bugün
- bir insanı sevmek5
- fakirin sevmesi hak mıdır9
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması4
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler4
- haitinin gol atmış olması2
- m r e r e c t o2
- evde sağlık hizmeti yönetmeliği yürürlükte2
- fazla kilo2
- yazarların imza parfümleri3
- dil2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı9
- insan2
- ameliyat olmak7
- dünya8
- 2026 dünya kupası23
- futbol16
- egay sucukcu8
- kolu kıllı kız4
- düşün ki o bunu okuyor17
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi9
- gocu2
- chp genel başkanı hayatını kaybetti2
- pakistan3
- hindistan3
- nevşehir üzümü2
- azerbaycan2
- velvet13
- sözlük kızlarının vücutları15
- falıma bakmak isteyen var mı24
- fas6
- guyana4
- milli takım'ın abd maçı hazırlıkları2
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi14
- 25 haziran 2026 iskoçya brezilya maçı2
- kuzenin içine boşalmak14
- yaşamak üzerine2
- gülüm diyen kız10
- yılmaz güney12
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak10
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler2
- bosna hersek3
- aşure günü3
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek6
- japonya4
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip10
- her şeye saygı duyulması gerekir6
- dolandırılan insanların genel özellikleri9
- üşengeçlikten 1 ay banyo yapmamak6
- karadeniz ağaçlarından yapılan kağıt2
gerçek hristiyanlığın yoksullukla terbiye edileceğine inanan ve gezgin vaizler yetiştirilmek üzere, papanın da müsadesiyle assisli francesco tarafından kurulmuş bir katolik tarikatıdır. dominiken tarikatıyla birlikte aristoteles'in yeniden keşfedilmesinde öenmli bir rolü vardır. dominikler felsefeye yoğunlaşırken fransiskenler bilime eğilmişlerdir. en bilinen fransiskenlerden bazıları:
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
(bkz: roger bacon)
(bkz: ockhamlı william)
(bkz: brabantlı siger)
(bkz: bonaventura)
(bkz: dacialı boethius)
fakir olursanız cennete yaklaşırsınız diyerek, insanları soyup soğana çeviren tarikat.
nickimin asıl sahini olan, umberto eco'nun gülün adı romanındaki "william" karakterinin mensup olduğu hristiyan tarikatıdır. umberto eco romanında bu tarikatı karakterler arasında geçen diyalaglarla anlatmaktadır.
hıristiyanlık bir inanç düzlemi olarak, yahudi mezheplerinden kendini sıyırırken, nasıralı isa'nın en temel öğütlerinden birisi olan, yoksulluk üzerinden yola çıkmışlardır. bu oluşuma biat edenlere göre; en hakiki erdem, sefil kalmak, avare avare gezmekti.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
umberto eco'nun gülün adı'nda aktardıklarına göre: isa'nın mülkünün olmadığına, varsa da, tüm halk tarafından bölüşülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir.
kelime kökeni küçük keşişler anlamına gelen friars minörden gelmektedir. Assisili Aziz Francesco'nun kurduğu tarikat. Bir italyan rahibi olan ve kendini Tanrı'nın hizmetine adayan Francesco, 1208 ya da 1209 yılında çevresine kendisi gibi, isa'nın isteğine göre yoksulluk hayatı sürmeye ant içmiş müritleri toplayarak bir tarikat kurdu. Papa III. innocentus 1210'da Francesco'nun kurduğu tarikata ait düzeni kabul etti.
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
1223'te III. Honorius tarafından da onaylanan tarikat esaslarına göre, Fransiskenler tam bir yoksulluk içinde, dilenerek yaşarlar ve yoksul halk çevrelerinde incil'in hükümlerini yayarlar. Sırtlarına kahverengı (eskiden koyu kurşunî) bir cüppe, bunun üstüne aynı renkte bir harmani giyerler, bellerine, önden düğümlenen bir ip kuşak sararlar; çıplak ayaklarında sandallar, başlarında bir kukuleta vardır.
1209'da Fransisken Tarikatına giydikleri cüppe den dolayı Gri Kardeşler denmiştir. Başlangıçta tarikat dinsel amaçlara sahiptir; ancak giderek bilime yönelmiştir. Bilimin gelişmesinde Fransiskenlerin büyük bir rolü olmuştur. Bunlardan Robert Grosseteste ve John Peckham daha çok fizikle ilgilenmişler ve büyük Müslüman optikçisi ibnü'l-Heysem'i izleyerek optik üzerine çeşitli yazılar yazmışlardır. ockhamlı william, ockham'ın usturası denilen ve bugün hala bilinen öğretiyi ileri sürmüştür.
bu tarikatın Aristo'yu incelemeye almaları bilime yönelmelerini sağlamıştır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Latinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. böylece aristo'yu yanlış yorumlayan skolastik düşünceden kurtulup bilim kokan gerçek aristo öğretileriyle tanışmışlardır.
açlık içinde yaşayan fransiskenler bunun böyle gitmeyeceğini en azından yaşamlarını idame ettirecek kadar bir para kazanmaları gerektiğini anladılar. ve hem öğretilerini yayıp hem de para kazanabilecekleri üniversite hocalığı işine sardılar. zaten daha henüz yeni kurulmuş olan üniversiteler (oxford ve paris üniversitesi) fransiskenler le dolup taştı. laik hocaların yerlerini (papa desteğiyle) almaları çok zaman almamıştı. ama doğru yorumladıkları aristo eserleriyle laik hocalardan daha çok bilime yararları dokunacaktı...
ayrıca (bkz: duns scotus)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar