bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği41
- kürtler asimile edilmelidir10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum10
- sözlüktekiler kaç yaşında7
- et döner dürüm8
- gocu isimli erkeklerin ortak özellikleri5
- şemsiyeli benim10
- analize bak şimdi5
- şüphe4
- ekşi sözlük7
- ikizler burcu kadını olmak9
- true nickli yazar16
- ktç'nin şemsiyeli olması7
- allah15
- herkesi seven insan9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- çok hastayım sözlük7
- kadınlar arasında moda olan beyaz saç3
- ikizler burcu erkeği olmak3
- evliliği ayakta tutan güçler14
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- sigara içmemenin çok sıkıcı olması3
- sarı poşet kudurtması15
- true'yi evlendiriyoruz4
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- götünden tanırım seni8
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- en sevdiği renk pembe olan erkek2
- manisada okul saldırısı17
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- suudi arabistan'a demokrasi gelmeli3
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- yağmur akşamları2
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- çömez'in paylaştığı yarız'ın süper lüks yatı2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- en çok ihanet eden burçlar7
- türkiye de muhalefet var mı10
- hepimiz şemsiyeyiz2
- tai lung12
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- celal şengör'ün burç yorumu6
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- true ile ramazan sohbetleri2
- pluviofil2
- iş hayatında takılan maskeler6
- trt 22
- siyaset üstü yazarlar9
Hakkında namus kitap konuşan anası meslek sahibi çocuklarına bakıyorum da, kimisinin desteklediği takım yalanla dolanla 2. yıldızı takmış, kiminin takımı da... Bildiğin anası belli babası anonim takımı. Hem de mallar arkadaş. Normal değil ki? Adamların tek sorusu Fenerbahce hakliysa CAS Davasi'ni neden cekti?"... Yok yavrum o öyle degil; "UEFA ve TFF hakliysa neden o okyanus ötesinin şike(!!) savcılarını cumhurbaşkanının başbakanın huzuruna çıkarttırıp, yalvarıyoruz bu davayı çektirtin diyerek baski yapip el altindan normalde dava sonucunda ödeyeceğinin 2-2,5 katı tazminat ödedi?" asıl sormanız gereken soru bu olmalı ama. Neyse.
bir çıkarı olmasa o davadan vazgeçmesi söz konusu değildir bence. fenerbahçe' nin küme düşmesini, şampiyonluğunun alınmasını bekleyenler avuçlarını yalayacaklardır. bu kadar büyütmemek lazım cas davasını, ülkemizde hep yürüdüğü gibi yürümektedir işler.
kendini büyük zanneden ya da büyük olduğu iddia edilen herhangi bir kulübün 30 günde çözüleceği olaylar karşısında neredeyse 1 yıldır dimdik durup üzerine bir de bütün aleme göt korkusu vermeyi sürdüren efsane. bir gün gerçekten büyük bir camia olabilirsin, ama hiçbir zaman fenerbahçe olamayacaksın.
cas davası hakkında açıklama yapacağını beyan etmiş kulüp.
ilginç ayrıntılar var sözlük... çok ince detaylar var... sözcüklere dikkat etmek gerek.
arshil kafayı mı yedin amk diyeceksiniz, hak vereceğim ama beni öldürmeden önce bir okuyun bakalım açıklama neymiş.
--spoiler--
26 Nisan 2012 Perşembe günü Fenerbahçe Sportif A.Ş tarafından Kamu Aydınlatma Platformuna gönderilen ve CAStaki davamızın çekildiğine ilişkin açıklama 24 Nisan 2012 tarihli Yönetim Kurulu toplantımızda alınan karar uyarınca yapılmıştır. Hal böyle iken bugün tarihli Milliyet Gazetesinde Cemal Ersen imzası ile yayınlanan ve CAS davasının çekilmesi kararının başkanımız Sayın Aziz Yıldırım tarafından alındığına ilişkin haber de doğru değildir. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırımın CAStaki davanın çekilmesine dair dahli ya da direktifi olmamıştır.
Önümüzdeki günlerde konuya ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacaktır.
Saygılarımızla
Fenerbahçe Spor Kulübü
--spoiler--
okuduk mu? okuduk.
o halde açıklama içerisindeki bir cümleye lütfen dikkat edelim.
"CAS davasının çekilmesi kararının başkanımız Sayın Aziz Yıldırım tarafından alındığına ilişkin haber de doğru değildir. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırımın CAStaki davanın çekilmesine dair dahli ya da direktifi olmamıştır."
o halde soruyorum.
aziz yıldırım'ın direktifi olmadan böyle bir hayati kararın alınması mümkün mü?
ilginç ayrıntılar var sözlük... çok ince detaylar var... sözcüklere dikkat etmek gerek.
arshil kafayı mı yedin amk diyeceksiniz, hak vereceğim ama beni öldürmeden önce bir okuyun bakalım açıklama neymiş.
--spoiler--
26 Nisan 2012 Perşembe günü Fenerbahçe Sportif A.Ş tarafından Kamu Aydınlatma Platformuna gönderilen ve CAStaki davamızın çekildiğine ilişkin açıklama 24 Nisan 2012 tarihli Yönetim Kurulu toplantımızda alınan karar uyarınca yapılmıştır. Hal böyle iken bugün tarihli Milliyet Gazetesinde Cemal Ersen imzası ile yayınlanan ve CAS davasının çekilmesi kararının başkanımız Sayın Aziz Yıldırım tarafından alındığına ilişkin haber de doğru değildir. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırımın CAStaki davanın çekilmesine dair dahli ya da direktifi olmamıştır.
Önümüzdeki günlerde konuya ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacaktır.
Saygılarımızla
Fenerbahçe Spor Kulübü
--spoiler--
okuduk mu? okuduk.
o halde açıklama içerisindeki bir cümleye lütfen dikkat edelim.
"CAS davasının çekilmesi kararının başkanımız Sayın Aziz Yıldırım tarafından alındığına ilişkin haber de doğru değildir. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırımın CAStaki davanın çekilmesine dair dahli ya da direktifi olmamıştır."
o halde soruyorum.
aziz yıldırım'ın direktifi olmadan böyle bir hayati kararın alınması mümkün mü?
türkiye'nin değil dünyanın en büyük spor kulübüdür. basketbol olsun, voleybol olsun, kürek takımı olsun, boks şubesi olsun her branşta şampiyonluğa oynayan yegane kulüptür. bir tek tekerlekli sandalyede başarımız yok. onda da branşımız yoktur. bilgilerinize.
şimdi eksileyin ibneler....
şimdi eksileyin ibneler....
benim kafamı esas kurcalayan şey ise; cas davası tarihinin, cas'ın sitesinde hala gözükmesidir.
http://www.tas-cas.org/news
kaç zamanda bir yeniliyorlar acaba bu siteyi? cidden merak ediyorum ha, ironi falan değil.
http://www.tas-cas.org/news
kaç zamanda bir yeniliyorlar acaba bu siteyi? cidden merak ediyorum ha, ironi falan değil.
bu başlıga gelip pisliklerini kusan bukalemunsporlulara inat her iki kupada da yoluna devam eden takım. zaten sizlerede en fazla koyan bu olsa gerek. nasıl ayakta hala bu takım. degilmi.
ali koç, ''fenerbahçe castaki davasını kesinlikle geri çekmeyecektir çünkü namus davasıdır.''
nihat özdemir, ''namus davamızdan asla vaz geçmeyeceğiz''
aziz yıldırım, ''herkes namuslu birtek nmussuz biziz''
dedim dedim inanmadınız, ne oldi şimdi?
nihat özdemir, ''namus davamızdan asla vaz geçmeyeceğiz''
aziz yıldırım, ''herkes namuslu birtek nmussuz biziz''
dedim dedim inanmadınız, ne oldi şimdi?
cezalarını çekmemek için daha ne yapacaklarını merak ettiğim takım. en fanatik arkadaşlarımın bile formalarını astıklarını beyan etmeleri hala insan aklına olan güvenimi korumamı sağlıyor.
fenerbahçe cezasını çekip sonra lige dönseydi herkesin saygısını kazanırdı zira o zaman kişiler ceza almış olur ve söyleyecek söz kalmazdı ama klasik doğu toplumu mantığıyla namusları oldukları davadan feragat ettiler, avukatlarına 4.5 milyon euro para verdiler. hani topcularını paraları olmadığı için yollamışlardı? o kadar kampanya düzenlediler, yazık değil mi benim renklere aşık insanıma bu yapılan?
eski bir futbolsever olarak türk futbolu'na bu kötülüğü yapanları kendi pisliklerinde debelenirken görmek en büyük arzum. yazıklar olsun başta kendi camiaları olmak üzere herkesi bu kaotik durumun içine sokanları.
fenerbahçe cezasını çekip sonra lige dönseydi herkesin saygısını kazanırdı zira o zaman kişiler ceza almış olur ve söyleyecek söz kalmazdı ama klasik doğu toplumu mantığıyla namusları oldukları davadan feragat ettiler, avukatlarına 4.5 milyon euro para verdiler. hani topcularını paraları olmadığı için yollamışlardı? o kadar kampanya düzenlediler, yazık değil mi benim renklere aşık insanıma bu yapılan?
eski bir futbolsever olarak türk futbolu'na bu kötülüğü yapanları kendi pisliklerinde debelenirken görmek en büyük arzum. yazıklar olsun başta kendi camiaları olmak üzere herkesi bu kaotik durumun içine sokanları.
antalya gloria golf hotel'de bir grup kişinin "ulen şimdi ne halt edicez bu herifleri" diyerek, olmayan kafalarını patlattığı, bir çıkar yol bulmaya çalıştıkları kulüptür.
2012 voleybol erkekler'de de şampiyon olmuş takım.
kıskananlar çatlasın.
kıskananlar çatlasın.
son 10 yılda her branşta en çok şampiyon olan takım.
son 5 yılda ise en popüler 3 branşta en çok şampiyon olan takım.
sonuç:
en büyük fenerbahçe...
son 5 yılda ise en popüler 3 branşta en çok şampiyon olan takım.
sonuç:
en büyük fenerbahçe...
hiçbir sağa sola saldırıp bulanıklığa sebep olan fanatiğinin büyüklüğünü örtemeyeceği kulüp. aynı galatasaray ve beşiktaş' da olduğu gibi...
overrated ın allahı bu klüp.
davayı çektiğimiz haberi cas'ın resmi sitesinde yayınlanmıştır.
http://www.tas-cas.org/en...92-4-1-1/5-0-1092-15-1-1/
"bu adam, cas davası çekildi haberini duyunca bir daha link vermez oldu" denmesin diye, bunu da paylaşmayı görev bilirim.
http://www.tas-cas.org/en...92-4-1-1/5-0-1092-15-1-1/
"bu adam, cas davası çekildi haberini duyunca bir daha link vermez oldu" denmesin diye, bunu da paylaşmayı görev bilirim.
gelelim cas davasını çekmemizle ilgili yorumuma;
biz fenerbahçe taraftarları için, bu davanın geri çekilmesi, 3 şekilde kabul edilebilirdi.
1- etik kurulu raporunun, fenerbahçe'nin temiz olduğunu ilan etmesi, (dikkat; aklaması demiyorum, temiz olduğunu ilan etmesi, yani bize göre "malumun ilanı"nı yapması)
2- aziz yıldırım'ın tahliye edilmesi,
3- iade-i itibarımızın yapılması.
birinci madde gerçekleşti. nasıl mı?
<< Kurulumuz, yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda, müsabakalardaki eylemler bakımından ilgili bazı kişiler hakkında, "şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs" şüphesinin mevcut olup olmadığı ve bu kişilerin eylem ve davranışlarının kulüplere izafesinin mümkün olup olmadığı bakımından kanaate ulaşmıştır; bazı müsabakalar bakımından ya da olaylarda adı geçen kişiler açısından ise "kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir. Ayrıca Kurulumuz, dosyadaki kanıtlar çerçevesinde bazı kişilerin, Savcılık evrakında "şüpheli" olarak belirtilmelerine rağmen, "somut olayla ilgisini gösteren kanıt bulunmadığı" yönünde kanaat bildirmiştir. >>
saha içi saha dışı ayrımı yok. "şike sahaya yansımadı" anlamı yok. öyle iddia edildiği gibi, 4 maçta şike yaptığımız anlamı falan yok.
Ki gazetelerdeki şu "4 maçta şike" vs laflarını da anlamıyorum.
"Aziz Yıldırım aklandı. Tamer Yelkovan'ın ifadesine bile başvurulmadı çünkü Aziz Yıldırım, bütün para giriş çıkışlarını belgeledi." diyorsun, sonra da çıkıp diyorsun ki "Fenerbahçe 4 maçta şike yapmış"
Sen bir klübün başkanını ve muhasebecisini akladıktan sonra o klübe "şike yapmıştır" dersen, o klüp de dönüp sana "ben maçları para vermeyip satın almadım da, nasıl satın aldım?" der.
"Etik Kurulu Raporu'nu Fenerbahçe değiştirtti" ithamına savunmasını da böyle yapmıştır Etik Kurulu:
<< işbu rapora konu iddialarla ilgili 15.08.2011 tarih ve 2011/8 Esas, 2011/7 karar sayılı Kurulumuz raporu ile işbu rapor arasındaki farkın vurgulanmasında yarar görülmüştür: ilk rapor, Temmuz 2011 tarihinde Etik Kurulu'na teslim edilen dosyada mevcut Cumhuriyet Savcılığı soruşturma evrakı ve özellikle kolluk fezlekesi ve ekleri ile sınırlı olan ve gizlilik kararı gereği dosyada adı geçen ilgililerin beyanları alınmadan ve gerekli deliller toplanmadan hazırlanmış olan bir rapordur. ilk rapor çalışmasına konu evrakın, sadece iddia makamının iddiasına dayanak aldığı iletişim tespit tutanakları ve fiziki takip tutanaklarından ibaret olması sebebiyle, ilk raporda ilgililerin iddiada yer alan somut vakıalar hakkındaki açıklamaları ve bu açıklamaları destekleyen delillerine hiç bir şekilde ulaşılamamıştır. Bu sebeple, ilk raporun giriş bölümünde, o raporun eksiklikleri belirtilmiş ve gizlilik kararının kalkmasından sonra, dosyanın tekrar Kurulumuza sevk edilmesinin uygun olacağı vurgulanmıştı. işbu rapor ise, tez niteliğindeki iddia ve dayanakları yanında antitez niteliğindeki savunma ve dayanaklarının da değerlendirilebildiği bir çalışmanın ürünü olmuştur. Kurulumuz somut vakıa iddialarının doğru olma ihtimalinin derecesi konusunda ayrıntılı bir müzakere süreci yaşamış ve objektiflik ilkesine azami derecede özen göstermiştir. >>
yani diyor ki;
ilk rapor; tapelere ve iddianameye dayanılarak hazırlanmıştı -ki aslında da yarımdı, bunu herkes biliyor ama kimse bahsetmiyor işine gelmediği için, etik kurulu da işin o kısmına girmemiş, gereksiz gerginlik olmasın diye- ama savunmalar alınmamıştı, savunmaları aldık, hiçbir delilin olmadığına kanaat getirdik ve raporu tamamladık.
kaynak: http://www.tff.org/defaul...geID=285&ftxtID=15039
gelelim ikinci maddeye:
Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe, spor hukuğu açısından aklanmış bir haldeyken, Aziz Yıldırım hangi gerekçeyle içeride tutulabilir?
"O kadar adam dışarıda ama Aziz Yıldırım neden hala içeride?" diye sorduğumuz zaman aldığımız cevap "Çünkü 6222 sayılı yasa değiştirildi de onlar serbest kaldı. Aziz Yıldırım ise, çete örgütü liderliği suçlamasından dolayı hapiste yatıyor" oluyordu. Ha bi de o 6222 de Aziz Yıldırım için değiştiriliyordu ya, neyse *
Eğer bu adam çete kurduysa, haraç toplamak için kurmadı herhalde değil mi? Şike yapmak için kurdu. Sen çıkıp da "Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe şike yapmamıştır" dersen, bu çete suçlaması çöker. Adamı da tahliye etmek zorunda kalırsın. Tahliye etmemen için tek gerekçen var, Aziz Yıldırım'a başka bir çete suçlaması isnad etmen, ki Aziz Yıldırım'ın tahliye talebinin reddedilme gerekçelerinden biri de "suç vasfının değişme ihtimali" idi, yani "senin suçun olmasa da farketmez, ben sana bir suç isnad ederim, sen yorma o güzel kafacığını" demekti * Fakat bunu yaptıkları takdirde, bu sefer diğer takım taraftarları da "demek ki bu gerçekten bir Aziz Yıldırım operasyonuymuş" der, sen de verecek cevap bulamazsın. Bu sebepten dolayı, Aziz Yıldırım'ın 5 Mayıs'da tahliye olacağını düşünüyorum ama kendimi de heveslendirmiyorum.
ve üçüncü madde. iade-i itibar:
Şahsım adına, yerin dibine batsın onların parası pulu. çıkıp da UEFA ve TFF "Fenerbahçe'yi CL'ye almamakla / yollamamakla hata ettik" desinler yeter benim adıma ama demezler, bunu da biliyorum. O yüzden, mecburen iade-i itibarımız 45 milyon Euro ödemesiyle yapılacak. Ama o parayı bence Mehmet Ali Aydınlar, ilhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan ödemeliler. Yıldırım Demirören'i çok sevdiğim için kurmuyorum bu cümleyi. O'nun TFF yönetiminin almadığı bir kararın ceremesini, neden Yıldırım Demirören çeksin ki? Hem Mehmet Ali Aydınlar, Mehmet Ali Birand'ın karşısında gürlemeyi biliyordu "100 milyon Euro veririm" diye. Hadi bakalım, buyursun versin.
Bu 3 madde gerçekleşmediği sürece; özellikle ilk iki maddeden biri gerçekleşmediği sürece, o davanın çekilmesi, bizim davamıza ihanettir.
Onursuzluktur, namussuzluktur ve bunu yapanlar da, benden zerre destek ve zırnık kuruş alamazlar.
Bu yönetimi ve bu yönetimin yönettiği Fenerbahçe'yi desteklemekten vazgeçerim;
Şükrü Saracoğlu'na gitmem, hatta Lig TV'de bile maç izlemem,
Feneriumlardan tek kuruş alışveriş yapmam,
Fenerbahçeliliğimi de, bu yönetim gidene kadar dondururum.
Biz her zaman, Fenerbahçeli olduk.
Biz her zaman, Sarı-Lacivert Çubuklu'nun aşığı olduk.
Biz her zaman Aziz Yıldırım'a, bizi satmadığı için destek olduk.
Azizbahçeli dediler, varsın desinler. Böyle bir başkanı gördükten sonra, Azizbahçeli de olurum anasını satayım.
Ama Nihatbahçeli, xxxbahçeli vs olmam !!!
biz fenerbahçe taraftarları için, bu davanın geri çekilmesi, 3 şekilde kabul edilebilirdi.
1- etik kurulu raporunun, fenerbahçe'nin temiz olduğunu ilan etmesi, (dikkat; aklaması demiyorum, temiz olduğunu ilan etmesi, yani bize göre "malumun ilanı"nı yapması)
2- aziz yıldırım'ın tahliye edilmesi,
3- iade-i itibarımızın yapılması.
birinci madde gerçekleşti. nasıl mı?
<< Kurulumuz, yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda, müsabakalardaki eylemler bakımından ilgili bazı kişiler hakkında, "şike", "şike teşebbüsü", "teşvik primi" veya "teşvik primine teşebbüs" şüphesinin mevcut olup olmadığı ve bu kişilerin eylem ve davranışlarının kulüplere izafesinin mümkün olup olmadığı bakımından kanaate ulaşmıştır; bazı müsabakalar bakımından ya da olaylarda adı geçen kişiler açısından ise "kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir. Ayrıca Kurulumuz, dosyadaki kanıtlar çerçevesinde bazı kişilerin, Savcılık evrakında "şüpheli" olarak belirtilmelerine rağmen, "somut olayla ilgisini gösteren kanıt bulunmadığı" yönünde kanaat bildirmiştir. >>
saha içi saha dışı ayrımı yok. "şike sahaya yansımadı" anlamı yok. öyle iddia edildiği gibi, 4 maçta şike yaptığımız anlamı falan yok.
Ki gazetelerdeki şu "4 maçta şike" vs laflarını da anlamıyorum.
"Aziz Yıldırım aklandı. Tamer Yelkovan'ın ifadesine bile başvurulmadı çünkü Aziz Yıldırım, bütün para giriş çıkışlarını belgeledi." diyorsun, sonra da çıkıp diyorsun ki "Fenerbahçe 4 maçta şike yapmış"
Sen bir klübün başkanını ve muhasebecisini akladıktan sonra o klübe "şike yapmıştır" dersen, o klüp de dönüp sana "ben maçları para vermeyip satın almadım da, nasıl satın aldım?" der.
"Etik Kurulu Raporu'nu Fenerbahçe değiştirtti" ithamına savunmasını da böyle yapmıştır Etik Kurulu:
<< işbu rapora konu iddialarla ilgili 15.08.2011 tarih ve 2011/8 Esas, 2011/7 karar sayılı Kurulumuz raporu ile işbu rapor arasındaki farkın vurgulanmasında yarar görülmüştür: ilk rapor, Temmuz 2011 tarihinde Etik Kurulu'na teslim edilen dosyada mevcut Cumhuriyet Savcılığı soruşturma evrakı ve özellikle kolluk fezlekesi ve ekleri ile sınırlı olan ve gizlilik kararı gereği dosyada adı geçen ilgililerin beyanları alınmadan ve gerekli deliller toplanmadan hazırlanmış olan bir rapordur. ilk rapor çalışmasına konu evrakın, sadece iddia makamının iddiasına dayanak aldığı iletişim tespit tutanakları ve fiziki takip tutanaklarından ibaret olması sebebiyle, ilk raporda ilgililerin iddiada yer alan somut vakıalar hakkındaki açıklamaları ve bu açıklamaları destekleyen delillerine hiç bir şekilde ulaşılamamıştır. Bu sebeple, ilk raporun giriş bölümünde, o raporun eksiklikleri belirtilmiş ve gizlilik kararının kalkmasından sonra, dosyanın tekrar Kurulumuza sevk edilmesinin uygun olacağı vurgulanmıştı. işbu rapor ise, tez niteliğindeki iddia ve dayanakları yanında antitez niteliğindeki savunma ve dayanaklarının da değerlendirilebildiği bir çalışmanın ürünü olmuştur. Kurulumuz somut vakıa iddialarının doğru olma ihtimalinin derecesi konusunda ayrıntılı bir müzakere süreci yaşamış ve objektiflik ilkesine azami derecede özen göstermiştir. >>
yani diyor ki;
ilk rapor; tapelere ve iddianameye dayanılarak hazırlanmıştı -ki aslında da yarımdı, bunu herkes biliyor ama kimse bahsetmiyor işine gelmediği için, etik kurulu da işin o kısmına girmemiş, gereksiz gerginlik olmasın diye- ama savunmalar alınmamıştı, savunmaları aldık, hiçbir delilin olmadığına kanaat getirdik ve raporu tamamladık.
kaynak: http://www.tff.org/defaul...geID=285&ftxtID=15039
gelelim ikinci maddeye:
Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe, spor hukuğu açısından aklanmış bir haldeyken, Aziz Yıldırım hangi gerekçeyle içeride tutulabilir?
"O kadar adam dışarıda ama Aziz Yıldırım neden hala içeride?" diye sorduğumuz zaman aldığımız cevap "Çünkü 6222 sayılı yasa değiştirildi de onlar serbest kaldı. Aziz Yıldırım ise, çete örgütü liderliği suçlamasından dolayı hapiste yatıyor" oluyordu. Ha bi de o 6222 de Aziz Yıldırım için değiştiriliyordu ya, neyse *
Eğer bu adam çete kurduysa, haraç toplamak için kurmadı herhalde değil mi? Şike yapmak için kurdu. Sen çıkıp da "Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe şike yapmamıştır" dersen, bu çete suçlaması çöker. Adamı da tahliye etmek zorunda kalırsın. Tahliye etmemen için tek gerekçen var, Aziz Yıldırım'a başka bir çete suçlaması isnad etmen, ki Aziz Yıldırım'ın tahliye talebinin reddedilme gerekçelerinden biri de "suç vasfının değişme ihtimali" idi, yani "senin suçun olmasa da farketmez, ben sana bir suç isnad ederim, sen yorma o güzel kafacığını" demekti * Fakat bunu yaptıkları takdirde, bu sefer diğer takım taraftarları da "demek ki bu gerçekten bir Aziz Yıldırım operasyonuymuş" der, sen de verecek cevap bulamazsın. Bu sebepten dolayı, Aziz Yıldırım'ın 5 Mayıs'da tahliye olacağını düşünüyorum ama kendimi de heveslendirmiyorum.
ve üçüncü madde. iade-i itibar:
Şahsım adına, yerin dibine batsın onların parası pulu. çıkıp da UEFA ve TFF "Fenerbahçe'yi CL'ye almamakla / yollamamakla hata ettik" desinler yeter benim adıma ama demezler, bunu da biliyorum. O yüzden, mecburen iade-i itibarımız 45 milyon Euro ödemesiyle yapılacak. Ama o parayı bence Mehmet Ali Aydınlar, ilhan Helvacı ve Lütfi Arıboğan ödemeliler. Yıldırım Demirören'i çok sevdiğim için kurmuyorum bu cümleyi. O'nun TFF yönetiminin almadığı bir kararın ceremesini, neden Yıldırım Demirören çeksin ki? Hem Mehmet Ali Aydınlar, Mehmet Ali Birand'ın karşısında gürlemeyi biliyordu "100 milyon Euro veririm" diye. Hadi bakalım, buyursun versin.
Bu 3 madde gerçekleşmediği sürece; özellikle ilk iki maddeden biri gerçekleşmediği sürece, o davanın çekilmesi, bizim davamıza ihanettir.
Onursuzluktur, namussuzluktur ve bunu yapanlar da, benden zerre destek ve zırnık kuruş alamazlar.
Bu yönetimi ve bu yönetimin yönettiği Fenerbahçe'yi desteklemekten vazgeçerim;
Şükrü Saracoğlu'na gitmem, hatta Lig TV'de bile maç izlemem,
Feneriumlardan tek kuruş alışveriş yapmam,
Fenerbahçeliliğimi de, bu yönetim gidene kadar dondururum.
Biz her zaman, Fenerbahçeli olduk.
Biz her zaman, Sarı-Lacivert Çubuklu'nun aşığı olduk.
Biz her zaman Aziz Yıldırım'a, bizi satmadığı için destek olduk.
Azizbahçeli dediler, varsın desinler. Böyle bir başkanı gördükten sonra, Azizbahçeli de olurum anasını satayım.
Ama Nihatbahçeli, xxxbahçeli vs olmam !!!
3 temmuz'dan beri ayakta nasıl durulur dersi veren
ahlaksızların ahlak dersi vermeye çalıştığı
en zor zamanında bile zirveye oynayan
taraftarının elimden gelen maksimum desteği verdiği
türkiye'nin en büyük kulübüdür.
cas davası,şike davası değil
bizim için önemli olan sarı laciverttir.
3 temmuzdan beri tüm namussuzlukları yapanlar,
sakın bu kulübe namus dersi vermeye kalkışmasın.
ahlaksızların ahlak dersi vermeye çalıştığı
en zor zamanında bile zirveye oynayan
taraftarının elimden gelen maksimum desteği verdiği
türkiye'nin en büyük kulübüdür.
cas davası,şike davası değil
bizim için önemli olan sarı laciverttir.
3 temmuzdan beri tüm namussuzlukları yapanlar,
sakın bu kulübe namus dersi vermeye kalkışmasın.
cas'daki davasını çekmemiş, feragat etmiştir.
ikisi arasındaki farkı anlatabilmek için;
birşey karşılığında veya karşılıklı anlaşma, uzlaşma sonucunda davanı geri çekebilirsin. ama bu konudaki hakkın ve haklılığın baki kalır.
ama eğer feragat edersen, iddia ettiğin dava konusu ile ilgili tüm haklarından ve iddialarından vazgeçmiş sayılırsın.
ouuwwwww çok sert.
ikisi arasındaki farkı anlatabilmek için;
birşey karşılığında veya karşılıklı anlaşma, uzlaşma sonucunda davanı geri çekebilirsin. ama bu konudaki hakkın ve haklılığın baki kalır.
ama eğer feragat edersen, iddia ettiğin dava konusu ile ilgili tüm haklarından ve iddialarından vazgeçmiş sayılırsın.
ouuwwwww çok sert.
o davayı çekmeyecektiniz başkan!
903240234212 tane tapen çıksa
rakip kaleciler fenerbahçe formasıyla sahaya çıksa,
klup başkanlarına şeref tribününde çuvalla para versen,
mustafa sarp'ı bile transfer edip takım kaptanı yapsan,
colin kazım'ı teknik direktör ilan etsen de yine de üstümüze alınmaz, sana toz kondurtmazdık başkan..
ama haklı olduğumuz, namusumuz dediğimiz davayı çekmeyecektin!
903240234212 tane tapen çıksa
rakip kaleciler fenerbahçe formasıyla sahaya çıksa,
klup başkanlarına şeref tribününde çuvalla para versen,
mustafa sarp'ı bile transfer edip takım kaptanı yapsan,
colin kazım'ı teknik direktör ilan etsen de yine de üstümüze alınmaz, sana toz kondurtmazdık başkan..
ama haklı olduğumuz, namusumuz dediğimiz davayı çekmeyecektin!
Avukatı Jean Louis Dupont'un daha sürecin en başında söylediği şekilde hareket ederek kazanmış takımdır. Ne demişti ki Dupont? Kelimesi kelimesine şunu demiştir.
"Bu bir pazarlık değil, görüşmedir. Fenerbahçe ve UEFA kendi verilerini savunmaktadır. Bu, normal bir prosedürdür. CAS davalarında, UEFA haksız ise mutlaka anlaşma yoluna gidilir. CAS tarihinde UEFA’nın kaybettiği dava yoktur. Kazandığı dava da yoktur."
Ama anlaşmanın gereklerince Fenerbahçe asla birşey kaybetmemiş, aksine büyük ihtimalle dava sonucunda alacağı paradan çok daha fazla bir para almıştır.
"Bu bir pazarlık değil, görüşmedir. Fenerbahçe ve UEFA kendi verilerini savunmaktadır. Bu, normal bir prosedürdür. CAS davalarında, UEFA haksız ise mutlaka anlaşma yoluna gidilir. CAS tarihinde UEFA’nın kaybettiği dava yoktur. Kazandığı dava da yoktur."
Ama anlaşmanın gereklerince Fenerbahçe asla birşey kaybetmemiş, aksine büyük ihtimalle dava sonucunda alacağı paradan çok daha fazla bir para almıştır.
ilk kuruluş yıllarında galatasaray dan bir çok ismin fenere gönderildiği takımdır. Maksat galatasarayın büyüklüğünü göstermektedir. O da bir türk takımının güçlü olmasını sağlamak ligde iyi mücadele eden bir türk takımının daha olmasını sağlamaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar