bugün
- bik bik 220
- balkona israil bayrağı asmak4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- noodle6
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor4
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- güzel göt görünce tansiyonun düşmesi3
- tüylü ve sulu şeftali2
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- kadın taklidi yapan erkek yazarlar2
- şeftalili dondurma2
- şeftali ağaçları dökülüyor yaprakları2
- teomancalmasur23
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik2
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yakında sözlüğe geri dönüşler olabilir2
- rafael leao6
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- çingene dilenci ile sevişmek3
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- bir gammazın günlüğü2
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- wada 35 yaşında4
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- ibocu dönüşüm hareketi2
- gina marano3
- öyle bir osurmak ki tansiyonun düşmesi2
- aleyna tilki seksiliği2
- türk solu16
- gammazların dönüşü3
- deanın takibe aldığı sözlük yazarları2
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- nervio14
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- yetkili sapıtırsa yazarlar sevişir2
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
Hayatımın en eğlenceli dönemini yaşattıran hede.
universitem almanya, ispanya, fransa, italya, Polonya, çek Cumhuriyeti gibi seçenekler sunuyo ancak hiçbirinin ana dili ingilizce değil ben bunlardan birine gidersem ingilizcemi nası geliştircem diye merak ettiğim program.
Aklı fikri sekste olan abazanlarımızın herkesin seks yaptığını sandığı program.
Uludağ üniversitesi için sanırım Şubat ayının ilk haftası sınav başvuruları olacak uygulama.
daha önce sahip olduğum ve seneye tekrar sahip olacağım öğrenci değişim programı. hayatımın en güzel 5 ayını yaşadım ben bu programda... içtim,kavga ettim, seviştim, dayak yedim.... hepsi oldu bu dönemde...
edit: kıskananlar eksiliyor..
edit: kıskananlar eksiliyor..
Melez çocukların doğmasına vesile olan değiş tokuş programı.
Yobaz kesimin bakış açısı.
görsel
görsel
4. Sene yapılabiliyor mu merak ettiğim.
geçen sene hibeli bir şekilde gitmeye hak kazanıp, tanıdık kimse yok diye vazgeçtiğim değişim programı. bu sene başvuru vakitleri başladığından tekrar aklımı karıştırmaya başlamıştır. bir yanda 6 ay yurtdışında okumak, bir yanda gidersem kaybedeceğim uzun dönemli stajım.
Sonunda olum de olsa gitmek istediğim ogrenci değişim programıdır.
Öğrenci değişim programı denince akla ilk gelen isim, ancak öğrenci değişimi sırasında başka alış verişler de yapılmıyor değil.
Bazılarının övdüğü bazılarının uzak dur dediği hede. Türkiyede asosyal takılanların gitmesi mantıksız cidden.
sayesinde avrupa'da 1 milyon bebek doğan program. millet okumaya gitmiyor ki amk.
her türk gencinin bir kere yapması gereken program .
yurt disinda egitim gorme imkani saglayan ab universite programidir. derslerin iyiyse ortalaman yuksek ise seni avrupada bir universiteye yolluyolar egitim gormen icin, bursta veriyorlar. ancak iyi bir ingilizce sarttir.
umarim giderim lan .( gavur ami gormek istiyorum.
umarim giderim lan .( gavur ami gormek istiyorum.
bahar döneminde dahil olacağım program.o kadar çok belge var ki hazırlanması gereken,gönderilmesi gereken.pasaportuydu,vizesiydi derken hayattan bezdirir.
her insanın imkanı varsa yapması gerektiğini düşündüğüm öğrenci değişim programı. yaklaşık olarak 5 ay yada 1 bir başka bir ülkede, onların kültürlerini öğrenerek, dilinizi geliştirerek, eğlenerek ve okuyarak zaman geçirirsiniz. ilk başlarda ülkenizi özlesenizde zamanla oraya alışırsınız. hayatınızın en güzel zamanlarını belkide orada yaşarsınız . ( benim için öyle olmuştu )
yaklaşık 5 ay sonra ilk izlenimlerimi aktaracağım program.
1 aydır kanlı canlı içinde bulunduğum program. az biraz vaktim oldu ve şoyle bir genel goruşlerimi yazayım dedim.( evet çılgınlar gibi eğleniyoruz ve parti yapıyoruz burda. bunu okuyup eksi basma, geri kalanını da oku ey sozluk ahalisi, amaç kimseyi yermek değil.)
Oncelikle, erasmusa gidecek arkadaşlara ilk tavsiyem geliyor: ingilizce oğrenmeden buraya gelmeyin. rica ediyorum gelmeyin. millet o kadar ülkeden toplanmış, ortama dalsanız genel kültür havuzu, ama ingilizceniz yetersiz olduğu için bir köşede oturursunuz. şuan bulunduğum yerde bir türk grubu var ki(aynı zamanda benimde birlikte geldiğim arkadaş grubu) tam bir çete oldular, ayrılmıyorlar birbirlerinden, kendi aralarında gelişen bir erasmus arkadaşlığı söz konusu. bu sadece sizle de alakalı değil, burda insanlar gerçekten ülkelerini temsil ettiklerinin farkındalar, konuşurlarken bunu hissedebiliyorsunuz(tabiki ayıkken konuştuklarında). speaking' inizi akıcı bir seviyeye getirmeden erasmusa nolur gelmeyin, memleketi geçtim kendiniz için büyük hata yaparsınız. küçümsemek gibi olacak, ama elin gabonlusunun sean connery ingilizcesi konuştuğu yerde, koşede elinizde biranızla oturmanıza sizi bırakın, benim içim elvermez.
gelmeden gideceğiniz yer hakkında araştırma yapın. nerden sim kart alınır, nerelerde yemek yenir, işlem yapacağınız devlet binaları nereleri, fakültenize nasıl gidersiniz, bunları oğrenin. sonra salak salak etrafta dolanıp etrafınızdaki arkadaşlarınızı 'şunu nasıl yapacağım, bunu nasıl edeceğim?' diye bunaltırsınız.
en onemli bir başka faktör: üzerinizdeki türk çekingenliğini atın. özellikle de kızlar. burda konuştuğunuz kimse sizi yemeye kalkmayacak(kısmen). tanıştığınız her insan, sizin erasmusunuza bambaşka bir boyut katabilir, bunu unutmayın. biri sizi dışarıya çağırdığında sakın ' bu akşam başım ağrıyor' diyip çıkmamazlık etmeyin, erasmus' un amacı zaten sizi yıllardır pineklediğiniz evinizden veyatta yurdunuzdan çıkartıp farklı ortamlara sürüklemek. hiçbir fırsatı geri çevirmeyin. bir arkadaşınız sizi badminton' a bile çağırsa gidin, kesinlikle yeni bir şey oğrenirsiniz.
seks ve bilimum fiziksel ilişki hakkında sadece şunu soyleyeceğim: koşturun koşturmasına hakkınızdır, hem türk erkeklerinin hemde türk kızlarının, ama etrafta deli dana gibi de dolaşmayın. gerçekten vakit geçirebileceğiniz, gerektiğinde nehir kenarına gidip pazar gününü geçirebileceğiniz veya karaokeye gidebileceğiniz arkadaşlarınız da olsun.
dil öğrenin. ' amk sokarım dersine, ben buraya eğlenmeye geldim' kafasında iseniz bile, bir dil kursuna katılın. haftada iki günü geçmez, dersleri kaçırmadan takip edin. geldiği ülkenin dili olmadığı halde burda korece kursuna yazılan bir kızla tanıştım dün, küçük dilimi yutacaktım.
yaşadığınız her zamanın keyfini çıkarın. gerçekten çok güzel bir program bu, gitmeyenler büyük ihtimalle gidemedikleri için bok atacaktır ama hiç aldırmayın. daha fazla övmek istemiyorum ama farklı ülkeler ve kültürler tanımak bulunmaz bir nimet. ayrıca bu programda yemin ediyorum kendinizi tanıyacaksınız. bazılarınız yemek yapmayı, bazılarınız temizlik yapmayı, bazılarınızda başka şeyleri burada ilk kez öğrenecek/yapacak. sınırlarınızı ve neyi yapıp neleri yapamadığınızı anlayacaksınız.
son olarak: mümkünse google maps' i açın, okulunuzun anlaşmalı olduğu üniversitelerin şehirleri ile bulunduğunuz şehrin arasını hesaplayın ve yine mümkünse en uzakta olana gidin. çok ciddiyim bu konuda.türkten zaten kaçamazsınız, onu bi kenara yazın. bu dünyada zaireye bile gitseniz sokakta biri ' hey hemşehrim' diye arkanızdan gelecektir. ama şu bir gerçektir ki, erasmusun keyfine ülkenize en uzak kültürlerin olduğu yerlerde daha çok varırsınız.
şimdilik bu kadar, i'm out.
Oncelikle, erasmusa gidecek arkadaşlara ilk tavsiyem geliyor: ingilizce oğrenmeden buraya gelmeyin. rica ediyorum gelmeyin. millet o kadar ülkeden toplanmış, ortama dalsanız genel kültür havuzu, ama ingilizceniz yetersiz olduğu için bir köşede oturursunuz. şuan bulunduğum yerde bir türk grubu var ki(aynı zamanda benimde birlikte geldiğim arkadaş grubu) tam bir çete oldular, ayrılmıyorlar birbirlerinden, kendi aralarında gelişen bir erasmus arkadaşlığı söz konusu. bu sadece sizle de alakalı değil, burda insanlar gerçekten ülkelerini temsil ettiklerinin farkındalar, konuşurlarken bunu hissedebiliyorsunuz(tabiki ayıkken konuştuklarında). speaking' inizi akıcı bir seviyeye getirmeden erasmusa nolur gelmeyin, memleketi geçtim kendiniz için büyük hata yaparsınız. küçümsemek gibi olacak, ama elin gabonlusunun sean connery ingilizcesi konuştuğu yerde, koşede elinizde biranızla oturmanıza sizi bırakın, benim içim elvermez.
gelmeden gideceğiniz yer hakkında araştırma yapın. nerden sim kart alınır, nerelerde yemek yenir, işlem yapacağınız devlet binaları nereleri, fakültenize nasıl gidersiniz, bunları oğrenin. sonra salak salak etrafta dolanıp etrafınızdaki arkadaşlarınızı 'şunu nasıl yapacağım, bunu nasıl edeceğim?' diye bunaltırsınız.
en onemli bir başka faktör: üzerinizdeki türk çekingenliğini atın. özellikle de kızlar. burda konuştuğunuz kimse sizi yemeye kalkmayacak(kısmen). tanıştığınız her insan, sizin erasmusunuza bambaşka bir boyut katabilir, bunu unutmayın. biri sizi dışarıya çağırdığında sakın ' bu akşam başım ağrıyor' diyip çıkmamazlık etmeyin, erasmus' un amacı zaten sizi yıllardır pineklediğiniz evinizden veyatta yurdunuzdan çıkartıp farklı ortamlara sürüklemek. hiçbir fırsatı geri çevirmeyin. bir arkadaşınız sizi badminton' a bile çağırsa gidin, kesinlikle yeni bir şey oğrenirsiniz.
seks ve bilimum fiziksel ilişki hakkında sadece şunu soyleyeceğim: koşturun koşturmasına hakkınızdır, hem türk erkeklerinin hemde türk kızlarının, ama etrafta deli dana gibi de dolaşmayın. gerçekten vakit geçirebileceğiniz, gerektiğinde nehir kenarına gidip pazar gününü geçirebileceğiniz veya karaokeye gidebileceğiniz arkadaşlarınız da olsun.
dil öğrenin. ' amk sokarım dersine, ben buraya eğlenmeye geldim' kafasında iseniz bile, bir dil kursuna katılın. haftada iki günü geçmez, dersleri kaçırmadan takip edin. geldiği ülkenin dili olmadığı halde burda korece kursuna yazılan bir kızla tanıştım dün, küçük dilimi yutacaktım.
yaşadığınız her zamanın keyfini çıkarın. gerçekten çok güzel bir program bu, gitmeyenler büyük ihtimalle gidemedikleri için bok atacaktır ama hiç aldırmayın. daha fazla övmek istemiyorum ama farklı ülkeler ve kültürler tanımak bulunmaz bir nimet. ayrıca bu programda yemin ediyorum kendinizi tanıyacaksınız. bazılarınız yemek yapmayı, bazılarınız temizlik yapmayı, bazılarınızda başka şeyleri burada ilk kez öğrenecek/yapacak. sınırlarınızı ve neyi yapıp neleri yapamadığınızı anlayacaksınız.
son olarak: mümkünse google maps' i açın, okulunuzun anlaşmalı olduğu üniversitelerin şehirleri ile bulunduğunuz şehrin arasını hesaplayın ve yine mümkünse en uzakta olana gidin. çok ciddiyim bu konuda.türkten zaten kaçamazsınız, onu bi kenara yazın. bu dünyada zaireye bile gitseniz sokakta biri ' hey hemşehrim' diye arkanızdan gelecektir. ama şu bir gerçektir ki, erasmusun keyfine ülkenize en uzak kültürlerin olduğu yerlerde daha çok varırsınız.
şimdilik bu kadar, i'm out.
ya almanya'ya ya da macaristan'a gönderen program. ikisinin de esprisi yok. ingiltere, fransa veya amerika gibi ülkelere gönderse de farklılık yaratsa.
(bkz: erasmusa fuhuş için gitmeyin)
söyleyeceklerim bu kadar.
görüyorum gittiği ülkenin kültürünü öğrenmek yerine 'kız kız kızz' diye gezinen abazanları, dış hatlara çıkınca elit oldum sanan kezbanları. hayır sonra kimlik bunalımı yaşıyorsunuz ülkeye dönünce. '' auuuw canıım beean yurtdışındaykeeen''
söyleyeceklerim bu kadar.
görüyorum gittiği ülkenin kültürünü öğrenmek yerine 'kız kız kızz' diye gezinen abazanları, dış hatlara çıkınca elit oldum sanan kezbanları. hayır sonra kimlik bunalımı yaşıyorsunuz ülkeye dönünce. '' auuuw canıım beean yurtdışındaykeeen''
Thomas more'nin kankası olan ve en ünlü eseri "deliliğe övgü"yü more ithafen yazılmış olup ya more'nin yanına giderken yolculuk esnasında yazılmıştır, ya da more'nin evinde tam hatırlamıyorum. Lakin diyeceğim şu ki güzel bir eser çıkarmış tuhaf görünüşlü bir abidir. Şu cümlesi muhteşemdir; beni tanımlayamazsın çünkü beni tanımlamak benim kudretime sınır çizmektir oysa benim kudretimin sınırı yoktur."
Şuan kyk tarzı bir yurtta kalmama rağmen biramı rahatca yudumlayabildiğim ve muhtemelen bir daha yaşayamayacağım deneyimdir. Ulan yan odamda ispanyol ve birde çekik gozlu bir herif uyuyor. Kültür çorbalaması. Yok yok harbi eğlenceli. Ha normalde bu saatlerde yataktaysanız ya yorgunsunuzdur yada midenizi dinlendiriyorsunuzdur. Yoksa adamın yuzune tukururler. Elindeki birayı plastik bardağa döküp ilk trenle sopota. Haydi ben nadastsyım. Eyvallah.
erasmus sayesinde 1 milyon çocuk doğdu. http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27265737.asp
yirmi altı yılda bir milyon bebeğin doğumuna vesile olmuş avrupa birliği öğrenci değişim programı.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27265737.asp
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27265737.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar