bugün
- irmik helvası vs un helvası18
- yunanistan17
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti15
- melamin tabak5
- neden namaz kılmıyorsun7
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı9
- tez yazmak7
- dekolteye bakar mısınız9
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması4
- türk kahvesi7
- türkiye nin en soğuk ili3
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız6
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- adanalı ateist10
- merminin mutfağına konuk olmak4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası10
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- gürcistan26
- aykolik mehdi olsun kampanyası2
- yan flüt3
- kahvenin kiraz olması saçmalığı3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor3
- hiç porno izlememiş erkek9
- japonya22
- islamcilara sorulmasi gereken sorular9
- bik bikle yemek yapmak9
- aslında hayatta yapayalnız olmamız9
- üşüyen erkek12
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- gelecek partisi'nin kapanması12
- crypttech3
- gavs darbesi4
- geceniz nasıl geçiyor8
- mehmet akif alakurt2
- mahkemeye versem seni asarlar2
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız2
- gammaz çetelerini savunan yazarlar4
- eskisi gibi olamamak3
- püf noktası3
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- iklimin değiştiğinin kimsenin farkında olmaması2
gerçek hristiyanlığın yoksullukla terbiye edileceğine inanan ve gezgin vaizler yetiştirilmek üzere, papanın da müsadesiyle assisli francesco tarafından kurulmuş bir katolik tarikatıdır. dominiken tarikatıyla birlikte aristoteles'in yeniden keşfedilmesinde öenmli bir rolü vardır. dominikler felsefeye yoğunlaşırken fransiskenler bilime eğilmişlerdir. en bilinen fransiskenlerden bazıları:
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
fakir olursanız cennete yaklaşırsınız diyerek, insanları soyup soğana çeviren tarikat.
nickimin asıl sahini olan, umberto eco'nun gülün adı romanındaki "william" karakterinin mensup olduğu hristiyan tarikatıdır. umberto eco romanında bu tarikatı karakterler arasında geçen diyalaglarla anlatmaktadır.
hıristiyanlık bir inanç düzlemi olarak, yahudi mezheplerinden kendini sıyırırken, nasıralı isa'nın en temel öğütlerinden birisi olan, yoksulluk üzerinden yola çıkmışlardır. bu oluşuma biat edenlere göre; en hakiki erdem, sefil kalmak, avare avare gezmekti.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
kelime kökeni küçük keşişler anlamına gelen friars minörden gelmektedir. Assisili Aziz Francesco'nun kurduğu tarikat. Bir italyan rahibi olan ve kendini Tanrı'nın hizmetine adayan Francesco, 1208 ya da 1209 yılında çevresine kendisi gibi, isa'nın isteğine göre yoksulluk hayatı sürmeye ant içmiş müritleri toplayarak bir tarikat kurdu. Papa III. innocentus 1210'da Francesco'nun kurduğu tarikata ait düzeni kabul etti.
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar