bugün
- kadın olmanın avantajları15
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler9
- türkiye'ye geldim10
- askerde 200 metre atışı yapmak11
- her şeyi açıklayan en kısa cümle7
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması4
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin3
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey6
- kadıköy solcusu4
- trans kadın çekiciliği5
- nervio20
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek3
- pkklı mezarları tahrip edildi diyen mv2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- geceye bir şarkı bırak4
- kurtar bizi müsavat16
- her kıza yazan erkek3
- kedi sidiği kokmak5
- tekne turu yapmak2
- alevi kızların alev alev yanması13
- frankyfourfingers2
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- kadınları anlamak3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- aleksey batrakov5
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı3
- mehdi türkiye de3
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- zayıflama çayına inanan insan2
- şişman insanlardan tiksinmek2
- tanrı vs şeytan3
- ellerim bos gonlum hos10
- mabel matiz3
- ben uyuyacağım sözlük2
- devran dönecek8
- karıncayiyen beslemek2
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- johnny depp olmak isterken kral abdullah olmak2
- wilfried singo3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- çü be3
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- okan buruk12
- korkusuz korkak filmindeki herif3
uefa kupasini kaldirmis, real madrid'i yenerek super kupayi almis, avrupanin en kariyerli turk takimi galatasaray'in, geldigi duruma, kuculen vizyonuna bakinca, fenerbahceli bir taraftar olarak ozhan canaydin sonsuza dek gs baskani olarak kalsin esprisi akla geliyor ama gercekten ne hissettigimi soylemem gerekirse;
(bkz: ezeli rakibimi geri istiyorum)
(bkz: ezeli rakibimi geri istiyorum)
2007/2008 sezonu uefa sıralamasında 85.liğe kadar düşmüş türk takımı.
--spoiler--
http://www.xs4all.nl/~kas...ta/method3/trank2008.html
--spoiler--
--spoiler--
http://www.xs4all.nl/~kas...ta/method3/trank2008.html
--spoiler--
geçmişte kazanmış olduğu başarılar ile övünmekten başka hiçbir şey yapmayarak geleceğini kaybetmiş olan spor kulübüdür.kitleleri peşinde koşturan futbolun; bir uefa kupası ve birde süper kupayı kazanmaktan ibaret olduğunu düşünürsen geleceğini kaybetmen olası bir sonuçtur...
ayrıca son dönemlerde bazı kişilerin elinde 'babasının çiftliği' muamulesi görmektedir.yanlış zihniyetler elinde çürüyüp gitmektedir.günümüz futbol anlayışına ayak uyduramamış eski kafalarla ancak bu kadar başarılı olabilirsiniz...
bir an önce toparlanmasını umut ettiğim spor kulübüdür...*
ayrıca son dönemlerde bazı kişilerin elinde 'babasının çiftliği' muamulesi görmektedir.yanlış zihniyetler elinde çürüyüp gitmektedir.günümüz futbol anlayışına ayak uyduramamış eski kafalarla ancak bu kadar başarılı olabilirsiniz...
bir an önce toparlanmasını umut ettiğim spor kulübüdür...*
Türkiye'nin en başarılı takımıdır.
öss birincisi oldum !öss de en iyi benim en süper benim diyerek üniversite hayatını bu övgüyle geçirip hiç ders çalışmayan birinin sonu okuldan atılmaktır.ya da okulu bitiremez. neden? sen o sınavı kazandın ama onun üzerine bir şeyler koysan,eklesen biraz çaba göstersen belki üniversiteyi de birincilikle bitirecektin.
kıssadan hisse: eğer galatasaray gözünün önüne bakıp,sıradaki gelsin mantığı ile maçlarına çıksa belki de porto'nun yaptığı gibi bir sonraki sene şampiyonlar ligi kupasını kazanacaktı. ha diyelim bir sene sonra olmadı 2 sene çeyrek final bir yarı final oyna de mi? devamlılık şart o açıdan.
yarın bir gün fenerbahçe şampiyonlar ligi'ni alsa(alır demiyorum) oldu da aldı,neyle övüneceksin ? cevap verecek neyin kalacak? fenerbahçe'ye verecek cevap açısından değil,avrupa'da markaolma her sene boy gösterme açısından da önemlidir bunlar.
umarız eski günlerine döner dediğimiz türk takımı.
kıssadan hisse: eğer galatasaray gözünün önüne bakıp,sıradaki gelsin mantığı ile maçlarına çıksa belki de porto'nun yaptığı gibi bir sonraki sene şampiyonlar ligi kupasını kazanacaktı. ha diyelim bir sene sonra olmadı 2 sene çeyrek final bir yarı final oyna de mi? devamlılık şart o açıdan.
yarın bir gün fenerbahçe şampiyonlar ligi'ni alsa(alır demiyorum) oldu da aldı,neyle övüneceksin ? cevap verecek neyin kalacak? fenerbahçe'ye verecek cevap açısından değil,avrupa'da markaolma her sene boy gösterme açısından da önemlidir bunlar.
umarız eski günlerine döner dediğimiz türk takımı.
taraftarını utandıran takımdır.
gruptan çıkmayı hiç haketmemiş, lakin hiç hiç haketmeyen panionios'un sayesinde çıkmış güzide takımımız. son maçında, mutlaka kazanması gereken maçta, kendi evinde 0 puanlı austria wien'e ilk puanını veren takım mı daha fazla haketmiştir, yoksa 15 kişiyle yunanistana gelmiş, maça başlayan oyuncularının çoğu yedek oyuncular olan bordeaux'ya karşı 2-0 öne geçip berabere bile kalamayan panianios mu daha fazla haketmiştir derseniz, gümüşhane doğanspor hepsinden daha çok haketmiştir cevabını verip ilker tahsin edebiyatı yaparım.
bunları arkada bırakıp, bunlardan ders almak ve gelecek tur veya turlarda adam gibi oynayıp, taraftarının yüzünü güldürmektir bundan sonra galatasaray futbol takımının üzerine düşen.
bunları arkada bırakıp, bunlardan ders almak ve gelecek tur veya turlarda adam gibi oynayıp, taraftarının yüzünü güldürmektir bundan sonra galatasaray futbol takımının üzerine düşen.
şampiyonlar liginden gelen takımların da katılmasıyla uefa da işi zorlaşmış takım. cesedimiz çıksa sahaya tur atlıyoruz. nasıl iştir ben de anlamadım.
bir laf vardır.
baskasının ..... ile gerdeğe girmek. sanırım tam oturuyor.
baskasının ..... ile gerdeğe girmek. sanırım tam oturuyor.
şampiyonlar liginden gelen takımların katılmasıyla uefa'da işi zorlaşmamış takım. zira, galatasarayımız'ın cesedi cl'den gelen sporting'e 5 rangers'a 6 atabilecek kapasitededir. tabi, önce grup birincileriyle oynamamız lazım. şöyle bir bayern çıksa da bi 8-9 falan atıp şenlensek..
kalli gitmeden adam olmayacak takım. Bülent de gelsin demiyorum, uğursuz o adam, şu aralar gençlerbirliğini düşürtüyor ama suat kaya boşta orduspor'da güzel iş yaptı. Yine de
yabancı antrönör olsun dersek jose morinho ve italya'yı dünya şampiyonu yapan üstad da işsiz. (bkz: Özhan burdan sana sesleniyorum)
yabancı antrönör olsun dersek jose morinho ve italya'yı dünya şampiyonu yapan üstad da işsiz. (bkz: Özhan burdan sana sesleniyorum)
bize uefa kupası ve süper kupası kazanmış avrupa fatihi takımın nasıl bir vasat takımlarla oynadığında taraftarı fıtık edip futbolun f sini izletememesinden üzüldüğüm bir an önce birileri tarafından çekidüzen verilmesi gerektiğini düşündüğüm takım.
aşktır. sevmek bir takım sevgisinden çok daha duygusal bir şeydir. 2000 senesidir. avrupadır.
hagi gibi bir futbol dehasını izlememize vesile olan türkiyenin en büyük takımı.
a.wien gibi bir takımı hemde sami yen'de yenemeyerek bizi üzmüş olan takımımızdır.
2007-2008 uefa kupası 3. turunda almanya'nın bayern leverkusen takımı ile eşleşen takımımız. bu turu geçtiğimiz taktirde ise 4. turdaki rakibimiz fc zurich - hamburg eşleşmesinin galibi olacaktır. *
teknik direktörü hariç bütün camiasını sevdiğim biricik takımım. sevgili kalli dön ülkene kükresin aslanım!
bala göte lider götürdüğü yetmezmiş gibi bir de tarif edemeyeceğim şekilde uefa kupasında tur atlamış takımdır. bu şansla nereya kadar be canım takımım biraz top oyna da biz de rahat rahat sana destek verelim.
turkcell super lig 2007-2008 sezonu ilk yarı son haftasında gençlerbirliği oftaşspor karşısında ortaya koyduğu vasat futbol yüzünden 3.sıraya kadar düşen ama taraftarının inanılmaz desteğiyle iyi yerlere geleceğine inandığımız takım.
(bkz: avrupa fatihi)
(bkz: avrupa fatihi)
devre arasında toparlanmasını beklediğimiz takım.
lige verilen arada ilk transferi yapmış, ankaragücü'nün stoperi emre güngör'ü kadrosuna katmıştır.
ittihat ve terrakiyi hatırlatan spor kulübü.
türkiye'de bir spor kulübü. bu yavan cümle formata uygun olsun diye tanım içindi.
galatasaray'ın başarılarına hüngür hüngür ağlayarak sevinirim, her kötü gününde ise sevgim artar
galatasaray diyince diğer takımların aksine akla başarı gelir genelde. lise, büyük ve kravatlı adamlar, turgay şeren, tanju, prekazi, simoviç, hakan şükür, fatih terim ve nefis oyuncu hagi gelir daha sonrasında. benim için durum benzer de olsa tutkumu oluşturan sebepler farklıdır.
küçük bir çocuktum. monaco galatasaray maçında prekazinin tam anlamıyla döşediği frikik sonrası abimle babamın bağırdığını, benimse korkudan ağladığımı hatırlarım. o zamanlar nerden bilebilirdim o günkü korku gözyaşlarımın 2000 yılının bir mayıs gecesi mutluluk gözyaşlarına dönüşeceğini. galatasaray tutkum bu iki adam - abim ve babam arasında- ve yesses* maçlarında köfte ekmek ve turşu suyu ile birlikte tribün ihtiyacımızı karşılayarak git gide perçinleniyordu.
küçükken herkesin tutması gereken bir takım vardı, zira mahalle maçlarının diz yaralayan, yüzünüzü çamura bulayan, toz bulutlu sahalarında oynayabilmek için bir kimlikti takım tutmak. ama bundan daha ileri gitmesini sağlayan bir olay oldu, bir kahrolası kış günü werder bremen maçında. almanya'daki maçta 1-0 öne geçip 2-1 yenildiğimiz maçtan sonra, maç türkiye'deydi ve son dakikalara girilirken rotariu'nun vuruşunda top çizginin üzerinde çamura saplanmıştı, benimse çocuk yüreğime acı bir galatasaray sevgisi.
sevdim, daha çok sevdim.
böyle acılar yaşandıkça arttı sevgim. bilbao deplasmanında okan buruk o kafayı çakamadı, arttı. benim için tapınaktan farksız olan ali sami yen'e gittiğim malatyspor maçında yenildik, böyle olmalıydı dedim, gittiğim ilk maç böyle olmalıydı ama daha bi sevdim. 100 yıllık tarihte yapılmış 300 kadar futbol maçında yaklaşık 20 fazla galibiyet aldığı için bunu genel bir kural olduğunu sanan bir takıma son yıllarda şansımız tutmuyor ve inadına artıyor sevgim. olimpiyat stadına giderken çekilen rezilliğin hastasıydık.
diğer takımlarınkine benzemez galatasaray tribünü de. beşiktaş taraftarı orta sınıftır, memurdur, zaten fenerbahçe maçlarına gitmek bir statü göstergesi. ama galatasaray açık tribünlerini dolduran eli nasırlılar, paçası çamurlulardır benim için galatasaray, lise falan değil. bütün hafta arttırdığı paralarla maça gelen ayakkabıcı çocuktur, badanacı şapkalarıyla yağmurdan korunmaya çalışan amcalardır. çirkin insandır çoğu, her fakir insan gibi, hayat gibi, ali sami yen stadı gibi.
dolayısıyla galatasaray'ın başarılarına hüngür hüngür ağlayarak sevinirim, her kötü gününde ise sevgim artar. ve içten içe gülerim. çünkü hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar.
galatasaray'ın başarılarına hüngür hüngür ağlayarak sevinirim, her kötü gününde ise sevgim artar
galatasaray diyince diğer takımların aksine akla başarı gelir genelde. lise, büyük ve kravatlı adamlar, turgay şeren, tanju, prekazi, simoviç, hakan şükür, fatih terim ve nefis oyuncu hagi gelir daha sonrasında. benim için durum benzer de olsa tutkumu oluşturan sebepler farklıdır.
küçük bir çocuktum. monaco galatasaray maçında prekazinin tam anlamıyla döşediği frikik sonrası abimle babamın bağırdığını, benimse korkudan ağladığımı hatırlarım. o zamanlar nerden bilebilirdim o günkü korku gözyaşlarımın 2000 yılının bir mayıs gecesi mutluluk gözyaşlarına dönüşeceğini. galatasaray tutkum bu iki adam - abim ve babam arasında- ve yesses* maçlarında köfte ekmek ve turşu suyu ile birlikte tribün ihtiyacımızı karşılayarak git gide perçinleniyordu.
küçükken herkesin tutması gereken bir takım vardı, zira mahalle maçlarının diz yaralayan, yüzünüzü çamura bulayan, toz bulutlu sahalarında oynayabilmek için bir kimlikti takım tutmak. ama bundan daha ileri gitmesini sağlayan bir olay oldu, bir kahrolası kış günü werder bremen maçında. almanya'daki maçta 1-0 öne geçip 2-1 yenildiğimiz maçtan sonra, maç türkiye'deydi ve son dakikalara girilirken rotariu'nun vuruşunda top çizginin üzerinde çamura saplanmıştı, benimse çocuk yüreğime acı bir galatasaray sevgisi.
sevdim, daha çok sevdim.
böyle acılar yaşandıkça arttı sevgim. bilbao deplasmanında okan buruk o kafayı çakamadı, arttı. benim için tapınaktan farksız olan ali sami yen'e gittiğim malatyspor maçında yenildik, böyle olmalıydı dedim, gittiğim ilk maç böyle olmalıydı ama daha bi sevdim. 100 yıllık tarihte yapılmış 300 kadar futbol maçında yaklaşık 20 fazla galibiyet aldığı için bunu genel bir kural olduğunu sanan bir takıma son yıllarda şansımız tutmuyor ve inadına artıyor sevgim. olimpiyat stadına giderken çekilen rezilliğin hastasıydık.
diğer takımlarınkine benzemez galatasaray tribünü de. beşiktaş taraftarı orta sınıftır, memurdur, zaten fenerbahçe maçlarına gitmek bir statü göstergesi. ama galatasaray açık tribünlerini dolduran eli nasırlılar, paçası çamurlulardır benim için galatasaray, lise falan değil. bütün hafta arttırdığı paralarla maça gelen ayakkabıcı çocuktur, badanacı şapkalarıyla yağmurdan korunmaya çalışan amcalardır. çirkin insandır çoğu, her fakir insan gibi, hayat gibi, ali sami yen stadı gibi.
dolayısıyla galatasaray'ın başarılarına hüngür hüngür ağlayarak sevinirim, her kötü gününde ise sevgim artar. ve içten içe gülerim. çünkü hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar.
ön libero transferi yapıp transfer dönemini ara transfer dönemini kapatacağı beklenen takım.
futbolcu transfer etmekten önce hırs, istek, azim, tutku kazandırılması gereken takımdır. istediği kadar futbolcu transferi yapsın istediği kadar stad koşullarını güzelleştirsin bunlar olmadan bulunduğu yerden eski haline gelmesi zor olacaktır. takım içindeki huzrsuzluk için çözüm bulunmalı bir an önce.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar