bugün
- depresyonun en kötü hali5
- osmanlıca sözcükler4
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır7
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor3
- kelebeklerin bir boka yaramaması5
- en gey özelliğiniz6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu4
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- kadınların bir şeyleri abartması2
- bu koyden olsam ne olacak5
- yemek yapan erkek2
- tantuni6
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- kürdün dinsizi2
- yağmurcu neden akpli13
- yakışıklı seri katil3
- tai lung8
- en güzel bisküvinin probis olması3
- sözlük kızlarının kombinleri2
- velvet10
- sözlük içi güzel renkler4
- tarhana yapmayı bilen kız3
- sözlüğü canlandıramamak3
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- ioçk'nın mutfağı6
- kedi kumu4
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- radikal karar almak5
- sözlüğün en cilveli kızı3
- aleyna tilki nin ayakları2
- lahmacun yiyen insan2
- yakın gözlüğü kullanan fosil yazarlar2
- zall'ın görükle de seviştiği kızların listesi2
- tatlı yiyen erkek2
- bu yapay zeka nedir sözlükte2
- kedi köpek3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- şükürcülük6
- sivrisineklerin şerefsiz olması2
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- slm yazan erkek2
- erdal beşikçioğlu17
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- kızlar naber10
- balkan göçmenleri2
sultan v. murad ın kızlarından birisidir. milli mücadele döneminde sarayın içinde olanları ankara istihbaratına servis etmesiyle ünlüdür. damat ferit ten nefret etmesi kendisini böyle bir yola sürüklemiş olması muhtemeldir.
görsel
5. Murat'ın Kızı Fehime Sultan.
"Pek sevgili karım Sâmâhatıma bir hâtıra. Nis 1924 Fehîme Perîhân binti Murâd Han."
5. Murat'ın Kızı Fehime Sultan.
"Pek sevgili karım Sâmâhatıma bir hâtıra. Nis 1924 Fehîme Perîhân binti Murâd Han."
görsel
Sultan 5. Murad'ın kızı; Sultan 2. Abdülhamid ve Sultan Vahdettin'in yeğeni Fehime Sultan piyano çalıyor, 20. yüzyıl başları (Sadberk Hanım Müzesi).
Sultan 5. Murad'ın kızı; Sultan 2. Abdülhamid ve Sultan Vahdettin'in yeğeni Fehime Sultan piyano çalıyor, 20. yüzyıl başları (Sadberk Hanım Müzesi).
ümitsizlik ve ızdırabın kendisini öldürdüğü söylenen kadın. hizmetçisinden kendisini öldükten sonra sessiz sedasız gömmesini istemiştir, mezarı bilinmemektedir.
görsel
Yakın zamanlarda V. Murad'ın kızı Fehime Sultan'ın Taksim Atatürk Kitaplığı'nda bir mektubu ortaya çıktı (No. 48222, Müteferrik Evrak).
Mektupta muhatap olarak Mahmud Şevket Paşa'ya bir hitap yoksa da, içeriğinde Harbiye Nâzırı'na yazıldığı belirtiliyor. Osmanlı devrinin son döneminde yetişen bir padişah kızının fikir düzeyi ve üslubunu göstermesi açısından, Abdülhamid'in dönemini "istibdat devri" olarak nitelendirdiği bu mektubun geniş bir özetini bugünkü Türkçe ile veriyoruz..
"Malumunuzdur ki ıı. Abdülhamid'in istibdat yönetiminde babamızın yanından alınarak dört yıl Yıldız'ın kat kat duvarları içinde mahsur edildikten sonra gönülsüzce, istemediğim halde Galip Paşa ile evlendirildim. O zaman zulüm ve istibdat devrinde insan hukukunu arayamadığından, daha doğrusu söz söyleme özgürlüğüne sahip olmadığından ister istemez bu duruma tahammül ettim. Amcamın zalimce kıydırdığı nikah ile Galip Paşa ile aramızda hukuki bir bağ oluştuysa da... sizi babam makamında telakki ettiğimden utanarak beyan ederim ki asla onun eşi olmadım. Dokuz sene istemediğim, zorla koca olarak tanıdığım bir adamla hayatımı geçirmeye mecbur oldum ki bunun ne kadar acı, ne kadar dayanılmaz, ıstırap dolu bir hayat olduğunun takdirini insafınıza bırakıyorum. An geldi, özgürlüğün parlak güneşi Rumeli'nden parladı (Hareket Ordusu'nun Selanik'ten istanbul'a gelişini kastediyor). O zalim idareyi kahredip mutluluk dönemini getirdi. Bu bizim gibi felakete uğramışlar için mutluluğun müjdesi idi..
Meşrutiyet'in ilk yılları, kavuştuğumuz şu beklenmeyen özgürlüğün verdiği dalgınlıkla geçti. Bu hal olağandı. Çünkü dünyaya geldiğim günden beri beni kucaklayan felaketten kurtulacağım o mutlu gün gelmişti. Herkes medeni ve kişisel haklarına ulaşıyor. Sürgünler sürgün yerlerinden, mahpuslar zindanlarından çıkıyor. Çoktan beri yüzüne hasret kaldıkları analarına, babalarına koşuyor. Her gün gazetelerde bu gibi sevinçli haberlere rastlıyorum. işte o zaman düşündüm ki madem ki Kanun-ı Esasi bize eşit olarak her hukuku veriyor, şeriat boşanmayı hak gösteriyor, neden ben de herkes gibi istibdat devrine gasp edilen haklarımı arayıp talep etmeyeyim. Neden dokuz yıldır çektiğim bu felakete bir son vermeyeyim.
"Dünya tarihinde eş benzeri görülmemiş dünya uygarlıklarını hayrete düşüren o şanlı ordunuza karşı bir bağlılık hissediyor, sizin mert, kahraman, namuslu oğullarınızdan birinin eşi olmayı hayal ediyorum. Meşrutiyet devrinden manen maddeten zarar gören Galip Paşa ise kendinden ayrılma ihtimalimi görerek, gece gündüz içmekle vakit geçirip o kadar kötü hareketlere başladı ki artık tahammülüme imkan kalmamıştır..
"Bunun üzerine artık birlikte yaşamanın mümkün olamayacağını küçük amcama (Vahdeddin olmalı) arz ederek bu felaketten kurtulmamaı büyük amcama (Sultan Reşad) arz etmelerini rica ettim. Bundan haberdar olan Galip Paşa pek arzu ettiğim askerlerle evlenmeme mani olmak için alçakça bir iftira attı. Ailesi de intikam sevdasıyla ona uydular. Bu uydurmalar, iftiralar üzerine mahkeme-i şeriyyeye müracaatla boşanma davası açtım. Bundan altı ay önce boşanmayı başardım. Genç bir sultan olmamdan dolayı birçok taliplerin sonu gelmez rahatsızlıklarına maruz kaldım. Amcamın (Sultan Reşad) Kosova seyahatinden on beş gün önce seçtiğim bir subayla evlenmeme izin vermesini istirham ettim. Haber göndereceklerini vaat ettikleri halde ses çıkmadığı gibi ikinci evliliğimi tanımayacakları haberini aldım. Bu arada evleneceğim subayın annesini ve kız kardeşini almak üzere istanbul'a izinli geldiğini haber alınca vekil ve şahitlerini de seçmesi haberini gönderdim. Nikâhımız kıyıldı, cemiyetimiz yapıldı. Padişah Kosova'dan döndükten sonra kocamın istanbul'da kalmasını istirham eyledim. Biz karışmayız, Harbiye Nâzırı karışır denildi.
"Şefkatli babam, işte size durumu arz ettim. Mağdur ve rahmetli pederimin ruhunu şad etmek isterseniz gereğini yapmanızı istirham ederim efendim.
30 Haziran 1911
Sultan Murâd kızı Fehime"
(SiNAN ÇULUK'un, #tarihdergi'nin Temmuz 2019 sayısında yer alan, "Devrik padişahın kızlarının özgürlük ve intikam aşkı" başlıklı yazısından alınmıştır.)
https://www.facebook.com/...5/posts/3606651146127259/
Yakın zamanlarda V. Murad'ın kızı Fehime Sultan'ın Taksim Atatürk Kitaplığı'nda bir mektubu ortaya çıktı (No. 48222, Müteferrik Evrak).
Mektupta muhatap olarak Mahmud Şevket Paşa'ya bir hitap yoksa da, içeriğinde Harbiye Nâzırı'na yazıldığı belirtiliyor. Osmanlı devrinin son döneminde yetişen bir padişah kızının fikir düzeyi ve üslubunu göstermesi açısından, Abdülhamid'in dönemini "istibdat devri" olarak nitelendirdiği bu mektubun geniş bir özetini bugünkü Türkçe ile veriyoruz..
"Malumunuzdur ki ıı. Abdülhamid'in istibdat yönetiminde babamızın yanından alınarak dört yıl Yıldız'ın kat kat duvarları içinde mahsur edildikten sonra gönülsüzce, istemediğim halde Galip Paşa ile evlendirildim. O zaman zulüm ve istibdat devrinde insan hukukunu arayamadığından, daha doğrusu söz söyleme özgürlüğüne sahip olmadığından ister istemez bu duruma tahammül ettim. Amcamın zalimce kıydırdığı nikah ile Galip Paşa ile aramızda hukuki bir bağ oluştuysa da... sizi babam makamında telakki ettiğimden utanarak beyan ederim ki asla onun eşi olmadım. Dokuz sene istemediğim, zorla koca olarak tanıdığım bir adamla hayatımı geçirmeye mecbur oldum ki bunun ne kadar acı, ne kadar dayanılmaz, ıstırap dolu bir hayat olduğunun takdirini insafınıza bırakıyorum. An geldi, özgürlüğün parlak güneşi Rumeli'nden parladı (Hareket Ordusu'nun Selanik'ten istanbul'a gelişini kastediyor). O zalim idareyi kahredip mutluluk dönemini getirdi. Bu bizim gibi felakete uğramışlar için mutluluğun müjdesi idi..
Meşrutiyet'in ilk yılları, kavuştuğumuz şu beklenmeyen özgürlüğün verdiği dalgınlıkla geçti. Bu hal olağandı. Çünkü dünyaya geldiğim günden beri beni kucaklayan felaketten kurtulacağım o mutlu gün gelmişti. Herkes medeni ve kişisel haklarına ulaşıyor. Sürgünler sürgün yerlerinden, mahpuslar zindanlarından çıkıyor. Çoktan beri yüzüne hasret kaldıkları analarına, babalarına koşuyor. Her gün gazetelerde bu gibi sevinçli haberlere rastlıyorum. işte o zaman düşündüm ki madem ki Kanun-ı Esasi bize eşit olarak her hukuku veriyor, şeriat boşanmayı hak gösteriyor, neden ben de herkes gibi istibdat devrine gasp edilen haklarımı arayıp talep etmeyeyim. Neden dokuz yıldır çektiğim bu felakete bir son vermeyeyim.
"Dünya tarihinde eş benzeri görülmemiş dünya uygarlıklarını hayrete düşüren o şanlı ordunuza karşı bir bağlılık hissediyor, sizin mert, kahraman, namuslu oğullarınızdan birinin eşi olmayı hayal ediyorum. Meşrutiyet devrinden manen maddeten zarar gören Galip Paşa ise kendinden ayrılma ihtimalimi görerek, gece gündüz içmekle vakit geçirip o kadar kötü hareketlere başladı ki artık tahammülüme imkan kalmamıştır..
"Bunun üzerine artık birlikte yaşamanın mümkün olamayacağını küçük amcama (Vahdeddin olmalı) arz ederek bu felaketten kurtulmamaı büyük amcama (Sultan Reşad) arz etmelerini rica ettim. Bundan haberdar olan Galip Paşa pek arzu ettiğim askerlerle evlenmeme mani olmak için alçakça bir iftira attı. Ailesi de intikam sevdasıyla ona uydular. Bu uydurmalar, iftiralar üzerine mahkeme-i şeriyyeye müracaatla boşanma davası açtım. Bundan altı ay önce boşanmayı başardım. Genç bir sultan olmamdan dolayı birçok taliplerin sonu gelmez rahatsızlıklarına maruz kaldım. Amcamın (Sultan Reşad) Kosova seyahatinden on beş gün önce seçtiğim bir subayla evlenmeme izin vermesini istirham ettim. Haber göndereceklerini vaat ettikleri halde ses çıkmadığı gibi ikinci evliliğimi tanımayacakları haberini aldım. Bu arada evleneceğim subayın annesini ve kız kardeşini almak üzere istanbul'a izinli geldiğini haber alınca vekil ve şahitlerini de seçmesi haberini gönderdim. Nikâhımız kıyıldı, cemiyetimiz yapıldı. Padişah Kosova'dan döndükten sonra kocamın istanbul'da kalmasını istirham eyledim. Biz karışmayız, Harbiye Nâzırı karışır denildi.
"Şefkatli babam, işte size durumu arz ettim. Mağdur ve rahmetli pederimin ruhunu şad etmek isterseniz gereğini yapmanızı istirham ederim efendim.
30 Haziran 1911
Sultan Murâd kızı Fehime"
(SiNAN ÇULUK'un, #tarihdergi'nin Temmuz 2019 sayısında yer alan, "Devrik padişahın kızlarının özgürlük ve intikam aşkı" başlıklı yazısından alınmıştır.)
https://www.facebook.com/...5/posts/3606651146127259/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar