bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    parklarda bütün gün top koşturan her çocuğun hayalidir. 4-12 yaş arasını parklarda, sokaklarda ve sahalarda geçiren umarsız türk çocuğunun hayallerini süsleyen hedeftir futbolcu olmak. hala 80'lerde, 90'larda yaşayıp kışın kestane-çay ikilisiyle sohbet ettiğimizi varsayıyor, günümüz 80 level olmaya çalışan gençlerini yoksayıyorum...

    anneannem derdi de inanmazdım. "nasip kısmet işi bu yavrum, oku adam ol; sakatlanacaksın ondan sonra yazık olacak bütün emeğine. üzülürüm hem öyle birşey olursa" diye sürekli tembihlerdi bana, oku adam ol; futbolculukla olmaz bu işler diye, her top oynamaya gittiğimde, her futbolcu olma hayali kurup sevindiğimde... tabi ki o da istiyordu spor yapmamı, futbol oynamamı; ama o kadar kaptırmamı, hayatımı futbola endekslememi doğru bulmuyordu.

    o değil de...

    nasip kısmet meselesidir, gerçekten. belki bizim aileye vurdu piyango, bilemem. dayım vardı, antrenmana gidecek kramponu olmadığı için takıma seçilememişti. üniversite takımına seçildiği gün, arkadaşlarıyla seçilmesini kutlamak için yaptığı maçta bacağını kırmıştı; üniversite takımında da oynayamamıştı. üçüncü ligde oynuyordu, baktı olmayacak; bu bacak daha götürmez, onu da bıraktı. zaten daha bırakamadan tekrar kırıldı bacağı. 2 kez kolu 2 kez bacağı kırıldı, kramponu olmadığı için seçmelere gidemedi. eminim şu an oynasa sabri'ye bin basacaktı, hiç olmazsa onun yerini alabliecek kapasitedeydi galatasaray'da. ama nasip kısmet işte, olmuyormuş.

    dayımı geçtim, ben vardım sırada. çekingendim, o yüzden elemelere falan katılmak istemedim hiç. çocukluğumda çorluspor'un başkanı gelip "alalım mı seni?" dediğinde bile "ı ıh, istemiyorum" demiştim. niye dediysem, salak mıyım? 8 yaşındaydım üstelik. daha sonra açıldım... öyle süper vücudum yoktu, ama müthiş tekniktim. hızlı koşamazdım, ama topu ayağımdan alamadıkları için kaleye gitmek sadece uzun sürerdi, onun dışında yavaş koşmanın zararı olmadı. kazulet gibiydim ayrıca, hava toplarını da kimseye bırakmazdım. arapaslarda falan da çok iyiydim, dehşet toplar atardım. kimisi oynatmaya layık görmedi ama. kimisi de "biz alıyoruz" diye kapıştı. ne bileyim ben sonradan ne olacağını?

    giremedim küçüklüğümde hiçbir yere salaklığım yüzünden. yaşım 12 oldu sonra, ortaokula başlamışım, artık herşey farklı; hafiften ergenliğe girmişim, zaten agresif ve karamsarım, iyice delirdim, unuttum futbolu. parka da gitmedim o zamandan sonra. okul takımına girerim dedim. ama okul takımımız yoktu. keşfedilmeyi bekledim. beden eğitimi derslerinde yaptığımız maçlarda, şişe kapağıyla oynadıklarımızda biri gelip görsün istedim; parkta oldu bir kere, ama salaklığıma yanıyorum, ona da gitmemiştim işte. bu kadar istememe rağmen birisi "gel bizim kulüpte oyna" diyince gitmiyordum. sonra umarsız çocuk oldum. yemişim kulübünü dedim, ilk işim ilçenin takımına yazılmak olacaktı. orta sonum artık, yaz tatilinde gidip gireceğim takıma... yaş 15, çok geç değil ki, takımda oynamasam bile yıllardır futbol oynuyorum, 15 yaşında profesyonel kariyere başlamak geç de olsa, bana ne, başladım ya...

    yaz tatilinden hemen önce, dayım aradı. yaz okulu gibisinden bir yere yollayayım seni dedi, iyi hadi bakalım dedim; iki haftaydı, orada da futbol turnuvası düzenleniyordu. geç gittim, ikinci maçlar oynanacaktı. antrenmansız çıkmıştım maça, topa çok sert vurdum; bir daha ayağa kalkamadım orada. kasım mı çekilmişti ne olmuştu. yaz tatilinde takıma girme hayallerim suya düştü; ilk bir ay adam gibi yürüyemedim bile. ağrım geçtiğinde tekrar topa vurmayı denedim. ama topa vurmak mümkün değildi, hala felaket ağrıyordu. en azından 3 ay beklemeliydim geçmesi için.

    her neyse dedik... liseye başlıyoruz, onun futbol takımına gireriz...

    başladık liseye. topa vurabiliyoruz artık. futbol oynamasak da koşmuşuz en azından, fizik iyi yine; iki üç haftaya toparlarız. lisede siyah okul ayakkabısı giyme zorunluluğu var, şu kunduralardan işte. spor ayakkabıya, krampona, halı sahaya alışmışım ben, giyemem ki kundura. bir hafta sabredebildim. ayaklarım patladı resmen, soyulmadık, dökülmedik tarafı kalmadı. yürüyemez oldum acıdan.

    duyuru yapıldı. futbol seçmelerine katılacaklar aşağıya gelsin...

    hayallerimin yıkıldığı yer oraydı işte... lisede okudum ve adam oldum sonra kendimce, ne kadar olabildiysem...

    aslında, nasip kısmet de değil; benim salaklığımmış...
    5 -1 ... der meister
  2. 2.
    (bkz: cılgın sedat zeytinburnuspor da)
    1 ... sekreter arayan tir soforu
  3. 3.
    (bkz: hentbolcu olmak)
    2 -1 ... arabaciarabayatasget
  4. 4.
    17 yaşına kadar amatör ligden sıyrılmazsanız pek bir işe yaramayacak iştir. ah ulan aydınpınarspor, beni de çağırdılar gitmedim. ben sevmem öyle birisinin emir verip, koş, kalk, pas at demesini, halı saha topçusu kaldık. disiplin sevmiyorum abi. özgür ruhluyum.
    1 -1 ... kemalturna
  5. 5.
    en güzel ve klas hatunların size yazması. am üstünde göt sikmek. ilgi manyağı olmak.
    2 -1 ... optimum nutrition
  6. 6.
    her gün takımının bulunduğu yere sabahtan akşama kadar idman yapmak, orada yemek yemek. orada sıçma ve gece yatağa sadece uyumak kendini atmak. aileye ayıracak zamanı olmamak.

    sahada sıçtığında onca taraftarından küfür işitmek. gol attığında veya harika bir futbol sergilediğinde taraftarının ismini takmadığını bilmek, onun yerine sadece takımının öne çıktığını kavrayabilmek.

    her gün yorulmak. yorulmaya alışmak. fakat yorulmaktan yorulmak. ama bıkmamak.
    kendisinden kat kat daha iyi futbol oynayanları kıskanmak ama asla içindeki tutkuyu kaybetmeden kendini futbola esir vermek. çok çalışmak.

    aldığı parayı haketmek ayrıca o parayı her an kaybedebilmek.

    her pahasına olsun işinden vazgeçmemek. çünkü büyük bir tutkuya sahip olmak.
    binlerce taraftarın karşısında gururlanma tutkusu.
    binlerce kişiden aynanda ismini işitme tutkusu.
    sevilen bir takımda futbol oynama tutkusu.
    hayalindeki takıma ulaşma tutkusu.

    daha nice şeyler... binlerce tutku... hepsini içinde barındırmaktır futbolcu olmak.
    ... nakata
  7. 7.
    Hırs,mücadele,kazanma duygusu ve asla pes etmemek.
    ... carcarli delisi
  8. 8.
    çoğu insanın olmak istediği bir şeydir. 7-70 her insanın içinde bir uktedir.
    1 ... momotinia
  9. 9.
    on sene aynı klüpte karın tokluğuna oynanan oyundur. sonra çok para yenir gerçi. ama amca dayı yoksa işin içinden amatörden halı sahalara muhteşem bir transfer yaparsın yıllar ilerledikçe.
    1 ... satchafunkilus
  10. 10.
    olamayacağımı anlayana kadar olmak istediğim meslek. çocukken yatmadan önce hep dua ederdim. ama olmadı. belki yeteneğim yetersizdi, belki de fiziğim. hala özenirim bazen. neyse tesadüfen doğduk, mecburen yaşıyoruz...
    ... saldirayterk
kapat