bugün

/886
frank rijkaard gibi bir antrenör getirip, kendisini giriş seviyesinde ingilizce bilen bir çocuğun çevirisine emanet etmiş kulüptür. ulan senede 5 milyon euro alan dünya çapında bir antrenör buluyorsun da koca ülkece türkçe/dutch çeviri yapan bir adam bulamıyor musun? rijkaard neden ingilizce konuşmak zorunda olsun diye kimse düşünemiyor mu?
kısaca gs yazılır. son zamanlarda televizyonlarda takım isimlerinin tuhaf şekilde kısaltılmasından etkilenmeyen bir kısaltmadır.
4-3-3 oynamayacak, hatta yanından geçmeyecek takımdır. rakip takım ataktayken 4-5-1'e dönemeyecek takım 4-3-3 oynamaz.
8-5-3 bile oynasa bile kendisine yazılmış kaderi değiştiremeyecek takım.

şuraya ne yazıldıysa o bacım. *
mustafa sarp'la, mehmet topal'la, elano gibi bir kazmayla nasıl 4-3-3 oynuyor hayret ediyorum zaten. daha doğrusu, nasıl 4-3-3 oynayıpta fark yemiyor. kardeşim 4-3-3 taaruz taktiğidir. barcelona taktiğidir, manchester united bile 4-3-3 oynamıyor çoğu zaman. sen kimsinde taaruz ediyorsun topal'la, sarpla ? adamlar kendi ekseni etrafında dönüşünü 10 yılda tamamlıyorlar neredeyse. bu yavaş adamlarla oynanacak taktik 4-5-1 olur en fazla. o orta sahayı kimse geçemez. şansa da gol atarsan atarsın.
Bazen abarttık arkayı 4ledik.Öyle bir koydukki 2002 de Türk lirasından çıkarıldı 6alatasaraylılardan çıkarılamadı 6-0 ın acısı..Baktık böyle olmıcak 4-1 yana haber saldık 2 de 1 karşımıza çıkmasınlar dedik.ama ısrar ettiler..geldiler 3ün 1ini aldılar bu kez de.Hayat bu işte FENERBAHÇELiYSEN hayata hep "1-0" önde başlarsınn
2009-2010 sezonu itibarıyla değişik branşlarda fenerbahçe karşısına çıktıkları 13 maçın 12 sinde terbiyeye maruz kalan takım.

futbol
fenerbahçe 3-1 galatasaray
galatasaray 0-1 fenerbahçe
erkek basketbol
galatasaray 0-20 fenerbahçe(hükmen)
fenerbahçe 81-77 galatasaray
bayan basketbol
galatasaray 77-84 fenerbahçe
fenerbahçe 76-62 galatasaray
galatasaray 57-55 fenerbahçe
erkek voleybol
fenerbahçe 3-2 galatasaray
galatasaray 1-3 fenerbahçe
bayan voleybol
galatasaray 0-3 fenerbahçe
fenerbahçe 3-0 galatasaray
galatasaray 0-3 fenerbahçe (kupa)
fenerbahçe 3-1 galatasaray(kupa)

(bkz: hep terbiye tam terbiye)
ulan o kadar yoldan geldim binbir zorlukla stada girdim, ne için? gönlümdeki aşk için!

bu kadar ruhsuz olmak zorunda mısınız? hadi beni siktir et, hemen arkamda engelli bir seyirci oturuyordu sırf sana destek vermek için bana tutunup kalkıyordu, sonra yoruluyor ama dinlemiyordu onu da mı düşünmediniz?

ulan tamam güzel futbol oyna da yenil, neden bu kadar delirtiyorsunuz bunca insanı?

ya siz ruhunuzu ortaya koyarak oynayın, ya da ben katil olacağım bir gün!
türkiye liglerinde başka bir meramı (avrupa odaklı) yaşatmaya çalışan takımdır.şu an taraftarının artık alışageldiği futbol mentalitesinden çok uzakta kalmaktadır.kuruluş amacı yabancı takımlarla mücedele etmek olan ve tarihi boyunca atak futbolu tercih etmiş bu futbol mentalitesi içerisinde mücadele etmiş bir takımdır.ancak yeni oluşumu içerisinde sıkıntılı alanları mevcuttur.başka sistemlerde yıldızlaşan futbolcuları (bkz: mehmet topal) yeni sisteme ayak uyduramamaktadır.mevcut kadrosunda ki son derece kaliteli futbolcuları henüz bir arada oynatmayı başaramamış ancak yeni sistematiğin iyi yönde ilerlemeside kesilmiştir.son dönemde galibiyetleri ancak bireysel olarak ön plana çıkan futbolcuları sayesinde alabilen bir hale gelmiştir.halbuki galatasaray en başarılı olduğu dönemlerde yıldızları bir takım halinde oynatması ve yeni yıldızlar yaratması sayesinde başarıya kavuşmuştur.sonuçta bir gerçek varki galatasaray bocalama evresini atlatacak ve sonunda beklenen makina düzenine kavuşacak sinyalleri sezon başında çok derin vermekteyken şimdilerde bu olgudan oldukça uzaklaşmaktadır.taraftar olarak beklentimiz teknik ekibin bir an önce takımın iyi yönde gelişimi sağlaması ve umut veren bir futbol oynatmasıdır.

edit:kesinlikle taraftar olarak umutsuz olma durumum söz konusu değildir.hal böyleyken şampiyon olmaktan daha fazla umursadığım galatasaray olguları mevcuttur.şampiyonluğu defalarca yaşamış bir takımın taraftarı olarak bu yılki şampiyonluktan daha çok önemsediğim bir anadolu kulübünün şampiyonluğudur.hemde doğduğum memleketimin takımı...
an itibariyle ezeli rakipleri fenerbahçe ve beşiktaş kadar şampiyonluk şansı olmasına rağmen ruhsal çöküntü içine girmiş camia. son yıllarda fenerbahçe'nin her iki maçta yendiği takımlar şampiyon oluyorlar. belki oradan yırtarlar.
(bkz: şampiyonluk şansı olarak fener e 2 maçta yenilmek)

süper bir seyirciye sahip takımdır.

(bkz: Oley Saldır Cimbom Okey Let s Go)

http://www.facebook.com/v...v=361838612191&ref=mf

(bkz: gerizekalı)

http://www.facebook.com/v...=1305709656267&ref=mf
sabah oldu işe geldim, hala üzgünüm. ama ne olursa olsun sevgilim, bizi ölüm ayırır..
beşiktaş ı şampiyon yapan takım.
en bilindik tanımıyla fenerbahçenin karısı.
bazı taraftarlarının dünkü fener maçından sonra fark yemedikleri için kutlama yaptıkları fransızlardan bozma 6saray takımı.
dün akşam rezalet bir sonuca imza atmış olan takımımdır. fenere yenilmek ne demek lan? rezalet.
an itibarıyla taraftarı tarafından "ama sizin tek başarınız bizi yenmek" temalı zırlama seanları start veren mor menekşe. geç kaldınız ağlamaya biz daha erken bekliyorduk.*
ha bir de o götü boklu mahalle takımları tarafından zaman mekan farketmeksizin suratına tokat indirilen takımdır. tek başarısı mor menekşeyi tokatlamak olan takımın da altındadır ligde.

madem ağlayacaksınız, bari mantıklı gerekçeler sunun da bizim de içimiz acısın, sizin halinize ağlayalım.*
afrika'da, asya'da, avrupa'da, Türkiye denince akla gelen ilk takım.
asy'deki dünkü maçını izlemediğim takımım. içime doğmuştu yenileceğimiz izlemedim. nitekim yenildik. bilet bulabilseydim maça gidecektim. zira gittiğim tüm fener maçlarını kazandık. beraberlik bile yok. karaborsa da çok pahalı hocam. sözlük bana finansör olsun her fener maçına götürsün. yoksa hep yenileceğiz böyle.
"şampiyonluktan uzaklaştı" gibi yorumlara kesinlikle katılmıyorum.

şampiyonluk şansı süren ilk 4 takımın puan durumuna bakalım ilk önce:

1 Bursaspor 58
2 Fenerbahçe 55
3 Beşiktaş 55
4 Galatasaray 53

şimdi daha önümüzde toplam 7 maç var. 7 maçtan bahsediyorum burada. az değil.

ki gördüğünüz gibi galatasaray'ın beşiktaş ve fenerbahçe ile arasında sadece 2 puan fark var. 2 puan hiç bi şey değil. 2-3 hafta öncede beşiktaş ve galatasaray arasında o kadar hatta daha fazla puan farkı vardı.

bence galatasaray-fenerbahçe-beşiktaş üçlüsünün şampiyon olması sansı esit.

bursaspor'un olamayacağı düşüncesindeyim, çünkü hem beşiktaş hem galatasaray ile maçları var. ne olursa olsun bu 2 büyük takım şamiyonluk için ne yapar ne eder bursaspor'yu yener.

neyse diyeceğim şudur ki, galatasaray şampiyonluktan falan uzaklasmadı. 2 puan hiç bi şeydir. daha önümüzde 7 maç var.
en büyük şanssızlığı rakiplerinin taraftar kitlesinin %90' ının muhasebeci ya da mali muşavir olmasıdır. ne borçmuş arkadaş, hesaplaya hesaplaya bitmedi.
kendini taraftarlarına dünkü rezaletle küstüren takımdır.
2010 da şampiyon olur. tarafsız bir gözle fikstüre baktım. siz de bakın. gördüğümü görün.
tribünler fener maçında bile suskundu. iki sezondur harry kewell'e yapılan tezahürat galatasaray takımına yapılmadı zaten. gerçi vasat ve sorumsuz oyuncularla dolu bu takımda taraftar kimi destekleyecekti ki? kewell'in yokluğunda sıradan bir amele takımı galatasaray. şimdi adnan polat tekrar seçildi. yani en az bir sezon daha bu dandikleşme sürecine katlanmak zorundayız. hiç olmazsa sezon sonu ilk dörde giremeyip avrupa cephesini tatil etsek de dışardaki itibarımız maymun olmasa.
aşktır o.
anlatılmaz yaşanır... bilmeyene, hissetmeyene tuhaf gelir ama bilen nedemek istediğimi anlar...
dün yenildik bir şey eksildi mi? hayır... sevmek böyledir işte, kalecimiz gol yer kızarız ederiz ama üzerinde galatasaray forması var, içimizde hallederiz onu. kol kırılır yen içinde kalır bizde. dövmeyiz rüştü gibi bir kalecimizi yada mehmet aurelio gibi ön liberomuzu...

seneler geçse de değişmez içimizde ki sevgi. pardon değişir hiç azalmaz ama hep artar. biz mafyadana emekli başkanların takımı olmadık hiç bir zaman... bizim başkanımız alkışlar rakip takımı, eleştiren eleştirsin, gerçek galatasaraylı kaybedince rakibini alkışlar, biz böyle gördük babamızdan... sevmeyi bize o öğretmedimi zaten, renklere duyduğumuz aşkla başlamadı mı? içimizde ki gençlik ateşi...

bu ülkeye gurur yaşatan hep bu takım olmadı mı? hep biz dökmedik mi? sokağa... bizimle beraber sevinmediniz mi? 2002 dünya kupası kadrosunda kaç galatasaraylı var, kaçı ilk on birde oynamış bir söyleyin... sadece kendine değil hayrı ülkeye dokunmamış mı ? hayrımız. bizim aldığımız puanlar sayesinde ikinci takım gitmedi mi? şampiyonlar ligine... yenildik mi? evet ne olmuş, ne ilk mağlubiyetimiz ne de son olacak...

ancak amacı yabancı takımları yenmek olan, bu amaçla kurulmuş bir takımın, bu kadar üzülmesine gerek yok... kaybedilen bir üç puan o kadar... daha nicelerini kaybedicez... biz kuruluş amacımızın doğrultusunda gidelim ve türkiye ligini bir araç olarak kullanalım...

bizim amacımız belli, bunu başardık bugüne kadar defalarca... avrupa fatihi adını,kendi kendimize koymadık, bir sene boyunca yendikleri takımları biz defalarca yendik, defalarca oynadık, avrupada ki maç sayısına bir baksınlar, kupa sayılarına bir baksınlar, kimin büyük olduğu açıktır efendim... aslında büyüklük yenildiğinde futbolcusunu dövmek değil, rakibi alkışlamaktır... gerisi de boştur efendim, arada yetiştirilme farkı vardır...

ilk söylediğimi sonda bir kez daha tekrarlamak istiyorum, galatasaray nedir ?
aşktır o...
© copyright 2005 - 2026