bugün
- dolar isterse 100 olsun37
- orospu çocuğu abdullah öcalan16
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir8
- öcalan isterse savunma bakanı olsun8
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- evlenmeden olmaz diyen kız5
- türk askerini kursuna dizen abdullah öcalan9
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- ihanetin affı olmaz4
- gram altın7
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- tanga giyen kızı doyurmak ne mümkün3
- cinsel fanteziler5
- iyilerin kıymeti ne zaman anlaşılır3
- almancıları sevmemek8
- gavur sıcakları geri döndü4
- külodunu çıkarıp usulca erkeğe doğru atan kız8
- muşlettin amca bay beydir8
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız7
- tayyib'in masayı devirme ihtimali5
- bu sıcakta cumaya gitmek4
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları2
- tai lung12
- ünlüleri tanımamaya başlamak7
- pkk'yı affeden vatan hainidir3
- 25 yıl şarkısı2
- bibi3
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- dinci dönekliği2
- 1 dolar 316 macar forinti2
- 1 dolar 123 izlanda kronu2
- günde 5 yumurta yiyen erkek3
- sanayi tostu5
- 376 dönem yedek subay ve kısa dönem devresi3
- ishal olmak götyaşı dökmektir5
- 81'e 3 tertip3
- türban üzerinden mağduriyet kasanlar3
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek6
- ayvalık tostu8
- bir çıkmaza girdi bugün yolumuz2
- sonradan yahudi olmak5
- avanos şu an 28 derece2
- tenhalarda kendimizden geçemedik2
- hoşlanılan kızla sanayiye gitmek4
- kamos'a mini etek giydirmek2
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- bitcoin4
Ferfecir
"…fırçam ve renk renk boyalarım var…
alev alev dolanıyor içimi çizme isteği.
aslolan çizmek değil, özlem.
bir yol çiziyorum, giderek daralan, perspektif bildiğimden değil, gözlem.
yollar uzakta daralıyorlar, bunu uzun otobüs yolculuklarından biliyorum.
bir kız çiziyorum yolun başına, eline bir çanta veriyorum, okula gitsin, okusun hasbam.
uzun uzun saçlar çiziyorum, işi ne, taransın yosmam.
sonra resme bakıp basıyorum şarabı bardağın gözüne, bardağın gözünün tam neresi olduğunu çok iyi bilemeyerek.
seviyoruz ya, içmek gerekli.
kız çıkıp gidiyor resim kağıdından.
fırçalarımı kırıyorum, boyalarımı atıyorum gayya kuyularına.
içimdeki çizme isteğini bir ressama ciro edip basıyorum şarabı bardağın gözüne…
bardağın gözü olmaz.
çekmece mi bu?
çekmecenin gözünün de bir şey gördüğü söylenemez.
kendin yarat dertleri, kendin üzül,
delikanlı bir felsefe.
"…fırçam ve renk renk boyalarım var…
alev alev dolanıyor içimi çizme isteği.
aslolan çizmek değil, özlem.
bir yol çiziyorum, giderek daralan, perspektif bildiğimden değil, gözlem.
yollar uzakta daralıyorlar, bunu uzun otobüs yolculuklarından biliyorum.
bir kız çiziyorum yolun başına, eline bir çanta veriyorum, okula gitsin, okusun hasbam.
uzun uzun saçlar çiziyorum, işi ne, taransın yosmam.
sonra resme bakıp basıyorum şarabı bardağın gözüne, bardağın gözünün tam neresi olduğunu çok iyi bilemeyerek.
seviyoruz ya, içmek gerekli.
kız çıkıp gidiyor resim kağıdından.
fırçalarımı kırıyorum, boyalarımı atıyorum gayya kuyularına.
içimdeki çizme isteğini bir ressama ciro edip basıyorum şarabı bardağın gözüne…
bardağın gözü olmaz.
çekmece mi bu?
çekmecenin gözünün de bir şey gördüğü söylenemez.
kendin yarat dertleri, kendin üzül,
delikanlı bir felsefe.
bütün filmleri anlam yüklü olan, iyi de bir saz üstadı olan sanatçı. sanatçı kavramını haketmeyen o kadar şahıs varken değeri bilinesi olan kişidir.
ferhangi şeyler adlı gösterisindeki tüm esprileri takip edebilen insan var mı merak ettiğimdir.
makineli tüfek gibi esprileri sıralıyor adam.
makineli tüfek gibi esprileri sıralıyor adam.
Usta tiyatrocu ve oyuncudur.
(bkz: elveda ssk)
(bkz: hacı komünist)
(bkz: eşeğin fikri)
(bkz: rum memet)
(bkz: ferhantoloji)
(bkz: kalemimin sapını gülle donattım)
(bkz: falınızda ronesans var)
(bkz: oteller kitabı)
(bkz: denememeler)
(bkz: ingilizce bilmeden hepinizi i love you)
(bkz: güle güle godot)
(bkz: kahraman bakkal süpermarkete karşı)
(bkz: düş bükü)
(bkz: ayna merdiven)
(bkz: kazancı yokuşu)
(bkz: gündeste)
(bkz: afitap ın kocası istanbul)
(bkz: şahları da vururlar)
(bkz: elveda ssk)
(bkz: hacı komünist)
(bkz: eşeğin fikri)
(bkz: rum memet)
(bkz: ferhantoloji)
(bkz: kalemimin sapını gülle donattım)
(bkz: falınızda ronesans var)
(bkz: oteller kitabı)
(bkz: denememeler)
(bkz: ingilizce bilmeden hepinizi i love you)
(bkz: güle güle godot)
(bkz: kahraman bakkal süpermarkete karşı)
(bkz: düş bükü)
(bkz: ayna merdiven)
(bkz: kazancı yokuşu)
(bkz: gündeste)
(bkz: afitap ın kocası istanbul)
(bkz: şahları da vururlar)
(bkz: pardon)
komik olmayan vasat tiyatrocu.
sanatçılığını ne kadar çok beğensem'de kişiliğini hiç beğenmediğim ego manyağı bir adam. ayrıca; muhalif olmayı çok yanlış anlamış bir amca.*
Pardon filmi ile hayatin gerceklerinin nasil bir ironi sanati ile yasandigini anlattigi senarist yonetmen.. Cok begeniyorum..
sevilesi , takdir edilesi bir tiyatro sanatçısı. muhtemelen öldükten sonra değeri anlaşılacaktır. şimdi biri çıkıp zaten değer veriliyor efenim demesin , topuklarına sıkarım.
sadece tiyatrocu/oyuncu değildir , kitaplarıda vardır , okuyun pişman olmazsınız.
Odtü'de sahne aldığı gösterisinde kullandığı çakmağımı imzalattığım efsane sanatçı.
Tiyatro yeteneği iyi olabilir bilemem, tiyatrodan hiç de anlamam. Fakat oldum olası bu adam bana itici geliyor, sevmiyorum, sevemiyorum hatta hazetmiyorum. Sinemada da yetenekli bulmuyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=Ep_T5l80eRw
başka da bir şey söylemeye gerek yok. alanının bir numarasıdır şu ülkede saygıyı hakeden nadir sanatçılardan.
başka da bir şey söylemeye gerek yok. alanının bir numarasıdır şu ülkede saygıyı hakeden nadir sanatçılardan.
o değilde, kavuğu kime verecek hala kararını vermedi bu adam.
pekte güldürmeyen zoraki gülümseten tiyatrocudur kendisi. muhalefeti daha fazla ve alaycı olmayan sert biçimde yapsa dediğim kişidir. her değer ve kavramla basit bir sekilde dalga geçerek degersizleştirir. ha birde kitapları var baya başarısız. hacı kominist komik bile değil. kalemimin sapını gülle Donattım yazmasaydin daha iyiydi dedirdir.
1987 den beri oynadığı ferhangi şeyler oyunu ile 25 aralıkta 2000. defa sahneye çıkarak dünyada en çok oynanan tiyatro oyunu rekorunu kıracak olan nevi şahsına münhasır güzel kişilikli tiyatro sanatçısıdır.
bugün 2000. kez ferhangi şeyler oyununu sergileyen üstad. selam olsun.
çok üzücü bi hikayesi vardır.
Ferhan şensoy bir hostesle ilk kez, yatılı okul sınavına gitmek için bindiği uçakta karşılaşır. Samsun'dan istanbul'a uçarken yanında Haluk adlı arkadaşı da vardır. Paris'te düşen Ankara uçağından ölen sevgilisinin hüznüyle yüreğinde büyük çukur açılacak olan sanatçı, şöyle anımsar o çocukluk günlerini: "Uçağa binip yerimize oturunca, daha da koyuyor bize ayrılık, annelerimizin ceplerimize koyduğu kar beyaz mendillere siliyoruz burunlarımızı. Kemerlerimizi bağlamayı beceremiyoruz, hostes abla bağlıyor."
Büyüdüğünde bir "hostes abla"ya bağlanacağından habersiz olan sanatçının Gündeste adlı kitabı hayatının kara kutusudur. Tiyatro sanatındaki ustalığının yanında, kalemiyle de okuru yüksek irtifalara çıkaran Ferhan Şensoy'un Gündeste'sinde "Civciv" lakaplı hostes sevgiliyle yaşadığı aşk, sayfalarda dağınık şekilde anlatılır. Tıpkı, Civciv'in de öldüğü Ankara uçağının enkazının bir kilometre uzunluğunda bir alana yayılması ve bulunan en büyük parçasının bir metre olması gibi.
Ferhan Şensoy, Civciv'e son seslenişini, hayatının dönüm noktası olan günlerden birinde yapar:
nam-ı civciv gönül bayraktaroğlu'na son mektup
duvardaki resmin duvar durdukça duracak orda
bugün yirmibeş ekim dokuzyüzyetmişbir
bir yıl boyu umutla bekledim seni
olmazları oldurmak senin içindi
sen istanbul'a gelmedin istanbul'a gittin
dudaklarım bir yıllık yalnızlıktır kızma
bu akşam sahneye çıkıyorum babamdan gizli
gogol'dan gizli müfettiş oyunuyla
Gündeste'nin arka kapağında ik odanın fotoğrafı bulunmaktadır. Bu fotoğraflardan birinde, duvara asılı, gülen bir genç kız fotoğrafı göze çarpar. Civciv midir, aynanın yanındaki fotoğrafta gülümseyen? Bir aşk kazasının bulunmayan tarihe gömülmüş bir parçası mıdır, çerçeve içindeki yüz? Ne diyor hayatı roman değil, şiir olan Şensoy usta: "duvardaki resmin duvar durdukça duracak orda…" Bu soruların yanıtını merak etmek pisti pas geçmemize neden olmamalı. Bir havaalanın gece giydiği ışıklı kostüm gibi neşeli ve bir o kadar da hüzünlü imgeler yakalayan Ferhan Şensoy, şu dizilerle veda eder Civciv'e:
Civcin'ime kıyarlar
Nikah adı altında
izmir'imnortasında
şairlerle değil de mühendislerle
evlenmenin diyalektik gerekliliği üstüne
McDonnel Douglas tarafından üretilen DC-10 tipi Ankara uçağında iki büyük tasarım hatası yan yanadır. Uçakların kargo kapıları içeriye doğru açılırken, DC-10'da durum ters yönedir. 1970'li yılların teknolojisinde, bir uçağın kargo kapısının dışarı açılması büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Çünkü, kabin basıncının dışarıdan daha yüksek olduğu uçakta, içe doğru açılan bir kapı yerinde güvenle durabilirken, DC-10'un dışarı açılan kapıları, şampanya şişesinin ağzındaki mantardan farksızdır! Daha da kötüsü, DC-10'ların kuruktaki kontrol flaplarına giden hidrolik devreler, kargo kapısının eşiğinden geçmektedir. Bu durum, kargo kapısında doğacak bir sorunun , uçağı , ölümün eşiğine getireceği anlamını taşımaktadır.
981 sefer sayılı Ankara, Paris'ten Londra'ya kargo kapağı güvenli bir şekilde kapatılmamış olarak havalanır …Uçağın bulunan kara kutusunda kaptan ikinci pilot ve uçuş mühendisinin son konuşmaları duyurulur:
ikinci pilot – Ne oldu?
Kaptan – Kabinde patlama oldu.
O yılların simgesi olan bir bisküvi reklamı, yıllar geçmiş olsa da herkesin aklındaır: "Bir bilmecem var çocuklar / Haydi sor sor / Çayda kahvaltıda yenir / Acaba nedir nedir/Bisküvi denince akla/ Tamam şimdi bulduk / her an onun adı gelir…"
Kara kutudaki konuşmalara dönelim:
ikinci pilot – Emin misin?
Kaptan – Çek , çek! Uçağın burnunu kaldır.
ikinci pilot – Kaldıramıyorum, kumandalar itaat etmiyor.
Kaptan Nejat Berköz, bunun üzerine reklam filmindeki melodisine uyarak şunları söyler: "Acaba nedir, nedir?.."
Uçuş mühendisi – Yapacak bir şey kalmadı.
ikinci pilot – Yedi bin feet.
Kaptan – Hidrolik sistemi?
ikinci pilot – Kaybettik ayy, ayy!
Kaptan – Galiba çakılıyoruz..
Ferhan şensoy bir hostesle ilk kez, yatılı okul sınavına gitmek için bindiği uçakta karşılaşır. Samsun'dan istanbul'a uçarken yanında Haluk adlı arkadaşı da vardır. Paris'te düşen Ankara uçağından ölen sevgilisinin hüznüyle yüreğinde büyük çukur açılacak olan sanatçı, şöyle anımsar o çocukluk günlerini: "Uçağa binip yerimize oturunca, daha da koyuyor bize ayrılık, annelerimizin ceplerimize koyduğu kar beyaz mendillere siliyoruz burunlarımızı. Kemerlerimizi bağlamayı beceremiyoruz, hostes abla bağlıyor."
Büyüdüğünde bir "hostes abla"ya bağlanacağından habersiz olan sanatçının Gündeste adlı kitabı hayatının kara kutusudur. Tiyatro sanatındaki ustalığının yanında, kalemiyle de okuru yüksek irtifalara çıkaran Ferhan Şensoy'un Gündeste'sinde "Civciv" lakaplı hostes sevgiliyle yaşadığı aşk, sayfalarda dağınık şekilde anlatılır. Tıpkı, Civciv'in de öldüğü Ankara uçağının enkazının bir kilometre uzunluğunda bir alana yayılması ve bulunan en büyük parçasının bir metre olması gibi.
Ferhan Şensoy, Civciv'e son seslenişini, hayatının dönüm noktası olan günlerden birinde yapar:
nam-ı civciv gönül bayraktaroğlu'na son mektup
duvardaki resmin duvar durdukça duracak orda
bugün yirmibeş ekim dokuzyüzyetmişbir
bir yıl boyu umutla bekledim seni
olmazları oldurmak senin içindi
sen istanbul'a gelmedin istanbul'a gittin
dudaklarım bir yıllık yalnızlıktır kızma
bu akşam sahneye çıkıyorum babamdan gizli
gogol'dan gizli müfettiş oyunuyla
Gündeste'nin arka kapağında ik odanın fotoğrafı bulunmaktadır. Bu fotoğraflardan birinde, duvara asılı, gülen bir genç kız fotoğrafı göze çarpar. Civciv midir, aynanın yanındaki fotoğrafta gülümseyen? Bir aşk kazasının bulunmayan tarihe gömülmüş bir parçası mıdır, çerçeve içindeki yüz? Ne diyor hayatı roman değil, şiir olan Şensoy usta: "duvardaki resmin duvar durdukça duracak orda…" Bu soruların yanıtını merak etmek pisti pas geçmemize neden olmamalı. Bir havaalanın gece giydiği ışıklı kostüm gibi neşeli ve bir o kadar da hüzünlü imgeler yakalayan Ferhan Şensoy, şu dizilerle veda eder Civciv'e:
Civcin'ime kıyarlar
Nikah adı altında
izmir'imnortasında
şairlerle değil de mühendislerle
evlenmenin diyalektik gerekliliği üstüne
McDonnel Douglas tarafından üretilen DC-10 tipi Ankara uçağında iki büyük tasarım hatası yan yanadır. Uçakların kargo kapıları içeriye doğru açılırken, DC-10'da durum ters yönedir. 1970'li yılların teknolojisinde, bir uçağın kargo kapısının dışarı açılması büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Çünkü, kabin basıncının dışarıdan daha yüksek olduğu uçakta, içe doğru açılan bir kapı yerinde güvenle durabilirken, DC-10'un dışarı açılan kapıları, şampanya şişesinin ağzındaki mantardan farksızdır! Daha da kötüsü, DC-10'ların kuruktaki kontrol flaplarına giden hidrolik devreler, kargo kapısının eşiğinden geçmektedir. Bu durum, kargo kapısında doğacak bir sorunun , uçağı , ölümün eşiğine getireceği anlamını taşımaktadır.
981 sefer sayılı Ankara, Paris'ten Londra'ya kargo kapağı güvenli bir şekilde kapatılmamış olarak havalanır …Uçağın bulunan kara kutusunda kaptan ikinci pilot ve uçuş mühendisinin son konuşmaları duyurulur:
ikinci pilot – Ne oldu?
Kaptan – Kabinde patlama oldu.
O yılların simgesi olan bir bisküvi reklamı, yıllar geçmiş olsa da herkesin aklındaır: "Bir bilmecem var çocuklar / Haydi sor sor / Çayda kahvaltıda yenir / Acaba nedir nedir/Bisküvi denince akla/ Tamam şimdi bulduk / her an onun adı gelir…"
Kara kutudaki konuşmalara dönelim:
ikinci pilot – Emin misin?
Kaptan – Çek , çek! Uçağın burnunu kaldır.
ikinci pilot – Kaldıramıyorum, kumandalar itaat etmiyor.
Kaptan Nejat Berköz, bunun üzerine reklam filmindeki melodisine uyarak şunları söyler: "Acaba nedir, nedir?.."
Uçuş mühendisi – Yapacak bir şey kalmadı.
ikinci pilot – Yedi bin feet.
Kaptan – Hidrolik sistemi?
ikinci pilot – Kaybettik ayy, ayy!
Kaptan – Galiba çakılıyoruz..
o da pkk'yı görmeyen sözüm ona vatanseverlerden.
türkiye topraklarındaki en değerli sanatçılardan biri. belki de en değerlisi..
"ben binerim gemiye
biletçiden habersiz
ben yolculuk ustasıyım
her geminin tayfasıyım
benim dünyam kuşbakışı
ben geminin martısıyım"
"ben binerim gemiye
biletçiden habersiz
ben yolculuk ustasıyım
her geminin tayfasıyım
benim dünyam kuşbakışı
ben geminin martısıyım"
türkiye'nin tartışmasız en hazır cevap adamı...genelde tiyatro oyunlarıyla bilinir ama ben esas bombaları kitaplarında patlattıgını gördüm .yazsa da okusak tam anlamıyla bir kültür patlaması ve tam bir komik.
Ferhangi şeyleri okumaya çok zorladım kendimi ama çok uzun abi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar