bugün
- putin türkmüş11
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin libidosu neden yüksek7
- sözlük erkeklerinin şortları2
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- en gıcık olunan şoför tipleri2
- true'nin acile kaldırılması9
- mahalle kültürünün yok olması4
- tek adam4
- türk vatandaşları türktür8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler5
- babülmendep boğazı2
- dinci şairler4
- sonsuza kadar yaşamak2
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- giysi fiyatlarının uçması3
- osuruktan şiirler41
- türkiyeli olmak3
- ilk öpüştüğüm kız6
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- kill bill vol 33
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- vexillarius the slayer3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- adana kebap10
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- mokv öldü mü2
- gut hastalığı2
- aslan gibi adam11
- rus milfi3
- burası instagram değil sözlük4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- dünya asla vazgeçme günü4
- bebek katili4
- amca diyen bokolog2
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- ben geldim kerkenezler18
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ince memed3
- claudian clouds22
- aleksey batrakov13
- sözlükten soğuma nedenleri17
- haftanın gammazları listesi26
- kanal ayarlama 1500 lira11
eski milli boksör. 1984 los angeles olimpiyatları'nda madalya kazanmıştır.
cemal kamacı dan sonra avrupa şampiyonu kemerini beline takan ikinci türk boksördür. 1998 yılında cumhuriyetin 75. yılı kutlamaları çerçevesinde jübile yapıp ringlerden çekilmiştir.
Danimarka kopenhag ta yasamini sürdüren , su an hava alani kontrolör görevlisi olarak calisan , pek cok kez milli formayi giymis ve avrupada pröfosyonel olarak 64 kiloda ünvan maci sonrasi boksu birakan cihanbeyli sporcumuzdur.
ilköğretimde kıyafet serbestliği üzerine yazdığı yazısında ' ne var yani zengin çocukları armani giyiyorsa siz de lc waikiki giyin ' diyen, parlak zekalı , devlet yanlısı yazılarıyla bilinen ve türkiyenin aslında hiç düşmanı olmadığını söyleyen , elif şafak la evli gazeteci kişi . bazı fotoğraflarında özellikle saçını geriye doğru taradığı fotoğraflarında (bkz: michael corlaone) ye benzemektedir. (bkz: the godfather).
bu jöleli saçlı abimizin tam adı eyüp can sağlık tır. görsel
görsel
bu jöleli saçlı abimizin tam adı eyüp can sağlık tır. görsel
görsel
radikal gazetesinin yeni genel yayın yönetmeni olup taraf la cumhuriyet arası bir gazete yapacaklarmış radikal' i.
deneme yanılma yöntmei ile gazete çıkarmak bu olsa gerek.
deneme yanılma yöntmei ile gazete çıkarmak bu olsa gerek.
''Yahudi sevgilim, Müslüman karım ve ben'' yazisi...
Yıl 1996. Amerika'da öğrenciyim. O Yahudi, ben Müslüman. Birbirimize deliler gibi âşığız. ''Evlenebilirim'' dediğim ilk kadın.
Bir gün damdan düşer gibi sordu... 'Eyüp, çocuklarımızın dini ne olacak?' Aslına bakarsanız ne o Ortodoks bir Yahudi ne de ben geleneksel Müslüman. Ama dini kimlik bu, sormadan edemedi... Ellerini tuttum, ''Gözlerimin içine bak'' dedim. ''Senin kadar Yahudi, benim kadar Müslüman olurlar.''
Ürkek bir kuş gibiydi, boynuma sarıldı ve konu o gün orada kapandı. Ya da ben öyle zannettim...
Ailesi, çevresi öylesine ağır bir baskıyla karşılaştı ki her şeyi bırakıp Kudüs'e yerleşti. Sonunda onun yerine annesi 'acı gerçeği' tüm içtenliğiyle itiraf etti. ''Sana çok âşık, biz de damadımız olmanı isteriz, ah bir de Yahudi olsaydın!'' Olmadı, olamazdı... Hepimiz dini ya da etnik bir kimliğin içine doğuyoruz. istanbul'a döndüm, ikinci kez sırılsıklam âşık oldum. Nüfus cüzdanına göre o da Müslüman, ben de. Ya da ben öyle zannediyorum. Hayatımda hiç kimse bana onun kadar dini kimliğimi sorgulatmadı. Doğacak çocuklarımızın dini kimliğinden emin olamadığı için evlenmeye cesaret edemeyen Yahudi sevgilim bile.
Bakmayın böyle anlattığıma. Çok kanlı geçti bu sorgulama. Gömlek değil, sonuçta kimlik bu, çıkar deyince çıkmıyor. Çıkarılabilecek bir kimlik bile olsa, siz fark etmeden derinizle bütünleşiyor. Tek tek soyduk kimliklerimizi, din-dil-ırk-sınıf-aile-çevre-tanrı-şeytan... Ve sonunda öyle bir noktaya geldik ki ya yok edecektik birbirimizi ya da yeniden var.
ikisini de yaptık. Tam iki yıl hiç görüşmedik Elif'le. Ve sonra ilk buluşmada evlenmeye karar verdik. ''Karakterimiz kaderimizdir'' derdi sürekli. Anlamam zaman aldı. 'Yahudi sevgilim' beni kimliğime yapıştırdı, 'Müslüman karım' beni hem kendisinden hem de üstüme giydirilmiş tüm kimliklerden uzaklaştırdı. Aşk bu, soymadan-soyunmadan olmuyor. Kimlikler bir bir dökülüyor, geriye sadece karakterimiz kalıyor.
Aslında bugün size baştan aşağı yenilenen Radikal'i anlatacaktım. Hatta bir manifesto bile hazırladım. 1996'dan 2010'a, bugünden geleceğe Radikal... Sonra düşündüm, aylardır tutkuyla hazırladığımız Radikal zaten elinizde.
Kimliğine dair ne söylesem üzerini bir kat daha örtmüş olacağım. Bu yüzden 'sevgilim, karım ve ben' olarak çırılçıplak karşınıza çıkmaya karar verdim. Üzerimize giydirilen kimliklerden önce beni ben yapan kadınları tanıyın istedim.
Karım, çocuklarla birlikte bir süredir Londra'da. Bir zamanlar evlenmeyi düşündüğüm Yahudi sevgilim, uzun uğraşlar sonucu sperm bankası aracılığıyla hamile kaldı ve Kudüs'te bir oğlan çocuğu doğurdu. Geçen hafta hem bana hem de Elif'e müjdeli haberi verdi. ilk fırsatta istanbul, Londra ya da Kudüs'te çoluk çocuk buluşmaya karar verdik. Telefonu kapatmadan önce şöyle bir diyalog geçti aramızda. - Bankadan aldığın sperm Yahudi bir erkeğe mi ait? - Hayır, genetik hastalık riskini minimize etmek için Yahudi olmayan erkeklerin spermi tercih ediliyor, ben de öyle yaptım. - Peki kime ait olduğunu biliyor musun? - Kimliğini gizli tutuyorlar ama galiba spermin sahibi Arap Müslüman'mış...
Sol-sağ, laik-dindar, Türk-Kürt-Arap, Müslüman-Hıristiyan-Yahudi, hepsi üzerimize giydirilmiş birer kimlik. Aslolan kişiliğimiz... Radikal'in kimliğine siz karar verin, ben size bugünden itibaren karakterimizi anlatayım...
Yıl 1996. Amerika'da öğrenciyim. O Yahudi, ben Müslüman. Birbirimize deliler gibi âşığız. ''Evlenebilirim'' dediğim ilk kadın.
Bir gün damdan düşer gibi sordu... 'Eyüp, çocuklarımızın dini ne olacak?' Aslına bakarsanız ne o Ortodoks bir Yahudi ne de ben geleneksel Müslüman. Ama dini kimlik bu, sormadan edemedi... Ellerini tuttum, ''Gözlerimin içine bak'' dedim. ''Senin kadar Yahudi, benim kadar Müslüman olurlar.''
Ürkek bir kuş gibiydi, boynuma sarıldı ve konu o gün orada kapandı. Ya da ben öyle zannettim...
Ailesi, çevresi öylesine ağır bir baskıyla karşılaştı ki her şeyi bırakıp Kudüs'e yerleşti. Sonunda onun yerine annesi 'acı gerçeği' tüm içtenliğiyle itiraf etti. ''Sana çok âşık, biz de damadımız olmanı isteriz, ah bir de Yahudi olsaydın!'' Olmadı, olamazdı... Hepimiz dini ya da etnik bir kimliğin içine doğuyoruz. istanbul'a döndüm, ikinci kez sırılsıklam âşık oldum. Nüfus cüzdanına göre o da Müslüman, ben de. Ya da ben öyle zannediyorum. Hayatımda hiç kimse bana onun kadar dini kimliğimi sorgulatmadı. Doğacak çocuklarımızın dini kimliğinden emin olamadığı için evlenmeye cesaret edemeyen Yahudi sevgilim bile.
Bakmayın böyle anlattığıma. Çok kanlı geçti bu sorgulama. Gömlek değil, sonuçta kimlik bu, çıkar deyince çıkmıyor. Çıkarılabilecek bir kimlik bile olsa, siz fark etmeden derinizle bütünleşiyor. Tek tek soyduk kimliklerimizi, din-dil-ırk-sınıf-aile-çevre-tanrı-şeytan... Ve sonunda öyle bir noktaya geldik ki ya yok edecektik birbirimizi ya da yeniden var.
ikisini de yaptık. Tam iki yıl hiç görüşmedik Elif'le. Ve sonra ilk buluşmada evlenmeye karar verdik. ''Karakterimiz kaderimizdir'' derdi sürekli. Anlamam zaman aldı. 'Yahudi sevgilim' beni kimliğime yapıştırdı, 'Müslüman karım' beni hem kendisinden hem de üstüme giydirilmiş tüm kimliklerden uzaklaştırdı. Aşk bu, soymadan-soyunmadan olmuyor. Kimlikler bir bir dökülüyor, geriye sadece karakterimiz kalıyor.
Aslında bugün size baştan aşağı yenilenen Radikal'i anlatacaktım. Hatta bir manifesto bile hazırladım. 1996'dan 2010'a, bugünden geleceğe Radikal... Sonra düşündüm, aylardır tutkuyla hazırladığımız Radikal zaten elinizde.
Kimliğine dair ne söylesem üzerini bir kat daha örtmüş olacağım. Bu yüzden 'sevgilim, karım ve ben' olarak çırılçıplak karşınıza çıkmaya karar verdim. Üzerimize giydirilen kimliklerden önce beni ben yapan kadınları tanıyın istedim.
Karım, çocuklarla birlikte bir süredir Londra'da. Bir zamanlar evlenmeyi düşündüğüm Yahudi sevgilim, uzun uğraşlar sonucu sperm bankası aracılığıyla hamile kaldı ve Kudüs'te bir oğlan çocuğu doğurdu. Geçen hafta hem bana hem de Elif'e müjdeli haberi verdi. ilk fırsatta istanbul, Londra ya da Kudüs'te çoluk çocuk buluşmaya karar verdik. Telefonu kapatmadan önce şöyle bir diyalog geçti aramızda. - Bankadan aldığın sperm Yahudi bir erkeğe mi ait? - Hayır, genetik hastalık riskini minimize etmek için Yahudi olmayan erkeklerin spermi tercih ediliyor, ben de öyle yaptım. - Peki kime ait olduğunu biliyor musun? - Kimliğini gizli tutuyorlar ama galiba spermin sahibi Arap Müslüman'mış...
Sol-sağ, laik-dindar, Türk-Kürt-Arap, Müslüman-Hıristiyan-Yahudi, hepsi üzerimize giydirilmiş birer kimlik. Aslolan kişiliğimiz... Radikal'in kimliğine siz karar verin, ben size bugünden itibaren karakterimizi anlatayım...
zaman zaman amerikada öğrendiği bilgileri paylaşarak bizi bilgilendirir :
Amerikalılar Boys dont cry derler...
Yani sadece Türkiye'de değil birçok kültürde "Erkekler ağlamaz" diye bir klişe vardır.
Oysa hepimiz çok iyi biliriz; "Erkekler de ağlar"
http://www.radikal.com.tr...02.2011&CategoryID=97
Amerikalılar Boys dont cry derler...
Yani sadece Türkiye'de değil birçok kültürde "Erkekler ağlamaz" diye bir klişe vardır.
Oysa hepimiz çok iyi biliriz; "Erkekler de ağlar"
http://www.radikal.com.tr...02.2011&CategoryID=97
ismini her duydugumda eyüp camiisini hatırladıgım zat-ı şeriftir.
ismini her duydugumda eyüp camiisini hatırladıgım zat-ı şeriftir.
Zaman Gazetesinin kurucu kadrolarında yetişmiş, cemaatin* Ahmet Hakanı diyebileceğimiz, "-ben aslında çok da yobaz sayılmam. amerikada yetiştim. bak eşime elif şafak. cemaate fazla bi adamım. entellektüelim" tavrında bir kişiliktir. Radikal Gazetesi'ne yayın yönetmeni olarak radikalin çehresini değiştirmiştir. Fakat Doğan'ın etkisini pek de kıramamıştır. hakkını da vermek lazım, merkez medyaya farklı bir soluk getirmiştir.
Dersim meselesi ile yazı nasıılm ayar http://www.radikal.com.tr....2011&Yazar=EYÜPnasıl verilir gösteren adam.
http://www.radikal.com.tr...YUP-CAN&CategoryID=98
yazıyı büyük dikkatle okudum. bu adamların harbiden retoriği güçlü.ayakta uyuturlar adamı. her halinizle samimiyetsizsiniz! 21.yy'da yaşıyoruz. bırakamadınızşu vicdanımı bir özgür! kimin neye inandığı neden bu kadar önemli? din ve siyaset!!! kim yarattı bunları? homo sapiens atalarıma burdan bir kez daha sevgi, saygı, selalmlarımı yolluyorum....
yazıyı büyük dikkatle okudum. bu adamların harbiden retoriği güçlü.ayakta uyuturlar adamı. her halinizle samimiyetsizsiniz! 21.yy'da yaşıyoruz. bırakamadınızşu vicdanımı bir özgür! kimin neye inandığı neden bu kadar önemli? din ve siyaset!!! kim yarattı bunları? homo sapiens atalarıma burdan bir kez daha sevgi, saygı, selalmlarımı yolluyorum....
milli boksör. Boksa Sanat Okuiunda okurken başladı. Çalışmak için gittiği Danimarkada boks çalışmalarını sürdürdü. Üç kez Danimarka şampiyonu olduktan sonra, Kopenhag Turnuva- sında birincilik, Avrupa Gençler Turnuvasında üçüncülük kazandı. Türk Milli Takımı formasıyla Olimpiyatlara katildi ve 1984 Los Angeles Olimpiyatlarında- 51 kiloda bronz madalya kazandı. 1985te ise Amerikada Dünya üçüncüsü oldu. Tekrar Danimarkaya dönerek ama¬tör boksu bırakıp profesyonelliği seçti. 16 Şubat 1989da iskoçyah Pat Clintonu yenerek Avrupa şampiyonluğunu kazandı
Kaynak: http://www.yeniansikloped...m/can-eyup/#ixzz2OSuW6rE9
Kaynak: http://www.yeniansikloped...m/can-eyup/#ixzz2OSuW6rE9
http://www.radikal.com.tr..._mekanda_ne_yapti-1189179
gazeteciliği ''gastecilik'' olarak algılamış olan bir adet içi boş gasteci. yazının bir bölümünde okuyuculara yanlış bilgi vererek belki de bilinçli olarak ''algı yönetme'' çabası içerisinde.
mesela demiş ki, ''şike yapmakla suçlanan tüm takımlar ve kişiler beraat ederken...'' evet bu cümle yalanın kuyruklusu, yanlışın daniskasıdır.
bir radikal alıp bunu okuyacağıma şurada oytunkaran'ın yazdıklarını okurum daha iyi.
gazeteciliği ''gastecilik'' olarak algılamış olan bir adet içi boş gasteci. yazının bir bölümünde okuyuculara yanlış bilgi vererek belki de bilinçli olarak ''algı yönetme'' çabası içerisinde.
mesela demiş ki, ''şike yapmakla suçlanan tüm takımlar ve kişiler beraat ederken...'' evet bu cümle yalanın kuyruklusu, yanlışın daniskasıdır.
bir radikal alıp bunu okuyacağıma şurada oytunkaran'ın yazdıklarını okurum daha iyi.
çok sevdiğim "aşk" kitabının yazarı olan elif şafak'ın eşi olduğu için tanıdığım adam. (bazı adamları sadece ama sadece eşleri yüzünden tanımak mutluluk verici.) fakat elif şafak'ın diğer kitaplarının bu denli güzel olacağını pek sanmıyorum. alttaki yazılarda oray eğin eyüp can'a ilk darbeyi vurmuş, sonrasındaysa nihat genç gözünü kırpmadan yaylım ateşine tutmuş. nihat genç'in yazısı gerçekten haddinden fazla ağır olmuş sanki.
http://www.sozcu.com.tr/2...l-tayyipci-oldum-1396848/
http://odatv.com/cemaatin...avunmuyor-0109161200.html
http://www.sozcu.com.tr/2...l-tayyipci-oldum-1396848/
http://odatv.com/cemaatin...avunmuyor-0109161200.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar