bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması7
- casperlar daltonlar redkitler şirinler4
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- monica bellucci'ye aşık olmak3
- nasıl bir kadın2
- çerçeve yasa30
- sokakta öpüşmek7
- türbede dua etmenin şirk olması13
- engelleyen insan kibri6
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- özgür özel14
- ben bir ceviz agacıyım6
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- yurt dışı çıkış harcı8
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- dilan4
- kusi2
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- habire122
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- romelu lukaku8
- nervio hamferdi3
- arkadaşlar bakar mısınız3
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- g i l d e d l i l y9
- yazarların son içtiği içecek4
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- evde fare görmek6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- biliyorum ama soylemem3
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- dump atan erkek mi olur aw4
- askeri imam hatip lisesi5
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
- arkadaşlar salam3
- dağ evi3
gerçek hristiyanlığın yoksullukla terbiye edileceğine inanan ve gezgin vaizler yetiştirilmek üzere, papanın da müsadesiyle assisli francesco tarafından kurulmuş bir katolik tarikatıdır. dominiken tarikatıyla birlikte aristoteles'in yeniden keşfedilmesinde öenmli bir rolü vardır. dominikler felsefeye yoğunlaşırken fransiskenler bilime eğilmişlerdir. en bilinen fransiskenlerden bazıları:
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
fakir olursanız cennete yaklaşırsınız diyerek, insanları soyup soğana çeviren tarikat.
nickimin asıl sahini olan, umberto eco'nun gülün adı romanındaki "william" karakterinin mensup olduğu hristiyan tarikatıdır. umberto eco romanında bu tarikatı karakterler arasında geçen diyalaglarla anlatmaktadır.
hıristiyanlık bir inanç düzlemi olarak, yahudi mezheplerinden kendini sıyırırken, nasıralı isa'nın en temel öğütlerinden birisi olan, yoksulluk üzerinden yola çıkmışlardır. bu oluşuma biat edenlere göre; en hakiki erdem, sefil kalmak, avare avare gezmekti.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
kelime kökeni küçük keşişler anlamına gelen friars minörden gelmektedir. Assisili Aziz Francesco'nun kurduğu tarikat. Bir italyan rahibi olan ve kendini Tanrı'nın hizmetine adayan Francesco, 1208 ya da 1209 yılında çevresine kendisi gibi, isa'nın isteğine göre yoksulluk hayatı sürmeye ant içmiş müritleri toplayarak bir tarikat kurdu. Papa III. innocentus 1210'da Francesco'nun kurduğu tarikata ait düzeni kabul etti.
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar