bugün
- en çok sevdiğiniz yazar14
- gocu27
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması26
- sona doğru yaklaşan akp hükümeti5
- bir gün öleceğini unutmak4
- birader yazarlar birader baydırlar4
- kendi ağzına vermek11
- hoşlanılan kızın haşemayla denize girmesi4
- kızılayın çadır satması5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- muhsin bey3
- 17 temmuz 2026 oğuzhan uğur'un gözaltına alınması4
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı6
- düğünde karizmasıyla kızların aklını alan eleman2
- ülkeyi kimler yönetiyor5
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması9
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması17
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- 17 temmuz 2026 futbolda bahis gözaltıları2
- sözlüğün tanrıçası olmak16
- renault toros'un kar kış dinlememesi4
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- arkadaşlar opera dinlemeye başladım4
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- türk milletinin çirkin olması3
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması6
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- hayatın güzel olması3
- baklavanın yanında kola içmek7
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması9
- arkadaşlar kek yaptım9
- sözlük yazarlarının numaraları6
- istanbul3
- plajda tanga bikini giyen evli kadın4
- yazarların kahve tercihleri5
- 2000 tl lik tişört giymek2
- özgür özel2
- kerem kınık'ın kızının motosikletliye çarpması2
- sözlük kızlarının çorapları7
- hazret ktc8
- sarapci koala3
- uludağ sözlük haxball zirvesi2
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- kadın cinayetlerinin abartılması3
- merve şebnem oruç2
- seyir zevki olmayan sözlük kavgası4
- cem karaca5
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması8
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- seviyeli bir yazar olmak4
sultan v. murad ın kızlarından birisidir. milli mücadele döneminde sarayın içinde olanları ankara istihbaratına servis etmesiyle ünlüdür. damat ferit ten nefret etmesi kendisini böyle bir yola sürüklemiş olması muhtemeldir.
görsel
5. Murat'ın Kızı Fehime Sultan.
"Pek sevgili karım Sâmâhatıma bir hâtıra. Nis 1924 Fehîme Perîhân binti Murâd Han."
5. Murat'ın Kızı Fehime Sultan.
"Pek sevgili karım Sâmâhatıma bir hâtıra. Nis 1924 Fehîme Perîhân binti Murâd Han."
görsel
Sultan 5. Murad'ın kızı; Sultan 2. Abdülhamid ve Sultan Vahdettin'in yeğeni Fehime Sultan piyano çalıyor, 20. yüzyıl başları (Sadberk Hanım Müzesi).
Sultan 5. Murad'ın kızı; Sultan 2. Abdülhamid ve Sultan Vahdettin'in yeğeni Fehime Sultan piyano çalıyor, 20. yüzyıl başları (Sadberk Hanım Müzesi).
ümitsizlik ve ızdırabın kendisini öldürdüğü söylenen kadın. hizmetçisinden kendisini öldükten sonra sessiz sedasız gömmesini istemiştir, mezarı bilinmemektedir.
görsel
Yakın zamanlarda V. Murad'ın kızı Fehime Sultan'ın Taksim Atatürk Kitaplığı'nda bir mektubu ortaya çıktı (No. 48222, Müteferrik Evrak).
Mektupta muhatap olarak Mahmud Şevket Paşa'ya bir hitap yoksa da, içeriğinde Harbiye Nâzırı'na yazıldığı belirtiliyor. Osmanlı devrinin son döneminde yetişen bir padişah kızının fikir düzeyi ve üslubunu göstermesi açısından, Abdülhamid'in dönemini "istibdat devri" olarak nitelendirdiği bu mektubun geniş bir özetini bugünkü Türkçe ile veriyoruz..
"Malumunuzdur ki ıı. Abdülhamid'in istibdat yönetiminde babamızın yanından alınarak dört yıl Yıldız'ın kat kat duvarları içinde mahsur edildikten sonra gönülsüzce, istemediğim halde Galip Paşa ile evlendirildim. O zaman zulüm ve istibdat devrinde insan hukukunu arayamadığından, daha doğrusu söz söyleme özgürlüğüne sahip olmadığından ister istemez bu duruma tahammül ettim. Amcamın zalimce kıydırdığı nikah ile Galip Paşa ile aramızda hukuki bir bağ oluştuysa da... sizi babam makamında telakki ettiğimden utanarak beyan ederim ki asla onun eşi olmadım. Dokuz sene istemediğim, zorla koca olarak tanıdığım bir adamla hayatımı geçirmeye mecbur oldum ki bunun ne kadar acı, ne kadar dayanılmaz, ıstırap dolu bir hayat olduğunun takdirini insafınıza bırakıyorum. An geldi, özgürlüğün parlak güneşi Rumeli'nden parladı (Hareket Ordusu'nun Selanik'ten istanbul'a gelişini kastediyor). O zalim idareyi kahredip mutluluk dönemini getirdi. Bu bizim gibi felakete uğramışlar için mutluluğun müjdesi idi..
Meşrutiyet'in ilk yılları, kavuştuğumuz şu beklenmeyen özgürlüğün verdiği dalgınlıkla geçti. Bu hal olağandı. Çünkü dünyaya geldiğim günden beri beni kucaklayan felaketten kurtulacağım o mutlu gün gelmişti. Herkes medeni ve kişisel haklarına ulaşıyor. Sürgünler sürgün yerlerinden, mahpuslar zindanlarından çıkıyor. Çoktan beri yüzüne hasret kaldıkları analarına, babalarına koşuyor. Her gün gazetelerde bu gibi sevinçli haberlere rastlıyorum. işte o zaman düşündüm ki madem ki Kanun-ı Esasi bize eşit olarak her hukuku veriyor, şeriat boşanmayı hak gösteriyor, neden ben de herkes gibi istibdat devrine gasp edilen haklarımı arayıp talep etmeyeyim. Neden dokuz yıldır çektiğim bu felakete bir son vermeyeyim.
"Dünya tarihinde eş benzeri görülmemiş dünya uygarlıklarını hayrete düşüren o şanlı ordunuza karşı bir bağlılık hissediyor, sizin mert, kahraman, namuslu oğullarınızdan birinin eşi olmayı hayal ediyorum. Meşrutiyet devrinden manen maddeten zarar gören Galip Paşa ise kendinden ayrılma ihtimalimi görerek, gece gündüz içmekle vakit geçirip o kadar kötü hareketlere başladı ki artık tahammülüme imkan kalmamıştır..
"Bunun üzerine artık birlikte yaşamanın mümkün olamayacağını küçük amcama (Vahdeddin olmalı) arz ederek bu felaketten kurtulmamaı büyük amcama (Sultan Reşad) arz etmelerini rica ettim. Bundan haberdar olan Galip Paşa pek arzu ettiğim askerlerle evlenmeme mani olmak için alçakça bir iftira attı. Ailesi de intikam sevdasıyla ona uydular. Bu uydurmalar, iftiralar üzerine mahkeme-i şeriyyeye müracaatla boşanma davası açtım. Bundan altı ay önce boşanmayı başardım. Genç bir sultan olmamdan dolayı birçok taliplerin sonu gelmez rahatsızlıklarına maruz kaldım. Amcamın (Sultan Reşad) Kosova seyahatinden on beş gün önce seçtiğim bir subayla evlenmeme izin vermesini istirham ettim. Haber göndereceklerini vaat ettikleri halde ses çıkmadığı gibi ikinci evliliğimi tanımayacakları haberini aldım. Bu arada evleneceğim subayın annesini ve kız kardeşini almak üzere istanbul'a izinli geldiğini haber alınca vekil ve şahitlerini de seçmesi haberini gönderdim. Nikâhımız kıyıldı, cemiyetimiz yapıldı. Padişah Kosova'dan döndükten sonra kocamın istanbul'da kalmasını istirham eyledim. Biz karışmayız, Harbiye Nâzırı karışır denildi.
"Şefkatli babam, işte size durumu arz ettim. Mağdur ve rahmetli pederimin ruhunu şad etmek isterseniz gereğini yapmanızı istirham ederim efendim.
30 Haziran 1911
Sultan Murâd kızı Fehime"
(SiNAN ÇULUK'un, #tarihdergi'nin Temmuz 2019 sayısında yer alan, "Devrik padişahın kızlarının özgürlük ve intikam aşkı" başlıklı yazısından alınmıştır.)
https://www.facebook.com/...5/posts/3606651146127259/
Yakın zamanlarda V. Murad'ın kızı Fehime Sultan'ın Taksim Atatürk Kitaplığı'nda bir mektubu ortaya çıktı (No. 48222, Müteferrik Evrak).
Mektupta muhatap olarak Mahmud Şevket Paşa'ya bir hitap yoksa da, içeriğinde Harbiye Nâzırı'na yazıldığı belirtiliyor. Osmanlı devrinin son döneminde yetişen bir padişah kızının fikir düzeyi ve üslubunu göstermesi açısından, Abdülhamid'in dönemini "istibdat devri" olarak nitelendirdiği bu mektubun geniş bir özetini bugünkü Türkçe ile veriyoruz..
"Malumunuzdur ki ıı. Abdülhamid'in istibdat yönetiminde babamızın yanından alınarak dört yıl Yıldız'ın kat kat duvarları içinde mahsur edildikten sonra gönülsüzce, istemediğim halde Galip Paşa ile evlendirildim. O zaman zulüm ve istibdat devrinde insan hukukunu arayamadığından, daha doğrusu söz söyleme özgürlüğüne sahip olmadığından ister istemez bu duruma tahammül ettim. Amcamın zalimce kıydırdığı nikah ile Galip Paşa ile aramızda hukuki bir bağ oluştuysa da... sizi babam makamında telakki ettiğimden utanarak beyan ederim ki asla onun eşi olmadım. Dokuz sene istemediğim, zorla koca olarak tanıdığım bir adamla hayatımı geçirmeye mecbur oldum ki bunun ne kadar acı, ne kadar dayanılmaz, ıstırap dolu bir hayat olduğunun takdirini insafınıza bırakıyorum. An geldi, özgürlüğün parlak güneşi Rumeli'nden parladı (Hareket Ordusu'nun Selanik'ten istanbul'a gelişini kastediyor). O zalim idareyi kahredip mutluluk dönemini getirdi. Bu bizim gibi felakete uğramışlar için mutluluğun müjdesi idi..
Meşrutiyet'in ilk yılları, kavuştuğumuz şu beklenmeyen özgürlüğün verdiği dalgınlıkla geçti. Bu hal olağandı. Çünkü dünyaya geldiğim günden beri beni kucaklayan felaketten kurtulacağım o mutlu gün gelmişti. Herkes medeni ve kişisel haklarına ulaşıyor. Sürgünler sürgün yerlerinden, mahpuslar zindanlarından çıkıyor. Çoktan beri yüzüne hasret kaldıkları analarına, babalarına koşuyor. Her gün gazetelerde bu gibi sevinçli haberlere rastlıyorum. işte o zaman düşündüm ki madem ki Kanun-ı Esasi bize eşit olarak her hukuku veriyor, şeriat boşanmayı hak gösteriyor, neden ben de herkes gibi istibdat devrine gasp edilen haklarımı arayıp talep etmeyeyim. Neden dokuz yıldır çektiğim bu felakete bir son vermeyeyim.
"Dünya tarihinde eş benzeri görülmemiş dünya uygarlıklarını hayrete düşüren o şanlı ordunuza karşı bir bağlılık hissediyor, sizin mert, kahraman, namuslu oğullarınızdan birinin eşi olmayı hayal ediyorum. Meşrutiyet devrinden manen maddeten zarar gören Galip Paşa ise kendinden ayrılma ihtimalimi görerek, gece gündüz içmekle vakit geçirip o kadar kötü hareketlere başladı ki artık tahammülüme imkan kalmamıştır..
"Bunun üzerine artık birlikte yaşamanın mümkün olamayacağını küçük amcama (Vahdeddin olmalı) arz ederek bu felaketten kurtulmamaı büyük amcama (Sultan Reşad) arz etmelerini rica ettim. Bundan haberdar olan Galip Paşa pek arzu ettiğim askerlerle evlenmeme mani olmak için alçakça bir iftira attı. Ailesi de intikam sevdasıyla ona uydular. Bu uydurmalar, iftiralar üzerine mahkeme-i şeriyyeye müracaatla boşanma davası açtım. Bundan altı ay önce boşanmayı başardım. Genç bir sultan olmamdan dolayı birçok taliplerin sonu gelmez rahatsızlıklarına maruz kaldım. Amcamın (Sultan Reşad) Kosova seyahatinden on beş gün önce seçtiğim bir subayla evlenmeme izin vermesini istirham ettim. Haber göndereceklerini vaat ettikleri halde ses çıkmadığı gibi ikinci evliliğimi tanımayacakları haberini aldım. Bu arada evleneceğim subayın annesini ve kız kardeşini almak üzere istanbul'a izinli geldiğini haber alınca vekil ve şahitlerini de seçmesi haberini gönderdim. Nikâhımız kıyıldı, cemiyetimiz yapıldı. Padişah Kosova'dan döndükten sonra kocamın istanbul'da kalmasını istirham eyledim. Biz karışmayız, Harbiye Nâzırı karışır denildi.
"Şefkatli babam, işte size durumu arz ettim. Mağdur ve rahmetli pederimin ruhunu şad etmek isterseniz gereğini yapmanızı istirham ederim efendim.
30 Haziran 1911
Sultan Murâd kızı Fehime"
(SiNAN ÇULUK'un, #tarihdergi'nin Temmuz 2019 sayısında yer alan, "Devrik padişahın kızlarının özgürlük ve intikam aşkı" başlıklı yazısından alınmıştır.)
https://www.facebook.com/...5/posts/3606651146127259/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar