bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- en kibirli yuzır11
- velvet47
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- friedrich hegel la bi cay icek10
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- habire1239
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- velvet vs nervio24
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- 50 yıllık yuzır5
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- nervio19
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- yeni parti25
- uludağ sözlük magazin servisi5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- emekli maaş promosyonu emekli maaşı kadar olsun3
- kezoyu delirtmek5
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- kezonova4
- g'i l d'e d l'i l y16
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- selam sözlük7
- merak ediyorsan yaz7
- türklerden nefret etme nedenleri5
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- artık uyuyalım3
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- puura10
ömrüm boyunca korktuğum, çekindiğim hede. bakmam, baktırmam.
Ne zaman kapatsam çıkan hede. Hiç mi sekmez amk. Fincanı bir kaldırıyorlar, baştan aşağı sıkıntı. Yalan dersem çarpılırım.
uydurma olay.hala baktıran var mı ya..
umut fakirin ekmeği be anam diyerek en az 20 tl den başlayan ve fahiş fiyatlarla suya, kahveye, tarot kartına bakılarak yapılan yorumdur. tutar- tutmaz bilemem ama bir çok falcım var anacığım. taksim de demet, fenerbahçe de svetlana, anlatya da kuzey daha niceleri...
şimdi buldum birini, şile de. mısırlı bir kadın. iyi tutturdu gibi, pazartesi de başka birine gideceğim...
bir evlenecek olduğum çıksın, bir de benim için zirve yapalım. valla...
varsa bu arada falcıya gidip de memnun olan, paylaşıversin anılarını. zira ben pek kazık yedim...
günübirlik yalovalara gitmelerden tutun, bir ay boyunca biriktirdiğim parayı angutun tekinin kucağına bayılmaya kadar pek çok sığırlık yaptım.
saygılar, sevgiler...
şimdi buldum birini, şile de. mısırlı bir kadın. iyi tutturdu gibi, pazartesi de başka birine gideceğim...
bir evlenecek olduğum çıksın, bir de benim için zirve yapalım. valla...
varsa bu arada falcıya gidip de memnun olan, paylaşıversin anılarını. zira ben pek kazık yedim...
günübirlik yalovalara gitmelerden tutun, bir ay boyunca biriktirdiğim parayı angutun tekinin kucağına bayılmaya kadar pek çok sığırlık yaptım.
saygılar, sevgiler...
---ilk ve son falım---
zaman zaman böyle sakarlıklarım olur. Mutfağın rafındaki bardağa uzanınca elim rafta dizili fincanlardan birine takıldı ve
fincanlardardan biri yere düşüp parçalandı. Kırılan ve etrafa dağılan fincan parçacıkları beni yıllar öncesine bir çocukluk anıma
götürdü...
ilkokul beşinci sınıfta olmalıydım... kuşların ağaçlarda cıvıldadığı, sokaklarda bisikletli çocukların gezdiği güzel bir ilkbahar
günüydü... annemin misafirleri de gelmişti. Bu an benim için de önemli olduğu için hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmak
istemiyordum. Misafirler salonda yerlerini almış; önce hoşbeş edilmiş, hal hatır sorulmuş, konuşma ve gülüşmelerle sohbet
başlamıştı. Sohbeti daha da koyulaştırmak için orta şekerli kahve cezvesi ocağın üzerine sürülmüştür. Birazdan kahveler
içilecek, fincanlar tabağına ters çevrilecek, bir süre bekletildikten sonra fal bakılacaktır. Herkes küçük bir fincandan bahtına
düşeni mahallemizin en güzel fal bakan teyze;sinden öğrenecektir. Heyecan içinde bekliyordum. Hayallerimi gerçekleştirecek
olayı mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi bugünden görebilirdi, çocuksu mutluluğuma mutluluk katabilirdi. Hayatımda ilk
kez ben de falıma bakılsın istiyordum. Bu konuda annemi de ikna etmiştim, annem de mahallemizin en güzel bakan
teyzesini...
kahveler içildi. Ben de annemin fincana koyduğu iki yudumluk kahveden bir yudum içmiş, diğer teyzelerden öğrendiğim gibi
fincanı kapağın üzerine ters çevirmiştim... nihayet beklenen an gelmişti. Mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi kendine
uzatılan fincanı eline alıp evirdi, çevirdi , karşısındaki kadının yüzüne anlamlı ve derin bir bakıştan sonra kendine özgü o büyülü
anlatımıyla fal yorumuna başladı: ay kızzz senin için daralmış!... içini ferah tut! diyerek onu teselli edici birtakım sözler
söyledi. Misafir kadınlar da başlarını sallayarak onun sözlerini onayladı. Aslında bu fal, bu teyzenin hiç değişmeyecek kaderi
gibiydi sanki. içinin daraldığını anlamak için falcı olmaya hi gerek yoktu. Çünkü o her zaman kederlidir, yüzüne şöyle bir
baksanız siz de anlardınız. Onun için daralmasın da kiminki daralsın. Beş çocuk, geçim sıkıntısı, her akşam eve gece yarısı gelen sarhoş bir koca...
mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi diğer fincanı uzatan bir kadına: ay kızzz... kısmet görünüyor, kısmet...! dedi ve
ekledi: üç vakte kadar mı desem , beş vakte kadar mı desem... falında müjdeli bir haber görünüyor dedi. Kadın sevindi,
herkes kadının yanında oturan kızına bakıp anlamlı anlamlı gülümsedi, kızcağız utandı, yüzü kızardı.
Bu falda geçen üç vakte kadar, beş vakte kadar sözüne takılmıştım. Büyülü olmasına büyülü bir sözdü ama 3-5 gün
müydü, 3-5 ay mıdır,bir türlü çözememiştim. Bu söz kafamı kurcalıyordu. Ben 3-5 vakti bilmem , benim falım tez vakitte
çıkmalıydı... tam sırası diye düşündüm annem mahallenin en güzel fal bakan teyzesine ikinci bir kahve yapmıştı, onu içiyordu.
Daha fazla dayanamadım, masanın üstünde duran ve beni bekleyen fincanı kaptığım gibi heyecanla ona uzatıyordum ki... bir
kaza oldu, yine sakarlığım tuttu. Elim kahvesini içen falcı kadının fincanına değdi. Kahve kadının bembeyaz elbisesinin üzerine
döküldü. Falcı teyze can havliyle ayağa fırladı, annem yardımına koştu, beni de bir güzel azarladı, odadan dışarı kovdu. Ben
suçlu bir şekilde odayı terkederken dönüp baktığımda gözlerime inanamadım... bu bir mucize olmalıydı. Çünkü mahallenin en
güzel fal bakan teyzesinin bembeyaz gömleği üzerinde dökülen kahvede, falımda çıkmasını istediğim iyi bir karne getirirsem
bana alınacak olan bisikletin tekerleklerini görüyor gibiydim...
Üç vakit sonrası: yepissyeniii , gıcır gıcır mavi bisikletimle o zamana kadar hep arkalarından baktıgım çocukların arasına
ben de katılmıştım...
Çok vakit sonrası : (bugüne gelince) kahveyi pek sevmem ve içmem. Şimdiye kadar da hiç falıma baktırmadım , gerek de
duymadım. Ama siz kahve içiyorsanız üzerinizde bembeyaz bir gömleğiniz varsa ve içtiğiniz kahve üzerinize dökülmüşse beni
çağırın!! ... mahallemizin en güzel fal bakan teyzesinden aklımdan kalan sözleriyle falına bakabilirim. Ya da hiç zahmet edip
çağırmayın yanınızda bulunan biri bu işi benden iyi yapabilir...
zaman zaman böyle sakarlıklarım olur. Mutfağın rafındaki bardağa uzanınca elim rafta dizili fincanlardan birine takıldı ve
fincanlardardan biri yere düşüp parçalandı. Kırılan ve etrafa dağılan fincan parçacıkları beni yıllar öncesine bir çocukluk anıma
götürdü...
ilkokul beşinci sınıfta olmalıydım... kuşların ağaçlarda cıvıldadığı, sokaklarda bisikletli çocukların gezdiği güzel bir ilkbahar
günüydü... annemin misafirleri de gelmişti. Bu an benim için de önemli olduğu için hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmak
istemiyordum. Misafirler salonda yerlerini almış; önce hoşbeş edilmiş, hal hatır sorulmuş, konuşma ve gülüşmelerle sohbet
başlamıştı. Sohbeti daha da koyulaştırmak için orta şekerli kahve cezvesi ocağın üzerine sürülmüştür. Birazdan kahveler
içilecek, fincanlar tabağına ters çevrilecek, bir süre bekletildikten sonra fal bakılacaktır. Herkes küçük bir fincandan bahtına
düşeni mahallemizin en güzel fal bakan teyze;sinden öğrenecektir. Heyecan içinde bekliyordum. Hayallerimi gerçekleştirecek
olayı mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi bugünden görebilirdi, çocuksu mutluluğuma mutluluk katabilirdi. Hayatımda ilk
kez ben de falıma bakılsın istiyordum. Bu konuda annemi de ikna etmiştim, annem de mahallemizin en güzel bakan
teyzesini...
kahveler içildi. Ben de annemin fincana koyduğu iki yudumluk kahveden bir yudum içmiş, diğer teyzelerden öğrendiğim gibi
fincanı kapağın üzerine ters çevirmiştim... nihayet beklenen an gelmişti. Mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi kendine
uzatılan fincanı eline alıp evirdi, çevirdi , karşısındaki kadının yüzüne anlamlı ve derin bir bakıştan sonra kendine özgü o büyülü
anlatımıyla fal yorumuna başladı: ay kızzz senin için daralmış!... içini ferah tut! diyerek onu teselli edici birtakım sözler
söyledi. Misafir kadınlar da başlarını sallayarak onun sözlerini onayladı. Aslında bu fal, bu teyzenin hiç değişmeyecek kaderi
gibiydi sanki. içinin daraldığını anlamak için falcı olmaya hi gerek yoktu. Çünkü o her zaman kederlidir, yüzüne şöyle bir
baksanız siz de anlardınız. Onun için daralmasın da kiminki daralsın. Beş çocuk, geçim sıkıntısı, her akşam eve gece yarısı gelen sarhoş bir koca...
mahallemizin en güzel fal bakan teyzesi diğer fincanı uzatan bir kadına: ay kızzz... kısmet görünüyor, kısmet...! dedi ve
ekledi: üç vakte kadar mı desem , beş vakte kadar mı desem... falında müjdeli bir haber görünüyor dedi. Kadın sevindi,
herkes kadının yanında oturan kızına bakıp anlamlı anlamlı gülümsedi, kızcağız utandı, yüzü kızardı.
Bu falda geçen üç vakte kadar, beş vakte kadar sözüne takılmıştım. Büyülü olmasına büyülü bir sözdü ama 3-5 gün
müydü, 3-5 ay mıdır,bir türlü çözememiştim. Bu söz kafamı kurcalıyordu. Ben 3-5 vakti bilmem , benim falım tez vakitte
çıkmalıydı... tam sırası diye düşündüm annem mahallenin en güzel fal bakan teyzesine ikinci bir kahve yapmıştı, onu içiyordu.
Daha fazla dayanamadım, masanın üstünde duran ve beni bekleyen fincanı kaptığım gibi heyecanla ona uzatıyordum ki... bir
kaza oldu, yine sakarlığım tuttu. Elim kahvesini içen falcı kadının fincanına değdi. Kahve kadının bembeyaz elbisesinin üzerine
döküldü. Falcı teyze can havliyle ayağa fırladı, annem yardımına koştu, beni de bir güzel azarladı, odadan dışarı kovdu. Ben
suçlu bir şekilde odayı terkederken dönüp baktığımda gözlerime inanamadım... bu bir mucize olmalıydı. Çünkü mahallenin en
güzel fal bakan teyzesinin bembeyaz gömleği üzerinde dökülen kahvede, falımda çıkmasını istediğim iyi bir karne getirirsem
bana alınacak olan bisikletin tekerleklerini görüyor gibiydim...
Üç vakit sonrası: yepissyeniii , gıcır gıcır mavi bisikletimle o zamana kadar hep arkalarından baktıgım çocukların arasına
ben de katılmıştım...
Çok vakit sonrası : (bugüne gelince) kahveyi pek sevmem ve içmem. Şimdiye kadar da hiç falıma baktırmadım , gerek de
duymadım. Ama siz kahve içiyorsanız üzerinizde bembeyaz bir gömleğiniz varsa ve içtiğiniz kahve üzerinize dökülmüşse beni
çağırın!! ... mahallemizin en güzel fal bakan teyzesinden aklımdan kalan sözleriyle falına bakabilirim. Ya da hiç zahmet edip
çağırmayın yanınızda bulunan biri bu işi benden iyi yapabilir...
inanmadığım hede. geçen bir arkadaş illede baktıralım dedi, neyse gittik oturduk işte kahve mahve içtik sohbet muhabbbet. sonra baktırdı falına, adam neredeyse ismine kadar söyledi, bir kaç harf dışında. ben yine inanamadım amk. ama adamın çatır çatır söylediğini de gördüm yani. bu kadarda tutarlı atılmaz sanırım.
Annem bakıyorsa (zorla fal baktırıyoruz kadına "yine de allah bilir" diye diye bakıyor) kesinlikle çıkar...
Başkasına da inanmam zaten, fal için asla da para verilmez.
Ya da iyice çaresizsiniz ve faldan medet umuyorsunuz demektir.
Başkasına da inanmam zaten, fal için asla da para verilmez.
Ya da iyice çaresizsiniz ve faldan medet umuyorsunuz demektir.
saçma sapan bir şey. bizden uzak olsun.. bide bunlara para veren dediloducu, şişman, kokuşmuş, kezban ev hanımlarını anlamıyorum.
ilginç bir ritüel.. bugün annem sana kahve yaptım iç dedi.. iyi içeyim dedim, içtikten sonra ters çevir kapat, teyzen falına bakıcakmış dedi.. la ne falı bırakın bu işleri desem de zorla baktılar.. aynen aşağı yazıyorum..
- balığın var bu haber veya kısmet demek(hadi canım)
- kısa ama zayıf bir kız var. yolunu gözlüyor(kıyamam ona)
- bak şurda bak, gördün mü kalbin tertemiz, sıkıntın kalmamış(göremedim nerde amk)
- tek katlı bir ev var kapısında da büyük bir ağaç(tek katlı ev mi olur la)
- üzerinde göz var, sana nazar eden şişman iri gözlü biri var(oha kim o amuğa goyim)
- çok yakın zamanda bir yerden eline yüklü miktarda para geçicek(fincan değil navigasyon cihazı sanki amk)
- uzun ince bir yol var önünde, bir yere elin boş gidip elin dolu geleceksin.(hımmm)
- balığın var bu haber veya kısmet demek(hadi canım)
- kısa ama zayıf bir kız var. yolunu gözlüyor(kıyamam ona)
- bak şurda bak, gördün mü kalbin tertemiz, sıkıntın kalmamış(göremedim nerde amk)
- tek katlı bir ev var kapısında da büyük bir ağaç(tek katlı ev mi olur la)
- üzerinde göz var, sana nazar eden şişman iri gözlü biri var(oha kim o amuğa goyim)
- çok yakın zamanda bir yerden eline yüklü miktarda para geçicek(fincan değil navigasyon cihazı sanki amk)
- uzun ince bir yol var önünde, bir yere elin boş gidip elin dolu geleceksin.(hımmm)
inanılmaması gerekendir.
Ama bu sefer inanmak istiyorum ya. Zaten bir defa tek fal baktırdım. ilk okul arkadaşıma. ismi sevgican. Niyetlen dedi hadi istediğin şeye. Tamam dedim. Sonra aldı fincanı. Baktı, baktı, çevirdi bir daha baktı. Uzun saçlı biri var dedi. Kız mı erkek mi bilmiyorum ama sırtına kadar uzanan saçları var dedi bu kişinin. Bu senin tutkun olacak dedi. Tutkunun peşinden gideceksin sürekli. O tutku sana büyük zevkler yaşatacak. Sonra tutkun seni o niyet ettiğin şeye sürükleyecek dedi. Niyetin kabul olucak kral, tutkun sayesinde, uzun saçlı bu insan sayesinde dedi. Aylardan hazirandı. Ben o tutkumu buldum, onun peşinden gittim. Güzel şeyler oldu zamanla. Şimdi inanmak istiyorum fala. O istediğim şey gerçekleşsin istiyorum onun sayesinde. Fal yarıya kadar doğru çıktı yani. Kız ankara'da şimdi. Hiç arayıp söylemedim bunları. Eğer dedikleri tamamen doğru çıkarsa ararım zaten de, bu fal doğru çıksın istiyorum ya.
Ama bu sefer inanmak istiyorum ya. Zaten bir defa tek fal baktırdım. ilk okul arkadaşıma. ismi sevgican. Niyetlen dedi hadi istediğin şeye. Tamam dedim. Sonra aldı fincanı. Baktı, baktı, çevirdi bir daha baktı. Uzun saçlı biri var dedi. Kız mı erkek mi bilmiyorum ama sırtına kadar uzanan saçları var dedi bu kişinin. Bu senin tutkun olacak dedi. Tutkunun peşinden gideceksin sürekli. O tutku sana büyük zevkler yaşatacak. Sonra tutkun seni o niyet ettiğin şeye sürükleyecek dedi. Niyetin kabul olucak kral, tutkun sayesinde, uzun saçlı bu insan sayesinde dedi. Aylardan hazirandı. Ben o tutkumu buldum, onun peşinden gittim. Güzel şeyler oldu zamanla. Şimdi inanmak istiyorum fala. O istediğim şey gerçekleşsin istiyorum onun sayesinde. Fal yarıya kadar doğru çıktı yani. Kız ankara'da şimdi. Hiç arayıp söylemedim bunları. Eğer dedikleri tamamen doğru çıkarsa ararım zaten de, bu fal doğru çıksın istiyorum ya.
kötü huylarım arasında, rastgele açılan kitap sayfalarından cümle falı bakmak var.
avuç içine kazınmış yol. dibe vurmuş telvenin çizdiği resim. ağzında bakla ıslanmaz şekil.
maça kızı, ay kartı, kader çarkı. papatyanın kanatlarını kopartan hırs. sevgiliye tutulmuş şarkı.
bulanık zihne çöküp durulan görüntü. düşen tetik. üç vakte bırakılan söz.
kayıp anahtar. yarına açılan kapı. umut çilingiri.
hangisi? hiçbiri. diğeri.
maça kızı, ay kartı, kader çarkı. papatyanın kanatlarını kopartan hırs. sevgiliye tutulmuş şarkı.
bulanık zihne çöküp durulan görüntü. düşen tetik. üç vakte bırakılan söz.
kayıp anahtar. yarına açılan kapı. umut çilingiri.
hangisi? hiçbiri. diğeri.
beklentisi olan insanların hayatlarına yön verme çabasıdır.
kız düşürmek için kullandığım bir durumdur yerine göre bayağı etkili bir silaha dünüşebilir.
falcı diye eğlencesine gittiğiniz insan sevdiğiniz kişi ile ilgili her şeyi görüyormuş gibi size anlatır, yutturur, tüm ailevi sırlarının bildiklerinizden de fazlasını duyarsınız .şok olursunuz, düşünür durursunuz.sonra öğrenirsiniz ki bu kadın o çocuğun ailesinin dostu.
demek ki neymiş.hayatta böyle tesadüflere de yer varmış.
demek ki neymiş.hayatta böyle tesadüflere de yer varmış.
--spoiler--
yakışıklı adam + çirkin kadın = ''kadın zengin''
çirkin adam + tatlı kadın = ''adam zengin''
yakışıklı adam + güzel kadın = ''yakında ayrılacaklar''
çirkin adam + çirkin kadın = ''güzel bir çocukları olacak''
çirkin adam + çirkin adam = ''arkadaş''
yakışıklı adam + yakışıklı adam = ''gay''
çirkin kadın + güzel kadın = ''arkadaş''
çirkin kadın + çirkin kadın = ''lezbiyen''
çirkin adam + yakışıklı adam = ''arkadaş''
güzel kadın + güzel kadın = ''düşman''
--spoiler--
yakışıklı adam + çirkin kadın = ''kadın zengin''
çirkin adam + tatlı kadın = ''adam zengin''
yakışıklı adam + güzel kadın = ''yakında ayrılacaklar''
çirkin adam + çirkin kadın = ''güzel bir çocukları olacak''
çirkin adam + çirkin adam = ''arkadaş''
yakışıklı adam + yakışıklı adam = ''gay''
çirkin kadın + güzel kadın = ''arkadaş''
çirkin kadın + çirkin kadın = ''lezbiyen''
çirkin adam + yakışıklı adam = ''arkadaş''
güzel kadın + güzel kadın = ''düşman''
--spoiler--
Inanmadığım lakin çıktığına çokça şahit olduğum hede.
Şöyle ki;
benim teyzem bilir bakmayı, yıllar önce yine evdeyiz annem yapmış kahve ikisi içiyor ben küçüğüm. Neyse teyzem bakıyor annemle ben dinliyoruz. Dedi ki senin evin olacak kapısında 3 tane araba dizili olacak. Bizimde durum berbat o zamanlar, fakirliğin dibindeyiz, hadi bea dedim. Aradan birkaç yıl geçti geldi teyzem demedim mi ben dedi neyi dedim, arabalar dedi vay amk dedim içimden falan neyse ben geçen yıl ilk defa fal baktırdım teyzeme sınava hazırlanıyordum falan dedi ki hedefinden yüksek, hiç aklında olmayan bir yer gelecek burası ne uzak ne de yakın olacak dedi bu da tuttu lan.
Şöyle ki;
benim teyzem bilir bakmayı, yıllar önce yine evdeyiz annem yapmış kahve ikisi içiyor ben küçüğüm. Neyse teyzem bakıyor annemle ben dinliyoruz. Dedi ki senin evin olacak kapısında 3 tane araba dizili olacak. Bizimde durum berbat o zamanlar, fakirliğin dibindeyiz, hadi bea dedim. Aradan birkaç yıl geçti geldi teyzem demedim mi ben dedi neyi dedim, arabalar dedi vay amk dedim içimden falan neyse ben geçen yıl ilk defa fal baktırdım teyzeme sınava hazırlanıyordum falan dedi ki hedefinden yüksek, hiç aklında olmayan bir yer gelecek burası ne uzak ne de yakın olacak dedi bu da tuttu lan.
(bkz: sana kabaran bişeyler var).
kahve telvesi, fotoğraflı kağıtlar, su, kuru fasulye, nohut ve bilumum baklagillerden gelecek tahminleri üretmektir. özellikle dindar kesimin daha çok rağbet edip, medet umduğu da ispatlanmış gerçektir. komik yanı da bu değil mi aslında? sen kalk "allah bilir"li cümleler kur, sonra falcıdan allah' ın bile bilmediklerini öğrenmeye çalış... (bkz: hurafe)
aklımın almadığı bir olay. şimdi hepimiz ''kandırmaca, götten sallama'' filan diyoruz da, adam gibi bi falcıya gidin ağzınız cidden açık kalabilir. insan o kadar şaşırıyor ki, bayaa hakkında her şeyi bilenler var. 6.his filan diyelim artık, ben açıklama bulamıyorum.
çeşitleri vardır bunların arasında tarot bakan sezgileri güçlü insanlar sağlam atar ve tutar da.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar