bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- velvet47
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- gaylik alametleri8
- en kibirli yuzır11
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- özgünlüğün faydasız olması6
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- habire1239
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- velvet vs nervio24
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- yeni parti25
- nervio19
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- 50 yıllık yuzır5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ruh hastası sapık yazarlar5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- kezoyu delirtmek5
- g'i l d'e d l'i l y16
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- merak ediyorsan yaz7
- kezonova4
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- türklerden nefret etme nedenleri5
- selam sözlük7
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
bebek yolunda starbucks'a varmadan sabancı'nın yaptığı istanbul bebek parkında heykeli olan adam. *
su kasidesi gibi bir şaheseri yazmış, azmış, aşmış insan.
beni candan usandırdı, cefadan yar usanmaz mı?
--spoiler--
"yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içün
dem-be-dem saat-be-saat men senin kurbanınam"
--spoiler--
Bunu yazmak için girmiştim ben de. Olsun ben de bir kasidesini ileteyim.
Su Kasidesi
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su
Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su
Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak
Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su
Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zare su
Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına
Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su
Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım nola
Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su
Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su
Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevc-hiz
El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su
Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasil
Başini taştan taşa urup gezer avare su
Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala nûr
Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre pâre su
Zikr-i na’tin virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def’-i humar için içer mey-hâre su
Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müştâkinim
Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre su
Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su
Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su
Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su
Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su
Gam günü etme dil-i bîmârdan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre su
iste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su
Ben lebin müştâkiyim zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su
Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su
Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su
Dest-busı arzusiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
içmek ister bölübülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mizâcına gire kurtare su
Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
iktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su
Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su
Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın
Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su
Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su
"yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içün
dem-be-dem saat-be-saat men senin kurbanınam"
--spoiler--
Bunu yazmak için girmiştim ben de. Olsun ben de bir kasidesini ileteyim.
Su Kasidesi
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
Kim bu denli tutuşan odlare kılmaz çare su
Âb-gûndur günbed-i devvar rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvare su
Zevk-i tiğinden aceb yok olsa gönlüm çak çak
Kim mürur ilen bırakır rahneler divare su
Suya versin bağ-ban gül-zarı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gül-zare su
Ohşadabilmez gubarını muhharir hattına
Hame tek bakmaktan inse gözlerine kare su
Arızın yadiyhle nem-nak olsa müjganım nola
Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su
Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağından verdiği şiddet günü Ensar’e su
Eylemiş her katreden bin bahr-i rahmet mevc-hiz
El sunup urgaç vuzu için gül-i ruhsare su
Hâk-i payine yetem der ömrlerdir muttasil
Başini taştan taşa urup gezer avare su
Zerre zerre hâk-i der-gâhina ister sala nûr
Dönmez ol der-gâhtan ger olsa pâre pâre su
Zikr-i na’tin virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def’-i humar için içer mey-hâre su
Yâ Habibu’llah yâ hayru’l-beşer müştâkinim
Eyle kim leb-teşneler yanip diler hemvâre su
Sensin ol bahr-i keramet kim şeb-i Mirâc’da
Şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsânın sepe ol nâre su
Yümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûli sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre su
Hâb-i gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Hâb-ı hasretten dökende dîde-i bîdâre su
Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su
Gam günü etme dil-i bîmârdan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanu gecede bîmâre su
iste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bir kez bu sahrâda benim’çün ara su
Ben lebin müştâkiyim zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su
Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Aşık olmuş gâliba ol serv-i hoş-reftare su
Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vâre su
Dest-busı arzusiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
içmek ister bölübülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mizâcına gire kurtare su
Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
iktida kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e su
Seyyid-i nev’-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre su
Kılmak için tâze gül-zâr-i nübüvvet revnâkın
Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su
Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su
sado-mazoşist şair.
" şikayetname "
Fuzuli'nin Kanuni Sultan Süleyman tarafından bağlanan günlük 9 akçe aylığı alamaması üzerine nişancı Celalzade Çelebi' ye yazdığı mektuptur.
Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?
Dediler: - Bizim adetimiz böyledir.
Dedim: - Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.
Dediler: - Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.
Dedim: - Böyle evkaf zevaidsiz olur mu?
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?
Dedim: - Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.
Dedim: - Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.
Dedim: - Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.
Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey'us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.
Fuzuli'nin Kanuni Sultan Süleyman tarafından bağlanan günlük 9 akçe aylığı alamaması üzerine nişancı Celalzade Çelebi' ye yazdığı mektuptur.
Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?
Dediler: - Bizim adetimiz böyledir.
Dedim: - Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.
Dediler: - Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.
Dedim: - Böyle evkaf zevaidsiz olur mu?
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?
Dedim: - Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.
Dedim: - Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.
Dedim: - Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.
Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey'us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.
ruhi ile arasında geçen bir diyalog;
ruhi :
ya fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu gözalıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz it'i görüyormusun?
fuzuli :
görüyorum ya ruhi!
ruhi :
işte o it bu sarayda fuzuli !!!
atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;
fuzuli :
doğru söylersin ya ruhi...
sıkacaksın şu itin bogazını çıkacak içinden ruhi
ruhi :
ya fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu gözalıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz it'i görüyormusun?
fuzuli :
görüyorum ya ruhi!
ruhi :
işte o it bu sarayda fuzuli !!!
atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;
fuzuli :
doğru söylersin ya ruhi...
sıkacaksın şu itin bogazını çıkacak içinden ruhi
fuzuli; gereksiz anlamına geldiği gibi bilgili, bilgin gibi bir anlamı da vardır zaten fuzuli mahlasını bu yüzden seçmiştir şairdır. iskender pala' nın "babil de ölüm istanbul da aşk" kitabında hayatıyla ilgili onlarca rivayetten biri olan "hillelili fuzuli" olarak anlatılır. esasında en güzel leyla ile mecnun mesnevisi olarak kabul edilen kitabının hikayesidir.
edit: kopyaladım, yapıştırdım. eyvallah.
edit: kopyaladım, yapıştırdım. eyvallah.
16. yyda kerbelâda yaşamış türbedarlık yapmış, azeri türkçesiyle yazan, en büyük lirik şairlerimizden birisi.dönemin en iyisi olmasına rağmen saraya yakın olmadığı için, saraya daha yakın olan bakî daha ön planda tutulmuştur.ayrıca kasidelerinden başka astronomi vb. alanlarda da ileri derecede kendini gelişmiştir.birde su kasidesi vardır ki... o hayal gücünün içine hapseder okuyan adamı.
hemişe rüsva olmuş, rûsvalıkla yükselmeyi bilmiş, hatta alay-ı illyine çıkmış koca pir.
"sevmek mi sevilmek mi?" sorusuna
"sevmek. çünkü gerçekten sevildiğinizden asla emin olamazsınız." cevabını veren ulu şahsiyet.
"sevmek. çünkü gerçekten sevildiğinizden asla emin olamazsınız." cevabını veren ulu şahsiyet.
Fuzuli ve Ruhi yolda yürürken bir köpek görürler, ruhi; "şu köpeğe bak nekadar fuzuli" Fuzuli; "Vur k*çına çıksın ruhi" bu konuşmalarından nekadar esnek bir zekaya sahip olduklarını anlayabiliyoruz.
Fuzûli'yi de zamanının meşhur mütefekkirleri arasında saymak mümkündür. Fakat Fuzûli'nin şiirleri zamanının sanat seviyesinin üstünde olmasına rağmen, fikir yönünden zamanındakiler ile arasında fazla bir fark yoktur.
Çünkü Fuzûli, şiirlerinde sanat unsurunu birinci planda tutarak faydadan çok mükemmelliğe yer vermiştir. Fikirlerinde ise, her mütefekkir gibi o da insanlara faydalı olup onların hayatına yön vermeye çalışmıştır.
Çünkü Fuzûli, şiirlerinde sanat unsurunu birinci planda tutarak faydadan çok mükemmelliğe yer vermiştir. Fikirlerinde ise, her mütefekkir gibi o da insanlara faydalı olup onların hayatına yön vermeye çalışmıştır.
dinlenmesi gereken fikirlere sahip olan yazar. sözlükte pek rastlanmayan tipte bir yazar yani.
"bende mecnun'dan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık benim mecnun'un ancak adı var"
"ya rab! bela-yı aşk ile kıl aşina beni
bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni"
"ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı"
çok büyük çok farklı bir şair, çooooook
aşık-ı sadık benim mecnun'un ancak adı var"
"ya rab! bela-yı aşk ile kıl aşina beni
bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni"
"ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı"
çok büyük çok farklı bir şair, çooooook
aşk ve ızdırap şairidir. şiirlerinde beşeri aşktan ziyade tasavvufi aşk ön plandadır. beşeri aşk tasavvufi aşka ulaşmak için bir basamak konumundadır.
dil konusunda çok hassastır. hiç bir kelimenin beyitte ki yeri tesadüfi değildir. kendisi bu durumu "şiir bir duvar inşa etmekse, sözcükler de yapımda kullanılan tuğlalardır. duvarın sağlam olması için, söz kuvvetli olmalıdır" şeklinde açıklar. ses meselesini önemser. öyle ki "su kasidesi" olarak anılan naatı, dikkatlice okunduğunda -s , -ş ve -u seslerinin sık tekrarlanmasıyla su sesinin yaratabileceği fonotiği yaratır. klasik edebiyatın piridir. leyla ve mecnun kasidesi önemlidir.
" hasılım yok ser-i kuyında beladan gayrı
garazim yok reh-i aşkında fenadan gayrı"
dil konusunda çok hassastır. hiç bir kelimenin beyitte ki yeri tesadüfi değildir. kendisi bu durumu "şiir bir duvar inşa etmekse, sözcükler de yapımda kullanılan tuğlalardır. duvarın sağlam olması için, söz kuvvetli olmalıdır" şeklinde açıklar. ses meselesini önemser. öyle ki "su kasidesi" olarak anılan naatı, dikkatlice okunduğunda -s , -ş ve -u seslerinin sık tekrarlanmasıyla su sesinin yaratabileceği fonotiği yaratır. klasik edebiyatın piridir. leyla ve mecnun kasidesi önemlidir.
" hasılım yok ser-i kuyında beladan gayrı
garazim yok reh-i aşkında fenadan gayrı"
yedi ulu ozandan biridir.
Şikayetnãme Fuzûlî'nin en önemli eserlerinden biridir.
Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat'ın fethinden sonra (1534) Fuzûlî padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Maaşını alamayınca Şikayetnãme'yi yazmıştır.
Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Eğerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?
Dediler: - Bizim adetimiz böyledir.
Dedim: - Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.
Dediler: - Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.
Dedim: - Böyle evkaf zevaidsiz olur mu?
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?
Dedim: - Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.
Dedim: - Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.
Dedim: - Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.
Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey'us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.
taa kanuniden beri hiçbir şey değişmemiş demek.
Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat'ın fethinden sonra (1534) Fuzûlî padişaha kasideler sunmuştur. Padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilmiştir. Maaşını alamayınca Şikayetnãme'yi yazmıştır.
Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Eğerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?
Dediler: - Bizim adetimiz böyledir.
Dedim: - Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.
Dediler: - Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.
Dedim: - Böyle evkaf zevaidsiz olur mu?
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?
Dedim: - Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.
Dedim: - Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.
Dedim: - Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.
Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey'us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.
taa kanuniden beri hiçbir şey değişmemiş demek.
meshur sairimiz.. turkcesi bos gereksiz anlaminda. arapcada ise fazildan gelmistir erdemli, faziletli anlamindadir.
ya rab bana cism ü can gerekmez
canan yoğ ise cihan gerekmez
canan yoğ ise cihan gerekmez
gazel:
ya rab belayı aşk ile kıl aşina beni
bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni
az eyleme inayetini ehli derdden
yani ki çok belalara kıl mübtela beni
oldukça ben götürme beladan iradetim
ben isterim belayı çü ister bela beni
gittikçe hüsnün eyle ziyade nigarımın
geldikçe derdine beter et muptela beni
öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
vaslına mümkün ola yeürmek saba beni
nahvet kılıp nasib fuzuli gibi bana
ya rab mukayyed eyleme mutlak bana beni
----------
ya rab, aşk belasıyla beni tanıştır
bir an bile aşk belasından uzak tutma beni
elinin bolluğunu dert isteyenlerden esirgeme
yani bir sürü belalara müptela et beni
ben olduğum sürece beladan dileğimi çevirme
çünkü ben belayı istiyorum, bela ister beni
sevgilimin güzelliğini gittikçe artır
bela geldikçe derdine daha beter müptela et beni
vücudumu onun ayrılığında öyle hafif kıl ki
hafif esen sabah rüzgarı bile ulaştırabilsin ona beni
kibirlilik edip fuzuli gibi bana
ya rab, bir an bile başbaşa bırakma kendimle beni
ya rab belayı aşk ile kıl aşina beni
bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni
az eyleme inayetini ehli derdden
yani ki çok belalara kıl mübtela beni
oldukça ben götürme beladan iradetim
ben isterim belayı çü ister bela beni
gittikçe hüsnün eyle ziyade nigarımın
geldikçe derdine beter et muptela beni
öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
vaslına mümkün ola yeürmek saba beni
nahvet kılıp nasib fuzuli gibi bana
ya rab mukayyed eyleme mutlak bana beni
----------
ya rab, aşk belasıyla beni tanıştır
bir an bile aşk belasından uzak tutma beni
elinin bolluğunu dert isteyenlerden esirgeme
yani bir sürü belalara müptela et beni
ben olduğum sürece beladan dileğimi çevirme
çünkü ben belayı istiyorum, bela ister beni
sevgilimin güzelliğini gittikçe artır
bela geldikçe derdine daha beter müptela et beni
vücudumu onun ayrılığında öyle hafif kıl ki
hafif esen sabah rüzgarı bile ulaştırabilsin ona beni
kibirlilik edip fuzuli gibi bana
ya rab, bir an bile başbaşa bırakma kendimle beni
o da devrin adetlerine uyup zamanındaki büyüklere kasideler yazmış, methiyelerle onların gönüllerini ve şüphe yok, paralarını almaya çalışmıştır...
bilgisiz şiiri taşsız duvara benzeten şair.
şiirlerinin ilham kaynağı olan ''gülcemal''li sevgilisinin hayali olduğu şairdir.fuzuli'nin aşkları her zaman karşılıksızdır çünkü fuzuli şiirlerinin güzelliğini, derinliğini bu karşılıksız aşktan kazanır.
türk divan edebiyatının en değerli sanatçılarından biridir.
mahlası olan fuzuli sözcüğü de, gereksiz anlamındadır.
mahlası olan fuzuli sözcüğü de, gereksiz anlamındadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar