan bide dava filan açar bu götler hiç uğraşamam ama siz ne çocuğu olduğunuzu biliyosunuz...
41 milyon doların götünüze kanırta kanırta girmesini diliyorum amk hırsız vergi kaçakcıları sizi. ama dur devletin kıç yalayıcı takımı vardı devletçe kollanan tarihi şikeleri örtbas edilen kimdi o kimdi harırlatsın renkliler.
bütün hıncını balçovadan çıkardı p*zevenkler.
avrupa fahişesi diyenler vardır.
fahişelik öyle olmaz,
şike yaparak avrupaya gidememekle olur.
edit: böyle şeyler yazmayı sevmem ama fahişelerin zoruna gitmiş
fahişelik öyle olmaz,
şike yaparak avrupaya gidememekle olur.
edit: böyle şeyler yazmayı sevmem ama fahişelerin zoruna gitmiş
Cim bom mun son iki maçı 1-9 0-5 tesadüf mü 1905 .
fark yese de fark atsa da kanatlıları her zaman maçlarda başlığının altına toplayan takımım. ne çok acıları varsa artık.
Hamza hamzaoğlu ile şimdilik biraz farklanan takım.
balçova'yı yenerek dünya devi olan takım. yakında tekrar haddini bildireceğiz.
en kötü günlerde ulan iyi ki galatasaraylıyım sözünü en anlamlı şekilde kullandıran ülkenin futbol reklamını sırtlayan takımdır.
18 aralık galatasaray olympiakos basketbol maçında tarih yazan takım.
Bu kadro ile fark yeseler kimse bir şey demezdi. Fakat çıktılar ve devirdiler.
Bu kadro ile fark yeseler kimse bir şey demezdi. Fakat çıktılar ve devirdiler.
hicbir şeyin hicbir zaman bitmediği çok farklı ve fantastik kurguları olan sürükleyici bir kitab gibi. hani gece eline alıp okumaya başlarsın bir bakmışsın sabah olmuş. öyle alıp götürür insanı.
şampiyon olacaktır.
patlak top şişer , ama tez zamanda iner.
mersini 2-1 geriden gelip 3-2 yenen camia.
not:analize aynen imza! hakemler yeter ama..
http://abcspor.com/index....tbol-spor-burak-umut-gol/
not:analize aynen imza! hakemler yeter ama..
http://abcspor.com/index....tbol-spor-burak-umut-gol/
2012-2013 sezonunun son duzlugunde vitesi 2 den 5e takip 7 maçlık bir galibiyet serisiyle birlikte sivasspor karsisinda sampiyonlugunu ilan etmisti. sampiyon gittigi kadıköy deplasmaninda da galibiyet serisi son bulmuştu.
2013-2014 sezonunun ilk 30 haftasinda sadece 3 tane deplasman galibiyeti aldığı için uzun bir galibiyet serisi elde edememistir. ama son iki iç saha ve son iki deplasman macini kazanarak sezonu 4 maçlık galibiyet serisiyle noktalamistir.
2014-2015 sezonunda prandelli gittikten sonra çıktığı 4 maçın 4 unu de kazanmistir. simdi onunde iki tane deplasman maci var. bakalim seri ne olacak..
bu sezonla ilgili enteresan bir bilgi de sudur ki, geçen yıl 34 haftada elde ettigi deplasman galibiyeti sayisina ( 5 galibiyet) bu yıl ilk 13 haftada ulasmistir.
2013-2014 sezonunun ilk 30 haftasinda sadece 3 tane deplasman galibiyeti aldığı için uzun bir galibiyet serisi elde edememistir. ama son iki iç saha ve son iki deplasman macini kazanarak sezonu 4 maçlık galibiyet serisiyle noktalamistir.
2014-2015 sezonunda prandelli gittikten sonra çıktığı 4 maçın 4 unu de kazanmistir. simdi onunde iki tane deplasman maci var. bakalim seri ne olacak..
bu sezonla ilgili enteresan bir bilgi de sudur ki, geçen yıl 34 haftada elde ettigi deplasman galibiyeti sayisina ( 5 galibiyet) bu yıl ilk 13 haftada ulasmistir.
melo köpeği gitmedikçe siklemediğimiz takımdır.
1997 senesinin aralık ayı, ikinci sınıftayım. matematikten nefret ediyorum, çünkü çarpım tablosunu ezberleyemiyorum; daha doğrusu orospu çocuğu 7leri ezberleyemiyorum.
o zamanki sınıf hocamız mustafa hoca da büyük bir şevkle ezberletmeye çalışıyor çarpım tablosunu. yanımda oturan gerizekalı yasin bile ezberlemiş, okula başlamadan okumayı sökmüş olan ben yedilerde takılmış kalmışım. çıkarttı tahtaya hoca, 7 kere 8'i sordu, yine bilemedim. kulağımı çekti. babana söyle yarına kadar ezberletsin sana dedi. gittim oturdum yerime, ağladım.
çıkışta servise gidiyorum, baktım okul kapısında babam. işten erken çıkmış gelmiş. korkudan aklım çıktı, dedim kesin mustafa hoca babamı aradı, şimdi ağzıma sıçacak. gittim yanına babamın, atla arabaya dedi. bindim binmesine ama, nasıl anlatacağım diye düşünüyorum, boğazımda kocaman bi düğüm. ne yalan söylesem diye düşünürken baktım eve doğru gitmiyoruz. nereye gidiyoruz diye sordum babama, "adanaya," dedi; "maça gidiyoruz.". ne maçı baba diye soruverdim. "galatasarayın maçı oğlum" diyiverdi babam. şoklardayım. ne işi var galatasarayın adanada diye düşünüyorum. o zamanlar ne yaşadığımız şehrin takımı* birinci ligde, ne de adana. meğer kayserispor'un cezası var diye maç adanada oynanacakmış. iş yerinden babamın bir arkadaşını daha aldık, bastık arabayla bir saatte gittik adanaya.
ne biletimiz var ne başka bişeyimiz, karaborsadan alacağız. ama karaborsa hakikaten karaborsa, o zamanın parasıyla 1 milyon olan açık tribün maç biletini 20 milyondan satıyorlar. büyük takım tabi bu, kolay gelir mi adanaya. arıyoruz arıyoruz bulamıyoruz bilet, o parayı da verirsek zaten ya mersine dönüşte arabayı itmek ya da beni ipotek ettirmek zorunda kalacağız. maça kalmış yarım saat, bulamıyoruz aga. babamın yüzü düştü, uğur amca* zaten umudu kesmiş. ben ağlamaya başlamak üzereyim. yanımıza genç bir çocuk yaklaştı. babama yanaşıp "abi bilet mi arıyorsunuz" diye sordu. babam da klasik karaborsacı olarak düşünüp "arıyoruz da, o kadar para veremeyiz be abicim" dedi. çocuk "abi iki biletim var maça, benim hanımın doğum sancısı başlamış, gidemeyeceğim, aldığım paradan size vereyim biletleri" dedi. mutluluğumuz tarifsiz. aldık biletleri girdik maça. ışıklar gözümü alıyor, hiç gece maçı izlememişim o güne kadar. hagi'yi, hakan'ı sahada gördüğüm gibi kendimden geçtim, dünyanın en mutlu çocuğuyum o esnada.
maç başladı, ilk yarının başlarında hakan şükür'ün golüyle öne geçtik. gol sevincimde babamın üzerine tırmandım adeta, çok ama çok mutluyum. ikinci gol de ilk yarının sonunda ümit davala ile geldi. keyfim inanılmaz. ikinci yarıda biraz daha rölantiye aldı galatasaray oyunu, galatasaray yavaşladıkça ben de yavaşladım. akşam yemeği yememişiz, uykum var, yorgunluk çöktü üstüme. derken kayserispor'un penaltısı geldi. golü attılar. durum 2-1. allahım nolur berabere bitmesin diye dua ediyorum. nolur kazanalım. nolur uğurlu geleyim galatasarayıma. derken gözüm karardı.
uyandığımda adana numune hastanesindeyiz. kolumda serum. baktım yanımda babam. şekerim düşmüş, golden sonra bayılıvermişim. hemen getirmişler hastaneye. ağlamaya başladım. babam noldu oğlum dedi, "baba ben yedileri ezberleyemiyorum, öğretmen yarına baban ezberletsin öyle gel dedi" dedim. babam "siktir et oğlum, maçı kazandık ya, boşver sen yedileri" dedi.
6 aralık 1997 idi tarih. o gün galatasaray kayserispor'u adana'da 2-1 yendi. o günden beri galatasaray'ın her maçını izledim, galatasaray ile yattım, galatasaray ile kalktım, hayatımın en önemli parçası yaptım. ve o günden beri de orospu çocuğu yedilerden hep nefret ettim. amınakodumun yedileri...
o zamanki sınıf hocamız mustafa hoca da büyük bir şevkle ezberletmeye çalışıyor çarpım tablosunu. yanımda oturan gerizekalı yasin bile ezberlemiş, okula başlamadan okumayı sökmüş olan ben yedilerde takılmış kalmışım. çıkarttı tahtaya hoca, 7 kere 8'i sordu, yine bilemedim. kulağımı çekti. babana söyle yarına kadar ezberletsin sana dedi. gittim oturdum yerime, ağladım.
çıkışta servise gidiyorum, baktım okul kapısında babam. işten erken çıkmış gelmiş. korkudan aklım çıktı, dedim kesin mustafa hoca babamı aradı, şimdi ağzıma sıçacak. gittim yanına babamın, atla arabaya dedi. bindim binmesine ama, nasıl anlatacağım diye düşünüyorum, boğazımda kocaman bi düğüm. ne yalan söylesem diye düşünürken baktım eve doğru gitmiyoruz. nereye gidiyoruz diye sordum babama, "adanaya," dedi; "maça gidiyoruz.". ne maçı baba diye soruverdim. "galatasarayın maçı oğlum" diyiverdi babam. şoklardayım. ne işi var galatasarayın adanada diye düşünüyorum. o zamanlar ne yaşadığımız şehrin takımı* birinci ligde, ne de adana. meğer kayserispor'un cezası var diye maç adanada oynanacakmış. iş yerinden babamın bir arkadaşını daha aldık, bastık arabayla bir saatte gittik adanaya.
ne biletimiz var ne başka bişeyimiz, karaborsadan alacağız. ama karaborsa hakikaten karaborsa, o zamanın parasıyla 1 milyon olan açık tribün maç biletini 20 milyondan satıyorlar. büyük takım tabi bu, kolay gelir mi adanaya. arıyoruz arıyoruz bulamıyoruz bilet, o parayı da verirsek zaten ya mersine dönüşte arabayı itmek ya da beni ipotek ettirmek zorunda kalacağız. maça kalmış yarım saat, bulamıyoruz aga. babamın yüzü düştü, uğur amca* zaten umudu kesmiş. ben ağlamaya başlamak üzereyim. yanımıza genç bir çocuk yaklaştı. babama yanaşıp "abi bilet mi arıyorsunuz" diye sordu. babam da klasik karaborsacı olarak düşünüp "arıyoruz da, o kadar para veremeyiz be abicim" dedi. çocuk "abi iki biletim var maça, benim hanımın doğum sancısı başlamış, gidemeyeceğim, aldığım paradan size vereyim biletleri" dedi. mutluluğumuz tarifsiz. aldık biletleri girdik maça. ışıklar gözümü alıyor, hiç gece maçı izlememişim o güne kadar. hagi'yi, hakan'ı sahada gördüğüm gibi kendimden geçtim, dünyanın en mutlu çocuğuyum o esnada.
maç başladı, ilk yarının başlarında hakan şükür'ün golüyle öne geçtik. gol sevincimde babamın üzerine tırmandım adeta, çok ama çok mutluyum. ikinci gol de ilk yarının sonunda ümit davala ile geldi. keyfim inanılmaz. ikinci yarıda biraz daha rölantiye aldı galatasaray oyunu, galatasaray yavaşladıkça ben de yavaşladım. akşam yemeği yememişiz, uykum var, yorgunluk çöktü üstüme. derken kayserispor'un penaltısı geldi. golü attılar. durum 2-1. allahım nolur berabere bitmesin diye dua ediyorum. nolur kazanalım. nolur uğurlu geleyim galatasarayıma. derken gözüm karardı.
uyandığımda adana numune hastanesindeyiz. kolumda serum. baktım yanımda babam. şekerim düşmüş, golden sonra bayılıvermişim. hemen getirmişler hastaneye. ağlamaya başladım. babam noldu oğlum dedi, "baba ben yedileri ezberleyemiyorum, öğretmen yarına baban ezberletsin öyle gel dedi" dedim. babam "siktir et oğlum, maçı kazandık ya, boşver sen yedileri" dedi.
6 aralık 1997 idi tarih. o gün galatasaray kayserispor'u adana'da 2-1 yendi. o günden beri galatasaray'ın her maçını izledim, galatasaray ile yattım, galatasaray ile kalktım, hayatımın en önemli parçası yaptım. ve o günden beri de orospu çocuğu yedilerden hep nefret ettim. amınakodumun yedileri...
avrupa marka kulüpler sıralamasında 17. olan türk takımı.
2015 şampiyonu.
Bu cinconlar hangi yüzle konuşuyor halen, oglum avrupanın en rezil takimi olarak geri döndünüz. Ondan onceki sezon sampiyonlar liginin en farkli maglubiyetini al. Ondan sonrada ligde dayilan. Halen yüzsüzce fenere laf atiyorlar ne komik camia.
bugün ana vatanında yani diyarbakır da galip gelen takım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar